Usta Yönetmen Alfred Hitchcock‘a Dair Az Bilinen Gerçekler

4 dk okuma süresi


4
12 Paylaşım, 4 puan

Korku ve gerilim filmleri denilince akla gelen ilk isimlerden birisi kuşkusuz Alfred Hitchcock’tur. 80 yıllık ömrüne 70’e yakın film sığdıran Hitchcock, Psycho, The Birds ve Vertigo gibi çok sayıda ürkütücü filme imza atmıştır. İzleyicinin nefesini kesen ve geceleri uyumasını zorlaştıran filmlerin sahibinin ise bilinenin aksine ilginç özellikleri bulunmaktadır. 13 Ağustos 1899 tarihinde doğan usta yönetmen Alfred Hitchcock’a dair ilginç fakat az bilinen gerçekler sizin için hazırlandı! Keyifli okumalar dileriz!

1. Hayatı Boyunca Oscar Alamadı

Usta Yönetmen Alfred Hitchcock‘a Dair Az Bilinen Gerçekler

“Gerilimin Efendisi” olarak adlandırılan Alfred Hitchcock, hayatı boyunca kendi yönetmenliği için hiç Oscar alamadı. Yönetmenliğini yaptığı, Rebecca, Lifeboat, Spellbound, Rear Window, Psycho ve 11 filmi daha, çeşitli dallarda Oscar kazandı. Tam beş kez En İyi Yönetmen dalında Oscar adayı gösterildi ancak her seferinde evine eli boş döndü. Usta yönetmen, 1979 yılında ise Ömür Boyu Başarı ödülüne layık görüldü. Herkesin merakla beklediği o günde, tarihteki en kısa kabul konuşmasını gerçekleştirdi. Alfred Hitchcock, herkese teşekkür ederek sahneden ayrıldı. Bu sözleri uzun süre gündemde kaldı.

2. Kendi Filmlerini İzlemiyordu

İzleyicileri ürkütmek, onları heyecana sürüklemek ve onları filmin bir parçası haline getirmek söz konusu olduğunda Hitchcock her zaman hayranlarının beklentilerini karşıladı. Fakat sinema salonlarında, izleyenleri bayıltabilecek kadar sarsıcı filmlerin sahibi, kendi filmlerini asla izlemiyordu. Filmlerinin aşırı derecede ürkütücü olduğunu düşünüyordu ve insanların böylesine ürkütücü filmleri nasıl izlediğine hayret ediyordu. Onlarca gerilim filmleri sahneye taşımış usta yönetmen Alfred Hitchcock’un, kendi filmlerini izlemekten korkması, Hitchcock’a dair az bilinen gerçekler arasındadır.

3. Polis Fobisi Vardı

Usta Yönetmen Alfred Hitchcock‘a Dair Az Bilinen Gerçekler

Alfred Hitchcock’un, araba kullanmayı asla istememesinin temelinde de yatan ilginçtir ki “polis” fobisi vardı. Hitchcock’un henüz altı yaşındayken edindiği bu fobisi, bir gün babasının Alfred’e bir not vermesi ve onu karakola göndermesi ile başladı. Karakola giden Alfred Hitchcock, karakoldaki polis tarafından korkutulup, birkaç saatliğine nezarete koyuldu. Polisin ona, yaramaz çocukların cezalandırıldığını vurgulayan ifadesini ise hiç unutmadığını belli edercesine röportajında söyledi. Üstelik bir başka röportajında aynı ifadenin mezar taşına yazılmasını da vasiyet etti. Ancak 30 Nisan 1980’de yaşamını yitirdiğinde yakılıp, külleri dağıtıldı.

4. Disney Stüdyoları Hitchcock’a Kapandı

Ölümünden yıllar sonra bile gerilim sineması ile ilgilenenlere ilham kaynağı olan, filmleri sinema okullarında ders niteliğinde işlenen Alfred Hitchcock’un milyonlarca hayranı olduğu su götürmez bir gerçek. Tıpkı bu gerçek gibi geçmişinde ilginç bir gerçek daha vardı. O da Walt Disney’in, Hitchcock’un Psycho filmini beğenmemesiydi! Öyle ki Walt Disney, Psycho filmini beğenmeyince, Disney stüdyoları Hitchcock’a tamamen kapandı. Günümüzde, “Alfred Hitchcock” denildiğinde akla ilk gelen filmlerden birisi olan Psycho’ya Walt Disney’in verdiği tepkiden sonra ikilinin arası bir daha kapanmayacak şekilde açıldı.

5. Psycho’nun Kopyalarını Aldırmaya Çalıştı

Usta Yönetmen Alfred Hitchcock‘a Dair Az Bilinen Gerçekler

Alfred Hitchcock, filmlerinden de anlaşılacağı üzere, çok farklı çalışan bir zihne sahipti. Bu zihinle, bir kitap uyarlaması olan Psycho filminin sonunun izleyiciler tarafından öğrenilmemesi için, bu kitabın tüm kopyalarını satın aldırmaya çalıştı. Hitchcock, Robert Bloch’a ait Psycho kitabının kopyalarını satın alması için asistanı Peggy Robertson’ı görevlendirdi. Bu çabası her ne kadar başarılı olmasa da, filmin finalinin öğrenilmemesi için yaptığı tek şey bu değildi. Psycho filminin oyuncularını kapalı bir setin içerisine alıp, senaryoyu okumalarına izin vermeden önce, onlara filmin sonundan kimseye bahsetmemeleri konusunda bir anlaşma imzalattı.

6.  Şakacı Bir Kişiliği Vardı

Usta yönetmen Alfred Hitchcock’un kendine has şakacı bir kişiliği vardı. Üstelik onun şakaları, birkaç güldüren sözden ibaret değildi. Yönetmenliğini yaptığı filmler dolayısıyla ciddi bir imaj çizen Hitchcock, görünenin aksine şakaları severdi. Özellikle sette, oyuncular da dahil, tüm ekibe yaptığı şakaları ile bilinirdi. Örneğin bir gün, film ekibine, sette bir geceyi yalnız geçirmek üzerine meydan okudu. Bu iddiayı kabul eden bir adam, o geceyi sette geçirdi. Sabah onu bulan ekip arkadaşları, Hitchcock’un şakasını işte o zaman öğrendi. Hitchcock, bir önceki gün adamın içeceğine müshil katmıştı. Arkadaşları adamı bulduğunda hiç de hoş bir durumda değildi.

7. Filminin Kopyaları Kayboldu

Usta Yönetmen Alfred Hitchcock‘a Dair Az Bilinen Gerçekler

Kariyerinde birçok başarılı filme imza atan Alfred Hitchcock, bu sektöre henüz 21 yaşındayken, 1921 senesinde girdi. 1925 senesinde The Pleasure Garden adlı ilk uzun metraj filmini çekti. İkinci filmi ise oldukça ilginç bir yönüyle tanınmaktaydı. Kaybolmasıyla! Hitchcok’un, The Mountain Eagle adlı filminin, çekildikten kısa süre sonra tüm kopyaları kayboldu. Fakat görünüşe göre kayıp film The Mountain Eagle, yalnızca hayranları tarafından merak edilmekteydi. Zira Alfred Hitchcock, kayıp filmi hakkında ona yöneltilen sorulara, filminin kaybolasına sevindiğini belli eden cevaplar verdi. Günümüzde The Mountain Eagle, İngiliz Film Enstitüsü’nün “En Çok Aranan Kayıp Filmler” listesini süslemektedir.

8. Sansürleri Aştı, Tabuları Yıktı

Hitchcock, İngiltere’den Hollywood’a film yapmak için geldiği yıllarda, film içeriğini çok sıkı bir şekilde düzenleyen kuralların içine düştü. Fakat onun kendi sanatına olan tutkusu, karşısına koyulan engelleri kurnazlıkla aşmasını sağlayacak yollar türetiyordu. Örneğin Pyscho’daki çıplaklık içeren sahneler hakkında uyarı aldığında, anlamazlıktan gelerek süreci olabildiğince uzattı ve yetkililer sansür için harekete geçemeden film vizyona girdi. Yine Psycho’da, daha önce yapılmamış bir şeyi yaparak filmde banyo sahnesi gösterdi. Hitchcock, bir Amerikan filminde tuvaleti çeken ilk yönetmen olarak bir kez daha sansürleri aştı ve tabuları yıktı.

9. Şövalye İlan Edildi

Alfred Hitchcock’a birçok farklı şekilde hitap edilebilir. Fakat usta yönetmenin alışılmışın dışında bir unvanı bulunmakta! Hitchcock, 1979 senesinin sonlarında Kraliçe Elizabeth tarafından şövalye ilan edildi. Yine Alfred Hitchcock’un, Kraliçe Elizabeth tarafından verilen, “İngiliz İmparatorluğu Kumandanı” unvanını 1962 senesinde reddettiği sonradan öğrenildi. Geçmişteki reddetme sebebi, İngiliz kültürüne yaptığı katkıların, bu unvanı almayı hak etmediği şeklindeki görüşüydü. Kraliçe Elizabeth’in unvanından sonra usta yönetmenin, çeşitli kaynaklarda, adının önünde “Sör” ifadesi de geçmektedir.

10. Öleceğine Dair Şaka Yaptı

Usta Yönetmen Alfred Hitchcock‘a Dair Az Bilinen Gerçekler

Alfred Hitchcock, Amerikan Film Enstitüsü tarafından 1979 yılında Ömür Boyu Başarı ödülüne layık görüldü ve tarihteki en kısa kabul konuşmasını gerçekleştirdi. Fakat usta yönetmen Alfred Hitchcock’a dair, insanlar tarafından az bilinen, ilginç gerçekler bununla da sonlanmıyordu. Çünkü kendisi ödülünü aldıktan sonra bir akşam yemeğinde arkadaşlarıyla bir araya geldiğinde, onlara ölümünün yakında olacağına dair alaycı bir tavırla konuştu. Bu ifadesi, onu söylediği zamanda yeterince kıymetli değildi ama bir yıl sonra farklı bir anlama kavuştu. Çünkü Hitchcock ertesi yıl, 13 Ağustos 1980 tarihinde, 80 yaşında hayata veda etti.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
0
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak