Eğitimde gerçekten reform yapmaya var mısınız?


Eğitim Reformu
Eğitim Reformu

Kim istemez ki çocuğuyla hafta sonu oturup kahvaltı yapmayı? Hafta içi iş güç, okul derken birbirini neredeyse göremez hale gelen aile bireylerinin, beraber kahvaltı sofrasında yan yana gelmesini… Ama olmuyor işte!

Bu ülkenin çocukları için kurgulanan ve iyi bir şey olduğuna öylesine emin olunan “klasik eğitim sistemi” aile bütünlüğünü öylesine bozuyor ki, ne tadı-tuzu kalıyor ailelere, ne de bir hafta sonu…

Soruyorum vicdanı olan herkese: Okula giden çocuğu olup da ailecek bir akşam vakti, sınav stresinden ve ödev kaygısından uzak keyiflice dakikalar geçiren kaç aile var bu ülkede? Kaç tane çocuk, akşam vakti, ödev derdi olmadan, babasının kolları arasında keyiflice dakikalar geçirebiliyor veya kaç tane çocuk annesi ile bilmece, bulmaca, tekerleme, sayışmaca oynayabiliyor akşamları?

Yapılması gereken sayfalarca dolu ödev, okunması gereken sayfalarca kitap varken, çocuklar ailesi ile nasıl bütünleşebilir ki? Çocuk akşam vakti kardeşiyle, anne-babasıyla oyunlar oynasa, ertesi gün ya öğretmeninin azarını işitecek ya arkadaşlarının içinde rezil olacak ya da sınavdan zayıf alacak…

Kendisini zorlasa, ödevlerini yapmaya çalışsa, yorgunluktan neredeyse durmuş zihninin kontrol edemediği gözleri ile ya yazıları okuyamayacak veya yorgunluktan kalem tutamaz hale gelmiş parmaklarıyla çaresizce yazı yazmak için kıvranıp duracak. Bir de “ödevini yaptın mı?” diye başında bekleyen anne-babasının kaygısı da varsa, o zaman vay haline çocuğun! İşte size eğitim felsefemiz…

Rica ederim siz söyleyin, bunu mu layık gördünüz ülkemiz çocuklarına sunacağınız eğitim sistemi olarak? Baskı ve zor durumda bırakılan çocuklara sunulan şeylerin adı mıdır eğitim?

Gerçekten eğitim reformu yapmaya var mısınız?

Bunca yıldır ailelerle görüşüyorum, onların çocuklarına dönük kaygıları ile yüzleşiyor, ağıtlarını duyuyor, dua ve beddualarına şahit oluyorum. Ama sizi temin ederim ki bu ülkede çocukları ile huzurlu akşam yaşayan anne-babalara neredeyse rastlamadım ben.

“Bizim çocuğun maşallahı var, sadece okulda öğretmeninin anlattıkları ile bütün bu sınav bariyerlerini aştı, aile bütünlüğümüz de bozulmadan falanca üniversiteyi bitirdi” diyebilecek kaç aile var milyonlarca kişinin yaşadığı şu ülkede?

Yok, maalesef yok! İster bu ülkenin bakanı, ister iş adamı, ister bürokrat olun; eğer çocuğunuzun eğitimde yarı yolda kalmasını istemiyorsanız, gündüz okula, gece ödeve razı olacaksınız. Ama yetecek mi bu? Yine de yetmeyecek. Çünkü karşınıza bir süre sonra bir de “sınava dayalı yerleştirme sistemi” çıkacak. Çocuğunuzun, merkezi sınav sisteminin ne olduğunu bilmeden, deneme sınavları yapmadan, sınav mantığını öğrenmeden, geçmiş yıllarda çıkmış sorulara şöyle bir göz atmadan zorlanacağını ve başarısız olacağını da biliyorsunuz.

Şimdi eğri oturup doğru konuşmalı. Bütün bu anormal yapının sorumlusu, çocuklara ödevler veren öğretmenler mi? Çocukları sınavlara hazırlayan dershaneler mi? Çocuklarının bu karmaşık yapıda takılıp kalmaması için çaba sarf eden anne-babalar mı?

Şimdi siz, hem 1900’lü yılların Katolik Avrupa’sının “klasik eğitim sistemini” ısrarla uygulamaya çalışın, modern eğitim sistemlerinden haberiniz olmasın hem de eğitimde yetersiz kalan çocukların kendilerini kurtarmak için buldukları eğitim fırsatlarını ellerinden alın… Bu haksızlık, hem de büyük haksızlık!

Sanki anne babalar çocuklarından ayrı kalmayı çok istiyor, sanki dershanedeki öğretmenler gece yarılarına kadar çocuklara etüt yapmaya çok meraklılar, sanki çocuklar her yerden heyula gibi hortlayan ödev, ders, sınav sözlerinden çok mutlular. Bunların hiçbirinin sorumlusu bu kişiler değil. Sorun ısrarla böylesi bir kaotik sistemi ülkemize dayatan eğitim yöneticilerinde.

İdeal eğitim reformu nasıl olmalıdır?

Eğer varsa eğitim reformu yapmaya çalışacak birkaç kişilik akil heyetimiz, sınavsız bir eğitim sistemi oluşturalım. Sınavsız eğitim sistemi nasıl olur diye soruyorsanız, o zaman zaten sınıfta kalan siz olursunuz. Gidin bakın dünyanın eğitimdeki en başarılı ülkesi Danimarka’ya. Çocuklar 7. sınıfa kadar yazılı nedir, sözlü nedir bilmiyorlar bile. Sınavları yok 7’ye kadar. Okula keyifle gidiyor, “yaşama ait bilgileri” öğretmenlerinden keyifle öğreniyorlar. Sakın birtakım bahaneler üretip “Onların nüfusu, onların yaşam standartları” demeyin, özgür düşünün, açın ufkunuzu, neler göreceksiniz neler…

Kurun böylesi bir eğitim sistemi, görün bakalım dershaneler, özel okullar kalacak mı ülkede… Aileler çocukları ile nasıl da buluşacak akşamları ocak üstünde kestanelerini patlatırken… Ve babalar çocukları ile nasıl da sarmaş dolaş olacak ödevsiz ve sınavsız bir eğitimin huzurunu duyarken… İşte o zaman, dershane ve etüt merkezleri gençlerin buluştuğu, birbirleri ile sohbet edip kitaplar okuduğu, bilimsel çalışmalar yaptığı mekanlar haline kendiliğinden dönüşecektir.

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
4
Beğen
Mutlu Mutlu
5
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
7
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
3
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
2
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Bir ülke için eğitim sistemi çok önemlidir. Ülkenin geleceğini yok etmek istiyorsanız, eğitim sistemi ile oynamanız gerekiyor. Osmanlı Devletinin son dönemlerine bakıldığında; o dönemden Cumhuriyet dönemi dahil, şimdiye kadar, sürekli eğitim sisteminde değişiklikler olmuş. Ve bu dönemlerde de, Batıya ilmi ulaştıran büyüklerimizin aksine bizler, ilimden nefret eder, hale gelmiş bulunmaktayız.. ALLAH sonumuzu hayr eylesin!.

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim