Tarihteki En Ölümcül Salgın Veba Hakkında Şaşırtan Gerçekler

6 dk okuma süresi


2
12 Paylaşım, 2 puan

Veba salgını, yüzyıllar boyunca tüm dünyada milyonlarca ölüme sebep olmuş bulaşıcı bir hastalıktır. Günümüzde Asya ve Afrika kıtalarının bazı kesimlerinde varlığını halen sürdürmektedir. Avrupa’da yayıldığı dönemlerde sosyal, kültürel, toplumsal ve ekonomik tüm yapıyı değiştirmiştir. Zamanla veba o kadar alışıldık hale gelmiştir ki, iskeletler sanatçıların modeli olmuştur. 6’ıncı yüzyıldaki Jüstinyen Vebası ile başlayan salgın, ilerleyen yüzyıllarda kendini tekrarlamıştır. Tarihteki en ölümcül salgın veba hakkında şaşırtan gerçekler listemizi sizler için hazırladık. Keyifli okumalar dileriz!

1. Vebanın Yayılması

Tarihteki En Ölümcül Salgın Veba Hakkında Şaşırtan Gerçekler

14’üncü yüzyıldan 20’inci yüzyıla kadar hastalık tekrarlamıştır. Bulaşıcı bir hastalık olduğu için tarihte ölümcül sonuçlar doğurmuş, dünya nüfusunun düşüşünde büyük etki sağlamıştır. İnsanlık tarihinde kaydedilmiş en ölümcül salgınlardan biridir. 14’üncü yüzyılda yaklaşık 200 milyon kişinin ölümüne sebep olmuştur. Avrupa’yla özdeşleşmesine rağmen Avrasya ve Kuzey Afrika’da da milyonlarca ölüm gerçekleşmiştir. Mikrobu taşıyan pire gibi hayvanlar da hastalığın yayılmasını sağlamıştır. Asya’dan çıkmış bir hastalıktır. Savaş sebebiyle Cenevizlilere bulaşmıştır. Kefe’den kaçan Cenevizliler, Avrupa’da yayılmasında rol oynamıştır. Art arda yaşanan salgınlar, vebanın her yeni nesille geri döndüğünü düşündürmüştür. Afrika kıtasında bitmeyen hastalıklardan bir tanesidir. En sık rastlanan çeşidi hıyarcıklı vebadır.

2. Kuyruklu Yıldız – Veba İlişkisi

İnsanlar binlerce yıl, kuyruklu yıldızların kötülük getirdiğine inanmıştır. Salgınlardan önce gökyüzünde görülen kuyruklu yıldızlar bu inanca sebep olmuştur. Birçok hastalık, afet ve ölüm bu gökyüzü olayıyla ilişkilendirilmiştir. Dr. Mike Baillie bu konudaki görüşlerini Kozmik Bağlantı kitabında anlatmıştır. Buna göre veba, bilinen türlerinden ziyade, kuyruklu yıldız sebebiyle daha ölümcül bir şekilde salgın bir hastalıktır. Günümüzde mikrop fosilleri içeren 15 meteorun Dünya’ya düştüğü bilinmektedir. Bunların çoğu kuyruklu yıldızın çekirdeğinden meydana gelmiştir. Geçmişte öne sürülen kuyruklu yıldız-veba ilişkisinin gerçekliğine dair düşündürücü olabilir. Kuyruklu yıldızın yanı sıra sis bulutları da etken olarak görülmüştür. Sis bulutunu koklamak suç sayılmıştır.

3. Vebadan Ölen Soylular

Tarihteki En Ölümcül Salgın Veba Hakkında Şaşırtan Gerçekler

Zengin aileler imkânları sebebiyle genelde hastalıklardan çok iyi korunmuş ve tedbirler almıştır. Bunun için soylularda fazla zayiat görülmezken halk arasında milyonlarca ölüme sebep olmuştur. Vebadan ölen soylular arasında Aragon Kralı IV. Pedro’nun karısı Kraliçe Leonor bulunmaktadır. İngiltere Kralı III. Edward’ın kızı Joan, Kastilya Kralı XI. Alfonso’nun oğluyla evlenme giderken ölmüştür. İki Canterbury başpiskoposu da art arda yaşanan vebalardan ölmüştür. Tarihteki en ölümcül salgın veba hakkında şaşırtan gerçekler arasında Bizans kaynaklarına göre Orhan Gazi de vebadan ölmüştür. İtalyan kaynaklarına göre Yavuz Sultan Selim’in öldüğü tarih ve öldüğü yerde de veba salgını vardır. Osmanlı kaynaklarında şarbon hastalığına bağlı aslan pençesinden öldüğü yazmaktadır.

4. Vebanın En Yaygın Türleri

Tarihteki en ölümcül salgın veba tek tip bir hastalık olmadığı, veba hakkında şaşırtan gerçekler arasında yer almaktadır. Hıyarcıklı veba, mikrobu taşıyan bir pirenin ısırmasına verilen isimdir. Bu veba türü en hızlı yayılan çeşididir. Siyah bir lekeyle başlayarak, kasık, boyun ve koltukaltında görülmüştür. Bir hafta içerisinde tüm vücuda yayılarak ölüme sebebiyet vermiştir. Akciğer vebası, mikrobun akciğerlere yerleşmesinden dolayı yaşanmıştır. Bu veba türü, öksürük ve tükürükten yayılmıştır. Kuluçka süresi 2 ile 4 gün arasındadır. Septisemik veba türü, bakteri vücuda girdiğinde bubon oluşturmadan direkt kan dolaşımına yayılmasını ifade eder. Veba, kentlerin düzensizliği, evlerde bulunan fareler ve pirelerle daha hızlı yayılmıştır. Bazen birkaç saatte gerçekleşmiştir. Çok hızlı bir şekilde ölüme sebep olmuştur. Özellikle liman kentlerindeki ahşapta barınarak üremiştir. Ticari mallara bulaşarak şehirde yayılmıştır.

5. Jüstinyen Veba Salgını

Tarihteki En Ölümcül Salgın Veba Hakkında Şaşırtan Gerçekler

Tarihin en ölümcül veba salgınlarından biri olarak kabul edilir. Veba bulaşan hayvanların sıkça yaşadığı ticaret gemileriyle yayılmıştır. 541-542 yıllarında gerçekleşmiştir, 750 yılına kadar yinelemiştir. Bizans İmparatorluğu, Sasani İmparatorluğu ve tüm Akdeniz çevresi salgından etkilenmiştir. Yapılan çalışmalara göre salgının kökeni Tanrı Dağları’nda bulunmuştur. Salgının adı o zamanki imparator olan I. Justinianus ile isimlendirilmiştir. Jüstinyen Salgını, ilk veba salgını olarak da kabul edilir. Tarihsel tanımlamalara göre ve insan kalıntılarında yapılan incelemelerde, salgının DNA’sının hıyarcıklı vebayla özdeş olduğu tespit edilmiştir. Bazı araştırmacılara göre Konstantinopolis’te günde 5 bin kişi, Doğu Akdeniz nüfusunun %40’ı ölmüştür. Yeni tespitlere göre ölüm oranı düşünülenden daha azdır.

6. Büyük Veba Salgını

1347-1351 yılları arasında gerçekleşmiştir. Avrupa’da yaşanan kıtlığın ardından gelmesi ve yüksek nüfus sebebiyle milyonlarca insan yaşamını yitirmiştir. Salgının Çin’de ortaya çıktığı ve İpek Yolu’ndan Kırım’a yayılarak Avrupa’ya ulaştığı düşünülmektedir. Genelde gemiler vasıtasıyla ülkelere yayılmıştır. Avrupa’ya hızla etki eden salgın, 1351’de Rusya’ya ulaşmıştır. Salgında Avrupa dışında Asya ve Afrika kentlerinde, Akdeniz liman kentlerinde de hastalık artmıştır. Verilere göre Afrika kıtasının nüfusu 80 milyondan 70 milyona inmiştir. Avrupa nüfusunun üçte biri yaşamını yitirmiştir. Çin nüfusu 123 milyondan 65 milyona düşmüştür. Soğuk ve nüfusu az olan ülkelerde salgın daha az kayba neden olmuştur. Hastalığa karşı tedbir almak adına birçok katliam ve ceza yöntemi gelişmiştir. Bu tedbirlerden en doğrusu Floransa’da gerçekleşmiştir. Floransa’da insanlar karantinaya alınmıştır.

7. Biyolojik Silah Olarak Veba

Tarihteki En Ölümcül Salgın Veba Hakkında Şaşırtan Gerçekler

Tarihteki en ölümcül salgın veba hakkında şaşırtan gerçekler arasında biyolojik silah olarak kullanılması da yer almaktadır. 1346 yılı vebanın biyolojik silah olarak kullanıldığı yıldır. 1346 yılı Kefe kuşatmasında Tatarlar salgın oluşturmak için salgını biyolojik silaha çevirmiştir. Vebadan ölmüş insan cesetleri mancınıkla şehrin içerisine atılmıştır. 1915 yılında Almanların Ruslara karşı veba girişiminde bulunduklarına dair raporlar mevcuttur. 1932-1945 yıllarında da Japonya, biyolojik silah araştırmaları gerçekleştirmiştir. 10 binin üstündeki savaş esirlerine veba ve salgın hastalık geçirerek ölmelerine sebep olmuştur. Japonya en az 11 Çin şehrine karşı da veba gibi salgınları yaymıştır. Mançurya bölgesi için kullanılan yöntemlerden biri de veba dolu pirelerle dolu pirinçlerin uçaklardan atılmasıyla gerçekleşmiştir.

8. Avrupa’da Veba Tedbirleri

Avrupa’da salgının ilahî bir ceza olduğu düşünülüyordu. Aristokrat kesim için veba, halkın itaatsizliğinden kaynaklıydı. Salgının artmasıyla Avrupa’da büyü, sihir gibi uygulamalar çok yaygınlaşmıştır. Ölü kaldırıcılar, ev bekçileri gibi gruplar oluşturulmuş, hastaları tecrit etme, özel mülkleri yakma gibi uygulamalar bulunmuştur. 1348 salgınında Yahudiler, havayı bozmak ve kuyu sularını zehirlemekle suçlanarak toplu halde yakılmıştır. Bazı hekimler “çabuk kaç, uzağa git, geriye dönme” gibi telkinlerde bulunmuştur. Bazı hekimler de uzunca dualar etmiş, kan akıtma gibi tedaviler uygulamıştır. Çoğu zaman korktuğu için hasta bakmaya gitmeyen hekimler de olmuştur. Daha etkin tedbir olarak zamanla hijyenin önemi anlaşılmıştır. Çevrenin korunması ve sürekli karantina uygulamaları çözüm niteliğinde olmuştur.

9. Osmanlı’da Veba Tedbirleri

Hastalıkla ilgili bilgiler, tedavi bulabilmek amacıyla kayıt altına alınmıştır. Hıyarcık çıbanlarının üzerine tavuk, güvercin gibi canlı hayvanlar koyulmuştur. Hayvanın ölmesi, insanın üzerindeki zehri aldığı olarak yorumlanmıştır. Merhemler, haplar ve şuruplar hazırlanarak tedavi yöntemi olarak kullanılmıştır. İçerisinde 40 çeşit madde bulanan tiryak denen özel karışımlar hazırlanmıştır. Vebadan ölen kişinin kıyafetlerinin sevap olarak dağıtılması ise hastalığı yayan etkenlerden olmuştur. 19’uncu yüzyılda şehrin giriş ve çıkışlarını sınırlandırmak amacıyla tedbirler alınmıştır. Sadece vebalı bölgelerin temizlenmesi ise yetersiz kalan uygulamalardandır. Camilerde yapılan toplu dualar, hastalığın daha çok yayılmasına neden olmuştur. İlk karantina uygulaması, II. Mahmut döneminde kolera hastalığı için uygulanmıştır.

10. Vebanın Sonuçları

Tarihteki En Ölümcül Salgın Veba Hakkında Şaşırtan Gerçekler

Ekonomik ve sosyal yaşam sekteye uğramıştır. Gemilerden de yayıldığı düşüncesiyle ticari hayat sekteye uğramıştır. Bu durum ekonomiyi büyük ölçüde etkilemiştir. Veba salgınını önlemeye yönelik tedbirler, zamanla kalıcı hale gelmiştir. Özellikle hijyene verilen önem artmıştır. Toplumsal bir alışkanlık olarak hijyene yönelik uygulamalar benimsenmiştir. Tıp bilimi daha çok önemsenmeye başlamıştır. Böylelikle veba, diğer salgınlardan ayırt edilebilir hale gelmiştir. Bakteri üzerine araştırmalar artmıştır. Hastalık tekrar çıktığında edinilen tecrübeler yol gösterici olmuştur. Sıkı denetim ve dezenfeksiyon yöntemleri, yayılmayı önleyici tedbirlerden olmuştur. İstanbul’daki son ciddi veba vakası olan 1919 yılında seyahat izni ve dezenfeksiyon işlemleri uygulanmıştır.


Bu içeriği paylaş

2
12 Paylaşım, 2 puan

Yorum bırak