Kültür ve Tarihini Mimarisinde Saklayan 10 Yapıt

6 dk okuma süresi


4
12 Paylaşım, 4 puan

Konuşma dilinde sıkça kullandığımız yapı sözcüğüne benzeyen yapıt kelimesi arasındaki farkı düşünelim. Yapı, barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri anlamına gelirken yapıt kelimesi ise sanatçının ortaya koyduğu ürün anlamına gelmektedir. Her mimari yapıya sanat ürünü (eseri) demek mümkün olmamıştır ancak bazıları var ki adeta koca bir tarihi yaşatır. Bu yazıda yapıldığı yer ve dönem açısından tarihini bir kültür ögesi olarak yaşatan ve mimarisinde sırlarını saklayan yapıt değerindeki en iyi 10 yapıyı inceleyeceğiz. Yapıtları incelerken adeta zamanda yolculuk yapacağız. İşte kültür ve tarihini mimarisinde saklayan o 10 yapıt…

1. Ayasofya / İstanbul

Kültür ve Tarihini Mimarisinde Saklayan 10 Yapıt

Ayasofya Kilisesi, 532 yılında İmparator Jüstinyen tarafından yaptırılmış ve 537’de ibadete açılmıştır. İstanbul’un Osmanlılar tarafından alınmasından sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür. Ayaklanma ve isyanlar ile 2 kere yıkılan Ayasofya, depremden sonra da kubbesini kaybetmiştir. Kubbe, daha güvenli olması için elips formuna çevrilmiştir. Bu çok eski binanın bir özelliği, yapımında kullanılan bazı sütun, kapı ve taşların binadan daha eski yapı ve tapınaklardan getirilmiş olmasıdır. Gördüğü onca zarardan sonra II. Selim Han zamanında büyük usta Mimar Sinan, Ayasofya’ya yaptığı hamlelerin ardından, Ayasofya adeta yeniden doğmuş, çökmekten kurtulmuştur.

2. Empire State Binası / Newyork

İnşaatı 1929’da başlayan ve 1931’de biten Empire State Binası, Newyork’un simgelerinden biri haline gelmiştir. Bina 102 katlı olup, 1576 merdiven basamağına sahiptir. Yüksekliği 381 metre, antenle beraber toplam 443,2 metredir. World Trade Center (Dünya Ticaret Merkezi) binasının 1972 tarihindeki açılışına kadar Dünya’nın en yüksek binası olarak kalmıştır. Bu Newyork’un ikonu haline gelmiş binanın, kışın bazı günler alt katlarının hizasında yağmur yağarken en üst katına kar yağdığı görülmüştür. Bu binanın ne yazık ki bazı karanlık hikayeleri de vardır. Açılışından bu yana, 30’dan fazla kişi binadan atlayarak intihar girişiminde bulunmuştur. Buna “En Güzel İntihar” olarak bilinen Evelyn McHale’nin intiharı da dahildir. Bir başka olayda, Elvita Adams adlı bir kadın binanın 86. katından atlamış, ancak şaşırtıcı derecede güçlü bir rüzgar ile binanın 85. katındaki bir çıkıntının kırık kalkanına takılarak kurtarılmıştır.

3. Notre Dame Katedrali / Paris

Kültür ve Tarihini Mimarisinde Saklayan 10 Yapıt

15 Nisan 2019’da çıkan bir yangın sonucunda büyük bir kısmı yıkılan Notre Dame Katedrali, 12. ve 14. yüzyıllar arasında inşa edilmiştir. Gotik tarzındaki bu katedral, her gün binlerce turisti kendine çekiyor. 19. yüzyıl başlarında şehir planlamacıları katedralin bakımsızlığından dolayı katedrali yıktırmak istemişler. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo, halkın ilgisini buraya çekmek için Notre Dame’ın Kamburu adlı romanını yazmıştır. Roman, katedralin kurtarılması için kampanya başlatılmasını sağlayarak, yapıtın yenilenmesinde büyük rol oynamıştır. İlginç bir şekilde, Paris’te bugüne kadar günde en çok ziyaret edilen anıt, Paris ile en çok bağdaştırılan Eyfel Kulesi değil de, Notre Dame Katedrali olmuştur.

4. El Hamra Sarayı / Granada

İspanya’nın Endülüs bölgesindeki Granada kentinde yer alan, Arap mimarisi örneğinde yapılan saray ve kale yapısı olan El Hamra Sarayı, ilk olarak İ.S. 889’da Roma döneminden kalan surların üzerinde küçük bir kale olarak inşa edilmiştir. 13. yüzyılın ortalarına kadar bir onarım yapılmayan kale, bu dönemde günümüzdeki özgün yapısına kavuşturulmuştur. El Hamra Sarayı, Arapça “Kızıl” anlamına gelen Elhamra sıfatıyla tanımlanması, inşaatında kullanılan kil harcının kızıla çalan renginden ve güneşin batışı esnasında üzerine düşen kızıl ışınların saray duvarlarına yansımasından esinlenerek bu ismi almıştır. Bu görkemli sarayın düzeni o kadar etkileyicidir ki, İspanya’daki elçilik görevi sırasında Yahya Kemal Beyatlı bu sarayı kaleme almıştır.

5. Efes Celsus Kütüphanesi / İzmir

Kültür ve Tarihini Mimarisinde Saklayan 10 Yapıt

Efes Kenti, antik tarihin en önemli felsefe ve kültür merkezlerinden birisiydi. Şehir ilk olarak Atina Kralı Androklos tarafından kurulmuştur. Efes, işlek bir liman kenti olduğu için hızla gelişerek ve zenginleşerek yüzyıllar boyunca önemli bir cazibe merkezi olmuştur. Roma İmparatorluğu‘nun altın yıllarında inşa edilen Celsus Kütüphanesi, Antik Çağ‘dan kalan en büyük üçüncü kütüphane olarak kayıtlara geçmiştir. Kütüphane binasının olduğundan büyük ve heybetli görünmesi için bazı mimari hileler kullanılmıştır. Bu ustaca hileler, günümüzde net bir şekilde gözlenebilen ve kütüphanenin en etkileyici kısmı olan ön cephesinde yoğunlaşmıştır. İ.S. 262 yılındaki depremde büyük zarar gören kütüphanenin içindeki kıymetli el yazmalarının hepsi, depremin sebep olduğu karmaşada yok olmuştur.

6. Pantheon Tapınağı / Roma

Pantheon Tapınağı, İ.Ö. 27’de devlet adamı Marcus Vipsanius Agrippa tarafından yaptırılmıştır. Çapı 43 metreyi aşan kubbesi ile, çağdaş kubbelerin yapılmasına değin, türünün en büyük örneği olarak kalmıştır. İnşa edildiği yıldan günümüze hala ayakta duran Pantheon, bu dik duruşunu, yapılan tahminlere göre yapımında kullanılan nitelikli beton harcına ve iyi seçilmiş beton dolgu malzemesine borçludur. Aynı zamanda, dolgu malzemesi olarak temelde ve duvarların alt bölümlerinde bazalt, daha yukarıda tuğla, onun üstünde tüf, en tepede de sünger taşı kullanılmış, yani aşağıdan yukarıya doğru malzeme gittikçe hafifletilmiştir. Pantheon’un en belirgin simgelerinden biri, ana bölümün tek ışık kaynağı olan çapı 8 metrelik bir tepe penceresidir. Bazı inanışlara göre bu tepe penceresinden yağmur damlaları girmediği düşünülür, tahmin edeceğiniz üzere bu imkansızdır.

7. Parthenon Tapınağı / Atina

Kültür ve Tarihini Mimarisinde Saklayan 10 Yapıt

Yunanistan’ın başkenti Atina şehrinde Atina Akropolü’nde bulunan bu tapınağın yapımına ilk olarak İ.Ö. 488 yılında başlanmış ancak Pers istilasında bitirilmeden yıkılmıştır. Bunun üzerine Perikles döneminde aynı temeller üzerine İ.Ö. 447-446 yıllarında yapımına başlanmış ve İ.Ö. 438 yılında inşaatı bitirilmiştir. Altın oranın insanoğlu tarafından ilk uygulamalarından biridir. Cepheden bakıldığında, genişliğinin yüksekliğine oranı, neredeyse tam olarak altın orana eşittir. Parthenon, 6. yüzyılda Bakire Meryem’e adanan bir kiliseye çevrilmiştir. Osmanlı Devleti’nin fethinden sonra 1456 yılında ise cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1687’de Türkler burayı cephanelik olarak kullanırken, tapınak Venedik tarafından bombardımana tutulmuştur. Patlamalar sırasında ciddi zarar gören tapınak, Yunan İsyanı sırasında Yunanlar tarafından savunma amaçlı da kullanılmıştır. 19. yüzyılda heykel parçaları İngiltere’ye taşınmış ve şu anda Britanya Müzesi’nde sergilenmektedir. Bu eserlerin Yunanistan’a gönderilip gönderilmeyeceği halen tartışılmaktadır.

8. Moskova Kremlini / Moskova

Moskova Kremlini, Rusya’nın başkenti Moskova’nın merkezinde yer alan 1482 ile 1495 yılları arasında inşa edilen özel bir komplekstir. Adı “şehir içinde bir kale” anlamına gelen bu kompleks, Rusya Devlet Başkanı’nın resmi ikametgah yeridir. Kızıl Meydan ile tek bir tarihi nesne olarak kabul edilen Kremlin, ülkenin en önemli ve ünlü simgelerinden biridir. İçinde barındırdığı görkemli saraylar ve kiliseler, İtalyan ve Alman mimarlar tarafından yapıldığı için Rus mimarlık sanatını yansıtmazlar.

9. Köln Katedrali / Köln

1248 yılında yapımına başlanan ve 632 yıl yapımı süren Gotik tarzındaki Köln Katedrali, 1880 yılında günümüzdeki Almanya’nın Köln şehrinde hizmete açılmıştır. Hristiyanlığın Katolik mezhebi için ibadethane olarak kullanılan bu yapıt, Hildebold Katedrali olarak bilinen eski bir katedralin yerine yapılmıştır. Hildebold Katedrali’nin yapımına ne zaman başlandığı ise bilinmemek, Fulda ve Bertin yıllıklarının aktardığı bilgilere göre 857 yılında kiliseye yıldırım düşerek kilisede görevli bir rahip dahil olmak üzere 3 kişi ölmüştür. Orta Çağ’da bu tip olaylar dini açıklamalar ile yorumlandığından dolayı, katedralin muhtemelen tanrı tarafından lanetlendiği düşüncesi hakim olmuş. Aynı katedral, 810 yılında bir yangında hasar görmüş ve sonrasında Hildebold tarafından yıktırılmıştır. Günümüze kadar gelmiş olan Köln Katedrali ise, yıkılan katedralin yerine yapılmış ve 157 metrelik en yüksek katedral kule uzunluğuna sahip kuleleriyle, ihtişamlı bir şekilde varlığını sürdürmektedir.

10. Selimiye Camisi ve Külliyesi / Edirne

Kültür ve Tarihini Mimarisinde Saklayan 10 Yapıt

Büyük Usta Mimar Sinan‘ın 90 yaşında yaptığı ve “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii hem Mimar Sinan’ın hem de Osmanlı tarihini kültür mimarisinde saklayan en önemli 10 yapıt arasındadır. Şehir olarak neden Edirne’yi seçtiği kesin olarak bilinmeyen dönemin Osmanlı padişahı II. Selim’in Mimar Sinan’a yaptırdığı bu caminin ilginç bir hikayesi vardır. Caminin müezzin mahfilinin mermer ayaklarından birinin altında ters bir lale motifi bulunmaktadır. Rivayete göre, caminin yapılacağı arsa üzerinde bir lale bahçesi bulunmaktadır. Bu arsanın sahibi, başlarda arsasının satılmasını istememiş. En sonunda, Mimar Sinan’dan camide bir lale motifi olmasını isteyerek arsasını satmıştır. Mimar Sinan da lale motifini ters olarak yapmıştır. Lale motifi bu arsada bir lale bahçesi olduğunu, ters olması ise sahibinin tersliğini temsil etmektedir.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
9
Beğen
Mutlu Mutlu
5
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
2
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

dergiCE üyeleri ne diyor?