Osmanlı’da Feminist Hareketin Öncüsü Nezihe Muhiddin’e Dair Bilgiler

5 dk okuma süresi


2
13 Paylaşım, 2 puan

Tarih sahnesi, yüzyıllar boyunca doğuştan sahip olduğu hakları kazanmak için mücadele vermiş -hala vermekte olan- öncü kadınlar ile doludur. Biraz daha yakın geçmişte, yani tarihler Haziran 1923’ü gösterdiğinde İstanbul gazetesinde bu konuyla alakalı bir manşet yayınlanmıştı. “İstanbul Kadınları arasında Yeni Bir Hareket, siyasi hak talep eden Kadınlarımız”. Bu yeni hareketin arkasında ise Osmanlı Dönemi’nden erken Cumhuriyet Dönemi’ne geçişte yer almış ufuk açan figürlerden bir tanesi yer alıyordu: Nezihe Muhiddin. Bizler de tarihin tozlu sayfalarında gizli kalmış ve Osmanlı’da feminist hareketin öncüsü olmuş Nezihe Muhiddin’e dair bilgiler ile sizlere aydınlatıcı bir liste hazırladık. Keyifli okumalar!

1. Erken Yıllar

Osmanlı’da Feminist Hareketin Öncüsü Nezihe Muhiddin’e Dair Bilgiler

Nezihe Muhiddin (1889-1958), 1980’lerin sonuna doğru keşfedildi. Osmanlı Dönemi’nin en önde gelen Türk feminist aktivistlerinden bir tanesiydi. Kendi zamanının çoğu eğitimli kadını gibi, Muhiddin de bir hükümet avukatının kızı olarak elit bir ailede dünyaya geldi. Hem Osmanlı Dönemi’nde hem de Cumhuriyet’in erken dönemlerinde uzun kariyerinin her anında kadın haklarını savundu. Nezihe Muhiddin aynı zamanda bir öğretmen, yazar ve editördü. Her biri dergilerde ve gazetelerde basılmış olan yirmiyi aşkın kitap yazdı. Dönemin en sofistike yayınlarından biri olan ve haftalık olarak yayımlanan Kadın Yolu (1924-1927) dergisinin de baş editörlüğünü yaptı.

2. Türk Kadını

Muhiddin, yayımladığı Türk Kadını (1931) adlı kitabında ise kadın hareketine katılan Osmanlı kadınlarını övmüştür. Muhiddin, İslami boşanma ve çok eşlilik gibi hukuki düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmasını savundu. Hatta kadınlara sosyal konumlar üstlenebilme kabiliyetlerinin sorulmasını dahi “kadınlara karşı yapılan aşağılayıcı bir hareket” olarak değerlendirdi. Kadınların eğitim, meslek ve çalışma hayatında önlerine koyulan tüm engeller kaldırılmalıydı. Muhiddin aynı zamanda söz konusu vergi ödemek gibi durumlar olduğunda neden Türk kadınının tıpkı diğer vatandaşlar gibi hukuk gözünde eşit olduğunu, fakat oy vermek ve göreve seçilmeye hakkı olmadığını vurgulayan bir soru sormayı da ihmal etmedi.

3. Türk Kadın Partisi

Osmanlıda Feminist Hareketin Öncüsü Nezihe Muhiddine Dair Bilgiler

Tarihler Mayıs 1923’ü gösterdiğinde, Muhiddin ve bir grup aktivist, kadınların siyasi ve sosyal haklarını elde edebilmesi adına bir kadın partisi kurmak istedi. Ancak başvuruları reddedildi. Daha sonra Türk kadınları ve Muhiddin’in önderliğinde bir sivil toplum kuruluşu olan Türk Kadın Birliği kuruldu. Bu kuruluş politik eşitlik için baskı yapmaya elbette ki devam etti. Bir zaman sonra Birlik, parlamentoda kadın haklarını savunacak feminist bir erkek aday çıkarmaya karar verdi. Hatta bu Olay Türk basınında da çok tartışıldı. Muhiddin’in 20 Haziran 1927’de Cumhuriyet’e söylediği gibi, amaç “halkın görüşlerini yönlendirmekti.”

4. Türk Kadın Birliği

Nezihe Muhiddin’in söylemleri o dönemlerde epey bir ‘cüretkâr’ olarak tanımlanmıştır. Fakat bu sırada Türkiye, organize bir siyasi muhalefet olmadan tek partili bir devlet haline geldi. Kuruluşun geçici olarak gösterilen adayı Kenan Bey, Temmuz 1927’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmeden sonra Kenan Bey, tam olarak 9 Temmuz’da Türk Kadın Birliği’nden istifa etti. Hemen ardından da adaylığını geri çekti. Bunun üzerine Türk Kadın Birliği, herhangi başka bir aday göstermeyeceğini açıkladı. Kadınların Birliği’nin “oy hakkı” kampanyası da bu olaydan sonra erdi.

5. Zorlu Yıllar

Osmanlıda Feminist Hareketin Öncüsü Nezihe Muhiddine Dair Bilgiler

Tüm bu olanlar Nezihe Muhiddin için bir son değildi. Bölge valisi, Ağustos 2007’de Türk Kadın Birliği aleyhine olan birliğin liderine karşı yolsuzluk suçlamasına dayanan bir arama emri çıkardı. Tarihler 19 Eylül’ü gösterdiğinde ise tüm Kadın Birliklerinin faaliyetleri geçici olarak askıya alındı. Yine mahkeme tarafından alınan bir karar ile birliğe ait mali ve diğer tüm kayıtlı belgelerin incelenmesine karar verildi. Aynı zamanda Muhiddin’in Birliğin üyelerini olağanüstü bir kongre için aramasıyla polis komiseri bu kongreyi de askıya aldı. Muhiddin ve diğer tüm üyeler istifa etti ve Birlik siyasi katılımdan tamamen uzaklaştı. Ayrıca Muhiddin, dernekler yasasını ihlal ettiği gerekçesiyle de yargılanmıştır.

6. Türk Kadın Haklarının Kazanılması

1934 tarihli bir parlamento oturumunda kadınlara oy hakkı verilmesi konusu tekrar gündeme geldi. İktidar partisinden olan konuşmacılar eski Türk mirasını işaret etti. Başka bir ifadeyle, oy hakkının demokrasi için önemli olduğunu belirtti. Zira yalnızca demokratik olmayan rejimlerde kadınlar oy hakkında mahrum bırakılmıştır. 1934 Türkiye’si aslında bir demokrasi ülkesi değildi. Daha çok Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından az kararın alındığı tek partili bir devletti. TBMM üyeliğine o dönemde tam 24 kadın aday seçilmiştir. Fakat bu seçimler oylama ile yapılmadı. Muhiddin’in siyasi haklar hakkındaki görüşleri çok etkili olmuştu fakat resmi tarih kitaplarında yer almadı. Atatürk’ün bizzat yazdığı resmi tarihte evlat edindiği kızı Afet İnan – Atatürk ve Türk Kadın Haklarının Kazanılması olarak geçiyordu. Muhiddin’in bu olaylardaki rolüne ise yer verilmemişti.

7. Gönüllülük

Osmanlıda Feminist Hareketin Öncüsü Nezihe Muhiddine Dair Bilgiler

Osmanlı’da feminist hareketin öncüsü Nezihe Muhiddin’e dair bilgiler arasında ilginç bir tanesi de yer almaktadır. 1935 yılında kadın sorunları üzerine uluslararası bir kongreye ev sahipliği yaptı. Bu kongreden hemen sonra “gönüllü” olarak daha önce yürüttüğü derneği dağıttı. Bu olayın arka planında aslında rejimin “bağımsız olanları bastırma çabası” yer aldığı iddia edildi. Türk bilgini Yeşim Arat ise bu konuyla ilgili iddialı bir söylemi vardır. “Kemalist’ler, kamusal alanın modernleşmeye ait olduğunu düşünüyorlardı. Fakat devlet ne özerk kadın kuruluşları ne de benzeri örgütlere hoşgörü gösterebilirdi. Kadınlar, kendilerine bahşedilmiş ve kabul edilmiş haklar ile tatmin oldular.”

8. Kadın Olmanın Günahı

2019 yılında Nezihe Muhiddin’in hayatını ve kadınlar için verdiği mücadelesini anlatan “Kadın Olmanın Günahı” adlı bir belgesel yapıldı. Resmi tarih kitaplarında Nezihe Muhiddin hakkında bilgi bulunmamaktadır. Hatta Kadınlar Halk Fıkrası (ya da Türk Kadın Birliği) hakkında neredeyse hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu belgesel, Osmanlı’da feminist hareketin öncüsü Nezihe Muhiddin’e dair bilgiler ve verdiği mücadeleleri anlayabilmek adına iyi bir bilgi kaynağı örneği olmaktadır. Belgesel aynı zamanda Osmanlı’daki kadın hareketi ve erken cumhuriyet kadın hareketine de yer verilmektedir. Ayrıca belgesel, kadınlara seçme ve seçilme hakkının bahşedildiği dönemlerde ciddi bir kadın hareketi olduğunu da kanıtlamaktadır.

9. Bilinmezlik

Hakkında pek kaynak ve bilgi bulunmayan Nezihe Muhiddin’in hayatıyla ilgili her şey de aslında birer muamma. Hakkında çalışılmış herhangi bir biyografi kitabı bulunmamaktadır. Ayrıca bıraktığı eserlerin azlığı Muhiddin’in çalışmalarında tam olarak ne yaptığını da anlamayı zorlaştırmaktadır. Özellikle 1950-58 yılları arasında bu entelektüel kadının ne yaptığı veya ne ile uğraştı tamamen muğlaktır. Hatta Muhiddin’in ölümünde bile pek çok muğlaklık bulunmaktadır. Bazıları, akıl hastanesi olan Lape Hastanesi’nde öldüğünü söylemektedir. Bazıları ise evinde olduğu sıralarda kalp krizi geçirdiğini söylemektedir. Fakat Lape Hastanesi’nin evine yakın olmasından ötürü oraya götürüldüğünü iddia etmektedir.

10. Kadınsız İnkılap

Osmanlıda Feminist Hareketin Öncüsü Nezihe Muhiddine Dair Bilgiler

Yaprak Zihnioğlu’nun yayımladığı kitap “Kadınsız İnkılap”, Nezihe Muhiddin ile ilgili bilgilere epey bir ışık tutmaktadır. Zihnioğlu, Muhiddin’i feminizm kavramını “Cumhuriyetin erken yıllarına taşıyan öncü bir feminist aktivist” olarak değerlendirmektedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi Zihnioğlu da Kadınlar Birliği üyelerinin yeni Cumhuriyet rejiminden siyasi haklarını talep ettiklerini belirtmektedir. Fakat tek partili dönemde rejimin yönlendirmeleri sonucu bu hareketin bastırıldığına dikkat çeker. Hatta Zihnioğlu, bu konuda ilginç bir söylemde bulunmuştur. “Ve kurucu Cumhuriyet rejimi “kadınsız” kadın hakları inkılabını gerçekleştirdi”.

 


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
0
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!