Dünyanın Dört Bir Yanına Yayılmış Osmanlı Eserleri

5 dk okuma süresi


1
12 Paylaşım, 1 puan

Dünyanın dört bir yanına yayılmış olan Osmanlı eserleri günümüzde ziyaretçilerine aynı atmosferi yaşatmaya devam ediyor. Zaman içerisinde savaşlar ve siyasi çekişmeler sonucunda çoğu tahrip olsa da Asya, Avrupa, Afrika ve Anadolu’nun her köşesinde varlığı hissedilen Osmanlı yapıları tarihimize ışık tutuyor. Ülkemiz dışındaki Osmanlı eserleri her ülkeden turistin akınına uğramakla beraber, koruma altına alınmayı bekliyor. Biz de sizlere tüm ihtişamı ve mimari güzelliğiyle dünyanın dört bir yanına yayılmış Osmanlı eserleri listesini hazırladık. Hadi başlayalım!

1. Sofya Banyabaşı Cami – Bulgaristan

Dünyanın Dört Bir Yanına Yayılmış Osmanlı Eserleri

Avrupa’nın en eski camilerinden olan Banyabaşı Camii, Mimar Sinan tarafından tasarlanmış ve 1566 yılında inşa edilmiştir. Geniş kubbesi ve uzun minaresi klasik Osmanlı dönemi özelliğidir. Sofya’nın merkezinde yer alan yapı, Seyfullah Efendi Camii olarak da bilinir. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Sofya’da en güzel minaresi olan cami diye bahsetmiştir. Tuğla taş sırasıyla inşa edilen yapı, 16 dilimli bir kasnağa oturan kubbesiyle geniş bir iç mekana sahiptir. 500 yılı aşkın sürede bir çok onarıma maruz kalan yapı en son 1920’li yıllarda Türkiye Büyük Elçisi Fethi Bey tarafından yaptırılmıştır.

2. Sultan I. Murad Türbesi – Kosova

Osmanlı Devleti’ne Avrupa’nın kapılarını açan ilk padişah olan Sultan I. Murat’ın Türbesi Kosova Priştine yolu üzerinde yer alıyor. I. Murat’ın Kosova Meydan Muharebesi sırasında Sırp asker Miloş Obiliç tarafından hançerlenerek şehit edilmesi sonucunda iç organlarının defnedildiği türbedir. Kosova’daki en eski Osmanlı yapısı olan türbe 1389 yılından sonra inşa edilmiş olsa da bir çok tahribat ve onarımdan geçmiştir. 1660 yılında türbeyi ziyaret eden Evliya Çelebi, türbenin çok bakımsız durumda olduğundan bahseder. Kosova’da en çok ziyaret edilen tarihi mekanların başında gelen türbe, yılda yaklaşık 20 bin kişi tarafından ziyaret ediliyor.

3. Mostar Köprüsü – Bosna Hersek

Dünyanın Dört Bir Yanına Yayılmış Osmanlı Eserleri

Bosna-Hersek’in Mostar şehrinden geçen Neretva nehri üzerine inşa edilen köprü Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1566 yılında yapılmıştı. 1993 yılında Boşnak-Hırvat savaşı sırasında yıkılıncaya dek kullanılan köprüyü yeniden inşa etmek için bir proje başlatıldı ve 2004 yılında yeni köprü hizmete girdi. UNESCO dünya miras listesinde yer alan köprü 24 metre yükseklikte, 30 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde dönemine göre oldukça teknolojik olarak inşa edilmişti. Yapımından sonra yakınındaki şehre ismini veren köprü, şehirde bir sembol olarak görülüyor.

4. Medine İstasyonu – Hicaz

II. Abdülhamit döneminde Şam ile Medine arasında yapılan, Osmanlı Devleti’nin İstanbul’dan başlayan demir yollarının bir bölümünü oluşturan bu istasyon aslında Mekke’ye kadar yapılacaktı. Ancak Medine’ye kadar yapılabildi. 2 Mayıs 1900 tarihinde yapımına başlanan demir yoluna ilk olarak Şam-Der arasında döşendi. Yolcu taşımacılığına 1905 yılında başlanan hatta, Hicaz demir yolu I. Dünya Savaşı’na kadar aktif bir şekilde kullanıldı. Siyah taştan inşa edilen istasyon binasının toplam alanı 140.000 m²’dir. Ana bina, salon, görevlilerin istirahat yapıları, ikametgah binası, ürün deposu gibi kullanım alanları olan yapı günümüzde müze durumundadır.

5. Ahmediye Camii ve Medresesi – Gürcistan

Dünyanın Dört Bir Yanına Yayılmış Osmanlı Eserleri

Ahıska’ya hakim bir tepe üzerinde yer alan kalenin içinde bulunan Ahmediye Camii 250 yıldır varlığını sürdürüyor. Ahıska Hanedanından Ahmet Paşa tarafından yaptırılan cami, İstanbul Selatin Camileri stilinde yapılmıştır. Medresesi, çeşme ve sebilleriyle külliye özelliği taşıyan yapı 1828’de Ruslar tarafından kiliseye çevrilmiştir. Kütüphanesi yağmalanarak eserler Leningrad Müzesine taşınmıştır. Günümüzde müze olarak kullanılan külliyenin diğer yapıları bakımsız kalmıştır. Restorasyonu yapılacak olan külliyede Evliya Çelebi’nin bahsettiği diğer yapılardan bir iz kalmamıştır.

6. Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camii – Mısır

Kahire Kalesinin de üzerinde kurulmuş olduğu tepede tüm Kahire’ye hakim konumda inşa edilen cami 1843 yılında tamamlanmıştır. Boşnak Yusuf tarafından tasarlanan yapı, barok ve rokoko üslubundadır. Kubbeli bir harim ve şadırvanlı bir avludan oluşan cami merkezi plan şeması ile Osmanlı mimarisinin Mısır’daki önemli örneklerinden biridir. Beyaz renkli albaster mermeriyle kaplanan yerel taşlar ve yaldızlı süslemeler dikkat çekicidir. Rokoko üslubunda asma yaprakları, akant süslemeleri ve çiçek bezemeleriyle birlikte Allah, Muhammed, Halifenin isimlerine yer verilmiştir. Mehmet Ali Paşa Camii Mısır’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

7. Osmanlı Arması – Tayland

Güney Asya’da bulunan Siam ülkesi Tayland’da İslamın 700 yıllık bir geçmişi var. Sultan Abdülhamit döneminde Hilafete biat eden Tayland’da büyük bir Müslüman nüfus mevcut. Tayland’ın başkenti Bangkok’ta 55 tane cami bulunuyor ve bunlardan birinde Osmanlı izi var. Caran Kurun bölgesinde bir sokakta yer alan cami 1916 yılında inşa edilmiş. Tarihi kayıtlara göre doğrudan Osmanlı etkisi bulunmasa da Bang Uthit Camisinin girişinde Sultan II. Abdülhamit’in arması yer alıyor. Bu arma ile hilafete bağlılıklarını ifade eden Bangkoklular, hilafet algısının sonlanmasından dolayı bu uygulamaya son verdiler.

8. Hacı Ahmed Bey Sarayı – Cezayir

Cezayir’in Konstantin kentinden bulunan saray 1825-1835 yılları arasında yapılmıştır. Cezayir’deki son Osmanlı beylerinden olan Ahmed Bin Muhammed eş-Şerif bin Ahmed el-Kuli döneminde Avrupa saraylarından ilham alınarak inşa edilmiştir. Sarayda yer alan çok sayıda fıskiye, ağaç ve koridorla birlikte 121 oda, 60 pencere ve 2.300 m²’lik ahşap tavanı oldukça ince işçilikli. Bey Meclisi denilen idari bölüm,mahkeme salonları, hamam odalarıyla kompleks bir yapı olan sarayın yelkenli gemi, fırkateyn, ağaçlar, evler, kuşlar ve geometrik bezemelerle süslendiği görülüyor. Bu süslemelerin büyük bölümü 1837 yılında Konstantin’i işgal eden Fransızlar tarafından tahrip edilmesiyle restorasyon çalışmaları yapılmış. Kentteki bir çok kültürel hizmete ev sahipliği yapan saray Konstantin kentinin sembollerinden biri olarak görülüyor.

9. Blagay Tekkesi – Bosna Hersek

Bosna-Hersek’te Buna Nehri kaynağının olduğu yerde bulunan tekke, 16. yüzyıl sonlarında yapılmıştır. Dergahı yaptıran kişinin ismi bilinmese de Kadiri Şeyhi’nin Blagay’a gelmesiyle yapıldığı biliniyor. Halk arasında Kadiri Tekkesi ya da Alperenler Tekkesi olarak anılan yapıda dervişler bir teşkilat olarak faaliyet gösterdiler. 7 erenlerin mekanı olarak bilinen mekan, 7 büyük alperenin ziyaretine uğrar, Fatih Sultan Mehmet Bosna’yı fetheden Osmanlı’nın 7. padişahıdır, 7 sayısının tevafukuna inanılan yapının en önemli isimlerinden biri de Sarı Saltuk’tur. Bektaşi babası olan Saltuk, Balkanların Türkleşmesini sağlayan önemli bir isimdi.

10. Drama Köprüsü – Yunanistan

Dünyanın Dört Bir Yanına Yayılmış Osmanlı Eserleri

Birbirinden farklı pek çok hikayesi olan Drama Köprüsü’nün günümüze kadar ulaşamadığı ve yıkıldığı anlatılıyordu. 2010 yılının başlarında yapılan açıklamalarda Drama İskeçe yolu üzerinde Nikiforos köyünde bir su bendi bulunur ve bu bendin Drama Köprüsü olduğu anlaşılır. Osmanlı döneminde bu bölgede Türk köylerinin olması gerçeği de durumu destekler. Köprünün uzunluğu 45 metre, genişliği 60 cm civarındadır. Köprünün yapım tarihi tamamen rivayetler üzerine dayanıyor. Halk arasındaki sözlü kültürel iletişim sayesinde ismi bilinen köprünün çevresi, Türkiye-Yunanistan mübadelesi öncesinde Türklerin yoğun olarak yaşadığı bir yer olduğu biliniyor.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
1
Beğen
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
1
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç