Musikinin Tıp ve Psikolojideki Yeri


Musıki Dinleyin!
Musıki Dinleyin!

Müzik, insanlık tarihi kadar ‘eski’, kimsenin bir başkasına anlatamayacağı kadar ‘bireysel ve öznel’, dünyanın her yerindeki tüm insanları kapsayacak kadar ‘genel ve evrensel’, yeni ve farklı çağrışımları taşıyabilmesi ile ‘her an yeni’ bir oluşumdur.

Kâinatta her şey titreşir. Dalga hareketlerini ortaya çıkaran titreşimlerinin her biri, ses dalgaları olarak bilinir. Ses dalgalarının ritmik desenleri, mûsıkîyi ortaya çıkarır. Bu açıdan varlıkların aktiviteleri sırasında çıkardığı ses titreşimleri, birer mûsıkîdir. Ses ilgili duyu organı olan kulağımıza geldiğinde, iç kulak hücrelerindeki kuvartz kristalleri tarafından piezo elektrik olay yoluyla mikrovoltluk elektrik eylem potansiyeline dönüşür ve beyin tarafından böylece algılanır. Mûsıkî sadece insana has değildir. Her varlık, mûsıkîsiyle birlikte yaratılır. Düşük frekanslı ses dalgaları ihtiva eden kuş, su ve rüzgâr, uyku esnasındaki insanın beyin dalgalarına yakın dalgalar ürettiğinden insanı dinlendirici tesirlere sahiptir. Duyguları incelten ve gönlü yumuşatan müzik türleri, asırlardan beri tedavide kullanılmaktadır. Günümüzde araştırmacılar, beden ve zihin hastalıklarının tedavisinde müziğin kullanılması konusunda hemfikirdir. Bu konuda yapılan birçok araştırma, doktor ve müzisyenlerin; depresyondan kansere, yüksek tansiyondan kronik ağrılara, disleksiden akıl hastalıklarına, migrenden uyuşturucu madde bağımlılığına kadar geniş bir sahada tedavi gayesiyle müziği kullandıklarını göstermektedir.

İletişimin kelimelere dökülmemiş hali olan müzik, hayatta kalmak için gerekli olmamasına rağmen günlük hayatın geniş bir bölümünü kapsamakta ve birçok kültürün vazgeçilmez unsuru olmaktadır. Müzik, tarih boyunca insanlara ilham kaynağı olmuş, sosyal bilincin ve dini inancın ifade edilmesinde rol oynamıştır. Ayrıca dans ve oyun gibi etkinliklerle de bir eğlence aracı haline gelmiştir. Örneğin ninniler, sıkıntılı çocukların yatıştırılmasında annelerin yardımına yetişmiştir.

İnsan beyninde ‘müziği takdir yeteneği’ olduğu, bebekler üzerinde yapılan deneylerle doğrulanmıştır. Müziği, beyinde mutluluk, neşe, elem, öfke, nefret gibi alanları tetikleyen bir enerji bandı olarak tanımlamak doğru olur.

Yapılan PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) çalışmalarda ses, ritim, melodi, vurgu ve armoninin beyin sağ yarımküresinde; frekans ve ses şiddetindeki değişimlerle birlikte müzikle ilgili düşünce kalıplarının ise beynin sol yarımküresinde kaydedildiğini gösterilmiştir. Diğer taraftan korku, öfke, keyif gibi etkiler duygusal bellek ve düzenleyici olan limbik sisteme işlenir. Müzikle çok ilgilenenlerin beyninin orta kısmında köprü görevini gören corpus callosum bölgesinin fazla genişlemiş olduğu tespit edilmiştir. Müzikte duygularını harekete geçirenler, limbik sistemi kullanırlar. Müzikle düşüncelerini harekete geçirenler, öğrenirken ezgisel unsurları kullanarak, sol beyinlerini de işe katarlar. Müzik kulağı olanlar sağ beyinlerini daha iyi kullanırlar.

Günümüz bilim ve tıp anlayışı insana biyopsikososyal açıdan bakmayı önermektedir. İnsan birçok yönü olan değerli bir varlıktır ve hiçbir yönü diğerinden ayrı değildir. Sağlıklı olmak ancak bütünün tüm parçalarının ayrı ayrı sağlıklı olmasıyla mümkündür. Nasıl beyin biyokimyası bozuk olan biri sosyal hayatında veya kendi iç dünyasında huzurlu olmazsa, bedenen sağlam olup iç dünyasında karmaşalar yaşayan veya sosyal hayatında sağlıksız iniş-çıkışlar bulunan kişiler de mutlu olamamaktadırlar. Bu açıdan baktığımızda psikiyatrik hastalıkları hem biyolojik, hem psikolojik, hem de sosyal hastalıklar olarak düşünmeli ve tedavinin ancak bu üç sistemin uyumlu ve dengeli olmasıyla mümkün olabileceği bilinmelidir.

Gelenekten Geleceğe Dergisi ~ Mahir YEŞİLDAL
Sayı: 5 ~ Ocak-Şubat-Mart 2014

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
6
Beğen
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
2
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Kamış ses verince NEY oldum sanır,
    İp gerilince YAY oldum sanır,
    Sarayda oturmakla PADİŞAH olunmaz,
    Aptal ata binince BEY oldum sanır,
    Bir avuç aciz iktidar olunca,
    MUKTEDİR olduk sanır…

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim