Etkileyici Hikâyeleriyle İlham Kaynağınız Olacak Ünlü Kadınlar

8 dk okuma süresi


45
38 Paylaşım, 45 puan

Mutlulukların ve hüzünlerin döndürdüğü bu dünya da herkesin bir hikâyesi bulunmaktadır. Bazen öyle hikâyeler dinleriz ki bizi uzun süre etkisi altına alır, bazen de düşüncelerimizi değiştirir. Hatta bu hikâyeler hayatımıza dokunur. Bazıları hayattan derslerini bu hikâyelerin içinde bulunarak bazıları ise dinleyerek veya görerek alırlar. Sizler için seçtiğimiz bu etkileyici hikâyeler çoğu zaman kadınların yaşadığı cinsiyet ve ırk ayrımcılıkları sonucunda ortaya çıkmıştır. Her biri hikâyelerinin sonucunda toplumu bir adım öne taşımayı başarmıştır. Sizlere etkileyici hikâyeleriyle okurken ilham kaynağınız olacak ünlü kadınlar listesini hazırladık. Hayatlarınıza dokunması dileğiyle. Keyifli okumalar!

1. İcatların Kadını: Joy Mangano

Etkileyici Hikâyeleriyle İlham Kaynağınız Olacak Ünlü Kadınlar

Mangano’nun ilk icadı hayvanların karanlıkta daha kolay fark edilmesini sağlayan fosforlu tasma olmuştur. Ancak bu icadı ailesinin patente dair bir bilgiye sahip olmaması sebebiyle tescillenememiştir. Mucitliğe çocukluğunda başlayan Joy Mangano, patent ihlalinin ne demek olduğuyla da o günlerde tanışmıştır. Bu yüzden başka bir firma tarafından hayata geçirilmiştir. İlerleyen hayatında işletme bölümünden mezun olan Mangano, evlenmiş ve üç çocuk sahibi olmuştur. Yürümeyen evliliğinin ardından boşanmış ve çocuklarına bakmak için iki farklı işte çalışmaya başlamıştır. Hayatın bu yoruculuğuna bir de ev işleri eklenince Mangano’nun mucit yönü yeniden devreye girmiştir. Böylece “Miracle Mop” adını verdiği paspası icat etmiştir. Elbette bu ürünü tanıtmak ve satmak hiç kolay olmamıştır. Ancak Mangano bu defa patent almayı başarmıştır. Zorlu mücadelesinin ardından ürününü tanıtmış ve satmıştır. Onun ilham veren bu mücadelesi Joy filmi aracılığıyla beyaz perdeye aktarılmıştır. Mangano, o günden bugüne tam 89 buluş gerçekleştirmiştir.

2. Kadın Hakları Savunucusu: Susan Brownell Anthony

Susan, 1820’de Massachusetts’te doğmuştur. Anthony, kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olmaları gerektiğini düşünen bir kadındır. İş yerinde ayrımcılığın hat safhada olduğunu gözlemlediğinde kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olmadığını fark etmiştir. Bununla birlikte 1852’de bir ölçülülük konferansında kadın olduğu için konuşması engellenmiştir. Hükümetin kadınların oy vermesine izin vermelerini ve kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmalarını sağlayacak yasalar çıkarması için çok çaba harcamıştır. İlk zamanlar kongre ve toplantılarda konuşmuştur. Sonrasında Elizabeth Cady Stanton ile birlikte Devrim adında bir sivil haklar gazetesinin yayınlanmasını sağlamıştır. Kadınların oy kullanma mücadelesini devam ettirmek için Anthony Kasım 1872 seçimlerinde oy kullanmıştır. Bu o zaman yasa dışı olduğu için kullandığı oy nedeniyle para cezasına çarptırılmıştır. Ancak cezayı ödemeyi kabul etmemesi kadınların oy hakkı için savaşmaları düşüncesini yaymanın harika bir yolu olarak tarihe geçmiştir. Ancak kadınlara oy kullanma hakkı verilmeden önce 1906’da hayata veda etmiştir. Vefatından 14 yıl sonra kadınlara oy kullanma hakkı verilmiştir.

3. Yaşam Mücadelesiyle İlham Veren Kadın: Simone Veil

Etkileyici Hikâyeleriyle İlham Kaynağınız Olacak Ünlü Kadınlar

Simone Veil, 1927 yılında Fransa’da dünyaya gelmiştir. 2. Dünya Savaşı’nda ailesiyle Alman Nazileri tarafından esir alınmıştır. Esirlik hayatı boyunca birçok kampta bulunmuştur. 1945’te İngilizler tarafından kurtarılıp Fransa’ya geri götürülmüştür. Hukuk eğitimi almıştır fakat 1974’te Jacques Chirac ve Raymond Barre hükümetlerinin Sağlık Bakanı olmuştur. Bununla birlikte Fransa Cumhuriyet tarihinde ki ilk ünlü kadın sağlık bakanı unvanını almıştır. Veil, 1975 yılında dönemin Sağlık Bakanı olarak Fransa’da kürtajın yasallaşmasında önemli rol oynamıştır. Doğum kontrolünün yaygınlaştırılmasını sağlamıştır. Daima kadın haklarının savunucularından birisi olmuştur. Çeşitli hükümetlerde sosyal güvenlik, aile ve şehir bakanı görevlerinde de bulunmuştur. Ve daha sonra Avrupa Parlamentosu Başkanı seçilmiştir. Simone Veil Avrupa Parlamentosu’nun seçimle göreve gelmiş ilk başkanıdır. Daha sonra 1984 yılında Avrupa Parlamentosu Liberal ve demokrat grubu başkanı olmuştur. 1998’den 2007 yılına kadar Fransa’nın en yüksek Anayasa Konseyi’nin üyesi olarak kalmıştır. Simone Veil 30 Haziran 2017 yılında vefat etmiştir.

4. Savaşların Kadını: Khawla bint al-Azwar

Hepimiz savaşmanın kadınların doğasında var olduğunu çoktan öğrenmiş bulunuyoruz. Ancak savaşmak bazı kadınlar için doğasından öteye geçerek, profesyonel mesleği haline gelmiştir. Khawlah bint al-Azwar o kadınlardan sadece bir tanesidir. Hz. Muhammed’in tek kadın savaşçısı olduğu bilinen al-Azwar, tarihin en büyük kadın savaşçılarından biri olarak görülür. Kardeşinin savaştığı orduda gönüllü hemşire olan al-Azwar’ın savaşmaya başlaması, kardeşinin esir düşmesiyle gerçekleşmiştir. Kardeşini esirler zindanında bırakmamak için erkek kılığına giren ve savaşmaya başlayan al-Azwar ilk zaferini de o gün kazanmıştır. Bu başarısı ordunun generali tarafından bizzat takdir edilmek istenince cinsiyeti ifşa olmuştur. Ancak bu durum general tarafından takdir edilmiş ve savaşmasına izin verilmiştir. Kadınlardan oluşan orduyu yöneten al-Azwar, kendinden sonraki kadınlara ilham olmayı başarmıştır. Tarih içerisinde al-Azwar’ın savaşmasından ilham alan kadınların en ünlüsü Renée Bordereau’dur. Bordereau da tıpkı al-Azwar gibi erkek kılığına girerek savaşmıştır.

5. Yasakların Kadını: Jeanne Baret

 

Jeanne Baret hayallerini gerçekleştirmek için kılık değiştirmek zorunda kalan kadınlardan bir diğeri olmuştur. İlham kaynağı olacak ebeveynlerini erken yaşta kaybeden Baret, hayata karşı erken yaşta başladığı etkileyici mücadele hikayeleriyle en ünlü kadınlar arasındadır. Gerekli eğitimi alamadığı düşünülen Baret’in okuma yazmayı kilise aracılığıyla öğrendiğine inanılır. Baret, geçirdiği zorlu çocukluk ve gençlik döneminin ardından hizmetçi olarak çalışmaya başlamıştır. İlerleyen yıllarda kendini kâşif olarak tanımlayan Baret, dünya turuna çıkan bir keşif gemisine erkek olarak katılmıştır. Erkek kılığına giren Baret, kendisine Jean takma adını vermiştir. Devriâlem seyahatini ilk tamamlayan kadın olarak dünyaya geçen Baret, bu seyahatine 1766 yılında başlamıştır. Baret, gemide erkeklerin çalışması gerektiği ön yargısını 1768 yılında kadın olduğu ortaya çıktığında kırmıştır. Sonrasında kendisine Denizcilik Bakanlığı tarafından bağlanan maaş, bu davranışın toplum tarafından onaylandığının da kanıtı olmuştur. Böylece Baret, deniz tutkunu kadınlara ilham olmayı başarmıştır.

6. Zirvelerin Kadını: Annie Smith Peck

İlham kaynağınız olacak Peck, dünyaya geldiği ailesi açısından etkileyici hikâyeleriyle en ünlü diğer kadınlar arasında daha şanslı olmuştur. Peck’in ailesi iyi eğitim alan kişilerdir. Ancak onun kadın oluşu ailesiyle aynı statüye ulaşmak istemesindeki ilk engel olarak karşısına çıkmıştır. Peck, abilerine benzer eğitim almak için Brown Üniversitesi’ne gitmek istemiştir. Cinsiyeti nedeniyle üniversiteye kabul edilmeyen Peck, evinden taşınmış ve başka bir şehirde kendi başına hayat kurmaya karar vermiştir. Öğretmenlik yaparak geçimini sağlayan Peck, ilerleyen yaşına aldırmadan üniversiteye girmiş ve eğitimini tamamlamıştır. Elbette bu yönüyle de birçok kişiye ilham vermiştir. Ancak onun esas ilham veren hikâyesi, 1885 yılında keşfettiği dağcılık tutkusu olmuştur. Bu tutkusunu keşfettikten sonra birçok zirveye tırmanan Peck, 61 yaşında dahi tırmanmaya devam ederek tüm yaşıtlarına ilham vermeyi başarmıştır. Peru’da bulunan zirveye tırmanan Peck, zirvede açtığı “bir kadına oy verin” pankartıyla kadın yol arkadaşlarına destek olmayı da ihmal etmemiştir.

7. Eşitliğin Küçük Kadını: Ruby Bridges

Etkileyici Hikâyeleriyle İlham Kaynağınız Olacak Ünlü Kadınlar

Kadınların doğuştan mücadeleci olduğunu size söylemiştik! Listenin en genç ilham veren kadını Bridges, ilham kaynağı olduğunda sadece 6 yaşındaydı. Bridges, 1954 yılında Mississippi’de dünyaya gelen Afroamerikan bir çocuktur. Onun çocukluk döneminde Amerika’da eğitim verilen okullarda siyah ve beyaz çocuklar aynı sıralarda eğitim almıyordu. Bu ayrımı gidermek için sivil hak arayışı veren derneklerden birisi Renkli İnsanların Gelişimi Ulusal Derneği’ydi. Bu dernekten davet alan Bridges, büyük bir adım atarak renk ayrımını ortadan kaldırmak için gönüllü olmuştur. Irk ayrımını devam ettirmek isteyen sistemin sınavlara tabii tuttuğu Bridges, sınavlardan başarıyla geçmiştir. Sonra William Frantz İlköğretim Okulu’na gitmeye hak kazanmıştır. Eğitim hayatının ilk gününde sırf renginden dolayı protesto edilen Bridges, hiç vazgeçmeden kazandığı okula gitmeye devam etmiştir. Aldığı tehditler onu ve ailesini asla yıldırmamıştır. Böylece renkli insan haklarına en büyük katkıyı okul yolunda attığı küçük ve cesur adımlarla sağlayarak, diğer renkli insanlara ilham olmuştur.

8. Tabusuz Yaşamın Kadını: Julie Creffield

İlham kaynağınız olacak hikâyeleriyle etkileyici en ünlü kadınlar listesinin en yeni üyesi Julie Creffield’dir. Herkesin hayatında yolunda gitmeyen ve işlerin rayından çıktığı bir dönem vardır. Julie Creffield’in ilham veren hikâyesi de tam olarak bu noktada doğmaya başlamıştır. İşçi sınıfına mensup bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Creffield, sıradan bir çocukluk ve başarılı bir kariyer geçmişine sahiptir. Creffield, hayatının tam zirveye çıktığı dönemde kötü ilişkiler, maddi sıkıntılar ve çeşitli rahatsızlıklarla dibi görmüştür. Hayatının kötüye gittiği dönemlerde yemek yemeyi artıran Creffield, kilo almaya başlamıştır. Bunun ardından spor yapmak için koşmaya başlayan Creffield, çevresindekiler tarafından kendisiyle dalga geçilmesine şahit olmuştur. Çünkü herkes onun koşmak için “çok şişman” olduğunu düşünmüştür. Şişmanların koşamayacağı tabusunu tam da o gün yıkmaya karar veren Creffield, o günden sonra koşmaya hiç ara vermemiştir. Kendi gibi büyük beden ölçülerine sahip olan tüm kadınlara ilham olan hikâyesi ise New York City Maratonu’na katılmasıyla taçlanmıştır.

9. Barış Savaşçısı: Bertha Von Suttner

1843 yılında Prag’da dünyaya gelmiştir. Bertha ile Arthur ailelerinin izinleri olmadan bir evlilik yaparak 10 yıl Kafkasya’da yaşamışlardır. Bu süreçte Osmanlı-Rus savaşına da tanıklık etmişlerdir. 1886-87 yıllarında Paris’te olan çift, oradaki hukukçular ve politikacılar ile savaşın yaklaşıp yaklaşmadığı konularını tartışmışlardır. Yapılan bu tartışmalar sonucunda Bertha “Uluslararası Uzlaşma Ve Barış Birliği” ile tanışmıştır. Bu süreçten sonrada 1889’da “Silahları Bırakın” ismini verdiği barışçı romanını ele almıştır. Böylelikle barış hareketinin önemli isimlerinden biri olmuştur. Daha sonra 1892’de Berlin’de “Barış Derneğini” kurmuştur. 1899’da ise Lahey Barış konferansına katılan tek kadın olarak tarihe geçmiştir. 1. Dünya Savaşı öncesinde uluslararası silahlanmaya karşı kampanya yapmıştır. Suttner, Eylül 1914’te yapılması planlanan Barış Konferansı’nın düzenlenmesine yardım etmiştir. Ancak yakalandığı hastalık nedeniyle 1914’te vefat etmiştir. Bu yüzden konferans gerçekleşmemiştir. Bertha’nın son sözleri ise “Silahları bırakın! Bunu herkese söyleyin, herkese!” olmuştur. Bertha’nın vefatından sadece bir hafta sonra İkinci Dünya Savaşı başlamıştır.

10. Sınırsızlığın Kadını: Nellie Bly

Etkileyici Hikâyeleriyle İlham Kaynağınız Olacak Ünlü Kadınlar

Tarih içerisinde kılık değiştirmek profesyonel meslekler yapabilmek için kadınların en sık başvurduğu yöntemlerden biri olmuştur. Ancak Nellie Bly, kılık değiştirmeyi erkek kılığına girmekten öteye taşımış ve bunu profesyonel yapan bir gazeteci olarak tarihe geçmiştir. Gazetecilerin en büyük ilham kaynaklarından biri olan Bly’in orijinal adı Elizabeth Jane Cochran’dır. Ancak, gazetecilik yaptığı süre boyunca Nellie Bly ismini kod adı olarak kullanmayı tercih etmiştir. İstediği haberi elde etmek için birbirinden ilginç yöntemler kullanan Bly, araştırmacı gazetecilik tarihinin en popüler isimlerinden biri olmayı başarmıştır. Çeşitli kılık değiştirmelerinin en ünlüsü akıl hastanesiyle ilgili bir haber yapmak için akıl hastası taklidi yapmış olmasıdır. Akıl hastanesine girebilmek için heyeti kandırmayı başaran Bly, haber için sınır tanımayan bir azimle çalışma hayatı boyunca mesleğini yerine getirmiştir. 1922 yılında zatürree hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden Bly, ardında kendinden sonraki tüm gazetecilere ve araştırmacılara ilham olacak hikâyeler bırakmıştır.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
47
Beğen
Mutlu Mutlu
32
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
12
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Komik Komik
1
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!