Kulaklarınızın Pasını Silecek En Güzel Cem Karaca Şarkıları

8 dk okuma süresi


65
13 Paylaşım, 65 puan

Anadolu rock müziğinin kurucularından olan Muhtar Cem Karaca, eserlerinde kullandığı Anadolu motifleri, ilham aldığı halk ozanları ve toplumcu şairlerle birlikte, her nesle hitap etmeyi başaran bestelerini miras olarak bizlere bırakmış bulunuyor. Her daim hakları ezilen sınıfın yanında yer alması ve sanatında halkın söylemek istediklerini haykırarak dile getirmesiyle, gönlümüze taht kurmayı başarıyor. Onun müziği zaman ve mekân tanımadan tüm nesle hitap ediyor. Sizler için kulaklarınızın pasını silecek en güzel Cem Karaca şarkıları listesini hazırladık. Hoş vakit geçirebileceğiniz, güzel müzikli günler ve iyi okumalar dileriz.

1. Eriyor Liralar Mark Kap Dolar Al

Kulaklarınızın Pasını Silecek En Güzel Cem Karaca Şarkıları

Girişte yer alan daha önce hiç duymadığımız kelimelerle söylenen sesler Dadaizmi hatırlatıyor olsa da şarkının bütünlüğü tamamıyla politik bir dönemi yansıtıyor. Müziğin ana temasını oluşturan kalın asker botlarının sesleri, girişte kulağımızı tırmalamaya yetiyor. 1980 yılındaki darbe sonrasında yazılmış olan şarkı, hem sözleri hem de müzikal ezgileriyle adeta şarkıyı dinleyenlere, bir darbe sürecinin içinden, küçük bir isyan bayrağı sallandırıyor. Şarkının sözlerinde dönemin başbakan ve siyasilerine ağır eleştiriler de, mizahın sağladığı ironi ile gerçekleştiriliyor. Bizim en sevdiğimiz bölümü ise, giriş kısmında yer alan “hanimini hüppen denzigi banna rap rap, kefeşle tayyüş ille de kıtmir rap rap” kısmı oluşturuyor.

2. Benim İpek Yüklü Kervanım Mı Var

Şarkılarında ve müziğinde Anadolu’dan beslenen Cem Karaca, “Üryan Geldim” adlı şarkısının ilhamını da yine bir halk ozanı olan Karacaoğlan’dan alıyor. Çukurova’nın dertlerini, Yaşar Kemal’den önce dile getirmiş olan Karacaoğlan, yazdığı lirik şiirlerle halkın içinden çıkmış en başarılı şairlerden biri olma özelliğini taşıyor. Saf ve açık bir dille oluşturduğu Anadolu besteleri, Anadolu Rock müziğinin efsanevi ismi Cem Karaca ile buluşunca olanlar oluyor ve ortaya defalarca dinlenmeye doyulamayan, bu yeni ve buram buram Anadolu kokan beste çıkıyor. Şarkı, Kardaşlar grubu ile 1972 yılında bir 45’lik olarak piyasaya sürülüyor. Şiir baştan sona bir varoluş hikâyesinden oluşuyor ve müzikle birleşince dinleyicinin kendini sorgulamasına fırsat sağlıyor.

3. İnsanlar Gülüyordu De

Kulaklarınızın Pasını Silecek En Güzel Cem Karaca Şarkıları

Ürettiği eserlerde halk ozanlarının yanı sıra özellikle toplumcu gerçekçi şairlerden de ilham alan Cem Karaca, bir Nâzım Hikmet şiirini de çok güzel, yeteri kadar öfkeli ve sesini duyurmak istercesine bağırarak yorumluyor. Bu şarkı sanatçıya, ailesine olan özlemini ve memleketine olan gurbet sevdasını bir şiirle beraber anlatma fırsatı sağlıyor. Tutkuyla bağlı olduğu İstanbul’a, Nazım’dan sonra o da sevgisini sanatla gösteriyor. Şarkı her şeyin durmasını, ocakta kahvenin bile unutulmasını yalnızca İstanbul’u ve orada yaşayan insanların kahkahalarının anlatılması istenerek başlanıyor. Bu şiddetli açılış öyle hiddetli bir şekilde yankılanıyor ki, insan elinde avucunda ne varsa bırakıp aniden İstanbul’a, o şehirlerin şehrine hasret duymaya başlıyor.

4. Yüce Dağdan Aşan Yollar Bizimdir

Dağlardan dağlara koşan ve gittiği diyarlardan buram buram Anadolu gerçeklerini toplayan Dadaloğlu, bir çırpıda söylüyor “Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri” dizelerini. Büyüleyici sesiyle Cem Karaca’da yine bir çırpıda okuyuveriyor bu isyankâr ve protest müziği. Sözlü gelenekle günümüze kadar ulaşan bu halk şiirinin halen daha en çok kullanılan mısralarını “hakkımızda devlet etmiş fermanı, ferman padişahınsa dağlar bizimdir” cümleleri oluşturuyor. Müzik hayatında pek çok farklı grupla birlikte çalışmış olan Karaca, bu eserini 1970 yılında Kardaşlar ile birlikte yorumlayarak yayınlıyor. Şarkı o kadar popüler oluyor ki çoğu dergide en başarılı müzikler listesinde ilk sıralarda kendine yer ediniyor.

5. Peynir Ekmek Değil Ama Acı Su Bedava

Kulaklarınızın Pasını Silecek En Güzel Cem Karaca Şarkıları

Anadolu rock müziği kurucularından biri olan Muhtar Cem Karaca’nın şarkılarında esas tema hikâyeleri anlatmaktan geçiyor. Her daim ezilen ve hakları işgal edilenlerin yanında yer almaktan çekinmeyen sanatçı, ironik bir dille eserlerinde bu sıkıntıları dile getiriyor. Edebiyata büyük önem veren ve ilgi duyan solist, müziklerinde garipçilerin en ünlüsü olan Orhan Veli’nin “Bedava” adlı şiirinden yararlanmayı da ihmal etmiyor. Şiir oldukça eleştirel bir sözcük bütünüyle karşımıza çıkarken Karaca’da aynı ironiyi müziğindeki alaycı ses tonuyla çok güzel ifade ediyor. “Kelle fiyatına hürriyet, esirlik bedava!” mısrasını okurken sesinin oktavını yükseltiyor, “bedava yaşıyoruz, dostlar bedava” derken ise sesinin yüksekliğini aşağılara çekiyor.

6. Karadır Bu Bahtım Kara

Kulaklarınızın pasını silecek en güzel Cem Karaca şarkıları listemizin altıncı sırasında bir türküye yer veriyoruz. Yetenekli türkücümüz Neşet Ertaş bestelemiştir “Kendim Ettim Kendim Buldum” isimli şahane parçayı. Arkasında acıklı bir aşk öyküsünü barındıran türkü, modern zamanda bir rock havasıyla Cem Karaca tarafından yorumlanıyor. Kimi zaman kadere biçilen pay, kimi zaman ise insanın kendi ile olan iç hesaplaşmaları türkünün diline hakimliğini sağlıyor. Şarkının içinde yer alan nidalar ve vahlanmalar aslında büyük bir ruhani durumun dışarı atılmasıyla sağlanıyor ve bu ünlem sesleri dinleyicilerle başarılı bir şekilde paylaşılıyor.

7. Döndüm Baba Döndüm İşte Oh Be

Yazdığı politik şarkılarından ötürü müziği nedeniyle sürgüne gönderilen Karaca, nihayet yıllar sonra ailesine, evladına ve memleketine kavuşma şansını yakalıyor. Ancak bu kez de ülkeye dönünce kendisine yöneltilen onlarca hakaret ve “dönek” saldırılarıyla karşılaşıyor. Yıllarca çektiği özlemi, görüp de gelemediği ülkesini, son derece gerçekçi ve hüzünle yansıtan sözlerle “Oh Be” şarkısını oluşturuyor. Sözlerin bu kadar dramatik olmasının yanı sıra eğlenceli müziği ve neşe dolu sesiyle Karaca, şarkının albenisini dinleyiciye vermeyi başarıyor ve aslında hakkında bulunulan tüm iddialara da toplu bir cevap vermiş oluyor. Sanatçının bulunduğu adadan Bodrum’a yüzerek geçmek isteyişiyle şarkının içine giriliyor. Bu yakarışlar değerli sanatçının gurbette çektiği acıların bir kısmının belleğimizde canlanmasını sağlıyor.

8. Dedi Ki Yok Yok

Kulaklarınızın Pasını Silecek En Güzel Cem Karaca Şarkıları

Erzurumlu Emrah’ın “Yok Yok” isimli şiirinden alıntı olan şarkı, aynı zamanda Karaca’ya önce ikincilik ardından ise büyük bir ün getiriyor. 1967 yılında Apaşlar ile birlikte çıkardığı şarkı, bir yarışmaya katılıyor ve birinciden daha çok rağbet görüyor. Böylece başarıların devamı da sağlanıyor. Şarkının adı “Emrah” ve uğur getirdiğine inanılan bu bestenin ismi daha sonra Cem Karaca’nın oğluna veriliyor. Emrah Karaca’da adıyla müsemma olan bu şarkının kendisi için oldukça değerli olduğunu her fırsatta vurguluyor. Halk ozanlarına olan sadakatini ve hayranlığını şarkılarında da yansıtan sanatçı, ilk başarısını da yine bir halk ozanının şiiriyle yakalamış oluyor.

9. Günden Güne Ufalan Ekmekler

Müziğiyle bize, hissettiklerini çok güzel bir biçimde aktarmayı başaran Cem Karaca, sözleri ve çalgıları oldukça uyumlu bir şekilde birleştiriyor. İlk görüşte herkesin dikkatini çeken ancak dinleyiciler arasında bir müdavimliğe yol açan şarkımızın adını “Beni siz delirttiniz” cümlesi alıyor. Devamı “evet, evet, evet siz!” diye geliyor. Normal şartlar altında yaşayan birinin bile illaki delireceğini vurgulayan şarkı, aslında baştan sona bir komedi filmini canlandırıyor. Ancak salt komik değil kara mizah yapılan şarkı, bazılarının ise gülerken ağlamasına yol açıyor. Cem Karaca şarkının sonlarına doğru bizlere, “Gelin katılın siz de bize, bizde herkese yer var!” diye sesleniyor tüm dinleyicilere. Oldukça manidar bir kahkaha atarak da bu güzel müziği sonlandırıyor.

10. Ne Malın Var Ne De Mülkün Babadan

Emrah Karaca’ya en sevdiği şarkı sorulunca düşünmeden “Muhtar” cevabını veriyor. Bu şarkının onun için çok özel bir yeri olduğunu vurguluyor. Ancak şarkının sözlerine bakınca insanın aklına manidar şeyler geliyor. Dostluk üzerine odaklanan bu şarkı, bizce de Karaca’nın ritmik anlamda en güzel eserlerinden birini oluşturuyor. İnsanın içine işleyen müziği ve sözlerin ruha dokunuşu müzik severleri alıp farklı dünyalara götürüyor. Yine bu şarkı da diğerlerinde olduğu gibi Cem Karaca’nın, kara bahtına ve alın yazısına sitemkâr bir haykırışta bulunmasıyla ilerliyor. Hayatını okuyunca ve çektiği sıkıntıları görünce, insan kendini bu isyanı haklı görmekten alamıyor.

11. Karadutum, Çatal Karam, Çingenem

Kulaklarınızın Pasını Silecek En Güzel Cem Karaca Şarkıları

Kulaklarınızın pasını silecek en güzel Cem Karaca şarkıları içeriğimizin on birinci sırasını bir şairin şiiri oluşturuyor. Bu şarkının hikâyesi çoğu kişinin aklını karıştırmaya yetiyor. Bedri Rahmi Eyüboğlu’na ait olan bu şiir, aslında arkasında oldukça hüzünlü bir aşk hikâyesini barındırıyor. Bu aşk hikâyesinde iki kadın yer alıyor ve maalesef biri hayata gözlerini talihsiz bir hastalık yüzünden yumuyor. Şiir, Bedri Rahmi’nin yasak aşkı bir bakımdan da üniversitede öğrencisi olan Mari’ye yazdığı sözleri barındırıyor. Tüberküloza yakalanan genç sevgilisinin hastalığını dindirecek ilaçlara, Eyüboğlu tüm tablolarını satsa da erişemiyor ve genç kadın hayata veda ediyor. Cem Karaca’da ağıt niteliğinde yazılan bu şiiri çok içten ve haykırarak söylüyor.

12. Halimize Şükran Mı İsyan Mı Etmeli

Geldik, gidiyoruz diye başlayan şarkı bilinmez bir diyara doğru yol aldığımızı vurgulayarak devam ediyor. Bu beste yine Karaca’nın politik hicivlerinden bir başkasını oluşturuyor. Her günün birbirinin aynı, haksızlıklar ve adaletsizliklerle dolu geçtiğini vurgulayan sanatçı, yaşadığı hayatı bir rüya gibi görmeyi istiyor. Ancak gerçeklerle karşılaştığında bu düzenin, bir girdabın içinde durmadan döndüğünü vurguluyor. Kutlanan farklı günlerin gereksizliğinden ve aynılığından yakınıyor. Kapitalizme karşı bir başkaldırının hakim olduğu şarkı, bilinmez bir diyara gittiğimizi vurgulayarak son buluyor. Ve müthiş sesini incelterek müziğin ortasında bize soruyor: “Halimize şükran mı, isyan mı etmeli?”

13. Düşmüş İşportalara Sevda Gibi Sevdalar

Kulaklarınızın Pasını Silecek En Güzel Cem Karaca Şarkıları

Cem Karaca’nın muazzam yeteneği ve şarkılarını sıralarken yavaş yavaş listemizin sonuna geliyoruz. On üçüncü sırada bizi yine yeteneğiyle duygulara boğan bir şarkısıyla karşılaşıyoruz Karaca’nın. Ömrüm diye sesleniyor tüm dinleyicilere ve o gırtlağından çıkan isyankâr ve bıkkınlığın ezgileri kulaklarımıza yapışıp kalıyor. Bu haykırışlarda büyük bir öfke, özlem ve haksızlıklar yer alıyor. İkili bir yaşam içinde kan ve ter, mutluluk ve gözyaşı tezatlıklarını çok derinden hissettiren müzisyen, tüm ses yeteneğini kullanıyor ve Anadolu Rock severleri harika bir müzik büyüsüyle baş başa bırakıyor.

14. Nasıl Çıkar Karanlıklar Aydınlığa

Yine yeni bir beste ve yine yeni bir Nâzım şiiri. Bu şiirin öyküsünü de toplumcu bir şairin, toplumcu arkadaşları tarafından yalnız bırakılışı oluşturuyor. Nâzım’ın kavgasının Kerem ve Aslı’nın aşkına benzetilmesinden dolayı şiirin adını da “Kerem Gibi” tanımlaması oluşturuyor. Şekil olarak fütürizminde etkisiyle değişik bir biçimde yazılmış olan eser, durgun ve dalgalı müziği, uzun bir dinletiden sonra Cem Karaca’nın tok sesinin sözlere girmesiyle başlıyor. Havanın ağırlığı kurşuna benzetilirken Cem Karaca’da aynı zamanda mısralara uyarak bağırıyor ve hepimizi kurşun eritmeye çağırıyor. Son olarak müziği manidar bir soru ile noktalıyor ve hepimize soruyor. Sen, ben, biz yanmasak karanlıklar nasıl çıkar aydınlığa?

15. Doyuncaya Tıksırıncaya Kadar Yiyin

Kulaklarınızın Pasını Silecek En Güzel Cem Karaca Şarkıları

İttihat ve Terakki Cemiyetine yazılmış olan upuzun bir şiirdir Han-ı Yağma. Tevfik Fikret bu şiiriyle adeta yiyenlere, içenlere bir ağıt yakıyor. Fütursuzca devlet hazinesinden ve halka gitmesi gerekenlerden utanmadan harcayanlardan bahsediyor, onları ağır bir şekilde hicvediyor. Her türlü iyiliğin, ahlakın, namusun, dinin, soyun, sopun onlar da olduğunu vurguluyor ardından da çekinmeyin buyurun halkın sofrasından, halkın çalışıp kazandıklarıyla elde ettiklerinden, tek bir ter damlası dökmeden “yiyin” demek istiyor. Cem Karaca, bu şiiri çok güzel seslendirmeyi başarıyor. Müziğinin inişli çıkışlı hareketi sayesinde de, şarkı gereken tüm eleştirileri yerlerine çaba sarf etmeden ulaştırıyor. Dinleyiciler de bir şairin ve bir sanatçının oluşturduğu ahenge kapılıp hayran kalıyor. Esas adı Han-ı Yağma olan şiir, şarkıya evrilirken “Yiyin Efendiler” olarak anlamlandırılıyor.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
15
Beğen
Mutlu Mutlu
5
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
5
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç