Sağlık Teknolojilerinde Çığır Açacak İnovatif Projeler

7 dk okuma süresi


7
22 Paylaşım, 7 puan

Sağlık teknolojileri, sektördeki sorunları çözmek ve insanların yaşam kalitesini iyileştirmek için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu alandaki fikirlerin uygulamaya geçmesi zaman alsa bile gerçekleşebilmesi için yeni teknolojiler üretiliyor. Bilimin diğer alanlarındaki gelişmeleriyle beraber bu fikirler, somut ve açıklanabilir bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle sağlık teknolojilerinde yapılan çalışmalar, insan hayatı üzerinde çığır açacak inovatif projeler olarak görülüyor. Bu içeriğimizde, geçmişte yeşeren fikirlerin teknolojinin ilerlemesiyle günümüze uyarlanma sürecinden ve tıp dünyasındaki yeni gelişmelerden bahsedeceğiz. Keyifli okumalar.

1. İnsan Genom Projesinde Genetik Kodlar

İnsan Genom Projesi, insanlığın kendini tanıma yolunda çığır açıcı bilgilerden oluşan uzun yıllara dayanan bir çalışma. 1980’lerde düşünülen, 1990’lı yıllarda çalışmaları başlayan, 2000 yılında Beyaz Saray töreniyle açıklanan bir proje. 2001’de bu projenin rekabetinde olan Francis Collins “Nature” dergisinde, Craig Venter “Science” dergisinde genom taslağını yayınladı. İnsan genom projesi için yapılacak çalışmalar: genetik hastalığın tanımlanması için test sistemleri oluşturma, farklı canlı gruplarının DNA dizilimini çıkarma, Genom bilgisiyle kişiye özel aşı ve ilaç geliştirilmesi, insanların genomlarındaki bireysel farklılıkları tespit etmek gibi birçok gelişmeyi içeriyor. Genetikçilerin genlerimizi değiştirme ve insanı dönüştürme gibi çalışmaları da etik olarak en çok tartışılan konulardan. Öjenizim “insan ırkının ıslah edilmesi” gibi fikirler geleceğe dair kaygılar arasında yer alıyor. Aynı zamanda DNA örneklerinin güvenle saklanabilmesi için DNA veri depolama yöntemi de geliştiriliyor. Tüm etik tartışmalara rağmen tıp dünyasının işini kolaylaştıracak, hayatlarımızda büyük değişiklikler sağlayacak heyecan verici bir projeyle karşı karşıyayız.

2. Sentetik Biyolojiyle DNA Düzenleme

Sentetik biyoloji, biyolojiye mühendislikle bakan ve mühendislik prensipleriyle çalışılmasını sağlayan bir disiplin. Günümüzde bu yaklaşımla hücrelerin içerisinde genetik devreler oluşturulup programlanabiliyor. Sentetik biyolojinin gen düzenlemeden farkı: gen düzenlemede küçük değişiklikler yapılırken, sentetik biyolojide DNA zincirleri üretilerek canlının genomuna enjekte edilmesi. Bir bakıma canlıları yeniden düzenlemeye olanak tanıyor. İnsan hücrelerinde silinmek istenen hedef geni silme, doğumdan önce tespit edilen kusurların değiştirilebilmesi gibi hedefler mevcut. Genetik tedavilerle ilaçlara bağımlılığı azaltmak, hastalıkları tek seferde bitirebilmek üzerine çalışmalar yapılıyor. Gelecekte, genetiği değiştirilmiş bağışıklık hücresi nakli, gen terapi yöntemiyle nadir hastalıkların tedavisi ve hücresel gen düzenlemeleri gibi uygulamalar sağlık sektöründe çağın en önemli gelişmelerinden olacak gibi gözüküyor.

3. İlaç Üretiminde 3D Yazıcı Teknolojisi

Birçok projenin gerçekleşmesine imkan tanıyan 3D yazıcı teknolojisi sayesinde ilaç üretimi için de fikirler ve uygulamalar mevcut. Geçtiğimiz yıllarda AutoCompounder isimli bir şirket tarafından ilaç üretimi için yeni bir yazıcı geliştirilmişti. Tost makinesi büyüklüğünde tasarlanan yeni 3D yazıcıyla 2016 yılında ilk ilaç üretimi yapılmıştı. Bu süreçte yapılan testlerde yazıcının denetimlerde yetersiz kalmasından dolayı piyasaya sürülmesi engellendi. Test aşamaları tamamlandığında dağıtımının yapılması bekleniyor. 3D yazıcı ile ilaç üretimi diğer üretim teknolojilerinden farklı olarak, normal ilaç hazırlama süresinin üçte biri kadar zamanda bu ilaçları hazırlayabiliyor. Cihaz aynı zamanda istenilen dozajda karışım yapma, kendini temizleyebilme özelliğine sahip. Kendini temizleyebilmesi sayesinde farklı bir ilaç yapılması için vakit kaybı olmadan yeni ilaç hazırlanabiliyor. Bu sayede firmaların ve eczanelerin, hastaların ihtiyacı kadar ilaç üretebilmesi ve kişiye özel ilaç oluşturabilmesi bekleniyor. Gelecekte, doktorun kişiye özel yazdığı ilaç karışımları on dakika içerisinde yazıcıyla üretilerek eczanelerden alınabiliyor olacak.

4. Medikal Hologram Anatomi Görüntüleme

Kadavra uygulamasını tarihe karıştıracak proje olarak görülen “Medikal Hologram Projesi” ilk defa Türkiye’de uygulanmaya başlandı. Bu projeyle holografik yöntemle sanal ortamda muayene ve tedavi gerçekleşebiliyor. Bu da öğrencilerin evden çalışabilmesine ve doktorların ameliyat öncesinde pratik yapabilmesine olanak sağlıyor. Projenin fikir sahibi 2017 TÜBİTAK ödülünü kazanan Arş. Gör. Dr. Mürsel Haspulat. 2020’de konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Hasbulat “Gelecek dönemde kadavralara ihtiyaç duyulmadan öğrenciler eğitimlerini neredeyse gerçekmiş gibi sanal ortamda yapabilecek. Holografik modeller detaylı olarak katman katman karaciğeri, bağırsakları hepsini dokusuna kadar anlamanızı sağlıyor…” diyerek projeyi tanıttı. Koronavirüs döneminde daha çok önem kazanan ve uzaktan eğitime entegre edilen bu proje henüz yaygınlaşmamış olsa da projenin ticarileşmesi için bazı firmalarla ve eğitim merkezleriyle anlaşıldı. Gelecekte hastalara revize edilerek hologram teknolojisiyle anatominin görülmesi, dijital bilgilerin yansıtılması üzerine fikirler mevcut. Geliştirildiği ve yaygınlaştığı taktirde bilim insanları ve sağlık alanında eğitim gören öğrenciler için hologram teknolojisiyle çalışmak çok daha ilham verici ve eğitici olacağa benziyor.

5. Nöroteknoloji ile Beyin Okuma Çağı

Nöroteknoloji, beyin ve düşünce süreçlerinin anlaşılmasını sağlayan “Beyin okuma çağı” olarak lanse edilen bir alan. Bu alanla biyolojik zeka ve makine zekasının gelişmesi, beyinden bilgisayara bilgisayardan beyine mesaj gönderilmesi sağlanacak. Teknolojinin beyinle iletişim halinde olacağı ve hatta beyindeki sinyallerin değiştirilebileceği nöroteknoloji çalışmaları yapılıyor. Çoğu şirket bu konudaki fikirlerin patentini aldı ve projelerini duyurmaya devam ediyor. Gözün daha iyi görmesini sağlamak için beyin dalgalarını değiştirme, insanların zihinlerindeki görüntüleri somutlaştırabilme, sadece duyulmak istenenlerin algılanmasını sağlayan işitme cihazları, beyin dalgaları yoluyla iletişim kurularak düşüncenin sese dönüştürülmesi gibi yaratıcı fikirler mevcut. Suni uzuvların hareket edebilmesi, dokunma hissi verebilmesi gibi konularda da testler yapılıyor ve önümüzdeki yıllarda hayata geçmesi bekleniyor. Yapay zeka sisteminden farklı olarak nöroteknolojiyle, beyin-beyin ve beyin-makine arasındaki iletişim mümkün hale geliyor.

6. Medical Nesnelerin İnterneti (IoMT)

Giysi, aksesuar ya da implant olarak vücuda giyilebilen teknojilerin sağlık ölçer olarak kullanılmasına Medikal Nesnelerin İnterneti (IoMT) deniyor. Akıllı saat aksesuarından aşina olduğumuz bu teknoloji için çok daha geniş bir ürün yelpazesi ve daha işlevli ürünler düşünülüyor. Günümüz IoMT cihazları fiyat açısından ulaşılabilirliği zor, gelecekte öngörülen özelliklere göre daha az kapsamlı analiz yeteneğine sahip. IoMT ürünleri gelecekte daha fazla analiz özelliklerine sahip olacak ve hastanelerdeki cihazların bu teknolojiye entegre olmasıyla daha sistemli hale gelecek. Özellikle düzenli olarak kontrolden geçmesi gereken hastalar için kolaylık sağlayarak hastalıkların da erken teşhisinde büyük önem taşıyacak. Yatarak tedavi gören hastalar IoMT uyumlu cihazlarla ilaç, yardım talep edebilecek, kişinin sağlığına ilişkin veriler giyilebilir teknoloji sayesinde analiz edilerek bu veriler kısa sürede kişinin doktoruna iletilebilecek. Kanser tedavisinde, hastanın reaksiyonlarının IoMT teknolojisiyle kontrol edilip, radyasyonun buna göre ayarlanabileceği ve tümör küçülmesinde aynı etkinin sağlanabileceği çalışmalar yapılıyor. Bebeklerin soluk alıp vermesini takip eden giysiler, internete bağlı akıllı sağlık hizmetleri araçları, acil bildirim sistemlerinin geliştirilmesi yakın gelecekte beklenen teknojiler.

7. Spermsiz Embriyo Bebekleri

Spermsiz embriyo oluşturma projesi, çiftlere çocuk sahibi olmaları için farklı bir alternatif sağlayacak uygulama olarak görülüyor. Sperm olmadan üreme çalışmaları uzun süredir konuşulan ve araştırılan bir konu. Heteroseksüel çiftlerde erkek sperminin yetersiz kalması durumunda ya da kadın çiftlerde çocuk sahibi olunma isteğiyle başvurulabilecek bir yöntem. Keskin hatları çok belli olmasa da bu konu üzerinde çalışmalar yapılıyor ve nereye kadar gidilebileceği ya da ne kadar başarılı olunabileceği test ediliyor. Çin bilim insanlarınca yapılan bir çalışmaya göre sperm kullanmadan, dişi farelerden alınan kök hücrelerin kullanımıyla fare embriyosu oluşturuldu. Deneyin neticesinde 29 sağlıklı bebek dünya geldi. Ekip, CRISPR-Cas9 gen düzenleme sisteminden yola çıkarak bu çalışmayı elde ettiğini açıkladı. Aynı çalışma erkekler için yapıldığında bebekler 48 saatten fazla yaşayamadı. Bu yöntemin güvenli olması ve olası faciaların önlenebilmesi için uzun süre testler yapılacağı, yirmi yıl daha çalışmaların süreceği belirtiliyor. Araştırma sonucu doğan bebeklerde veya bebeklerden gelecek soyda anormalliklerin olup olmadığına dair testler yapılmadan insanlara uygulanmayacağı kaydedildi. Gerçekleştiği taktirde kadın erkek ilişkilerinde çığır açacak bir proje olduğu konuşuluyor.

8. İnsan Biyolojisine Yakın Çip Organlar

Bir tür yapay organ olarak tasarlanan çip organlar, normalde deneysel yöntemlerle yapılamayan analizlerin gerçekleştirilebilmesini sağlıyor. Bu noktada çip organlar için en önemli zorluk, gerçek organa ne kadar benzer bir modelin oluşturulabileceği sorunu. Bu teknoloji mikroakışkan çipler kullanılarak gerçekleştiriliyor. Mikroakışkan çipler, küçük hacimli akışkanların mikro ölçekteki kanallar içerisine yerleştirilmesine ve kontrol edilebilmesine yardımcı oluyor. Bu yöntemle organlar, bazı temel fonksiyonlarını koruyarak taklit edilebiliyor. Boyutları küçük olduğu için laboratuvar ortamında yer kaplamaması sebebiyle büyük kolaylık sağlıyor. Gelecekte, test edilmesi gereken ilaç veya ürünler, hayvanlar üzerinde deney yapmaya gerek kalmadan bu çiplerle gerçekleştirilecek. Sağlık teknolojilerinde çığır açacak inovatif projeler arasında yer alan çip organlarla, hayvanlara uygulanan testlerden çok daha sağlıklı ve güvenilir sonuçlar elde edilecek.

9. Yapay Zeka ile Robot Teknolojisi

Sağlık teknolojilerinde çığır açacak inovatif projeler listemizin bu maddesinde filmlerden ve kitaplardan da aşina olduğumuz bir konuyla devam ediyoruz. Yapay zeka robot teknolojisi bilgisayarların insan gibi düşünebilen, zeka gerektiren görevleri yapabilen ve biyoloji sinir sistemini taklit eden sinir ağlarından oluşuyor. Henüz hayatımızda hayal edilen kadar yer almasa da gelecekte tam olarak beklediğimiz düzeyde bir etki edeceği biliniyor. Halihazırda hayatımızın içinde nasıl var olacakları etik açıdan konuşulan konular arasında. Geçtiğimiz yıllarda gelecek çağın habercisi olarak görebileceğimiz Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi hastanelerde kullanılmaya başlanmıştı. Üzerine çalışılan teknoloji ise, birebir konsol olarak kullanıma gerek kalmadan yapay zekanın birleştirildiği bir sistem. Gelecekte robot teknolojisi tek başına çalışabilirliği elde etmiş, insan zekasına daha yakın bir yapıya sahip olacak. Testleri yapılan bazı çalışmalar arasında robot hemşire, robot hasta bakıcı, robot nöbetçi hekimler var. Geliştirilen bu robotlar, doktorun kontrol edebileceği ama tek başına teşhis ve tedavi de yapabilecek bir bir zekaya sahip olacak.

10. Yeni Yazıcı Sistemiyle 5D Devrimi

Yazıcı teknolojileri, 21. yüzyılın en devrimci teknolojilerinden sayılıyor ve sağlık teknolojilerinde çığır açacak inovatif projeler içerisinde görülüyor. Günümüzde kullanımda olan 3D ve 4D yazıcılar, çoklu malzeme özelliğinde ve dijital dosyayı yazıcının tipine göre boyutlandırabilen bir sisteme sahip. Özellikle 3D yazıcının yaygınlaşmasıyla kişiye özel protezler, ortopedik implantlar yapılmış ve kullanılmaya başlanmıştı. Aynı aileden olan 4D yazıcı ise bir üst özelliklere sahip yeni sayılabilecek bir teknoloji. Yazıcı sistemlerinin gelişmesiyle kemik ve kıkırdak dokusu dışında organ ve doku baskısı da alınarak, organ bağışına bağımlılığın sona ermesi ümit ediliyor. Şuan fikir aşamasında olan 5D yazıcı sistemi, basit bir platformda tek boyutta değil, hareket eden bir platformda beş eksende üretim yapabilecek. Bu teknoloji diğer yazıcılara göre daha sağlam ve dayanıklı olacak. Yeni teknolojisine rağmen maliyeti ucuz ve daha hızlı üretim yapabilecek şekilde tasarlanıyor. Teknolojide ulaşılabilirlik, teknolojinin sadece belli yerlerde kullanılmasına engel teşkil ederek genele yayılmasına olanak tanır. Daha ucuz maliyete sahip olacağının öngörülmesi, sektörde daha çok kullanılmasına ve üretimin daha çok insana ulaşabilmesine olanak tanıyacaktır.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
6
Beğen
Mutlu Mutlu
4
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
5
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç