The Queen’s Gambit Dizisinin Sevenlerini Şaşırtacak Detayları

5 dk okuma süresi


6
23 Paylaşım, 6 puan

The Queen’s Gambit, Walter Tewis’in aynı adlı romanından uyarlanan Netflix mini dizisidir. Yayınlanmasıyla beraber, dünya çapında büyük bir etki yaratarak fenomen olmuştur. Satranca olan ilgi artmış, satranç takımı satışlarında ciddi bir artış yaşanmıştır. Alanında dünya şampiyonu olan genç bir kadının klişelerden uzak serüveniyle, satranç bilen ya da bilmeyen her izleyicinin “en iyi diziler” listesine yerleşmiştir. Görünenden çok daha fazlasını barındırması sebebiyle, The Queen’s Gambit dizisinin sevenlerini şaşırtacak detayları sizler için derledik. Keyifli okumalar dileriz…

1. Satranç Dünyasından Referanslar

The Queen’s Gambit Dizisinin Sevenlerini Şaşırtacak Detayları

The Queen’s Gambit 7 bölümlük mini dizi olarak sunulmuştur. Satranç dünyasında bir piyonun vezir olması için geçmesi gereken kare sayısı da 7’dir. Buradaki anlama göre Beth, başlarda bir piyon olarak yolculuğa başlıyor. 7 bölümde ilerlemesini tamamlayarak vezire dönüşüyor. Dizinin sonunda da Beth, beyaz vezir olarak simgeleniyor. The Queen’s Gambit aynı isimli bir kitap uyarlamasıdır. Senaryo oluşumunda da gerçek dünyayı yansıtılmasından emin olmak için satranç ustaları referans alınmıştır. Beth Harmon, Dünya Satranç Şampiyonası’nı kazanan ilk Amerikalı Bobby Fischer’la benzer hikâyeler taşımaktadır. Aynı isimli kitabın önsözünde de Bobby Fischer gibi isimlerin ilham kaynağı olduğu bilgisi yer almaktadır.

2. Kıyafet Seçimlerinde Satranç Tutkusu

Beth Harmon’ı ilk bölümlerde okul üniformasıyla görüyoruz. Stil yolculuğu ise, kendisini evlat edinen Alma Wheathley’le gittiği bir New York mağazasında başlıyor. Dizinin kostüm tasarımcısı Gabriela Binder, kostüm seçimleri için bazı isimlerden ilham almıştır ve Beth Harmon’ın satranç tutkusuna göre uyarlamıştır. 50’li yıllara atıfta bulunmak istediğinde Jean Seberg’ü, New York görünümleri için Edie Sedgwick’i referans almıştır. Beth, evde tek başına satranç oynarken bile her zaman iyi görünmeyi başarmıştır. Satranç taşlarını simgelemesi için çoğunlukla siyah, beyaz, krem renklerde kıyafetler tercih edilmiştir. Desenlerde ise satranç tahtasını temsil eden damalı çizgiler kullanılmıştır.

3. Tavandaki Satranç Seti

The Queen’s Gambit Dizisinin Sevenlerini Şaşırtacak Detayları

The Queen’s Gambit dizisinin sevenlerini şaşırtacak detayları arasında fark edilmesi zor bir konu yer alıyor; tavandaki satranç seti. Beth Harmon satranç tahtasıyla, yetimhanedeki Bay Shaibel sayesinde tanışmıştır. Dizinin başlarında Bay Shaibel Beth’le satranç oynamayı reddetmiştir. Beth, aldığı hapların da etkisiyle, satranç tahtasını yatakhanenin tavanında görselleştirmiştir. Oyunu öğrenmesi ve kendisini geliştirmesi de bu pratikler sayesinde gerçekleşmiştir. Bay Shaibel Beth’le oynamayı kabul ettiğinde, Beth satrançta uzun bir yol kat etmişti. Beth, dizi boyunca zihnindeki satranç tahtasını tavanda hayal ederek pratik yapmaya devam etmiştir. Beth’in her zaman tavanda görselleştirdiği set ise Bay Shaibel’le oynadığı satranç setidir.

4. Finaldeki Beyaz Vezir

Beth Harmon final bölümde kar gibi beyaz görüntüsüyle karşımıza çıkıyor. Kızıl saçlarının üzerindeki beyaz şapkasını, beyaz kabanı ve beyaz pantolonuyla tamamlamıştır. Görüntüyü pekiştiren beyaz ayakkabısıyla da bir bütün oluşturulmuştur. Beth’in final beyazının nedeni ise, artık satranç tahtasında bir kraliçe olduğunu vurgulamaktır. Beyaz görünüm, beyaz vezir taşının görsel bir temsili olarak Beth’in üzerine giydirilerek izleyiciye yansıtılmıştır. Bu kıyafetin içerisinde Beth’i arınmış, mutlu, başarmış ve özgüvenli görüyoruz. Dizi her bölümde Beth’in satranca olan tutkusuna yaptığı vurguyu, final sahnesinde “satrancın kraliçesi” olarak yansıtmıştır.

5. Las Vegas’ta Dutch Açı

The Queen’s Gambit Dizisinin Sevenlerini Şaşırtacak Detayları

Dutch açı, gerçeklik algısının manipüle edildiği, eğik açıyı ifade etmek için kullanılıyor. Psikolojik gerginliği ifade etmek için de tercih edilen, güçlü görüntü açılarından biri olarak biliniyor. Dizide bu açıyla Las Vegas turnuvasında karşılaşıyoruz. Benny Watts satranç dünyasında ismi olan ve Beth tarafından da takip edilen karakterlerden biridir. Beth, turnuvada Benny Watts’a karşı zorlu bir mücadele verirken, kaybetmek üzere olduğunun farkındadır ve çok gergin bir ruh haline sahiptir. Bu sahnelerde kamera Beth’in etrafında eğik açıyla hareket etmeye başlıyor. Beth’in gerilimi bu sahnede dutch açı ile izleyiciye yansıtılarak The Queen’s Gambit dizisinin sevenlerini şaşırtacak detayları arasında yer almıştır.

6. Beth’in Yaş Temsili

Beth’in ruj renkleri her sahne için özenle ve farklı tonlarda seçilmiştir. Yapılan açıklamaya göre kullanılan renkler yaşını temsil etmektedir. Dizinin makyaj ve saç tasarımcısı Daniel Parker; “Sonlara doğru Beth’in ruj rengi ölen annesine bir övgü olarak kabul edilebilir.” demiştir. Alma’nın koyu ruju temel görünüşlerinden biriydi. Beth’in final sahnesi de dahil kullandığı ruj, Alma’ya ithafen seçilmiştir. Daniel Parker cümlesinin devamında; “Dudaklar ve kirpikler bir karakterin ne yaptığını ya da davranışlarını temsil eden en önemli şeylerden biridir.” demiştir. Beth’in kendisini eve kapattığı ve hayattan soyutlandığı bölümlerdeki makyajı da dağılmış ve solmuş ruh halini yansıtmaktadır.

7. Beth’in Ev Duygusu

The Queen’s Gambit Dizisinin Sevenlerini Şaşırtacak Detayları

Beth Harmon’ı ilk gördüğümüz elbise, yakalı model ve açık gri renktedir. Bu gri elbisenin üzerinde annesi tarafından yazılmış olan Beth ismi yer almaktadır. Yetimhaneye gittiği zaman elbisesi Bayan Deardorff tarafından yakılmak üzere kenara kaldırılıyor. Elbisesini teslim etmeden önce dikkatlice incelediğini ve dikişlerine dokunduğunu görebiliyoruz. Bath bu sahneyle, yanında kalan tek şeyi de ardında bırakmış oluyor. Beth’i son oyununda da yakalı, açık gri bir elbiseyle görüyoruz. Açıklamaya göre Beth’in eve dönebileceği bir an yaratmak istedikleri için bu elbise tercih edilmiştir. The Queen’s Gambit dizisinin sevenlerini şaşırtacak detaylar arasında fark edilmesi zor olsa da, bu renk Beth’in ev duygusunu temsil etmektedir.

8. Bay Schaibel’i Onurlandırmak

Beth Harmon, verdiği röportajlarda kendisine satrancı öğreten kişinin Bay Schaibel olduğunu sıkça tekrarlıyor. Buna rağmen yayınlanan röportajlarda Bay Schaibel’in ismi hiçbir zaman geçmiyor. Beth, Bay Schaibel’in ölümüyle bodrum kat ofisine ziyaret ediyor ve başarılarının toplandığı bir panoyla karşılaşıyor. Anlıyoruz ki Bay Schaibel Beth’i her zaman takip etmiş ama kendi adının geçtiği herhangi bir röportajı okuyamamış. Beth dizinin final bölümünde gazetecilere demeç verirken William Schaibel’in kendisine ilk satrancı öğreten kişi olduğunu ve bu cümlesinin yayınlanması gerektiğini söylüyor. Bay Scheibel artık gazetelerde kendi adını göremeyecek olsa da Beth tarafından final bölümünde onurlandırılmıştır.

9. The Queen’s Gambit Örgütlenmesi

Dizinin izleyicilerine anlattığı temalardan birisi de birbirine destek toplumların başarısıdır. Benny karakteri bir noktada Rus toplumunun satrançtaki başarısının en önemli özelliğinin dayanışma olduğunu vurguluyor. Jolene, Beth’in şampiyonaya katılması için gerekli olan maddi yardımı sağlayarak dayanışma döngüsünü başlatıyor. 7. bölümde bu kanı tam anlamıyla karşımıza çıkıyor. SSCB satranç oyuncuları her ne kadar rakip olsalar da, yabancı olarak gördükleri Beth’e karşı her zaman ittifak halindeler. Beth, Benny, Harry ve diğer Amerikalı satranç oyuncuları Beth’i arayarak tüyo verdikleri zaman, aynı örgütlenmeyi Amerikalılar olarak gerçekleştirmiş oluyorlar.

10. Aynı İsimli Roman ve Heath Ledger

The Queen’s Gambit Dizisinin Sevenlerini Şaşırtacak Detayları

Aynı isimli roman, 1983’te Walter Tewis tarafından kaleme alınmıştır. Kitaptaki ilaç referansları kendi geçmişinden gelmektedir. Walter Tewis, New York Times’a verdiği bir röportajda “Gençken bana romatizmal kalp teşhisi konuldu ve hastanede ağır doz ilaçlar verildi.” demiştir. Kadınların zekâsını yeni fark eden biri olarak değil, kadınların zekâlarını yeni gösterdiğini düşündüğü bir dönemden Beth’i anlatmıştır. “… Geçmişte birçok kadın zekâlarını saklıyordu şimdi böyle değil.” diyerek dönemin kadınlarından ilham aldığından bahsetmiştir. Başlarda kitabın film olarak yapılması düşünülmüştür. Heath Ledger’ın yönetmenliğini yapacağı bir film olacakken, Ledger 2008’de vefat etmiştir. Mini dizi olarak daha iyi olacağı düşünülerek 2020 yılında Netflix’ten yayınlanmıştır.


Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
5
Beğen
Mutlu Mutlu
4
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
4
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Lütfen üye girişi yapın!