Uzun Yıllar Sağlıklı Yaşamayı Başaran Japonların Önemli Sırları

5 dk okuma süresi


14
14 Paylaşım, 14 puan

İkigai, Japonların uzun ve mutlu yaşama sanatına verdiği bir isimdir. Dünyada bugün 110 yaşının üzerinde toplam 33 kişi bulunmaktadır. Bu insanların yarısından fazlasının Japon olması elbette tesadüf değildir. Özellikle Japonya’nın Okinawa Adası’nda yaşayan insanların ortalama yaşama süresi tam 89 yaşıdır. Everest Dağı’na tırmanan en yaşlı insan da yine bir Japon, Yuichiro Miura’dır. 86 yaşındaki dağcı, 8.848 metre uzunluğundaki Everest’e iki defa tırmanmayı başarmıştır. Uzun yıllar sağlıklı yaşamayı başaran Japonların, bu kadar uzun süre yaşamasının arkasında yatan en önemli sırları sizler için derledik. Keyifli okumalar!

1. Bronz Çağı’nda Yaşam

Uzun Yıllar Sağlıklı Yaşamayı Başaran Japonların Önemli Sırları

Okinawa Adası, Blue Zone (Mavi Bölge) olarak adlandırılan, Japonya’da bulunan ve en uzun süre yaşayan insanların bulunduğu adadır. Japonya dışında Dünya üzerinde üç Mavi Bölge daha bulunur. Bu bölgeler, Kosta Rika, İtalya ve Yunanistan’da bulunur. Coğrafi açıdan çok farklı olmalarına rağmen, birçok ortak özellikleri vardır. Okinawa Adası’nda yaşayan Japonların uzun yaşama sırları ise hala Bronz Çağı’nda gibi yaşamalarıdır. Bu insanlar elle tarım yapmakta, toplumdan tamamen izole yaşamakta ve doğal ürünlerle beslenmektedirler. Bu bölgede yaşayan insanlar yaşlarından asla utanmıyorlar, hatta büyük bir saygı görüyorlar. Dünya üzerinde en uzun yaşayan insanların neredeyse yarısı bu adada yaşamaktadır.

2. Japon Diyeti

Yapılan araştırmalara göre Japonlar, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında dünyanın en sağlıklı bireyleridir. Bir Japon’un ortalama yaşam süresinin 83,7 yıl, kadınlarda bu ortalamanın 86,8 yıl, erkeklerde ise 80,5 yıl olduğu belirtiliyor. Japonlar, Dünya üzerinde en düşük obezite oranına sahiptir. Japon nüfusunun yalnızca %3’ü obezite sorunu yaşamaktadır. Japon diyetinde mevsim yiyecekleri, küçük porsiyonlarla tüketilmektedir. Yemekler, sos ve baharat yerine doğal çeşniler ile tatlandırılır. Okinawan diyeti olarak da adlandırılan diyet, pirinç ile balığın birleşimi olarak özetlenebilir. Bu diyette, doymuş yağ, şeker ve işlenmiş gıdalar yasaklanmıştır. Yoğun, yüksek lifli sebzeler ve yağsız protein kaynakları tüketilmektedir.

3. Morita Terapisi

Uzun Yıllar Sağlıklı Yaşamayı Başaran Japonların Önemli Sırları

Morita, Japonların stresi yenme yöntemi, aynı zamanda da uzun yaşama sırrı olarak adlandırılan terapiye verilen isimdir. Ünlü Japon psikiyatr, Shoma Morita tarafından kronik anksiyete ve obsesyon ile mücadele etmek adına geliştirilen bir yöntemdir. Bu terapide hastalardan duygularını değiştirmeye çalışmadan kabul etmeleri istenmektedir. Kabullenmenin ardından yeni duygu yaratma ve bu yöntemle eski duyguların yerine yenilerini koyma yöntemi uygulanmaktadır. Stresi yenme yöntemi olarak tüm dünyada kabul görmüş olan bu terapi, gerçek anlamda insanlara fayda sağlamaktadır. Bu terapi sayesinde Japonlar uzun ve stresten uzak yaşama imkanına sahip olmaktadırlar. Morita terapi dünya genelinde birçok psikiyatr tarafından kullanılmaktadır.

4. Shigeaki Hinohara’dan Uzun Yaşama Sırları

Tam 105 yaşında hayatını kaybeden, ünlü Japon bilim adamı Shigeaki Hinohara, hayatını kaybetmeden önce uzun yaşama sırları ile alakalı çok önemli bilgiler vermiştir. İlk olarak, günlük yaptığımız rutinlerde kendimizi tam saate odaklanmadan rahat bırakmamız gerektiğini belirtmiştir. Yemek zamanı, uyku zamanı vs. diyerek bedenimizi zihnimizi yormamamız gerektiğini söylemiştir. Kahvaltısında kahve, bir bardak süt ve bir kaşık zeytinyağı ile portakal suyu tükettiğini belirten Hinohara, aşırı kilo almanın insan yaşamını kısalttığını belirtmiştir. Bunların dışında söylediği en önemli şey ise, ağrının gizemli bir şey olduğu ve ağrıyı unutmanın en önemli yolunun da neşeli olmak olduğudur.

5. Her Sabah Spor ve Araç Kullanmama

Uzun Yıllar Sağlıklı Yaşamayı Başaran Japonların Önemli Sırları

Evet, uzun yıllar sağlıklı yaşamayı başaran Japonların önemli sırları arasında en büyük pay, spor ve düzenli yürüyüştür. Japonlar her sabah kalabalık topluluklar halinde radyodaki bir eğitmen eşliğinde spor yapmayı alışkanlık haline getirmişlerdir. Halkın büyük bir kısmı bu rutinlere dâhil olmaktadır. Bu sporun her kesim için farklı zorluk dereceleri bulunuyor fakat faydaları tartışılmaz. Bunun yanında, Japonlar için araba bir lüks olarak görülür. Japonlar için toplu taşıma büyük bir norm haline gelmiştir. En yaygın toplu taşıma aracı ise trendir. Japonlar işe giderken, işten dönerken her zaman tren kullanırlar. Çoğunlukla tren beklerken de trene bindiklerinde de oturmazlar ve ayakta yolculuk etmeyi tercih ederler.

6. Sağlıklı Çaylar ve Yemek Pişirme Yöntemleri

Japonların yemek pişirme yöntemlerinin ve tercihlerinin bizden çok farklı olduğu aşikârdır. Dünya’nın birçok yerinde yaygın olarak kullanılan yağlı kızartmalar gibi sağlıksız yöntemler Japonların hiç tarzı değildir. Japonlar, çoğunlukla fırınlama ve haşlama yöntemlerini kullanırlar. Fiberi bol olan bakliyatları haşlayıp balık ve sebzelerin yanına ekleyerek kaliteli öğünler hazırlarlar. Yemek pişirme yöntemlerinin yanı sıra Japonların içtiği sağlıklı çaylar da uzun yaşama sırlarından birisidir. Kahveyi tamamen reddetmeseler bile, Japonlar antioksidan deposu olan sağlıklı çayları çok sık tüketirler. Bu çayların en önemlisi ve en ünlüsü “Matcha” olarak adlandırılan baharatlı çaydır. Bu çay için özel yapraklar özenle yetiştirilir ve tüketime hazır hale getirilir.

7. Sebze ve Taze Besinler Tüketilmesi

Uzun Yıllar Sağlıklı Yaşamayı Başaran Japonların Önemli Sırları

Japonların geleneksel yemekleri, bizim yemeklerimizden çok farklıdır. Bizim yemeklerimiz bol şekerli, doymuş yağı yüksek, sağlıksızdır. Aksine, Japonların yemekleri bolca pirinç, sebze ve balık içeriyor. Bu yiyecekler sayesinde, haliyle pek vitamin ve mineral eksikliği de çekmiyorlar. Yiyeceklerinin taze olmasına en çok dikkat eden insanlar Japonlardır. Çok taze ve mevsimine uygun yiyecekleri bolca tüketirler. Tarıma elverişli, küçük bir ada olmalarının da bu konuda avantajını görmektedirler. Çünkü taze sebze ve taze balığa çok kolay ulaşabilmektedirler. Taze besinler ve sebze tüketmenin, insan sağlığına büyük katkı sağladığı, tüm bilim insanları tarafından kabul edilen bir gerçektir. Bu da Japonların ön plana çıkan, uzun yaşama sırlarından birisidir.

8. Sağlık Hizmetlerinin Ucuzluğu

Uzun yıllar sağlıklı yaşamayı başaran Japonların önemli sırları arasında elbette sağlık hizmetlerinin ucuz olmasının da büyük etkisi vardır. Japonlar diğer ülkelere kıyasla sağlık hizmetlerini kat kat daha ucuza almaktadırlar. Sağlık hizmetleri ucuz olduğundan dolayı çok sık check-up yaptırabilmektedirler. Sağlık için çok önemli olan check-up’ı yaptırmayı bir rutin haline getirmişlerdir. Check-up, vücutta bulunabilecek sinsi hastalıklara karşı erken teşhis ve tedavi imkânı sunmaktadır. Bu imkâna sahip olmak da uzun yaşamın bir başka sırrıdır. Aynı zamanda sağlık sisteminin hem ucuzluğu hem de düzenli olması sayesinde hastanelerde tedaviler kolayca yapılabilmektedir. Sağlık açısından Japonların bilinçli olması da bu noktada büyük önem taşımaktadır.

9. Temizliğe Büyük Önem Verilmesi

Japonlar temizlik anlamında çok takıntılı insanlar desek yanlış olmaz. Özellikle yaz günlerinde en az iki kere duş almayı günlük rutin haline getirmişlerdir. Japonların çok önceki zamanlardan süregelen gelenekleri Şintoizm de saflık ve temizlik gibi hassasiyetleri vurgulamaktadır. Gelenekleri dolayısıyla temizliğe büyük önem veren Japonlar, uzun yaşamalarını bu konuya da borçludurlar. Japonların tuvalet alışkanlıklarını da çoğu ülkeden farklıdır. Klozet yerine alaturka tuvalete benzeyen tuvalet kullanmayı tercih ederler. Bu alaturka tuvalete benzeyen tuvaletlerin bağırsaklar için çok daha sağlıklı olduğu kabul gören bir durumdur. Sağlıklı olan her şeyi büyük özenle kullanmaya ve yapmaya çalışan Japonların bu kadar uzun yaşadığına şaşırmamak lazım.

10. Porsiyonların Küçük Olması

Uzun Yıllar Sağlıklı Yaşamayı Başaran Japonların Önemli Sırları

Yeteri kadar yemek ve asla tam anlamıyla doymamak, Japonların uzun yaşamlarına katkı sağlayan bir başka sırdır. Porsiyon kontrolü, Japon mutfağının geleneksel bir parçası olarak görülür. Görgü kuralları ise Japon yaşamının büyük bir parçası durumundadır. Bu görgü kurallarının bazıları, yemek çubuklarının dikkatli kullanımı, küçük bir tabaktan veya pirinç kâsesinden yemek yeme pratiğidir. Sadece yiyecekleri hafifçe süslemek, her bir parçayı kendi küçük tabağında servis etmek, asla tam olarak doldurmamaktır. Yemekleri asla büyük porsiyonlar ile servis etmeyen Japonlar, aşırı doymanın zararlı olduğuna inanırlar. Okinawa’da yerel halk, uzun ömürlülüğünün büyük kısmını, “%80 tok olana kadar ye” anlamına gelen “hara hachi bu” deyimine bağlar.


Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
1
Beğen
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç
Lütfen üye girişi yapın!