">

Tükenen Yaşam Kaynağımız Su Hakkında Şaşkınlık Veren Bilgiler

7 dk okuma süresi


60
14 Paylaşım, 60 puan

Hepimizin bildiği üzere en temel yaşam kaynağımız sudur. Bütün canlıların yaşamlarını idame ettirebilmesi için su alımına ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacımızı bildiğimiz halde biz insanlar suyu acımasızca, geleceği düşünmeden ve diğer canlıları unutarak tüketmeye devam ediyoruz. Farkındalık oluşturmak ve suyun önemini bir kez daha herkese hatırlatmak amacıyla, suyun farklı alanlarla ilişkisini ele alarak size bu içeriği sunmak istedik. Tükenen yaşam kaynağımız su hakkında şaşkınlık veren bilgiler listemizi okurken suyun önemini tekrar tekrar hatırlamanız ve çevrenizdeki insanları da bu hassas konuda uyarmanız dileğiyle, iyi okumalar dileriz.

1. Vücudumuzda

Tükenen Yaşam Kaynağımız Su Hakkında Şaşkınlık Veren Bilgiler

Vücudumuzun yaklaşık yüzde altmışını su oluşturmaktadır. Su oranımızın çoğunu hücrelerimiz, bize yaşamsal faaliyet sağlamak amacıyla kullanmaktadır. Vücudumuz için oldukça büyük bir öneme sahip olan su, kendisinin sürekli yenilenmesine ihtiyaç duymaktadır çünkü metabolizmamız suyu depolama işlemini gerçekleştirememektedir. Yetişkin bir insanın her gün ortalama iki litre su içmesi gerekmektedir. Bu, sağlığımız için aksatılmaması gereken bir ihtiyaçtır. Vücut ısımızı kontrol eden yaşam kaynağımız, aynı zamanda toksinlerin bedenimizden atılmasını da sağlamaktadır. Kalbimizi korur, enerji verir ve konsantre olmamızı kolaylaştırır. Atık maddelerin vücudumuzdan uzaklaşmasını sağlamak suyun en büyük görevleri arasındadır. Suyu tasarruflu kullanarak hem tükenmesini engellemeli hem de bünyemize yeteri kadar alınması gereken su miktarını, düzenli olarak takip etmeliyiz.

2. Sağlığımızda

Yanlış bilinen doğrular arasında, çay ve kahve gibi içeceklerin suyun yerine geçtiği gibi oldukça haksız bir bilgi yer almaktadır. Hiçbir sıvı madde yaşam kaynağımız olan suyun yerini tutmamaktadır. Günde almamız gereken su miktarının doğrudan sağlımızla bir ilişkisi bulunmaktadır. Böbreklerimiz için bir numaralı ihtiyaç, vücuda su alımıdır çünkü zararlı maddelerin dışarı atımını böbreklerimiz aldıkları su yardımıyla gerçekleştirebilmektedir. Yeteri kadar su alınmazsa, çeşitli böbrek hastalıkları, idrar yolu iltihapları ve kabızlık gibi sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir. Susamadan su içmek bu nedenle önemlidir aksi halde susamayı beklersek günlük su ihtiyacımızı karşılayamamış olabiliriz. Derinin de en büyük gereksinimi elbette yine sudur. Yumuşak ve sağlıklı bir deriye sahip olabilmek için yeteri kadar, su tüketimine dikkat etmeliyiz.

3. Doğada

Tükenen Yaşam Kaynağımız Su Hakkında Şaşkınlık Veren Bilgiler

Doğada pek çok canlıya yaşam kaynağı olan su, çoğu zaman saf haliyle tüketilmemektedir. Burada devreye su arıtımı ve bilinçli kullanım girmektedir. Genellikle doğada yeşil bitkilerin yoğun olduğu yerlerde bir su kaynağına rastlanabilinir. Su kazım işlemi yapıyorsak ve bir su kaynağı bulduysak ilk önce bulanık suyun akmasını ve saf temiz suyun kendini göstermesini beklememiz gerekir. Suyun hijyeninden emin olamazsak, çeşitli arıtma cihazlarını temin edebilir ve kullanabiliriz. Yanımızda gerekli materyallerimiz yoksa bezlerle de suyu süzüp daha sonra kaynatabiliriz. Beş dakika kaynattıktan sonra, suyun içime hazır bir hale gelmesi gerekmektedir. Yağmur suyuna ise özellikle dikkat etmek önemlidir çünkü havadaki gazların yoğun asidi yağmur suyunun içinde barınmaktadır.

4. Kaynağında

Tükenen yaşam kaynağımız su hakkında şaşkınlık veren bilgiler içeriğimizin dördüncü sırasında suyun kaynakları yer almaktadır. Suyun kaynakları doğada çeşitli şekilde ve farklı yerlerde dağılım göstermektedir. İnsanın araştırmaları ve çalışmaları sonucu yayılım alanı çoğu zaman tespit edilmiş ve kullanıma açılmıştır. Havada, yeryüzünde, yer altında ve okyanuslarda bulunan su, iklimlerde ve biyolojik çeşitliliğin artmasında başrolü oynamaktadır. Dünyadaki yüzde iki buçukluk oranın tatlı suya ait olduğu evrende, suyun büyük bir çoğunluğunu ise buzların içinde donmuş tabakalar kaplamaktadır. Farklı yağış çeşitleri, suyun yeniden üretimi ve sirkülasyonunu yaratmaktadır. Suyun depolanmasını sağlayan en önemli kaynak göllerdir. Yer altı sularının kalitesi ise oldukça yüksektir ve bu su kaynakları yenilenebilme özelliğine sahiptir. Yerkürenin yüzde yetmişi su ile kaplıdır ve son zamanlarda büyük bir artışla, yaşamımız için gerekli olan su kaynaklarımız üzücü bir şekilde azalmaktadır.

5. Sinemada

Tükenen Yaşam Kaynağımız Su Hakkında Şaşkınlık Veren Bilgiler

Yerli ve yabancı sinemada pek çok filme konu olmuş su, medyatik alanda önemli bir figür ve sembol teşkil etmektedir. Özellikle son yıllarda farkındalığı arttırmak amacıyla çekilen belgeseller ve tanıtım filmleri de bu sektörün önemli bir parçası haline gelmiştir. Yerli klasiklerimizden birinin yazarı olan Necati Cumalı’nın “Susuz Yaz” adlı eseri, hem edebiyat hem de sinema alanında büyük yankı uyandırmış ve suyun önemini, eski tarım toplulukları zamanını esas alarak işlemiştir. Uluslararası kanal olan National Geographic’te yayınlanan “25 Litre” adlı belgesel film de yine toplumda, su kaynaklarının tükendiği bilincini oluşturmak amacıyla pek çok ünlünün desteği ve katılımıyla çekilmiştir. Yaşanabilecek su kıtlığına ve temiz içme suyunun azalışına dikkat çeken belgesel, kişileri gerekli önlemleri düşünmeye itmektedir. Su kuyuları açmak da yine ülkemizde ve dünyada çoğu belgesele konu olmuş popüler bir kavram haline gelmiştir. 1993 yılında BM, “Dünya Su Gününü” ilan etmiş ve erişilebilir suyun tasarrufu anlamında, çeşitli çalışmaların evrensel düzeyde başlaması kararlaştırılmıştır.

 6. Edebiyatta

Türk Edebiyatında ve özellikle Divan Şiirinde “Âb-ı Hayat” kavramına çoğu kez rastlarız. İçene ölümsüzlük verdiğine inanılan bu su, kutsal ve bağışlayıcı olarak kabul edilmektedir. Farklı şairlerin ve yazarların da yaşadıkları, farklı dönem ve edebiyat anlayışları içinde suya özel bir mana yüklediğini ve suyla ilgili eserler ürettiklerine ulaşabilmekteyiz. Fuzûlî ve Su Kasidesi, kaside de su redifi kullanılarak eserin tamamlanması edebiyatımıza büyük bir yükseliş getirmektedir. Kaygusuz Abdal’ı, Yahya Kemal’i, Ahmet Hamdi Tanpınar’ı, ve Cemal Safi’yi şiirlerinde su metaforunu kullanan edebiyatçılara örnek olarak verebiliriz. Halk hikayelerimizde de kendine yer bulan su kavramı, Köroğlu Destanında anlatılır ve fantastik öğeler su ile hayat bulur. Su, çoğu zaman akıcılık özelliğiyle ömre ve sevgilinin saçına benzetilmektedir. En önemli kaynağımız su, özellikle de görünümü ve rengi dolayısıyla da genellikle temizliğin ve saflığın bir sembolü olarak kullanılmıştır.

7. Sanatta

Tükenen Yaşam Kaynağımız Su Hakkında Şaşkınlık Veren Bilgiler

Sanatın birbirinden farklı kollarının çoğu, yaşamdan ve tecrübelerden üretilmiş önemli semboller içermektedir. Bu bağlamda su, tarihin başlangıcından beri sözlü ve yazılı sanatın başlıca metaforu olmuştur. Su teması; genellikle arınma, yaşam ve yeniden doğuş fikirleri ile bağlantılıdır. Dünyaca ünlü ressamların eserlerine konu olan su, minyatür ve tablolarda da yerini almaktadır. Su, içgüdüler gibi karanlık güçleri barındıran bir sembol olarak kabul edilmesinin yanı sıra yeniden doğuş ve saflığın da sembolüdür. Çeşitli dinlerde ve inanışlarda özellikle yer kaplayan su, her zaman insanı dinlendiren ve huzur bulduran tınıları sayesinde müziklere bile konu olmuştur. Birçok minyatür, ünlü tablolar ve resimler su üzerine yapılmış, günümüzün rağbet gören rahatlama biçimi meditasyona da verdiği dinlendirici sesi nedeniyle ilham kaynağı olmuştur. Tükenen yaşam kaynağımız su hakkında şaşkınlık veren bilgiler içeriğimizin yedinci sırasında sanat ve su ilişkisine yer verdik ve şimdi sosyal hayatta suyun kullanımına geçeceğiz.

8. Sosyal Hayatta

Gün içinde kullandığımız sözcüklerin büyük bir kısmı deyim ve atasözlerinden oluşmaktadır. Deyimlerin yine büyük bir kısmında ise farkında olmadan su kelimesini kullanırız. Saman altından su yürütmek, suyu bulandırmak ve bir kaşık suda boğmak gibi binbir şekilde mecazi anlam yüklediğimiz suyu defalarca dile getiririz. Rüyada su görmenin anlamını araştırır ve su fallarına baktırırız. Bu kadar çok benliğimize yerleşen su kavramının değerini anlamak ve tüketimini bilinçli bir şekilde harcamak için, gerek kullandığımız sözcüklerden gerekse hayatta karşılaştığımız olaylardan yola çıkarak küçük yaşlardan itibaren çocukları bilinçlendirebiliriz. Her bir ebeveyn suyun sağlığa faydası ve tasarruflu kullanılması hakkında çocuğuna öğütler verebilir, okullarda su konusu işlenebilir, hayatımızın her alanında bizi uyaracak önlemler, tabelalar ve resimler karşımıza çıkacak şekilde ayarlanabilir. Hayati devamlılığımızın bağlı olduğu su konusunda, her birimiz farkındalık yaratabilir ve geleceğimizi kontrol altına alabiliriz.

9. Raflarda

Marketlerin raflarında artık birbirinden farklı ambalajlı, şişeli ve aromalı sular yer almaktadır. Kimi müşteri sağlık açısından daha iyi olduğunu düşünerek cam şişedeki suyu seçmekte kimi ise plastiğin doğaya verdiği zararı hatırlayarak bir termos alıp aynı ürünle su ihtiyacını karşılamayı tercih etmektedir. Tüketim toplumu artık suyun salt tadına verdiği önemin yanında lezzetli, kimi zaman ise detoks etkisi yaratacak seçeneklere yönelmektedir. Aromalı suların en başında C vitamini sağlayan ve çeşitli faydaları bulunan çilek ve kivi aromalı su gelmektedir. Ardından bu suyu, elma ve tarçın aromalı su izlemekte, içerdiği antioksidanlar sayesinde kanser riskini azaltması sebebiyle müşteriler tarafından seçilmektedir. Kavun, nane ve misket limonu aromalı sularda en çok tercih edilenler listesinin başında yer almaktadır.

10. Tükenme Sorununda

Tükenen Yaşam Kaynağımız Su Hakkında Şaşkınlık Veren Bilgiler

Dokuz maddenin neredeyse hepsinde belirtme ihtiyacı duyduğumuz suyun tükenme ihtimali her zaman yüz yüze olmamız gereken bir problemi teşkil etmektedir. Su kaynaklarımız insanlar tarafından vahşice kullanılmakta ve diğer canlıları düşünmeden fütursuzca harcanmaktadır. Bilimsel verilerin önümüze koyduğu rakamlar bile bizi uyarma konusunda başarılı olmamaktadır. Daha güvenilir, doğru bilgilere ve insanlara farkındalık sağlayacak kamuoyuna ihtiyaç hızla artmaktadır. İnsan faaliyetleri su döngüsünü olumsuz şekilde etkilemektedir. Su kaynaklarını sorumlu ve sürekli bir şekilde yönetmek için kurallar belirlenmelidir. Suyun tükenmesine neden olan başlıca faktörler: iklim değişiklikleri, kirlilik, suyun akış yönünü değiştirme, yeraltı sularının çoğu kez aşırı kullanılması ve kirletilmesidir. Aşırı ve gereksiz su kullanımının önüne geçilmesi, suların kirletilme faaliyetlerinin bir an önce durdurulabilmesi için tüm devletler ortak hareket etmeli, suyun tasarrufuna dair küresel mücadele başlatılması gerekmektedir. Aksi halde yaşam kaynağımız olan su, yapılan insafsızlıklara daha fazla dayanamayacak ve insanlığı kendinden mahrum edecektir.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
21
Beğen
Mutlu Mutlu
7
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
1
Üzgün
Olamaz Olamaz
2
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
8
İlginç