Ressam İbrahim Çallı’nın En Ünlü Eserleri

6 dk okuma süresi


3
10 Paylaşım, 3 puan

İbrahim Çallı, 1882 yılında Denizli’nin Çal ilçesinde doğmuş ancak ailesi tarafından askeri okul için İstanbul’a gönderilmiş bir çocuktur. Fakat o, çocukluk hayali olan resim çalışmalarına yönelmiş ve kaldığı handa resim dersleri almaya başlamıştır. Böylece resim hayatı başlayan Çallı, 1917 yılında altı eseriyle katıldığı İstanbul sergisinde Sanayi-i Nefise Madalyası kazanarak 1914 Kuşağının “Çallı kuşağı” olarak anılmasını sağlamıştır. Başarılarla dolu hayatı olan Ressam İbrahim Çallı’nın en ünlü ve değerli eserleri arasında yer alan birkaç tablosunu sizin için listeledik. Keyifli okumalar!

1. Adada Piknik Sefası

Ressam İbrahim Çallı’nın En Ünlü Eserleri

Bursluluk sınavını birincilikle kazanarak Fransa’ya giden Çallı, 1. Dünya savaşının başlamasıyla yurda dönüş yapmıştır. Dönüşüyle birlikte eserleri daha da değerlenen ressam, iyi bir sanatçı olmanın yanı sıra iyi bir öğretmendir. Birçok yeni ismin yetişmesine de vesile olmuştur. Şeref Akdik, Saim Özeren, Elif Naci, Mahmut Cuda, Ali Avni Çelebi ve Bedri Rahmi Eyüpoğlu tanınan isimlerden bazılarıdır. İbrahim Çallı’nın eserlerini genel olarak manzara, natürmort, portreler ve nü olarak gruplandırabiliriz. Ayrıca Yrd. Doç. Dr. Özand Gönülal, ressamın eserlerini manzara resimlerine baktığımızda panoramik doğa görüntülerinin yanında şehir kesitlerini ve doğa içinde günlük yaşam öykülerini bulmak mümkün, diyerek açıklamıştır. Adada Piknik Sefası resmi de bu doğa içinde ki günlük yaşam öykülerini barındıran eserlerinden biri olmuştur.

2. Avluda Oturanlar

Avluda oturanlar tablosu Ressam İbrahim Çallı’nın şehir kesitlerini barındıran en ünlü eserleri arasında yer almaktadır. Burs ile gittiği Fransa’da 1910 ile 1914 yılları arasında Paris’te Fernand Cormon’un atölyesinde eğitimini almıştır. Paris’te bulunduğu sırada 1913 yılında yapmış olduğu Avluda oturanlar eseri de değer bulmuş ilk eserlerinden biridir. Yanında birçok eserle Türkiye’ye geri dönen ressamın tabloları o dönemlerde de oldukça ilgi görmüştür. Hak ettiği değeri her ne kadar ölümünden sonra gördüğü belirtilse de Çallı, her dönem Türkiye’nin en değerli sanatçılarından biri olmuştur. Avluda Oturanlar eseri de ölümünden sonra satışa çıkarılmıştır. Hatta bu eser, 14 Aralık 2014 tarihinde İstanbul’da düzenlenen müzayede 2 milyon 460 bin liraya satılmıştır. Rekor fiyatla satılan eser, bu tarihe kadar Çallı’nın satılan en yüksek tutarlı tablosu olmuştur.

3. Balkonda Oturan Kadınlar

Ressam İbrahim Çallı’nın En Ünlü Eserleri

İbrahim Çallı Balkonda Oturan Kadınlar tablosunu 1934 yılında yapmıştır. Ressam o yıllarda yaptığı tablolardaki renk kullanımları konusundaki fikirlerini, o dönem görev yaptığı akademide ifade etmiştir. Hatta aynı akademide resim bölümü başkanlığını yürüten Leopold Levy ile tartışmaya girmiştir. Tartışmada renk kullanımını “Talebeye yapılan telkin ve müdahalelerin neticesi, tabiat onlara aynı atmosfer ve aynı renkte gösteriliyor.” şeklinde açıklamıştır. Devamında ise bizim memleketimiz güneş ve renk memleketidir diye eklemiştir. Bu görüşleri sebebi ile resim sanatı üzerinde ve renk vadisinde ısrarla çalışmıştır. İbrahim Çallı her büyük ressamın palete yeni bir iki renk daha ilave ettiğini de belirtmiştir. Türk Milleti’nin kendisini sevmesini de “güzel memleketimi kendi renkleriyle ifade ettiğim içindir” şeklinde ifade etmiştir.

4. Bostancı Sahilinde Gezintiye Çıkan Kadınlar

Ressam İbrahim Çallı’nın 100’e yakın tablosu bulunmakla birlikte birçoğu için Türkiye’nin en ünlü eserleri arasında yer aldığı belirtilmektedir. Saymakla bitmeyen bu değerli eserlerden biri olan Bostancı Sahilinde Gezintiye Çıkan Kadınlar tablosu için de 2012 yılında açık arttırma düzenlenmiştir. Yapılan 5. Geleneksel ve Çağdaş Sanat Eserleri Müzayedesi’nde 1.150.000 TL muhammen bedelle açık artırmaya çıkmıştır. Yoğun talep gören tablo büyük çekişme sonucunda 1.7 milyon olan rekor seviye sayılabilecek bir fiyatla alıcı bulmuştur. Yine ölümünden sonra satılan bu tablo ikinci en yüksek fiyata alıcı bulan eseri olmuştur. Bu tablosunda da memleketini yansıttığını ve ülkenin renklerini kullandığını belirten Çallı, bu eserinin panoramik anlayışa sahip olduğunu belirtmiştir.

5. Manolyalar

Ressam İbrahim Çallı’nın En Ünlü Eserleri

İbrahim Çallı’nın natürmort eserleri oldukça sevilmektedir. Hatta ressam, natürmort yaratı süreci içerisinde farklı bir yere sahip olmuştur. Manolyalar tablosu da bu eserlerden biridir ve ressam bu tablosunu 1933 yılında yapmıştır. Sanatçı bu resimlerinde kullanmış olduğu ışık ve bununla belirginleşen lekesel değerlerin, bir tutkunun varlığına işaret ettiğini belirtmiştir. Bu eserlerinde ölü bir doğayı resmetmesine rağmen kompozisyonu ve fırça darbeleriyle yaşama ilişkin bir dinamiği yakalamanın mümkün olduğunu ifade etmiştir. Çallı bir ifadesinde de bu tarz resimlerinin Van Gogh’un “Ay Çiçekleri” ile ilişki kurulmaya çalışıldığını belirtmiştir. Fakat kendisinin ünlü ressam gibi ruhsal bir çöküntüden değil aksine yaşam serüveninin dışa vurumu ile gerçekleştirdiğini belirtilmiştir.

6. Mavi Vazoda Güller

Ressamın natürmort eserlerinden biri olan bu tablosunun yapım yılı tam olarak bilinmemektedir. Ancak Çallı’nın ünlü eserlerinden birisi olarak şu anda İstanbul Sanat Evinde bulunmaktadır. Ressam İbrahim Çallı adının verildiği bir okulda bu tablo örnekleri duvarları süslemektedir. Böylelikle ünü çağımıza kadar gelen ressam aslında 1914 kuşağı ressamıdır. Ayrıca aynı dönem Türk Resim Sanatı alanında, batı görüşüne giderek daha çok yaklaşan bir resim patlaması da olmuştur. Bunun sebebinin de Çallı ile birlikte Sanayi Nefise’de açılan Avrupa Sınavı’nı kazanan gençler olduğu belirtilmiştir. Tüm bu gençler eğitimleri sırasında savaşın çıkmasıyla ülkeye geri çağrılmıştır. Fransa, Almanya ve İtalya’dan da kendi istekleriyle ülkeye geri dönmüşlerdir. İşte bu dönüşler ülkedeki ünlü ressam sayısını arttırmıştır.

7. Mevleviler

Ressam İbrahim Çallı’nın En Ünlü Eserleri

Yaşadığı yılların şartlarına göre iyi bir Akademik eğitim alan İbrahim Çallı, almış olduğu eğitimi kendi çabaları ile geliştirmiştir. Dönemi için farklı olduğu belirtilen ressam, daha çok açık havada resimler yapmayı tercih etmiştir. Ayrıca empresyonist etkisi olan resimler de yapmıştır. Bunun yanında yeniliklere açık ve eserlerinde farklı konuları ele almaktan çekinmeyecek kadar da cesurdur. Zira 1920 sonrası yaptığı belirtilen Mevlevi adlı eseri ile de resim dilinde büyük bir kırılma yaşanmıştır. Bu durumun en büyük etkilerinden biri olarak o dönemlerde tanıştığı Ukrayna’lı sanatçı Gritchenko olduğu bilinmektedir. Tüm bu etkilerle ressam bu eserinde, grafik çizime yakın bir teknik kullanmış ve şematik düzende bir resim ortaya çıkarmıştır. Ayrıca figürlerin plastik karakterleri de oldukça belirgin olarak çizilmiştir.

8. Zeybekler

İbrahim Çallı’nın Zeybekler eserinin özel bir hikayesi bulunmaktadır. Ünlü eserleri olan ressam İbrahim Çallı, 1900’lü dönemlerde aynı zamanda Osman Hamdi’nin en iyi asistanı olarak görev yapmıştır. Bu görevi sırasında Çallı, Atatürk’ün talebi üzerine Etnografya Müzesi’nde bir resim sergisi açmıştır. Sergide de yer alan Zeybekler eserini gören Atatürk, Çallı’ya döner ve “Biz Kurtuluş Savaşı’nda yemeye ekmek bulamıyorduk, senin tablondaki atlar nasıl semirmiş böyle?” diye sormuştur. Bunun üzerine usta ressam resim malzemelerini almış ve tablosundaki atı bir deri bir kemik haline getirmiştir. Böylece Zeybekler tablosu hikayesi sayesinde özel bir yer edinmiştir. Hatta bu diyalog sayesinde tüm eserleri yeniden sergilenmeye başlamıştır. Sonrasında da Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesinde adının verildiği İbrahim Çallı Salonu’nda 1914 kuşağı sanatçılarının resimleri yer almıştır.

9. Hasene Cimcoz Portresi

İbrahim Çallı’nın portreleri arasında diğer resimlerine nazaran biçim kaygısını daha çok hissettirdiği bir çalışma olmuştur. Fakat bu resimler arasında da portresini yaptığı kişiye göre değişkenlik görmek mümkündür ve kullandığı resimsel dile ait ifadelere rastlanmıştır. Mesela Celal Bayar’ın portresinde kişisel duruşunu yansıtmanın dışında, giyimini ve devlet adamı ciddiyetini yansıtmak için biçimsel kuralcılık kullanmıştır. Ancak Hasene Cimcoz portresinde fırça darbeleri daha serbest bir şekilde kullanılmıştır. Bunların yanı sıra Çallı nü olan portreye benzer resimlerinde, figür mekân ilişkisini ön plana çıkartmaktadır. Ayrıca resimlerde yer alan kadın figürlerinde de kimi zaman duygusal boyutun yansımasını vücut biçimlerinde yansıtmaya çalıştığını belirtmiştir.

10. Yeşil Elbiseli Kadın Bayan Vicdan Moralı Portresi

Ressam İbrahim Çallı’nın En Ünlü Eserleri

1947 yılında, 65 yaşında iken emekliliğe sevk edilen Çallı, bu durum ile ilgili üzüntüsünü her fırsatta ifade etmiştir. Hatta aynı yıl her hafta yayınlanan dergide verdiği röportajlarında “En verimli zamanımda çocuklarımdan ayrılmış olduğum için sahi müteessirim” demiştir. Son dönem tablolarından olduğu içinde bu eser oldukça kıymetli sayılmıştır. Maalesef bu üzüntünün sebep olduğu söylenen mide kanaması sonrasında, 22 Mayıs 1960 senesinde İstanbul’da vefat etmiştir. Ölümünden sonra Hasan Âli Yücel, “Dostum Çallı” adında bir yazı paylaşmıştır. Yazısında “Onu son defa Taksim civarında görmüştüm. Sesi, kederli bir inilti kadar ihtiyar ve bitkin, titriyordu.” diye ifade etmiştir. Ayrıca “Ayrılırken öpüştük, aksi yönlere yürüdük. Garip iç dürtüsüyle arkama döndüm, ne göreyim, o da bana bakıyordu. Birbirimizi bir kere daha selamladık.” diyerek yazısını sonlandırmıştır.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
3
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
1
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!