Türkiye’de Görmeniz Gereken Tarih Kokan Saraylar

6 dk okuma süresi


4
10 Paylaşım, 4 puan

Dünyanın, insanı kendine hayran bırakan ya da bazen şaşkınlık uyandıran akıl almaz olayları kapsayan bir tarihi vardır. Her coğrafya, kendi kültür değerleri ve yaşam tarzı doğrultusunda bir geçmişe sahiptir. Ne kadar insanoğlu sonsuz bir yaşama sahip olmasa ve her olaya tanıklık edemese de şanslıdır ki bu olayların gerçekleştiği mekanlardan iyi korunabilenler bugünlere kadar gelebilir ve bize hikayeler anlatır. Tarih kokan yapıları gezmek de bizi ufak bir zaman yolculuğuna götürür. Çünkü yaşanmışlık barındıran her alan, aynı zamanda o dönemin ruhunu taşımaya ve hayatta tutmaya devam eder. Biz de bu yazımızda sizleri de alıp, kendi coğrafyamızda hala ayaktayken görmemiz gereken saraylara doğru bir yolculuğa çıkalım istedik. İşte Türkiye’de mutlaka görmeniz gereken, tarih kokan en güzel saraylar… Keyifli yolculuklar!

1. Çırağan Sarayı

Türkiyede Görmeniz Gereken Tarih Kokan Saraylar

Türkiye’de görmeniz gereken tarih kokan saraylar listemizin başında Çırağan Sarayı var. Beşiktaş ve Ortaköy’ün arasında bulunan saray, Sadrazam Damat İbrahim Paşa tarafından eşi Fatıma Sultan için inşa ettirilmiştir. 17. yüzyılda “Kazancıoğlu Bahçeleri” olarak bilinen bu ihtişamlı saray, Lale Devri’nde “Çırağan Sarayı” olarak anılmaya başlanmıştır. Çırağan, Lale Devri’nde kandil ve mum eşliğinde yapılan gece eğlencelerine verilen isimken aynı zamanda Farsçada “ışık” anlamına gelmektedir. 1834 yılında Sultan II. Mahmud, sarayı yeniden yapılandırır ve 40 adet sütun diktirerek klasik bir görünüme kavuşturur. 1857’de ise Abdülmecid sarayın yıkılıp yeniden yapılmasını, batı mimarisinden yararlanılmasını ister fakat maddi sıkıntılardan ve ömrünün yetmemesinden dolayı yalnızca yıktırabilir. Daha sonraki dönemde ise bu yarım kalan iş Abdülaziz’e düşer. Kendisi ise batı mimarisini değil doğu mimarisini tercih eder. Böylece 1871 yılında sarayın yapımı tamamlanır. Bir dönem Meclis-i Mebusan binası olarak kullanılır. Günümüzde ise tüm büyüleyiciliğiyle birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaya devam etmektedir.

2. Dolmabahçe Sarayı

Hem ülkemizin, hem de dünyanın en önemli saraylarından biri olan, buram buram tarih kokan Dolmabahçe Sarayı. Antik çağlardan bu yana gemilere ev sahipliği yapan Beşiktaş’ın sahil bölgesi, Bizans döneminde de yüksek kademeli yöneticilerin ilgisini çekmiş ve bu alanda kraliyet sarayları inşa edilmiştir. Osmanlı Dönemi’nde yalnızca 22 yıl kadarlık bir süre kullanılmış, Cumhuriyet’in ilanından sonraysa Cumhurbaşkanlığı makamına hizmet etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul ziyaretleri esnasında burada ikamet etmiştir. Yine aynı dönemde, birçok farklı ülkeden gelen devlet adamı burada ağırlanmıştır. Herkesin mutlaka en az bir kere ziyaret etmesi gereken bu sarayın tabi ki en büyük önemi ise Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu yer olmasıdır. 1984 yılından beri müze olarak ziyaret edilebilmektedir. Gezerken tüyleri diken diken eden bu saraya umarım yolunuz düşer ve tarihi iliklerinize kadar hissedebilirsiniz.

3. Topkapı Sarayı

Türkiye'de Görmeniz Gereken Tarih Kokan Saraylar

Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan saray, yaklaşık 80 bin metrekarelik bir alan içinde Sarayburnu’nda yer alıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun 600 senesinin 400’ü buradan yönetildiği için çok büyük bir tarihi önem taşımaktadır. Abdülmecid zamanında, dönemin İngiliz elçisine, saray hazinesindeki eşyalar gösterilmiştir. Daha sonra bu durum gelenek haline gelmiş ve hazinedeki eski eserler yabancılara gösterilmeye devam edilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, 3 Nisan 1924 tarihinde, sarayın halkın ziyaretine açılması için talimat vermiş ve saray önce Hazine Kethüdalığı, sonrasında ise Hazine Müdüriyeti olarak hizmet vermiştir. Koleksiyonları, mimarisi ve 300.000 kadar arşiv belgesiyle beraber, dünyanın en büyük saray müzelerinden biri olma unvanına sahiptir. Günümüzde de Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü adı altında hizmet vermeye devam etmektedir.

4. Beylerbeyi Sarayı

Türkiyede Görmeniz Gereken Tarih Kokan Saraylar

Boğaziçi Köprüsü’nün altında yaşamaya devam eden tarihi saraylardan biri olan bu saray, Sultan Abdülaziz’in talebi doğrultusunda, hükümdarların veya yabancı devlet başkanlarını ağırlamak üzere 1861’de yapımına başlanıp 1865’te bitirilmiştir. Sarayın konumu olan bölgenin kullanımı Bizans’a kadar dayanmaktadır. Öyle ki Bizans döneminde, 2. Konstantinos’un diktirdiği haçtan dolayı, bölgenin bir süre “İstavroz Bahçeleri” adıyla anılmasına sebebiyet verdiği söylenmektedir. Osmanlı döneminde; Fransız İmparatoriçesi, İran Şahı, Sırp Prensi, Karadağ Kralı gibi döneminin ünlü devlet büyüklerine ev sahipliği yapmıştır. Eğer tarihe tanıklık etmiş bu yapıyı görmek ve size anlatacaklarını dinlemek isterseniz; Pazartesi ve Perşembe günleri haricinde ziyarete gidebilirsiniz.

5. İshak Paşa Sarayı

Türkiye'de Görmeniz Gereken Tarih Kokan Saraylar

Yapımı 99 sene süren saray Doğubayazıt’ın güneydoğusunda, Ağrı Dağı’na yakın bir konumda bulunmaktadır. Birinci Dünya Savaşı zamanına kadar, Bayezid Sancağı buradan yönetilmiştir. Mimari yapısı oldukça zengindir ve ayrıntılı incelendiğinde eşsiz bir kompozisyona sahiptir. Sarayın karakteri Geleneksel Türk Mimarisi iken, biçimsel olarak ise Selçuklu Mimarisi dokunuşlarına sahiptir. Bunlarla kalmayıp Barok ve İran özellikleri de taşır fakat tüm bu türlerle harmanlanmış olsa da Selçuklu sanatı kokan özellikleri ağır basmaktadır. Osmanlı döneminde Ağrı’da yapılan en önemli ve en büyük mimari eser olma özelliğini taşır. Efsanelere konu olmuş ve adeta sanat tarihi dersi olan bir saray görmek isterseniz, İshak Paşa Sarayı sizi komşusu Ağrı Dağı ile birlikte tüm misafirperverliğiyle bekliyor olacaktır.

6. Yıldız Sarayı

Günümüzün Beşiktaş ilçesinde yer alır. Sultan III. Selim, annesi Mihrişah Sultan için yaptırmıştır ilk başta fakat II. Abdülhamit’in döneminde Osmanlı Devletinin ana sarayı olarak kullanılmıştır. Aynı zamanda Kanuni Döneminden itibaren avlanma yeri olarak bilinir. Tek bir yapı halinde kalmamış, ihtiyaç duyuldukça dönem dönem yeni yapılar eklenmiştir. 1882 yılında Mithat Paşa ve Mahmud Celaleddin Paşa’nın idam kararı veren mahkeme bu sarayda gerçekleşmiş ve bu olaydan sonra “Yıldız Mahkemesi” olarak anılmaya başlanmıştır. Olayın sonucunda Osmanlı basınında “yıldız” kelimesi farklı siyasi çağrışımlar yapabileceği gerekçesiyle, II. Abdülhamit’in sansür kurulu tarafından sansürlenmiştir.

7. Adile Sultan Sarayı

Türkiye'de Görmeniz Gereken Tarih Kokan Saraylar

Yine bir armağan olarak inşa edilen saray, Abdülmecid’in kız kardeşi için günümüzün Üsküdar/Kandilli bölgesine yaptırılmıştır. Dışarıdan bakıldığında sade olarak nitelendirebileceğimiz sarayın iç kısımlarında ise geç Rokoko dönemlerine ait motifler yer alır. Adile Sultan’ın ölümünden bir süre öncesinde saray, kız okulu olarak kullanılması şartı ile devlete bağışlanmıştır. Bunun üzerine 1916 yılında, dönemin ilk yatılı okulu olma niteliğini kazanmıştır. Tarihi boyunca hastane, yetimhane, okul ve prevantoryum olarak kullanılarak işlevini sürdürmüş, bugün ise davet, gala, özel yemekler gibi etkinlikler için kullanılmaktadır.

8. Çifte Saraylar

Türkiyede Görmeniz Gereken Tarih Kokan Saraylar

Beyoğlu’nun Fındıklı semtinde yer alan Cemile Sultan Sarayı ile Münire Sultan Saraylarıdır. Salıpazarı Sarayları olarak da bilinirler. Sultan Abdülmecid’in, kızları için inşa ettirdiği bu iki saray, Osmanlı Devleti’nin yıkılış döneminde son meclis oturumlarına şahit oldu. İstiklal Mahkemesi davalarının görüldüğü yer olan Cemile Sultan Sarayı, öncesinde de Osmanlı Parlamentosu Meclis-i Mebusan Salonu olarak da kullanılmıştır. Münire Sultan Sarayı ise Cumhuriyetin ilanından sonra III. Kolordu Komutanlığı karargah olarak kullanılmaktaydı. Günümüzde ise bu iki saray binası, Mimar Sinan Üniversitesi tarafından kullanılmaktadır.

9. İbrahim Paşa Sarayı

İsmini Kanuni Sultan Süleyman’ın ikinci veziri ve aynı zamanda damadı olan Pargalı Damat İbrahim Paşa’dan alan saray, Sultanahmet’te bulunmaktadır. Ne zaman yapıldığı kesin tarih olarak bilinmese de dönem olarak II. Bayezid dönemine tekabül ettiği söylenmektedir. İbrahim Paşa, Kanuni’nin kız kardeşiyle evlenmeden öncesinde “At Meydanı Sarayı” olarak anılmaktaydı. Osmanlı’nın en önemli sivil mimari örneklerindendir. Bu saray kutlamalara, şenliklere, düğünlere ev sahipliği yapmış olsa da bir o kadar da isyan, ihanet gibi üzücü olaylara da sahne olmuştur. Dikim evi, cezaevi, elçilik sarayı, defterhane gibi işlevlerle de kullanılan saray, günümüzde ise Türk ve İslam Eserleri Müzesi’dir.

10. Tophane Sarayı

Türkiyede Görmeniz Gereken Tarih Kokan Saraylar

Türkiye’de görmeniz gereken tarih kokan saraylar listemizin sonunda Tophane Sarayı var. Eski Tophane Meydanı’nın en önemli simgelerindendir. Yine Abdülmecid döneminde başlanan ve tamamlanan yapıyı, İngiliz Mimar William James Smith inşa etmiştir. O dönemde şehre deniz yolu vasıtası ile gelen yabancı devlet adamları burada karşılanmıştır. 1894 yılında Osmanlı-Rus Savaşı’nın sonlanmasını sağlayan Uluslararası Konferans burada gerçekleşmiştir. II. Dünya Savaşı esnasında kurulan Sıkıyönetim Mahkemesi, Lozan Anlaşması sonrasında oluşturulan Uluslararası Boğazlar Komisyonu da burada toplanmıştır. Malul Gaziler Yurdu olarak kullanıldığı bir dönem olan Tophane Sarayı, şu an ise Mimar Sinan Üniversitesi çatısı altında kullanılmaktadır.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
4
Beğen
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç