Ormanların Derinliklerinde Saklı Kalmış Eşsiz Bitkiler

5 dk okuma süresi


58
14 Paylaşım, 58 puan

İnsana huzur veren, ruhunu dinlendiren ve şehrin kargaşasından uzaklaşma şansı tanıyan ormanlar gezegenimizin ve bizlerin nefesi, can damarıdır. Hayat ne kadar zor ve yorucu da olsa stresimizi atmamız için en güzel yerlerden biri olan ormanlar adeta dünya üzerindeki küçük cennet bahçeleridir. Çoğu zaman yoğun iş ve okul temposundan kendimize zaman ayırıp, inzivaya çekilemesek de farklı türde ev bitkileriyle, güneş alan odalarda bitki köşeleri yaparak, bu ortamı bir nebze de olsa evimize taşımak mümkündür. Bu yazımızda, ormanların bilinmeyen köşelerinde ve derinliklerinde saklı kalmış birbirinden eşsiz bitkiler hangileri, siz sevgili okuyucularımız için derledik. Keyifli okumalar!

1. Amazon Nilüferi

Ormanların Derinliklerinde Saklı Kalmış Eşsiz Bitkiler

Diğer bir ismi Victoria amazonica olup, İngiltere Kraliçesi Viktoria’nın onuruna isimlendirilmiş dev nilüfer türü Amazon Nilüferi, Nymphaeaceae nilüfer ailesinin en büyüğü olan çiçekli bir bitki türüdür. Çapı 3 metreyi bulan bu dev nilüfer çok büyük yapraklara sahiptir ve Guinness Rekorlar Kitabı’na yeryüzünün büyük çiçekli bitkisi olarak giren Amazon nilüferi, dünyanın en büyük nilüferi unvanına sahiptir. Akçaağaç gölleri ve nehir kenarları gibi Amazon Nehir havzasının sığ sularına özgü bir bitkidir. Çiçeklerinin tamamen açılması 48 saate kadar sürmektedir ve bu çiçekler ilk açtığı gece beyazken ikinci gece pembe rengini almaktadır. 40 kiloya kadar ağırlık taşıyabilme özelliğine sahip olan Victoria amazonica bitkisi ayrıca Guyana Kooperatif Cumhuriyeti’nin de milli çiçeğidir.

2. Bebek Gözü Bitkisi

Ormanların derinliklerinde, çoğu insanın bilmediği, saklı kalmış bir diğer eşsiz bitki, binom adı Actaea pachypoda olan ve yabancı kaynaklarda Doll’s Eye Plant olarak geçen bebek gözü bitkisi, çiçekli bitkiler arasında yer almaktadır. Meyveleri minik gözleri andıran, mora yakın kırmızı bir gövdeye sahip bu ilginç bitki, Kuzey Amerika ve Kanada’ya özgü bir bitki olup boyu çoğu zaman 50 cm’i geçmektedir. Görüntüsü kadar ilginç olan bir diğer özelliği ise insan sağlığını kötü yönden etkilemesidir. Yenildiği takdirde kalpte bulunan kasları gevşetip, bir zaman sonra çalışmaz hale getirerek, ölüme yol açmaktadır. Bunun aksine bebek gözü bitkisini kuşlar rahatlıkla yiyebilmekte ve çok da sevmektedir.

3. Çakal Yemeği Bitkisi

Ormanların Derinliklerinde Saklı Kalmış Eşsiz Bitkiler

Asıl ismi Hydnora africana olan, daha çok Jakkalskos adı ile bilinen ve Türkçe karşılığı Çakal yemeği bitkisi, adeta dünya dışından yeryüzüne inmişçesine diğer bitkilerden çok daha farklı bir görüntüye sahip bu bitki, köklerinde parazitler barındıran, Güney Afrika’ya özgü bir türdür. Fotosentez yapmayan çakal yemeği bitkisi besinini, köklerini yakınlarında bulunan diğer bitkilere bağlayarak onlardan alır. Sıra dışı bir görünüşe sahip olmasından ötürü 1700’lü yıllarda yanlış analiz edilerek mantarlar sınıfında kabul edilse de, sonrasında çiçekli bitkiler ailesine alınmıştır. Çiçekleri yerin altında gelişir ve bulunduğu bölge şiddetli yağış aldığı takdirde bu oluşumlar yüzeye çıkar. Ayrıca böcekleri kendisine çekmek amacıyla ağır bir koku salgılar.

4. Ceset Çiçeği

Ormanların derinliklerinde bulunan bir diğer bitki olan Ceset Çiçeği bitkisi pek de karşılaşmak isteyeceğiniz türden bir çiçek değildir. Diğer bilinenlere kıyasla saklı kalmış olan eşsiz bitkilerden olan bir diğer ismi ile Amorphophallus Titanum çiçeği çürümeye yakın bir et parçası gibi kokmaktadır ve bu koku insanların midesini bulandıracak boyutlara varabilmektedir. Bitkinin tiksindirici sayılabilecek olan bu kokuyu salgılamasının sebebi, leş yiyici sinek ve böcekleri kendine çekerek polenlerini onlara bulaştırarak tozlaşma ve döllenme eylemlerini gerçekleştirebilmektir. Anavatanı Endonezya olan Ceset Çiçeği, yağmur ormanlarının tarım arazilerine dönüşümü ile birlikte hızla yok olmaya yüz tutmuş bitkiler arasına girmiştir.

5. Ejderha Kanı Ağacı

Ormanların Derinliklerinde Saklı Kalmış Eşsiz Bitkiler

Dracaena draco olarak da bilinen Ejderha Kanı Ağacı, subtropikal iklime özgü, Madeira, Cape Verde ve Kanarya Adalarında yetişen; genellikle 10 m yüksekliğe ulaşan bir ağaç türüdür. Oldukça uzun ömürlü bir ağaç olan Ejderha Kanı Ağacı’nın dokusu yaşlandıkça sertleşmektedir. Bu farklı ağacı en ilginç kılan özelliği, ilaç ve boya olarak da kullanılan, sahip olduğu kırmızı özsuyudur. Yapılan araştırmalara göre kesildiğinde ağaçtan akan kırmızı özsuyunun içerisinde insan ve hayvanların kanında bulunan demir içeriğine rastlanmıştır. Daha çok sarp ve kayalık zeminlerde dağılım gösteren bu ağaç, yıllık büyüme halklarına sahip değildir. Bu nedenle ağacın yaşı, dallanma noktalarının sayısı ile tahmin edilebilmektedir.

6. Güneş Gülü

Gözlerden uzakta saklı kalmış bir diğer bitki olan bir diğer ismi Drosera Capensis olan Güneş Gülü bitkisinin anavatanı Güney Afrika’dır. Boyu yaklaşık 5 ila 10 cm arasında değişmekte olan bu etobur bitkinin çiçekleri su damlalarını andırmaktadır. Bunlar dokunaç olarak adlandırılmaktadır ve eklembacaklıları tutmasını sağlayan yapışkan bir yapıya sahiptir. Sağlığa birçok faydası olan bu bitki spazm çözücü, öksürük kesici etkilere sahiptir. Bir diğer faydası ise, boğmaca ve astım tedavisinde de iyi bir destekleyici olmasıdır. Çay formunda da tüketilebilen Güneş Gülü’nün aşırı kullanımından kaçınılmalı ve bir doktora danışılmadan kullanılmamalıdır. Ayrıca oldukça ilgi çekici hoş bir görüntüye sahip olan bu bitki evde saksı bitkisi olarak da tutulabilir.

7. Kobra Zambağı

Ormanların Derinliklerinde Saklı Kalmış Eşsiz Bitkiler

Ormanların derinliklerinde saklı kalmış Kobra Zambağı’nın eşsiz görüntüsü bir kobrayı andırır nitelikte ve pek fazla bilinmeyen bitkiler arasındadır. Bir diğer ismi ile Darlingtonia Californica, etobur bir bitkidir. Oldukça farklı bir görünüşe sahip bu bitkinin anavatanı Kuzey Kaliforniya, Oregon’da bulunan bataklıklardır ve nadir görülen bitkiler arasında bulunmaktadır. Botanikçi William Darlington tarafından 1841 yılında keşfedilen Kobra Zambağı, Birleşik Krallık’ta yetiştiriciliği yapılmaktadır ve Kraliyet Bahçıvanlık Derneği’nin Bahçe Merit Ödülü’ne layık görülmüştür. Bu bitki sadece besin açısından asidik bataklıklarda ve yamaçlarda değil, ultramafik topraklarda da yetişebilmektedir. Böcekleri kendine çeken salgıladıkları koku sayesinde bir illüzyon yaratarak besin ihtiyacını karşılamaktadır.

8. Şeytan Parmağı Mantarı

Clathrus archeri ve Devil’s finger olarak geçen Şeytan Parmağı Mantarı halk arasında doğuran mantar olarak da bilinmektedir. Başta zar ile kaplı top şeklinde bir mantar türüdür. Meyve sayılan kırmızı, siyah lekeli ve parmağa benzer yapılar, sonraki süreçte zar ile kaplı kısmı yırtarak açmaktadır. Toplu halde duran bu uzantılar bir zaman sonra görselde de görebileceğiniz şekilde açmaktadır. Kokusu oldukça kötü olan bu mantar türü, diğer birçok bitki ve mantar türlerinde olduğu gibi bu kokuyla sinek ve böcekleri kendisine çekerek sporlarını bu canlılar vasıtasıyla farklı yerlere taşıyarak üreme eylemini gerçekleştirmektedir. Genellikle Avustralya ve Yeni Zelanda bölgelerinde yetişmekte olan bu mantarlar adeta bilim kurgu filmlerinden fırlamış yaratıkları andırmaktadır.

9. Kum Havuzu Ağacı

Ormanların derinliklerinde saklı kalmış olan belki de hiç keşfetmediğimiz birçok ağaç türü bulunmaktadır. Fakat bu eşsiz bitkiler ciddi anlamda tehlikeli de olabilmektedir. Amazon Yağmur Ormanları dâhil Kuzey ve Güney Amerika’nın tropikal bölgelerine özgü olan sütleğen ailesinin bir üyesi olan Kum Havuzu Ağacı Tanzanya’nın bazı bölgelerinde de mevcuttur. Görüntüsü dikenlerinden ötürü kaktüsü andıran bu ağaç türü insanları zehirlemenin de ötesinde, patlamasıyla korku vermekte. Dinamit Ağacı olarak da bilinen bu ağaç, 200 metreye kadar ulaşabiliyor. Ayrıca meyvelerini 25 km hızla fırlatabilmektedir. Minyatür bal kabaklarına benzeyen bu meyveler çevredeki insan ve hayvanlara ciddi zararlar vermektedir.

10. Suibriğigiller

Ormanların Derinliklerinde Saklı Kalmış Eşsiz Bitkiler

Nepenthes dubia olarak da bilinen Suibriğigiller Uzak Doğu’da, daha çok Filipinlerde yetişmekte olan tek cins bir bitki türüdür. Türkiye’de seralarda yetiştirilebilen bu bitkiler otsu bitkiler grubuna girmektedir. Yaprak, sap, aya ve ibrik şeklindeki uç kısımdan oluşmaktadır. Birbirinden farklı boyut ve renklerde olabilen bu bitkiler minik bir keseyi andırmaktadır. Listemizde bahsettiğimiz bazı bitkiler gibi Suibriğigiller de etobur bitkiler sınıfına dâhildir. Evinizde, saksıda bakabileceğiniz bir diğer bitkilerden birisi olan Nepentheslerin toprağının asla kurumasına izin verilmemelidir. Mutlaka tepeden sulanması gereken bu bitki su dolu bir kapta bırakılırsa kökleri çürüyebilir. Sulama işleminden 1 saat sonra saksının altında biriken suyu döktüğünüz takdirde canlı almaya devam edecektir.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
0
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!