Unutulmaya Yüz Tutmuş Dünyanın En Eski Kabileleri

6 dk okuma süresi


6
12 Paylaşım, 6 puan

Dünya üzerinde nesilleri tükenmek üzere olan, modern yaşamın ilerleyişinden çok daha farklı hayat tarzlarına sahip kabileler mevcut. Bu kabileler, gruplar halinde yaşayarak, genelde avcılık ya da toplayıcılıkla geçinerek ilkel yaşam tarzını benimsemişlerdir. Kendi kültürleri ve inanışlarına bağlı kalarak dış dünyadan izole şekilde varlıklarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Dünyayla olan çemberlerinin daralması sayılarını azaltarak unutulmalarına sebep olmuştur. Dış dünyadan izole yaşayarak, unutulmaya yüz tutmuş dünyanın en eski kabileleri listemizi sizler için hazırladık. Keyifli okumalar dileriz!

1. Kamayura Kabilesi

Unutulmaya Yüz Tutmuş Dünyanın En Eski Kabileleri

Brezilya’da yaşayan Kamayura Kabilesi, 500 kişilik nüfustan oluşmaktadır. Günlerini suyun kenarlarında geçirerek ağaç kovuklarında uyumayı seviyorlar. Toplum tarafından fark edilişleri 1800’lü yıllara dayanıyor. Flüt çalmak kültürleri için önemli bir parça olarak sayılıyor. Fakat flüt, sadece kabilenin erkekleri tarafından çalınmaktadır. Çimenlerle bezeli yuvarlak çatılı evleri mevcuttur. Balık tutmak ve kendi ritüelleri adına festivaller düzenlemek, yapılan bir inşaatı tamamlamak gibi etkinlikleri vardır. Kabiledekilere yiyecekleri, verdiği hizmetler karşılığında yiyecek dağıtımı yapmaktadırlar. Kararlar verilirken sadece erkeklerin fikirlerinden faydalanılıyor. Kabilenin erkekleri evlendikten sonra eşinin ailesinin yanında birkaç yıl kalmak zorundadır. Sağlıkları için dua etmeyi ve bitkileri kullanmayı tercih ediyorlar. Aile grupları içerisinde kişinin prestiji ne kadar büyükse o kadar cömert olmalıdır.

2. Bo Kabilesi

Unutulmaya yüz tutmuş dünyanın en eski kabileleri içerisinde yer alan Bo Kabilesi, 65 bin yıl Andaman Adaları’nda yaşamış olan bir kabileydi. Kendine özgü Bo dili konuşulmuşlardır. 1858 yılında 200 civarı insan sayısına sahip olan kabile, sömürge sonrası azalma yaşamıştır. Dış dünyanın kendilerine uyguladığı sömürgecilik anlayışından dolayı sömürge savaşlarına girmişlerdir. Toprak kaybı, hastalık gibi sebeplerle sayıları gittikçe azalmaya başlamıştır. 1901’de sayıları 48 kişiye düşmüştür. 1931 yılında ise kabilenin hayatta kalan üyesi sadece 6 kişi olmuştur. Hindistan Hükumeti tarafından 1949’da Bluff Adası’nda bir bölgeye taşınmışlardır. Bölge değişikliği ve hayat şartları, kültürlerini bağlılıklarını azaltmış ve sembolik hale getirmiştir. Kabilenin kralı 2005 yılında ölmüştür. Kabilenin dilini bilen tek insan kalan Bo Senior adlı bir kadın da 2010 yılında ölmüştür. Ölümüyle Bo dili de tarihe karışmıştır.

3. Hadza Kabilesi

Unutulmaya Yüz Tutmuş Dünyanın En Eski Kabileleri

Hadza kabilesinin yaşam bölgesi Tanzanya’dır. Kendi yiyeceklerini depolamazlar ve yetiştirmezler. Ok ve yay kullanarak avcılık yaparlar. Hadzane isimli kendilerine özgü bir dil konuşurlar. 1,9 milyon yıl önce yaşayan Homo habilis geninden geldiklerine inanılır. 10 bin yıldır Hadza kabilesi olarak yaşadıkları tahmin edilmektedir. Değişen dünyanın yaşam koşullarına göre son elli yılda %90’a varan toprak kaybı yaşamışlardır. Toplamda 1000’e yakın Hadzalı olduğu bilinmektedir. Bir kısmı göçebe olarak yaşamaktadır. Güneş, ay ve yıldızlar ekseninde kozmolojiye dayalı inançları vardır. Gözlemlenen dini ritüelleri ve dini liderleri yoktur. Kabilede kadınlar ve erkekler eşit söz hakkına sahiptir. Sömürge ve hükumet baskılarına karşı savaş vermiş kabilelerdendir. Tüm girişimlere rağmen kabile hayatlarından vazgeçmemişlerdir. Dış etkenlerce yapılan bu girişimler sayılarının azalmasına neden olmuştur. 1200-1300 civarında Hadza kabilesi üyesi vardır.

4. Pigmeler Kabilesi

Eski medeniyetler arasında yer alan Pigmeler, Andamanese adıyla da bilinmektedir. Orta Afrika bölgesinde yaşamaktadırlar. Afrika’nın en eski yerlileri arasında gösterilmektedirler. İsimleri, kısa boylu olmalarından gelmektedir. Kabilede en yüksek boy oranı 1.50 metredir. Büyüme hormonları yeterince salgılanmadığı için kısa boyludurlar. Geniş çeneli, kıvırcık saçlı, iri gözlü görünüşleri vardır. İlk çağ dönemi yaşam tarzına sahiptirler. 19. yüzyıla kadar ateş yakmasını dahi bilmedikleri kaydedilmiştir. Kendi dilleri olan Mabea dilini konuşmaktadırlar. Bambu ağacı kulübelerinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Göçebe yaşam tarzından dolayı sürekli yer değiştirmektedirler. Avcılık ve toplayıcılık hayatta kalmalarına sebep olan nedenlerdir. Tüm Afrika’da nüfusları 120 bin civarındadır. Yaşam alanlarında kereste üretimi, madencilik arttığı için yaşam alanları hızla daralmaktadır.

5. Piraha Kabilesi

Unutulmaya Yüz Tutmuş Dünyanın En Eski Kabileleri

Pirahalar, Amazonların eski kabileleri arasında yer alıyor. Toplam nüfusları 800 kişi kadardır. İsimlerini daha doğmadan anne karnında alırlar. Şamanizme dayalı ritüelleri vardır. Dilbilimci Daniel Everett tarafından uzun süre Pirahalar’ın dili incelenmiştir. Bunun için de Pirahalarla dostluk kurabilmiştir. Özellikle bu kabilede yoğunlaşma nedeni ise, dünyadaki en küçük ses envanterine sahip bir dili konuşmalarıdır. Sadece yedi ünsüz ve üç ünlü ile anlaşmayı başarıyorlar. Dünyanın en zor dili olarak kayıtlara geçmiştir. Dini inanç olarak da göremedikleri ve hissedemedikleri hiçbir şeye inanmıyorlar. Daniel Everett, dostluğu süresince kabileyi Hristiyanlaştırmaya çalıştırmıştır. Hz. İsa’yı hiç görmediklerini fark eden Pirahalar, Hristiyan olmaktan vazgeçmişlerdir. Hristiyanlaştırılmaya çalışılan Pirahalar’ın aksine Daniel Everett ateist olmuştur. Nüfuslarının azlığı sebebiyle unutulmaya yüz tutmuş dünyanın en eski kabileleri arasındadır.

6. Asaro Kabilesi

Asaro Kabilesi, unutulmaya yüz tutmuş kabilelerdendir. O kadar ki 20.yüzyıla kadar dünyanın kendilerinden haberi olmayan bir kabileydi. Bunun sebebi de sayıca az olmaları ve gizemli bir yaşam tarzına sahip olmalarıdır. Kendilerini gizemli yapan şey ise yaşam tarzlarıdır. Çamur ve bataklıklarda yaşamayı tercih etmektedirler. Yaşadıkları alan ise Papua Yeni Gine’dir. Geçmişleriyle ilgili ayrıntılı bilgi bulunmasa da hayat tarzları nedeniyle eski kabilelerden sayılmaktadırlar. Yaptıkları yüz maskeleri ayrılmaz bütünleridir. Efsanelerine göre, düşman kabileler erkeklerin olmadığı bir zaman diliminde köylerine saldırmıştır. Kabilenin erkekleri geri döndüğünde savaşmak için yola çıkmıştır. İlerleyişleri sırasında bir bataklığa saplanmış ve çamurla kaplanmışlardır. Düşman kabileler gece karanlığında bu hallerini gördüklerinde onlardan korkarak kaçmıştır. Kendilerinden korkarak kaçılmasından etkilenen Asora Kabilesi çamur ve bataklıklarda yaşamaya başlamıştır…

7. San Kabilesi

Unutulmaya Yüz Tutmuş Dünyanın En Eski Kabileleri

Buşmanlar ismiyle de bilinen kabile, Afrika bölgesinde yaşamaktadır. En yüksek genetik çeşitliliğe sahip topluluk olarak adlandırılmıştır. Güney Afrika’da 30 bin yıldır yaşayan bir kabiledir. Binlerce yıllık geçmişlerine dair Afrika genelinde birçok kanıt bulunmaktadır. Lider yönetiminde olmamaları bilinen özellikleri arasındadır. Grupça karar vermeyi tercih ederler. Göçebe yaşam tarzına sahiptirler. Avlanma ve yenilebilir bitkilerle yaşamlarını devam ettirirler. Hollanda asıllı sömürgeciler olan Boer’ler tarafından insan olarak görülmeyen San Kabilesi, bu bakış açısından dolayı çok can vermiştir. 200 yıllık süreçte 200 bin kadar San üyesi öldürülmüştür. Sayıları hızlıca düştüğü için unutulmaya yüz tutmuş 27.000 kadar kabile üyesi kalmıştır. Yaşam alanları tarım ve madencilikten dolayı daraldığı için sayıları azalmaktadır ve kültürleri yok olma tehdidi altındadır. Hollandalı sömürgeciler tarafından kendilerine yaşatılan acı süreç içerisinde N|uu dillerinin temel özelliklerini kaybetmişlerdir. M.Ö. 44 yılına ait bazı aletlerin San halkıyla bağlantısı olduğu düşünülmektedir.

8. Sentinelese Kabilesi

Dünyanın bilinen en vahşi kabilelerindendir. Hindistan’da yer alan Kuzey Sentinel Adası’nda yaşamlarını sürdürürler. Avcı-toplayıcı kabile oldukları için yay ve ok gibi ilkel yöntemlerle avlanıp savaşırlar. Tam izole yaşadıkları için Sentinelese dili hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. 60 bin yıllık bir kabile oldukları düşünülmektedir. 1880 yılında İngiliz sömürgeci Maurice Vidal Portman, altı yerliyi adadan zorla kaçırmıştır. Yerlilerin bir kısmı hastalıktan ölünce, adaya geri bırakılmışlardır. Dönem dönem himaye altına alınmaya çalışılsalar da vahşi bir yaşam şekilleri olduğu için, modern hal üzerlerinde etki kuramamıştır. Adada bulunan yabancılara saldırdıkları ve öldürdükleri kaydedilmiştir. “Her yabancıyı öldüren bir kabile” olarak tanımlanmıştır. 1956’da Hindistan Hükumeti tarafından Kuzey Sentinal Adaları’na seyahat yasaklanmıştır. Ada, kabile rezervi ilan edilmiştir ve fotoğraf çekimi de yasaktır.

9. Spinifex Kabilesi

Spinifex Kabilesi, Pile Nguru Kabilesi olarak da adlandırılmaktadır. Sadece Büyük Victoria Çölü’nde minimum 25 bin yıl 600 nesil yaşadığı bilinen eski kabilelerdendir. Avrupalıların Avusturya’ya yerleşmesinden sonra yaşamlarında önemli değişiklikler olmuştur. Asimile edilmeye çalışılarak kadınlara ve erkeklere ev işçiliği gibi işler verilmiştir. Bulundukları bölge nükleer denemeler için bile kullanılmıştır. 1953’de İngiltere ve Avusturya tarafından yaşatılan bu travmayla farklı bölgelere taşınmışlardır. 1980’lerde ana topraklarına geri dönerek toprak mücadelesine girmişlerdir. Topraklarını terk ederken bıraktıkları sanat eserleri takdir görmüş ve çok beğenilmiştir. Topraklarına geri dönmek istemeleri neticesinde hükumet tarafından 16 bin hektarlık arazi kiraya kiraya verilmiştir. Kabile, 5.5 milyon hektarlık arazide yerli tapu talebinde bulunmuştur. Yaşadıkları bu süreçler sonucunda en büyük toplulukları bile 180-220 kişi civarına inmiştir.

10. Aryanlar Kabilesi

Unutulmaya Yüz Tutmuş Dünyanın En Eski Kabileleri

Dünya üzerinde gen havuzu karışmamış son kabile olarak bilinmektedir. “Brogpa İnsanı” olarak da adlandırılmaktadırlar. Hindistan’ın Ladakh bölgesi yaşam alanlarıdır. Aynı zamanda Pakistan sınırı olan Aryan Vadisi, Aryan köyü olarak da biliniyor. Özellikle Hindistan-Pakistan arasındaki çekişmelerden dolayı dış dünyaya kapalı bir şekilde yaşıyorlar. Tarihlerinin çok uzun olduğu mutabık olunan konudur. Irklarının geçmişi ise tartışma konusudur. Orta Asyalıların torunları olduklarına inan bir kesim mevcuttur. Bunun dışında diğer teori ise Asya’ya fetih yapan Büyük İskender’in ve askerlerinin torunları olduğuna dairdir. Bir diğer inanış ise bölgeye 7. yüzyılda yerleşen ilk insanlardan olduklarıdır. Aryanlar’ın geleneklerinde kabile dışı evlilik yasaktır. Kullandıkları dil ise Broksat dilidir. Soğuk havaya alışkın yapıları küresel ısınmadan etkilenmelerine sebep olmaktadır. Kabile içinde dışa dönük iş arayışlarının artması ve şehre inmek gibi kültürlerine aykırı davranışlarıyla yok olacakları düşünülüyor. Bölgede 2-4 bin kadar insan yaşamaktadır.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
6
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
3
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
3
İlginç