Sessiz İletişimin Evrensel Buluşma Noktası Olarak İşaret Dili

5 dk okuma süresi


3
13 Paylaşım, 3 puan

Konuşmak için yalnızca sese ve sözcüklere ihtiyaç olmadığını gösteren en iyi örnek işaret dili çalışmalarıdır. İşitme ve konuşma engeli olan bireyler tarafından kullanılan işaret dili, görsel olarak iletişimde bulunan kişilerin birbirleriyle anlaşmasını sağlamaktadır. Sessiz bir dildir ancak oldukça etkilidir ve gün geçtikçe bilinirliği artmaktadır. Mimikler, yüz hareketleri ve beden eylemleri işaret diline yardımcı olan öğelerdendir. Evrensel olmakla birlikte temelde pek çok benzerlik taşıyan sözcük üstü bir alandır. Herkesin öğrenmesi için sessiz iletişimin önemli bir evrensel buluşma noktası olarak işaret dili içeriğini hazırladık. Keyifli ve bilgilendirici bir okuma dileriz.

1. El Hareketleri

Sessiz İletişimin Evrensel Buluşma Noktası Olarak İşaret Dili

İşaret dili, ağız ve sözcükleri kullanmadan görsel bir şekilde iletiyi karşıya iletmek anlamına gelmektedir. El işaretleri, bu dilin en belirgin özelliği olmanın yanı sıra el dışı işaretlerde zaman zaman dilde etkin bir faaliyet göstermektedir. Kendine özgü kelime bilgisi ve yapısı olan bu dillerin, genel olarak birbirine benzeyen yapıları ve evrensel olduğu kabul edilmektedir. İşaret dili, ilginç bir şekilde doğal dil sayılmaktadır. Ancak beden dili ile karıştırılmaması epey önemlidir, ikisi de farklı özellikler barındırmaktadır. İşitme engelli bireylerin sık sık başvurduğu iletişim çeşidi işaret dili olarak yerini almaktadır.

2. İşlevselliği

İşaret dilini en çok kullananlar kulağında işitme ile ilgili problemi olan kişilerdir. Ağır işitenler tarafından da epey rağbet gören işaret dili, konuşamayan ve dille ilgili sorunları olanlar içinde ideal bir alternatif yoldur. Dünyada çeşitli sayıda farklı işaret dili çeşitleri bulunmaktadır ama temelinde benzer el hareketleri görünmektedir. Hemen hemen her ülkenin kendine ait bir işaret dili alfabesi bulunmaktadır. Bu dilin bazı çeşitleri yasaldır ve dünyanın her yerine uyum sağlamaktadır bazıları ise yasal değildir ve küçük gruplar tarafından oluşturulmuştur. Yine de belirtmek gerekir ki evrensel bir işaret dili yoktur.

3. Tarihçesi

Sessiz İletişimin Evrensel Buluşma Noktası Olarak İşaret Dili

İşitme sorunu olan topluluklar çoğu zaman iletişimlerini görsel şekillerde kullanmışlardır. En eski işaret dili kalıntıları milattan önce beşinci yüzyıla kadar gitmektedir. Ancak işaretle anlaşmanın yalnızca ellerle değil, bedenin diğer uzuvlarıyla da mümkün olduğu görülmektedir. Modern anlamda işaret dili, on dokuzuncu yüzyılla beraber gelişmiştir. Parmaklardan oluşturulan ilk alfabe, P. Leon’a aittir ve 1520 senesinde ortaya çıkmıştır. Tarihin farklı dönemlerinde de “parmak alfabesi” engelli insanların aksine, gizli birtakım işbirliklerini yürütmek için de tercih edilen yardımcı materyallerden biri olmuştur.

4. Türk İşaret Dili

Sessiz iletişimin önemli noktası evrensel buluşma noktası olarak işaret dili listesinin dördüncü sırasında yerli dilin aşamaları yer almaktadır. Osmanlı Döneminde sarayda bulunan işitme engelli kişilere dayandırılan Türk işaret dilinin kökü, henüz cumhuriyet kurulmadan var olmuştur. Fatih Sultan Mehmet devrinde, sarayda yaşayan bazı engelli kişilerin kendi aralarında oluşturdukları bir işaret dili olduğu varsayılmaktadır. Bu konuya özel ilgi ve eğitim çalışmaları ise II. Abdülhamit zamanında başlamıştır. “Sağır Okulları” adı verilen alanlar hizmete geçmiştir. 2000’li yıllarla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nde temelden işaret dili eğitimine odaklanan okullar faaliyet göstermiştir.

5. Dilbilimi

Sessiz İletişimin Evrensel Buluşma Noktası Olarak İşaret Dili

Oldukça zengin ve karışık olan işaret dili, herhangi bir dil ailesine mensup değildir ancak dilbiliminin içinde esas dillerden biri olarak kabul edilmektedir. Konuşma dili kadar geniş özelliklere sahiptir. Dilbilimciler işaret dili üzerine çeşitli araştırmalar yapmışlar ve bu dilin de gayet kapsamlı olduğunu ortaya koymuşlardır. Görsellerin yoğun kullanıldığı işaret dillerinde anlam, form ile yakın ilişkiler sağlamaktadır. Soyuttan somuta kadar her türlü kavrama karşılık gelebilecek kelimeleri yani işaretleri üretmişlerdir. Kendilerine ait bir sistemleri ve gramerleri vardır. Ülkeden ülkeye farklılık gösteren işaret dili, aynı ülkede farklı lehçelere bile maruz kalmaktadır.

6. Diğer Dillerle İlişkisi

İşaret dili, konuşma dilinin yansımalarının yahut kelimelerinin karşılığının el harekelerinde üç boyutlu hale gelmesi demek değildir. Bu dil apayrı bir bilim insanı tarafından değil de, genellikle işitme engeline sahip bireyler tarafından doğal olarak oluşur yahut oluşturulur. Dilin gelişimine konuşma dilinin de etkileri yansımaktadır. İşaret dilleri, konuşma dillerinden belli başlı öğeleri alabilmektedir. Parmak alfabesi sıklıkla tercih edilen en yaygın kullanımdır. Amerika ve İngiltere’de birbirine yakın ana diller kullanılırken işaret dilleri arasında farklılıklar bulunmaktadır. Bazen bir ülkede birden fazla işaret dili çeşidi bulunabilmektedir.

7. Vücudun Bölümleri

Sessiz İletişimin Evrensel Buluşma Noktası Olarak İşaret Dili

İşitme engelli bireyler işaret dillini kullanırken yalnızca parmak ve ellerinden yardım almazlar. Beden diline benzer bir şekilde vücutlarının diğer alanlarını da kullanabilmektedirler. El dışı öğeler genellikle çok sık bir biçimde tercih edilmektedir. Kafanın duruşu, vücudun konumu, göz, kaş ve ağzın hali gibi pek çok unsur iletilmek istenen dille kendini bütünlemektedir. Çeşitli dil bilgisi kavramları bu öğeler ile yerine oturmaktadır. Yüzdeki duygu ifadeleri, dile yardımcı olan en temel faktörler arasında yer almaktadır. Örneğin evet- hayır gibi tepkiler için kaşlar harekete geçirilebilmektedir. Kafayı iki yana sallamada olumsuz bir anlam teşkil etmektedir.

8. İkonikliği

Sessiz iletişimin evrensel buluşma noktası olarak bilinen işaret dili içeriğinin bu maddesinde ikoniklik bulunmaktadır. Dilin biçimi ve anlamı birbirini tamamlıyorsa bu dilin ikonik olduğunu gösteriyor demektir. İkoniklik çalışmaları 1970’li yıllarda başlamıştır. İkonikliğin temelinde taklitçilik vardır ve özellikle işitme engelli olarak doğan bebekler iletişim kurmaya çalıştıklarında önceden gördükleri hareketleri taklit etmektedir. Dil bilgisinin baskın olduğu işaret dillerinde genellikle ikoniklik özelliğinin azaldığı tespit edilmektedir. İletişim iki tarafında zihninde oluşan temsiller tarafından belirlenmektedir. Biçim ve anlam bir bütün oluşturarak alıcıya mesajı iletmektedir.

9. Toplumlardaki Değişikliği

İşitme engelli kişiler yüzdelik olarak bakıldığında küçük bir kısma tekabül etmektedir. İşitme engeline sahip bu bireyler bulundukları bölgelerde kendilerine ait gruplar oluşturmaktadır. Duyabilen yani işitebilen diğer toplum vatandaşlarından farklı bir algılama ve öğrenme süreci geliştirirler. İşitme engelliler tarafından geliştirilen özel bir dil kültürü bulunmaktadır. Tarihte bu konularla alakalı kötü örnekler yer almaktadır. Amerika’daki vahşi ırkçılığın engel konusunda dahi yaşandığı bilinmektedir. İşitme engeline sahip olan Afro-Amerikalılar farklı bölge ve okullara dağıtılmış, dillerini öğrenememeleri için çaba sarf edilmiştir.

10. İşaret Dilinde Çeviri

Sessiz İletişimin Evrensel Buluşma Noktası Olarak İşaret Dili

Sessiz iletişimin evrensel buluşma noktası olarak bilinmesi gereken işaret dili içeriğimizin son maddesinde günümüzün küresel dünyasına uygun çeviri ilkesi yer almaktadır. Çevirmenler işaret dili alanında da ayrı bir çalışma alanı olarak çalışmaktadır. İşiten ve işitemeyen insanlar arasındaki iletişim bu çevirmenler yardımıyla sağlanmaktadır. Farklı ülkelerde ortak noktaları bir hayli fazla olsa da çeşitli değişiklikleri bulunduğu için çeviriler giderek zorlaşmaktadır. Videolar ve yapay zekâ ile gelişen teknoloji kolaylıklar sağlamaktadır. Son yıllarda televizyon programlarında özellikle de canlı yayınlarda alt köşelerde işaret dili kullanımına önem verildiği görülmektedir.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
3
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!