Mezozoik Çağ’ın Efsane Hayvanları Dinozorlar Hakkında Her Şey

7 dk okuma süresi


63
13 Paylaşım, 63 puan

Dünya üzerinde yüz elli milyon yıl yaşayan tarihin kadim canlıları dinozorlar, her zaman büyük ünleri ve bilinmeyen sırlarıyla insanlığın merak unsuru olmuşlardır. Kimi zaman okyanus ve denizlerin altında kimi zaman günümüzün kutup bölgesini oluşturan soğuk ülkelerde yaşamışlardır. Dengelerini sağlayan devasa boyuttaki kuyrukları, dinozorların en önemli ve ilgi çekici özelliklerini oluşturmaktadır. Tek bir türü iki yüzyıl kadar yaşayabilmekte ve çoğu vejetaryen olarak beslenmektedir. Mezozoik Çağ’ın efsane hayvanları dinozorlar hakkında her şey içeriğimizde sizler için merağınızı dindirecek tüm konulara yer verdik. Aradığınız cevapları bulmanız ümidiyle, keyifli okumalar dileriz!

1. Korkunç Kertenkeleler

Mezozoik Çağ’ın Efsane Hayvanları Dinozorlar Hakkında Her Şey

Bir sürüngen canlı grubu içerisinde yer alan dinozorlar, başlıktan da anlaşılacağı üzere Yunanca’da korkunç kertenkeleler manasını teşkil etmektedir. Geçmişte dinozorlar ve Mezozoik Çağ üzerine epey kafa yoran bilim insanları, derin araştırmalara girmeden önce bu canlıları bir çeşit kertenkele olarak sınıflandırmıştır. Günümüzden yaklaşık iki yüz elli milyon yıl önce ortaya çıkan ve Trias Dönemi’nde hayatlarını sürdüren canlılar, hafızalarımızda hep ürkütücü bedenleri ve sivri dişleriyle yer etmiştir. Yaşadığımız çağda nesilleri tükenen dinozorların hayatlarını sürdürdükleri dönemde, pek çok farklı türü ve cinsi olduğu bilinmektedir. Çevrelerine uyum sağlama özellikleri, kuvvetli ve su geçirmeyen vücut derileri, sağlam kabuklu yumurtaları ve avlanmaya karşı olan yetenekleri sayesinde uzun müddet yaşamayı başarmışlardır. Dönemlerinin en güçlü hayvanları olma niteliğine sahipken, bir nevi dünyanın en çok korkulan canlıları arasına da adlarını yazdırmışlardır.

2. Dünyadaki Devasa Sürüngenler

Günümüzde dinozorlar özellikle çocukların ve yeni yetişmekte olan gençlerin ilgisini çekmektedir. Çeşitli video oyunlarında, sinema salonlarında ve masallarda yer alan dinozorlar, daha çok neşeli, yardımsever ve komik yansıtılmalarının yanı sıra bazen de oldukça korkunç ve vahşi olarak resmedilmektedir. Toplumların ilk olarak ne zaman bu canlılara ilgi duyduğunu tam bilememekteyiz ancak çeşitli arkeolojik çalışmalar sonucunda dünyanın ilk sürüngenlerinin, insanlığın ilgisini çektiği inkâr edilemeyecek bir gerçektir. Bilimin ve teknolojinin gelişmesi ve ilerlemesiyle keşifler artmış ve merak uyandıran yeni çalışma alanlarına imkân sağlanmıştır. İlk çalışmalarda dinozorlara ait olan vücut kemikleri, eski insanların kullandığı savaş aletleri zannedilmiştir. Dinozorlara dair en önemli araştırmalar, ünlü bilimci R. Owen’ın katkılarıyla olmuştur. Hatta devasa canlılara, “dinozor” ismini layık gören de yine R. Owen olmuştur. Son çalışmalar da dikkate alınırsa Mezozoik Çağ’da yaşamış olan dinozorlara dair toplamda sekiz yüz cins ve bin farklı türün olduğu kanıtlanmıştır. Ancak henüz araştırmalar tamamlanmadığından yeni sonuçlarla bu rakamların da değişebileceği mevzusu gündemi kaplamaktadır.

3. İnanılmaz Büyük Bedenler

Mezozoik Çağ’ın Efsane Hayvanları Dinozorlar Hakkında Her Şey

Mezozoik Çağ’ın efsane hayvanları dinozorlar hakkında her şey listemizin üçüncü sırasını büyük bedenleriyle göz dolduran canlıların, oksijenle olan yakın ilişkisine yer veriyoruz. Filmlerden korkutucu görüntüleri ile hatırladığımız dinozorları çoğu vakit upuzun boyları ve devasa vücut hacimleriyle anımsamamak olanaksızdır. Kütlelerinin de epey ağır olduğu tahmin edilmekte, en ağır olanlarının Sauropodlar olduğu bilinmektedir. Kertenkele kalçalılar grubunun içinde yer alan bu tür, elverişli doğal koşullar çerçevesinde bu denli büyük hacimlere ulaşmıştır. Günümüzden yaklaşık iki buçuk milyar yıl önce oksijen miktarı büyük bir patlama gerçekleştirerek doruklara kadar gelmiştir. Fazla oksijen miktarı sonucunda çeşitli bitkiler ve özellikle mantarlar şimdiki zamandan çok daha büyük boyutlarda evrilmiştir. Yüksek oksijen oranları, dinozorların bu boyutlara kadar gelmesinde temel rolü oynamıştır. Özellikle beslenme konusunda uzun boyları, dinozorların işine yaramış ve otçul olan hayvan türleri ağaçlardaki en lezzetli otlara kolaylıkla ulaşabilmiştir.

4. En İlginç Türler

Çalışmalar sonucu oluşan bulgular ışığında dinozorların yeme alışkanlıklarından, vücut ölçülerine kadar her konuda birbirinden farklı türleri olduğuna ulaşılmıştır. Brachiosaurlar ve Apatosauruslar otoburların en bilindik türlerini temsil etmektedir. Ağırlıkları otuz tonu bulan bu iki tür, yirmi metre kadar yüksekliğe ulaşabilmektedir. Carnotaururs cinsi ise dikkat çeken fazla boynuzlu halleriyle öne çıkarken, en ölümcül tür olma özelliğini Ceratosaurus göstermiştir. Kısa bacaklı olanlar da ilginç bir görünüm oluşturmuşlardır. Oviraptor ve Deinonychus türleri kısa bacaklıların yırtıcı ve hızlı koşan türlerine örnek verilmektedir. Etobur olan dinozor türleri ise insanlara benzer bir şekilde arka ayakları üzerinde hareket etmektedirler. Dinozorların yumurtaları genel olarak kalın ve koruyucu kabuklardan meydana gelmektedir. Kabukların güçlü yapısı içerisindeki yavruları muhafaza etmiştir. Türleri bu şekilde çoğalmış ve nesilleri devam etmiştir.

5. İnsanlardan Önce Yaşayan Tarihi Devler

Mezozoik Çağ’ın Efsane Hayvanları Dinozorlar Hakkında Her Şey

Eski çağlardan günümüze kadar ulaşan pek çok antik kalıntı biz insanların ilgisini her daim çekmiştir. Bulunan ilk şehirler ve yerleşim yerleri, çeşitli türlerdeki alet ve edevat aslında geçmişin yalnızca karanlık yüzünün olmadığını belirtirken gelişmiş medeniyetlerin izlerini de gün ışığına çıkarmaktadır. Böceklerin ve farklı hayvan türlerinin en bilindik bulgularına fosillerde rastlanmaktadır. Kazı çalışmalarında bulunan kemikler ve ABD’de rastlanılan ayak izleri, keşif yapanları heyecanlandırmıştır. Bu ayak izi Zapata olarak isimlendirilirken aynı zamanda bilim insanlarını oldukça meraklandırmıştır. Ayak izinin üç yüz milyon yıl öncesine ait olduğu ispatlanmıştır. Dinozorlar çağına ait olan bu buluş, inanılmaz bir keşfe ön ayak olmuştur. İnsanlar henüz dünyaya ayak basamadan bir çağa tanıklık etmiş bu devasa canlılar, krallıklarını uzun yıllar boyunca sürdürmüşlerdir. Mezozoik Çağ’ın efsane hayvanları dinozorlar hakkında her şey listemizin beşinci sırasında tarihi hayvanlara yer verdikten sonra yeni maddede ise geçirdikleri evrimlere dair bilgileri sıralıyoruz.

6. Evrim Geçirdiler

Mezozoik dönemde yaşayan bitkiler ve hayvanlar kendi evrimlerini gerçekleştirmişlerdir. Çoğu, türünün ilk ürünü olma özelliğini taşıyan canlılar ekolojik çevreyle uyum içerisinde dönüşmüşler ve gelişmişlerdir. Dinozorlar dünyaya gelmeye başladıkları ilk zamanlar doğayla uyumsuzluk içersindeyken yavaş yavaş bu karmaşıklığı adapte etmiş ve kendilerini yeniden şekillendirmişlerdir. Günümüze dair en ilginç teorilerden birisi, dinozorların neslinin tamamen tükenmediğini kabul eden varsayımlardır. Bazı bilim insanlarına göre kuşlar, yirmi birinci yüzyılda dinozorlardan bize kalan mirası temsil etmektedirler. Dinozorların hayattaki torunları olarak kabul gören kuşlar, çağımızın en enteresan evrim hikâyesinde başrolü temsil etmektedirler. Araştırmalarda bulunan fosillerdeki tüyler, kuşların tüyleriyle birtakım benzerlikler göstermiş ve bu benzerlik biyolojik evrim olarak adlandırılmıştır. Özellikle bir kuş türü olan Tyrannosaurus, devasa boyutuyla bilimsel görüşlere somut bir örnek teşkil etmektedir.

7. Kuş Kalçalılar

Mezozoik Çağ’ın Efsane Hayvanları Dinozorlar Hakkında Her Şey

Dinozorların türleri çok farklı ve fazla olduğundan uzmanlar bu canlıları çeşitli sınıflara ayırmaya karar vermişlerdir. T. Huxley, ilk sınıflandırma önerisini yapan kişi olmuştur. Kuşlara benzeyen özellikleri bulunan birtakım ve onun alt kolları olan iki yeni takım oluşturmakla işe girişmiştir.  Ardından ise farklı bilim insanları dinozorları kalça kemiklerine göre sınıflandırma çalışmalarını daha mantıklı bulmuştur. Seeley’nin hipotezi olan fosilleri kalçalarına göre sınıflandırma fikri, kertenkele ve kuş olmak üzere dinozorları iki temel gruba ayırmıştır. Sınıflandırmaların yapılması dinozorların tarihi açısından bir devrim niteliğinde olmuştur. Hem üzerine çalışma alanı kolaylaşmış hem de dinozorlara bir aile gözüyle bakılmış, kendi türleri arasında akrabalık ilişkileri oluşturulmuştur. Çalışmalar sırasında bir madenden bulunan yeni fosiller de bazı dinozorların iki ayak üzerinde hareket edebildiği anlaşılsa da, yeterli kaynak bulunamadığından bu vakanın üzerinde çok durulmamış ve yeni bir sınıflandırmaya ihtiyaç olmamıştır.

8. Hem Sıcakkanlı Hem Soğukkanlılar

Dinozorlar kimi zaman sıcak kimi zaman ise soğukkanlı canlılar olarak hayatlarını sürdürmüşlerdir. Bu biyolojik özellik çok az canlı türünde aynı anda tek bir vücutta bulunmaktadır. Bu niteliklerinin yanı sıra dinozorlar avlanmak için çıktıkları doğada kendilerine dair çeşitli izler bırakmaktadırlar. Beslenme yerlerini ve yaşam alanlarını da adeta bir karantina bölgesi gibi ablukaya almaya çalışan devasa canlıların izleri, geçip giden yıllar sonucunda fosil kalıntılar olarak önümüze çıkmaktadır. Kalıntılardan oluşan fosil izler, dinozorların dışkılarından, ayak izlerinden ve yumurtaların kabuklarından oluşmaktadır. Özellikle dışkılardan elde edilen bulgular, bu büyük bedene sahip canlıların beslenme tercihleri hakkında bilgi vermektedir. Fosillerden en önemlisine, 1820’li yıllarda Moğolistan’da ortaya çıkarılan bir yumurta kabuğu bulgusuyla ulaşılmıştır.

9. Filmlerde Yer Aldılar

Bizler dinozorlara dair kalıntıları; onların oldukça geniş olan vücutlarını, sivri dişlerini ve yüksek seslerini filmlerden, dizilerden ve çeşitli efsaneleşmiş öykülerden hatırlamaktayız. Dinozor filmleri deyince aklımıza ilk olarak bir seri olan “Jurassic World” yahut Türkiye’de bilinen adıyla “Jurassic Park” gelmektedir.  1993 yılında piyasaya sürülen film o kadar beğenilmiş ve izlenmiştir ki serinin devamlılığının sürdürülmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Spielberg’in yönetmenliğini yaptığı doksan üç yapımı bu film, bir ABD yapımıdır ve gerilim türüne girmektedir. Bir roman olarak uyarlanan filmin, dönemine kıyasla güçlü ve profesyonel efektleri epey konuşulmuştur. Bir üçleme olarak beyazperdeye aktarılan filmin konusunu kısaca, bir adada dinozor temalı bir parkın tasarlanması ve parka gelen ziyaretçilerin giderek azalması oluşturmaktadır. Konukların ilgisini çekmek adına yeni bir fikre başvurulmakta ancak bu plan daha sonradan bir sürü felakete yol açmaktadır. Jurassic Park, başarılarını aldığı ödüllerle de kanıtlamaktadır.  Ayrıca bilinen başka dinozor filmlerini ve animasyonlarını da sırasıyla King Kong, İyi Bir Dinozor, Müzede Bir Gece ve Buz Devri gibi yapımlar takip etmektedir.

10. Yok Oldular

Mezozoik Çağ’ın Efsane Hayvanları Dinozorlar Hakkında Her Şey

Günümüzün en çok merak edilen hayvanları olma özelliğini taşıyan dinozorlar, bundan tam 66 milyon yıl önce yeryüzünden yok olmuşlardır. O dönemde sadece dinozorlar değil pek çok farklı canlı türü de büyük doğa olayları sonucundan yerküreden silinmiştir. Bilim insanları yaptıkları araştırmalar sonucu, dev boyuttaki göktaşlarının dünya gezegenine çarpmasıyla bu yok oluşun meydana geldiğini savunmaktadır. Dünyanın farklı bölgelerinde bulunan kayaların üzerinde yer alan ilginç numuneler, göktaşlarının çarpmasına dair bulguları üzerlerinde taşımaktadır. Bizlerin şu an bu çarpmanın ne denli büyük olduğunu anlayabilmemiz için, ikinci dünya savaşı sonlarında Japonya’ya atılan atom bombasının neredeyse on milyar kat fazla bir etkisi olduğu örneği verilmektedir. Göktaşının Meksika’da yer alan bir yarımadaya çarptığı ve çarptıktan sonra da geniş bir krater oluşturduğu öne sürülen kanıtlar arasında yer almaktadır. Hatta çarpışma sonucunda oluşan devasa yarıklar dışında, dev bir tsunaminin ve büyük yangınların da meydana geldiği bilinmektedir. Böylece hem birçok enteresan canlı türü hem de tarihin en uzun boylu tanıkları olan dinozorlar, gezegenimizden silinip gitmiştir.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
6
Beğen
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
4
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
3
İlginç

Yorum bırak