Renkleri Koklamak Sesleri Tatmak: Sinestezi Hastalığı

5 dk okuma süresi


8
22 Paylaşım, 8 puan

Sinestezi, birleşik duyu olarak tanımlanır. Yunanca kökenli bu kelime, bir duyunun başka bir duyuyu algılaması şeklinde açıklanabilir. Sinestezik kişilerde ise beyin duyduğu sesi görsele çevirirken gördüğü şeyleri de seslere dönüştürerek algılar. Sesleri tatmak, renkleri koklamak veya nesneleri duymak sinestezi hastalığı denilen rahatsızlık ile mümkün olur. Sinestezi günümüzde hâlâ gizemini korumaktadır ancak bir yetenek olarak düşünülen bu durumu tarihte pek çok ünlü isim de yaşamıştır. Sinestezi insandan insana farklılık gösterebildiği için böyle bir durumla karşı karşıya kalındığında mutlaka bu konu hakkında uzman birine danışılması gerekir. Biz de bu içeriğimizde konunun bilinmesi gereken en önemli noktalarına değindik. Keyifli okumalar!

1. Sinestezi nedir?

Renkleri Koklamak Sesleri Tatmak Sinestezi Rahatsızlığı

Yunanca kökenli Sinestezi kelimesi algıların birlikteliği anlamına gelir. Sinestezi aslında birleşik duyu anlamındadır. Bir duyuyu başka bir duyu yardımıyla algılamaya denir. Renkleri koklamak, sesleri tatmak, nesneleri duymak gibi bir durumdur sinestezi hastalığı. Sinestezi hastalarının vücut mekanizmaları bu şekilde çalışır. Bu kişilerde bir duyu otomatikman başka bir duyuyu uyarır. Yani duyuların birlikte algılanması ya da birbirlerine karışması şeklinde açıklanır. Örneğin limon kelimesini ne renk ile yazılmış olunursa olunsun sarı görürler. Bu konuda net araştırmalar olunmasa da bazı sonuçlara göre Dünyada her yüz kişiden iki veya dört kişide bir miktar bu hastalık gözlemlenir.

2. Sinestezi bir hastalık mı?

Böylesine hayatımızın içinde olan sinestezi hakkında Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her 23 kişiden birisi sinestetik kişiliğe sahip olabilir. Günümüze kadar gelişen tıp bilimi birçok zihinsel problemle beraber sinesteziyi de bir mantık çerçevesinde açıklar. Sinestezi bir hastalık ya da bir algılama bozukluğu değildir. Hatta algıda gelişmişlik denilebilir. Genelde hassas yapılı, hayal dünyası çok geniş ve ruhsal durumu ise fazlasıyla karışık olan kişilerdir. Sinestezikler çoğunlukla sanatla uğraşır. Bu duruma duygusal algılama hediyesi de denilebilir. Yapılan araştırmalar sonucunda bu kişilerin suça karışma oranı da sıradan bir insan ile aynı ihtimaller çerçevesindedir.

3. Sinestezi belirtileri neler?

Renkleri Koklamak Sesleri Tatmak Sinestezi Rahatsızlığı

Sinestezik insanların beyinlerinde neler olduğu çok az bilinir. Bu konudaki araştırmalar gösterdi ki çocukken soyut kavramlarla çok fazla ilgilenen kişilerin sinestezi olma olasılığı fazla. Harfler, sayılar ve renkler kişilerin çoğu zaman okulda ve ailede öğrendikleri ilk kavramlardır. Bu durum çoğu sinestezinin harf-renk veya sayı-form şeklinde olduğunu açıklar niteliktedir. Sinestezinin; algıların sabit olması durumu veya her zaman aynı şekilde oluşması, algıların hafızada kalıp kolay unutulamaması, güçlü duyuların birden boşalma durumu, rahatsızlığın otomatik ve kişinin isteği dışında oluşması gibi belirtileri vardır.

4. Sinestezi çeşitleri nelerdir?

Sinestezi temelde ikiye ayrılır. Bağlantısal (associative) ve Yansıtmalı (projective) sinestezi şeklinde incelenir. Yansıtmalı sinestezi yaşayan insanlar dışarıdan uyarıldıkları zaman şekiller, sayılar ve renkler görürler. Bağlantısal sinestezi kavramında uyaran ile yaşanılan his arasındaki bağlantı çok güçlüdür. Bu durumda birey iki uyaranı bağdaştırır. Başka türlü araştırmalarda ise sinestezi sonradan kazanılan sinestezi ve nedeni çözülemeyen sinestezi olarak görülmektedir. Nedeni çözülemeyen sinestezi beyin bölgelerinin hasarı sonucunda meydana gelmiş olabilir. Sonuçta duyularla beraber algılarda karışıklık olur. Mesela 3 sayısı mutlu, A harfi ise kızgın olarak algılanabilir. Sonradan kazanılan sinestezide ise farklı durumların tetiklemesi sonucu oluşur. Örneğin epilepsi hastalarının yüzde dördünde sinestezi ortaya çıkabilir.

5. Sinestezi nasıl oluşur?

Renkleri Koklamak Sesleri Tatmak Sinestezi Rahatsızlığı

Sinestezi renkleri koklamak, sesleri tatmak gibi olağanüstü bir durum olsa da bu durumu oluşturan nedenler var. Doğum sırasında beyinde yaşam boyu kullanılacak olan çok fazla sayıda nöron bağlantılarının, normal insanlarda zamanla yok olurken, sinesteziklerde bu bağlantılar yok olmaz. Yani çocukluk çağlarında beyin hücreleri arasındaki bağlar seçilimli olarak budanır. Sinestezi gözlemlenen kişilerde ise beyin bölgeleri arasındaki bağlantılar çocukluk yıllarında budanmamıştır. Bu bağlantılar genetik yollarla aktarıldığından dolayı da akrabasında sinestezi görülen kişinin sinestezi olma olasılığı artar. Etkisi geçici ve hafif olan sinestetik maddeler de vardır. Etken maddesi kannabis olan alkol ve esrar gibi maddeler hatta kahvede bulunan kafein, uygun durumlarda bazı kişilerde sinesteziye sebep olabilir.

6. Sinestezi sonradan kazanılabilir mi?

Sinestezi görülen kişiler genellikle kalıtsal yollarla sinestezi olmuşlardır. X kromozomuyla taşındığı tahmin edilen sinestezinin genetik bir hastalık olduğunu düşünenler bile vardır. Bu rahatsızlığın babadan oğula geçtiği çok nadir görülür. Ayrıca sinestezi sol elini baskın olarak kullanan ve her iki elini de kullanabilenlerde görülme oranı daha yüksektir. Kişi sinestet olmasa bile geçici olarak sinestezi deneyimi yaşayabilir. Bunu sağlayan çeşitli durumlar vardır. Uzun süre belirli renklerle kodlanan harflere bakıldığında kişi tek renkli kağıda baktığında bile harfleri renkli görmeye devam eder fakat eski haline geri döner. Psikotik ilaçların kullanımı da sonradan sinesteziye sebep olabilir. Kişinin beynindeki farklı duyu bölgeleri arasında farklı iletişim kurulmasına neden olur. Bu iletişim sinestezi gelişmesine neden olabilir. Bunun gibi birçok farklı olay sonradan sinesteziye neden olabilir.

7. Sinesteziklerin ortak özellikleri neler?

Renkleri Koklamak Sesleri Tatmak Sinestezi Rahatsızlığı

Erkek cinsiyeti sinestezi olmaya daha yatkındır. Sinestezi görülen kişilerde, matematiksel zekanın düşük olduğu tahmin edilir. Bu durum sinestezinin beynin sol yarım küresiyle alakalı olduğunu düşündürür. Beyin görüntüleme tekniklerinde sinestezik insanlarda hipokampüs ve limbik korteks olması gerekenden daha aktif görünür. Ayrıca bu kişiler sanatsal faaliyetlerde başarı sağlarlar. Sinestezi henüz çözülemeyen bir rahatsızlık olarak görüldüğü gibi aynı zamanda yetenek olarak da nitelendirilir. Bu karışıklığın sebebi ünlü ve yetenekli sanatçıların sinestezi sahibi olması ve ortaya çıkardıkları unutulmaz eserleridir. Kısa sürede bir dili öğrenebildikleri gibi renkler üzerinde uzman bir isim haline gelebiliyorlar.

8. Sinestezikler nasıl algılar?

Her insanın beyninde duyu sinyallerini algılama ve belirli işleri yapma ile görevli bölgeler bulunur. Genelde duyular birbiri ile karışmaz. Her duyu kendi görevini yapar ve üst merkeze bilgiyi aktarır. Sinestezik kişilerde ise bölgeler birbiri ile karışır. Beynin harfleri tanımlayan bölgesi ile renkleri tanımlayan bölgesi arasında karşılıklı bir etkileşim olur. En sık rastlanan şekli harfleri renk olarak görmektir. Her harf, kişi tarafından farklı bir renk olarak algılanarak o şekli ile kodlanır. Bu kişiler diğerlerinden farklıdır çünkü kokuları, tatları veya sesleri renk olarak algılamazlar. Tatları, kokuları ve sesleri renk olarak algılayan sinestezikler daha az görülür. Bu gruptakilerin hafızaları daha zayıf olur. Onlara göre her şehrin, her sesin, her tadın, her yerin sahip olduğu bir renk vardır. Hafızaları koku, tat ve ses gibi algıları renk olarak işler.

9. Sinestezi olan ünlüler var mıdır?

Daniel Tammet, bu rahatsızlığa sahip Dünyaca tanınmış bir isimdir. Renkleri koklamak ve sesleri tatmak gibi sinestezi hastalığı olan bireylerdendir. 2004 yılında Oxford Üniversitesinde pi sayısının 22500’üncü rakamına kadar söyleyebileceğini iddia etmiştir. Beş buçuk saat boyunca rakamları sıralayarak hatasız sayabilmiştir. Ona göre 9 rakamı, uzun ve ürkütücü olabilen bir rakam, 1 parlak ve 6 ise çok küçüktür. Tammet herhangi bir dili 7 gün içerisinde konuşabilecek duruma gelebilir. Konstantin Saradzhep, Joachim Raff, Henrik Wiese gibi birçok ünlü sinestezik vardır. Nikola Tesla ile Richard Feynman da bunların içerisindedir. Kandinsky, tablolarını tanımlamak için müzikal terimler kullanmıştır. Hatta yıldızlı geceler tablosu ile asırlarca nam salmış olan ressam Van Gogh da bir sinesteziktir.

10. Sinestezi tedavi edilir mi?

Renkleri Koklamak Sesleri Tatmak Sinestezi Rahatsızlığı

Sinestezi aslında bir hastalık olmadığından tedavi gerektirmemektedir. Ancak sinestezi durumu yaşayan özellikle de çocuklar, yaşadıkları bu değişiklikler yüzünden dışlanabilirler. Bu durumda psikolojik destek alınması önerilir. Geçici sinesteziye sebep olan ilaçların veya kimyasalların kullanılması da son derece yanlıştır. Bunların kullanılması durumunda sinesteziden daha farklı nörolojik hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu tür ilaçların reçeteyle kullanılması gerekir. Sonradan görülen sinestezi belirtilerinde hemen bir doktordan yardım alınmalıdır. Sinestezinin iyileştirilmesi için net bir tedavi yöntemi bulunmamakla birlikte yapılan çalışmalarda duyuların birbirine karışmasını engellemek için bir maske üretilmiştir.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
14
Beğen
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
3
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!