Sanatı Geometrik Şekillerle Buluşturan Kübizm Akımına Dair Detaylar

5 dk okuma süresi


2
13 Paylaşım, 2 puan

Sanat, insanoğlunun belli bir bilince sahip olup, kendini ifade etmesiyle başlamıştır. Bu ifade etme çabaları sonucunda da çeşitli anlatımlar gelişmiş ve çeşitli dallar ortaya çıkmıştır. Resim sanatı da bunlardan biridir. Ancak yaşattığı tüm bu estetik zevk ve gerçek hayattan soyutlamaların yanında resmin, diğer sanat dallarında olduğu gibi, bir diğer görevi ise bu gerçekleri bir tokat gibi insanın yüzüne vurmasıdır. Sanatı geometrik şekillerle buluşturan Kübizm akımına baktığımızda da savaştan yeni çıkmış toplum ve onun psikolojisine dair detaylar görülmektedir. İşte o detaylar…

1. Şehrin Varoşlarından Çıkan Akım

Sanatı Geometrik Şekillerle Buluşturan Kübizm Akımına Dair Detaylar

Kübizm hareketi 1907 ve 1914 yılları arasında İspanyol sanatçı Pablo Picasso ve Fransız sanatçı Georges Braque tarafından icat edilmiştir. İki sanatçı, 1909’un başından itibaren ilerlemelerini tartışmak için düzenli olarak bir araya gelerek yakın işbirliği yapmıştır. Her ikisi de I. Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında Paris’in bohem Montmartre bölümünde yaşamış, bu da işbirliğini kolaylaştırmıştır. Sanatı geometrik şekillerle buluşturan ve soyut nesnelerle somut fikirleri birleştiren Kübizm akımına dair detaylar incelendiğinde, eserler genellikle benzersiz bir geometrik sanat veya resim türünü vurgulamak ve üretmek için nötr renklerdedir. Kübizm, aynı zamanda ilk soyut sanat tarzıdır.

2. Geleneksel Perspektifi Reddediş

Doğrusal perspektif, 15. yüzyıl ressamları tarafından ortaya çıkmıştır. Dönemin ressamları, iki boyutlu bir tuval üzerine, üç boyutlu nesneleri aktarırken yaşanan sorunları “derinlik yanılsaması” yaratarak çözmüşlerdir. Ancak Kübist bir sanat eserinde nesneler analiz edilir, bölünür ve soyutlanmış bir biçimde yeniden birleştirilir. Kübist bir sanatçı nesneleri ve konuyu daha büyük bir bağlamda temsil etmek için çok sayıda bakış açısı ile özneyi betimler. Bu sebeple, Kübist sanatçılar doğrusal bakış açısını terk etmişlerdir. Derinlik yanılsaması yaratmak yerine tuvalin iki boyutlu düzlüğünü vurgulamışlardır.

3. Gerçeklikten Uzak Ama Bir O Kadar Yakın

Sanatı Geometrik Şekillerle Buluşturan Kübizm Akımına Dair Detaylar

Kübizmin paradoksu, amacının soyut yaklaşım ile daha büyük bir gerçeklik duygusuna ulaşmak olmasıdır. Gerçekliğin tek bir noktadan algılanmadığını anlatmaya çalışmaktadırlar. Bilimsel açıdan da bakıldığında, insanlar nesnelere mümkün olan her açıdan bakarak algılar. Bu bakış açılarını, nesnelerin günün farklı zamanlarında, hem hareketsiz dururken hem de hareket halindeyken farklı ışıklandırmalarda nasıl göründüklerine dair anılarla birleştirirler. Zihin, daha sonra gerçekliğin temsili kavramları ile gelip bu bakış açılarını bir bütün haline getirir. Kübizm de, soyutlama yoluyla aynı hiper gerçekçi yaşam duygusunu elde etme girişimidir.

4. Kübizmin İlham Kaynağı

Fransız sanatçı Paul Cezanne (1839 – 1906) son çalışmalarında doğrusal bakış açısı geleneğini terk etmiş; resimlerindeki alanı düzleştirmiş ve bu sayede yüzeylere daha fazla önem verebilmiştir. Bunu yaparak resim ve gerçeklik arasındaki farkı vurgulamıştır. Cezanne ayrıca doğal formlara sahip nesneleri silindir, küre ve konilere indirgemiştir. Kübistler Paul Cezanne’in sanatını dikkatle incelemiş ve tekniklerini genişletmişlerdir. Bu sebeple Kübizmin ilham kaynağının Cezanne olduğu söylenebilir. Kübist ressamlar aynı zamanda Yerli Amerikan ve Afrika sanatından da çokça esinlenmişlerdir.

5. İsim Kökeni

Sanatı Geometrik Şekillerle Buluşturan Kübizm Akımına Dair Detaylar

Ressamların dünyayı nesnel olarak kopyalamama ve soyutlama yapmaları fikri, 20. yüzyıldaki sanat eleştirmenleri tarafından sapkınlık olarak görülmüştür. Fransız sanat eleştirmeni Louis Vauxcelles, Picasso ve Georges Braques’in resimlerinden bahsederken aşağılayıcı bir şekilde “küçük küplerden” oluştuğunu söylemiştir. Çoğu insan ilk ortaya çıktıklarında Kübist eserleri beğenmemiş ya da anlamamıştır. Kübizm ismi, aşağılamak amacıyla ve birçok Kübist tablonun kare görünümü nedeniyle ortaya çıkmıştır. Hareket, sanat akımları arasında adını aşağılayıcı bir eleştiriden almasıyla parmakla gösterilir ve hiper gerçekçiliğe olan bağını ispat etmektedir.

6. İlk Kübist Eser

Picasso’nun 1907’de çizdiği “Les Demoiselles d’Avignon” (Avignon’un Hanımları) adlı tablosu en eski ve en ünlü Kübist eserlerden biridir. Picasso, eserin yaratım sürecinde Afrika kabile maskelerinden etkilenmiştir. Çalışma, Kübist yaklaşımın temeli haline gelen üç unsuru bir araya getirmiştir: düzlük, geometrik indirgeme ve çoklu perspektif. Düzlük, gölgeleme eksikliği ile elde edilmiş; arka plan ve ön plan birbirlerine bağlantılanmadan kullanılmıştır. Geometrik şekillerin kullanımı, konunun görsel gürültüsünü azaltarak formları basitleştirilmiştir. Birden çok bakış açısının kullanımı, konuları eşzamanlı bakış açılarından göstermektedir.

7. En Politik Tablo: Guernica

Sanatı Geometrik Şekillerle Buluşturan Kübizm Akımına Dair Detaylar

En iyi bilinen ve en tartışmalı Kübist resimlerden biri Picasso’nun Guernica’sıdır. Savaşın dehşetini gözler önüne seren eser, 8 metre genişliğinde ve 3,5 metre yüksekliğindedir. İspanya’nın Guernica şehrinin Nazi güçleri tarafından bombalanmasını anlatır. Sanatı geometrik şekillerle buluşturan Kübizm akımına yeni bir anlam getiren tabloya dair detaylar arasında en dikkat çekeni kuşkusuz ki hakkında anlatılan bir anektottur. İspanyol hükümeti 1937 yılında gerçekleşecek olan Paris Dünya Fuarı’nda sergilenmesi için Picasso’ya tablo sipariş eder ve Guernica yaratılır. Sergi sırasında Alman bir general Picasso’ya yaklaşarak “Bu resmi siz mi yaptınız?” diye sorar. Picasso ise şu yanıtı verir: “ Hayır, siz yaptınız.”.

8. Paris’teki Kübist Topluluk

Fransa’nın önde gelen Kübistleri eserlerini ilk kez halka açık bir şekilde 1911’de Paris’teki Salon des Indépendants’ta sergilemişlerdir. Jean Metzinger, Albert Gleizes, Robert Delaunay, Marie Laurencin gibi isimlerin eserleri sergide yer almıştır. Bu etkili ressam grubu, Paris’in Puteaux banliyösünde bulunan Marcel Duchamp ve iki kardeşinin stüdyosunda düzenli olarak tanışıp sanat hakkında konuştukları için kendilerine Puteaux Grubu adını vermişlerdir. Ancak Salon des Indépendants’taki sergi ironik olarak, Kübizm’in iki kurucu babası olan Picasso’nun veya Braque’nin eserlerini içermemiştir.

9. Kübizm’in Aşamaları

Kübizm hareketinin 1908’den 1912’ye kadar ki ilk aşaması genellikle “Analitik Kübizm” olarak adlandırılır. Bu aşamanın adı, konunun birden çok bakış açısı ile anlatımı ve çakışan düzlemlerin oluşturduğu parçalı görüntülerinden gelmektedir. Ayrıca Analitik Kübizm, temel geometrik parçalar ile nesne formlarını azaltmak ve tek renk kullanımına doğru bir eğilim ile karakterize edilmiştir. Kübizm hareketinin 1912 yılında başlayan ikinci aşamasına ise “Sentetik Kübizm” denir. Sanatçılar görüntüyü düzleştirip üç boyutlu uzayı tamamen ortadan kaldırmışlardır. Ayrıca, Sentetik Kübizm renk artan kullanımı ile karakterize edilmiş; daha basit çizgiler ve şekiller kullanılmıştır.

10. Bir Yol Gösterici Olarak Kübizm

Sanatı Geometrik Şekillerle Buluşturan Kübizm Akımına Dair Detaylar

Kübizm akımı, sanatta görsel gerçekliği vurgulamak için sonsuz yeni olanaklar açmıştır. 20. yüzyıldan modern sanata doğru Batı resim ve heykellerini tarihsel olarak ileriye taşıyan en etkili sanat hareketlerinden biri olarak kabul edilir. Kübizm geniş kapsamlı bir etkiye sahiptir ve Fütürizm, Suprematizm, Dada, Konstrüktivizm, De Stijl ve Art Deco gibi birçok sanat hareketini etkilemiştir. Aynı zamanda edebiyat ve mimaride de buna benzer hareketlere ilham vermeye devam etmiştir. Fransız edebiyatına büyük katkı sağlayan şair Guillaume Apollinaire, dönemin iç karışıklıklarını Kübist tarzı benimseyerek anlatmıştır. Ayrıca Max Jacob da şiirlerinde bolca Kübizm’in “Önce parçala, sonra birleştir.” yöntemini kullanmıştır.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
0
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak