Doğudan batıya, kuzeyden güneye her ülke kendine ait bir yemek kültürüne ve damak tadına sahip. İnsan yaşamının değişmez bir parçası olan yemek yemek, artık kulağa o kadar da basit gelmiyor. Gastronomi dünyasının birbirinden farklı teknikleri, kuralları ve yenilikleri artık o kadar seçici hale geldi ki, aşçı olmak sanatçı olmaya neredeyse eşdeğer. Dünyanın farklı yerlerinden onlarca farklı teknik ve disipline sahip şefler, sanatlarını gerek televizyon gerek yemek kitapları gerekse bizzat kendi restoranlarında icra ediyor. Kazandıkları ödüller ile dünyaya adlarını duyuran şefler farklı kültürlerden harmanladıkları, geliştirdikleri veya yoktan var ettikleri lezzetleriyle, göz dolduruyorlar. Bu içeriğimizde sizlere, özel yemekleriyle gönüllere taht kurmuş dünyaca ünlü şefler listesini hazırladık. Keyifli okumalar dileriz!
1. Gordon James Ramsay
Defalarca Michelin ödülü kazanmış İskoç şef Ramsay, kariyerine Raxburg Hause Otel’inde komilik yaparak başladı. Yardımcı şef olarak çalıştığı Wickham Oteli’nden karıştığı skandalın ardından atılması üzerine hayatı tamamen değişen Ramsay, şu anda Birleşik Krallık, Fransa ve Çin başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde ünlü restoranlara sahip. Sert mizaçlı kişiliği ve yemeklerinde kullandığı kendine has yöntemleriyle dikkat çeken ünlü şef, çoğu kişi tarafından yemek kitapları ve televizyon programlarıyla tanınıyor. Hell’s Kitchen, Kitchen Nightmares, Masterchef ve daha birçok televizyon programında izleyicilerin görmeye alıştığı Ramsay, imzasını “Wellington Steak” tarifine atabileceğini söylüyor.
2. Jamie Oliver
Kitapları bir milyonun üzerinde satmış olan İngiliz şef, kariyerine küçük yaşlarda ailesinin restorantında başladı. Antonio Carluccio gibi ünlü şeflerin yanında yetişen Oliver, ilk restorantını 2002’de Londra’da açtı. Şef bir dönem yaşadığı ekonomik kriz üzerine İstanbul’daki de dahil olmak üzere birçok restorantını kapatmak zorunda kaldı. Adını “The Naked Chef” ve “Jamie’s Kitchen” adlı televizyon programları ile duyuran İngiliz şef, daha sonraları kariyerini yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleri ile garantiye aldı. 2013 senesinde ise bizzat İngiltere kraliçesi tarafından, yapmış olduğu hizmetler sebebiyle “Kraliyet Şeref Nişanı” ile ödüllendirildi. Farklı ve marjinal yemek tarzı ile bilinen Oliver, imzasını “Muz Yaprağında Balık Buğulama” tarifine atacağını söylüyor.
3. Thomas Keller
7 Michelin yıldızı bulunan Kalifornialı Keller, Fransız pişirme sanatında devrim yaratan şef olarak anılıyor. Amerika’nın en iyi, dünyanın ise en iyi 5 şefinden biri olarak gösterilen Keller, sadece başarılı bir şef olmakla kalmıyor aynı zamanda restorant sahipliği, yazarlık, “Ratatouille” ve “Spanglish” gibi filmlere yaptığı danışmanlık ile de biliniyor. Kariyerine Palm Beach restaurantında bulaşıkçı olarak başlayan ünlü şef, bir dönemini Fransa’da geçirdikten sonra 1986’da New York’a dönerek ilk restorantını açtı. Yemek yapmayı daha çok bir deney gibi gören Keller, öğrendiği her tekniği farklı bir yemek üzerinde kombinlemeye çalışmasıyla bilinir. İmza yemeği denilmese bile “Somon Külahları,” Keller için anısı olan bir tariftir.
4. Ferran Adriá
Ünlü İspanyol şef, bulaşıkçılık ve garsonlukla başladığı kariyerini kendisine ait olan ve defalarca dünyanın en iyi restorantın seçilmiş elBulli ile ve en yaratıcı şef unvanı ile süslemiştir. Moleküler Gastronomi’nin öncüsü kabul edilen ünlü şef birçok ünlü dergi tarafından çeşitli unvanlara layık görülmüştür. Ülkesi İspanya’da ise “Mutfağın Salvador Dali’si” olarak anılıyor. Asla bir araya gelebileceği düşülmeyen tatları bir araya getiren Adriá, gastronomiyi bir bilim olarak görmüş ve onu kökünden değiştirmiştir. Tam 1846 farklı çeşit lezzet icat etmiş olan Adriá’nın asıl sırrı, insanları garip görünümlü lezzetlerini tatmaya ikna etmiş olmasıdır. Tek bir restorantı yılda 100 bin rezervasyon alan ünlü şef, New York Times’a göre dünyanın en iyi şefi. İspanyalı dünyaca ünlü şef imzasını “Fıstık Parçalı Kuzu Kaburgası” tarifine atıyor.
5. Julia Child
1912 doğumlu Amerikalı kadın şef Julia Child yemekleriyle gönüllere taht dünyaca ünlü şefler listesinde en göze çarpan isimlerden biri. Erkeklerin domine ettiği 20. yüzyıl gastronomi sektöründe hem kitaplarıyla hem de yaptığı televizyon programlarıyla yer edinen ünlü şef, Fransız mutfağının da önemli bir temsilcisi. 30’lu yaşlarına kadar yemek yapmayı bilmeyen Child, kocasının da teşvikleriyle yemek sanatına ilgi duymaya başladı. İlk olarak, Paris’teki yemek okulu olan Le Cordon Bleu’ya yazıldı, daha sonra 9 yıl süren bir çalışmanı ardından “Fransız Yemek Sanatında Uzmanlaşma” adlı kitabını çıkardı. Elde ettiği başarıları onu 1966 yılında Times dergisinin kapağı olmaya kadar götürdü. Hazır yiyeceklere alışkın olan Amerikan mutfağına yepyeni bir bakış getiren Child, imzasını “Coq au Vin” isimli tarifine atıyor.
6. Daniel Humm
Bisiklet sporcusu olma hayali kurarken kendini mutfakta bulan İsviçreli aşçı Daniel Humm, ilk Michelin ödülünü henüz 24 yaşındayken kazanmıştır. İsviçre’de başlayan kariyerini San Francisco ve New York’ta devam ettiren Humm, her yıl Amerika’nın en başarılı ilk 10 şefi arasında gösteriliyor. Mutfakta minimalizmi ve mevsimine uygun lezzetleri kullanmayı ilke edinen ünlü şef, yaptığı yemeklere kişiliğini de yansıttığını söylüyor. Humm, şu anda New York’da bulunan ve 2017 yılında dünyanın en iyi restorantı unvanını kazanmış olan Eleven Madison Park’ın hem sahibi hem de baş aşçısı. Onlarca ödüle sahip ünlü İsviçreli şef imzasını kendi tarifi olan “Lavanta ve Ballı Kavurma Ördek” isimli lezzetine atıyor.
7. Mehmet Gürs
İstanbul’un en ünlü şefi olarak bilinen Finlandiya doğumlu Türk şef Gürs, kariyerine Amerika’da başladı. Gürs, çağdaş lokantacılık anlayışı ile Anadolu mutfağını bir araya getiren isimdir. Samimiyetini profesyonellikle birleştiren şefin ünü kısa süre içinde dünyaya yayılmakta gecikmedi. Wall Street Journal, New York Times ve daha nicesi köşe yazılarında Gürs’e yer verdi. Kariyerine birçok televizyon programı ve ödül sığdıran ünlü şef, mutfağına yenilikleri getirmekten çekinmiyor. Kendisi şu anda 2015 yılında “Dünyanın En İyi 50 Restuarantı” arasında gösterilen Mikla’nın hem ortaklığını hem de baş şefliğini yapıyor. Gastronomideki uzmanlığı ve yeniliğe olan düşkünlüğüyle tanınan Gürs, belli bir lezzetle sınırlanmak yerine, müşterilerini şaşırtmayı tercih ediyor.
8. Anthony Bourdain
Alışılmışın dışında kişiliği ile herkesi kendine hayran bırakan ve yemekleriyle gönüllere taht kurmuş dünyaca ünlü şefler listesinin bir diğer Amerikalı şefi Bourdain, sadece mutfaktaki hünerleri ile tanınmıyor, gezdiği gördüğü yerlerden tutun, yazdığı suç romanlarına kadar bambaşka bir kişiliğe sahip ünlü şef. Daha iyi tatlar bulmak için dünyayı dolaşan Bourdain, daha sonra bu tutkusunu yemek programlarına dönüştürmüştür. Amerikalıların yeme alışkanlıkları ve tariflerde verdiği püf noktalarıyla kameralar tarafından oldukça sevilen şef, defalarca kez Türkiye’ye de gelmiştir. 61 yaşında hayatını kaybeden ünlü şef kariyeri boyunca kazandığı 13 ödülle kendini ispatlamıştır. Ne kadar farklı tatların peşinde koşmayı sevse de ünlü şefin imza yemeği bir klasik olan “Etli Fasulyeli Türlü” tarifidir.
9. Musa Dağdeviren
Kariyerine çıraklıkla başlayan, şu anda ünü yurt dışına kadar taşmış olan Gaziantepli Türk şef Dağdeviren, Anadolu mutfağını ilk İstanbul’a sonra da tüm dünyaya taşımıştır. Sadece şef kimliğiyle değil aynı zamanda tutkulu koleksiyoncu kimliği ile de tanınan ünlü şef, tarihten ve edebiyattan kopamıyor. İstanbul, Kadıköy’deki restorantını Çiya, 2018 yılında Amerika’daki ünlü yemek programı “Chef’s Table’a” konu oldu. Daha sonra ise Vogue dergisi, Dağdeviren’den övgüyle bahsetti. Samimiyeti ve coğrafyaya olan hassasiyetiyle ünlü şef, Türk gastronomisini daha ileri noktalara taşımayı hedefliyor. Türkiye’nin birbirinden farklı bölgelerindeki unutulmaya yüz tutmuş tariflerine Çiya’da yer veren Dağdeviren, hiçbir Anadolu lezzetini birbirinden ayırmıyor.
10. Josѐ Andres
Gastronomi alanındaki başarıları kadar sosyal sorumluluk alanındaki üstün başarılarıyla da tanınan İspanyol-Amerikalı şef Andres, kariyerine Ferran Adriá’nın ünlü restorantında elBulli’de başlamıştır. Üç yıl Adriá ile çalıştıktan sonra kovulan Andres, Amerika’ya gelerek Amerikan rüyasına adımını atmıştır. Daha ilk restorantını açmadan Harvard ve George Washinton Üniversitesi’nde ders vermeye başlayan ünlü şef, bulunduğu sektörü ve adını daha çok yardıma ihtiyaç duyan insanlar adına kullanmayı tercih etti. 2010 yılında “World Central Kitchen” adlı yardım kuruluşunu kurdu ve şu anda hala yardıma ihtiyaç duyan insanlara her gün yemek dağıtıyor. Amerika’yı küçük porsiyon yemek konsepti ve avangard ile tanıştıran ödüllü şef, “Piquillo Biberli ve Ton Balıklı Katalan Tostu’nu” imza yemeği olarak seçmiştir.