Kontrolsüz Doğumların Önüne Geçmek İçin Alınması Gereken Önlemler

5 dk okuma süresi


14
14 Paylaşım, 14 puan

Son yüzyılda dünya üzerinde nüfus, büyük bir hızla artış göstermiştir. Özellikle sanayi devriminden sonra tıp alanındaki gelişmeler insan hayatını uzatmıştır. Sağlık sisteminin de gelişmesi doğum oranlarını iyice arttırmıştır. Bu durumda devletlerin nüfus arttırma politikaları da etkili olmuştur. Bir ülkenin, bir kültürün ve bir neslin devamı için oldukça önemli olan nüfus artışı, gelin görün ki son zamanlarda dünyamız için büyük bir sorun teşkil etmeye başlamıştır. Çin ve Hindistan gibi aşırı kalabalık nüfuslu ülkeler de son zamanlarda kontrolsüz doğumların önüne geçmek için alınması gereken önlemler dahi uygulanmaya başlanmıştır. Çünkü bu sürecin sonunda kaynakların bu yükü kaldıramayacağı bilinmektedir. Fakat burada önemli olan başka bir durum ise bireysel bilinç ve eğitimdir. Biz de sizin için kontrolsüz doğumları engellemek için birkaç yöntem araştırdık. Keyifli okumalar!

1. Doğum Kontrol Hapları

Kontrolsüz Doğumların Önüne Geçmek İçin Alınması Gereken Önlemler

Doğum kontrol haplarının kullanım amacı genel olarak kadınların yumurta üretmesini engellemektir. Eğer kadında herhangi bir yumurta oluşamazsa spermin de buluşacağı bir yumurta olmaz. Dolayısıyla bir döllenme gerçekleşemez. Düzgün kullanıldığı takdirde korunma olasılığı %99’a kadar çıkar. Regl döneminin ilk gününden itibaren haplar kullanılmaya başlanır. 21 gün boyunca aynı saatlerde alınması, başarı olasılığını daha da arttıracağından büyük önem arz eder. Haplar kullanıldıktan sonra 7 günlük bir ara verilir. Kısacası 21 gün hap kullanılır, 7 gün de ara verilir. Pek az yan etki gösterdiği gibi doğum riskini ortadan kaldıran en kesin yöntemlerden biridir.

2. Kondom Kullanımı

Kontrolsüz doğumların önüne geçmek için alınması gereken önlemler içerisinde kondom kullanımı çok önemlidir. Lateks’ten üretilen kondomlar çok pratik ve etkilidir. Birleşmeden önce erkek cinsel organı erekte halindeyken dikkatlice takılmalıdır. Kondomun amacı spermlerin vajinaya ulaşmasını engellemek ve istemsiz gebelikleri önlemektir. Başka bir önemli nokta ise kondom seçimini doğru yapmaktır. Penis boyutuna göre kondomların seçilmesi daha sonra oluşabilecek aksiliklerin ve sonrasındaki risklerin oluşmasını engeller. Cinsel birleşme sırasında tahrip edecek maddelerin kullanılmaması gerekir yoksa kondomlarda yırtık oluşabilir. Bu ihtimalin düşünülmesi bile aşırı strese neden olacağından birleşme sırasında dikkat edilmelidir.

3. Korunma İğnesi

Kontrolsüz Doğumların Önüne Geçmek İçin Alınması Gereken Önlemler

Korunma iğnesi, diğer korunma yollarını tercih etmeyen veya unutan kadınların kullandığı alternatif bir uygulamadır. Uzun süre koruma sağlaması ve kolay uygulaması bakımından sıkça tercih edilmektedir. İçerisindeki östrojen ve progesteron hormonları sayesinde yumurtlamayı engeller. Aynı zamanda rahim içindeki sıvıyı koyulaştırır ve spermlerin geçişlerini önler. Gebe kalma olasılığını %1 altlarına kadar düşürür. 1 aylık ve 3 aylık olarak iki türü vardır. 1 aylık kullanılan iğnelerde sadece progesteron bulunur. 3 aylık olanlarda ise östrojen hormonu da bulunur. Kullanım zamanı ise regl döneminin ilk 5 günü içerisindedir. Bir uzman tarafından kas yoluyla vücuda enjekte edilir.

4. Ertesi Gün Hapı

Ertesi gün hapları daha çok acil durumlarda kullanılan bir yöntemdir. İlişkiden sonra herhangi bir gebelik riskine karşı kullanılır. 72 saate kadar kullanım süresi vardır. Fakat ilk 12 saat içinde kullanılması mümkün olan en yüksek korumayı gerçekleştirir. Aşırı derecede hormon salgılar ve yumurta üretimini bir süreliğine durdurarak spermlerin yumurtalara ulaşmasını engeller. Rahmin yapısını değiştirir ve olası gebelik riskini en aza indirir. Bununla beraber ertesi gün kusma, baş dönmesi, düzensiz regl gibi yan etkiler görülmesi son derece normaldir. Sürekli olarak kullanılması tavsiye edilmez. Çünkü yüksek hormonsal değişikliklere sebep olduğu için kullanan kişilerde bazı fiziksel ve duygusal değişikliklere neden olur. Başarı oranı %80-85 arasındadır.

5. Vazektomi

Kontrolsüz Doğumların Önüne Geçmek İçin Alınması Gereken Önlemler

Vazektomi bir nevi kısırlaştırmadır. Erkeğin testislerinden çıkan spermlerin kullandığı sperm kanallarının bağlanması ya da kesilmesi yöntemidir. En etkili yöntemlerden biri olmakla birlikte kimi durumlarda da kalıcıdır. Yani bu işlemi yaptırmak için çiftlerin iyice düşünmesi gerekmektedir. Bu sebeple bu uygulama pek tavsiye edilmez. Genellikle yaşlılık döneminde kullanılan bir yöntemdir. Kişi daha sonra bir bebek sahibi olmak istersen bu kanalları açtırabilir fakat her zaman kesin bir sonuç alınamaz. Bu işlem yapıldıktan sonra erkekten çıkan sıvıda herhangi bir değişiklik olmaz. Sadece o sıvının içerisinde sperm bulunmaz. Lokal anestezi yöntemiyle işlenir. İlk 6 ay içerisinde nadir olarak şişlik, enfeksiyon, kanama gibi yan etkileri görülür.

6. Spermistler

Jel, köpük, krem ya da fitil çeşitlerinde bulunan spermistler sperm öldürücü özelliğe sahiptir. Tercihe göre kullanılan spermistler, içerisinde kimyasal maddeler bulundurarak spermlerin ölmesini sağlar ve rahme ulaşmasını engeller. Doğru kullanımı sonucunda %91’lik bir başarı gösterir. Fakat diğer yöntemler kadar etkili değildir. Bu yüzden farklı doğum kontrol yöntemleriyle beraber kullanıldıklarında daha fazla etki gösterir. İlişkiden hemen önce kullanmalı ve aparatla vajinanın en derinine enjekte edilmelidir. Bu yöntem kullanılmadan önce herhangi bir kimyasal maddeye alerjinin olup olmadığı kontrol edilmelidir. Çok sık kullanıldığında idrar yollarında enfeksiyon görülme ihtimali yüksektir.

7. Doğum Kontrol Bantları

Kontrolsüz Doğumların Önüne Geçmek İçin Alınması Gereken Önlemler

Doğum kontrol bantları yine korunma iğnesindeki gibi östrojen ve progesteron hormonları barındırır. Bu hormonlar sayesinde yumurtlama engellenmiş olur ve salgılanan mukus tabakasıyla spermlere geçit vermez. Etki oranı %99 olan doğum koruma bantlar sıkça başvurulan yöntemlerden bir tanesidir. Regl döneminin başlangıcıyla kullanılmaya başlanır. Göğüs bölgesinden başka kol, sırt, bacak gibi yerlere de yapıştırılabilir. Genel olarak kutusunda 3 adet bulunur ve her hafta değiştirilmesi gerekir. 3 hafta sonunda 7 günlük bir ara verilir. Yan etkileri içerisinde cinsel arzuda düşüş, göğüs bölgesinde hassasiyet ve duygu değişimleri görülebilir.

8. İmplantlar

Başka bir kontrolsüz doğum önleyici yöntem olan İmplantlar, barındırdıkları hormonal ilaçlar aracılığıyla yumurtalıklara etki eder ve 3 yıl kadar bir süre boyunca gebeliği engeller. Deri altına yerleştirilir ve 3 yıl boyunca etki eder. Kol kısmının alt bölgesinde bulunan küçük bir deri parçasının altına yerleştirilir. Başarı oranı %99,3’tür. Ufak bir operasyon sonucunda gerçekleştirilir. Dikkat edilmesi gerek husus ise uzman doktorlar tarafından yapılmasıdır. İmplant işlemlerinde kişiler çoğunlukla düzensiz adet dönemlerinden şikâyet eder. Nadir olarak ta baş dönmesi, kilo alma, enfeksiyon gibi yan etkiler görülür. İmplant yöntemi kontrolsüz doğumların önüne geçmek için alınması gereken önlemler içinde bulunabilir.

9. Aile Planlaması

Aile planlaması, kontrolsüz doğumların önüne geçmek için alınması gereken önlemler içerisinde çok önemli bir yere sahiptir. Zaten bir planlama yapılmazsa bu listedeki önlemlerin bilinmesinin de hiçbir önemi kalmaz. Çiftlerin bir nevi mantıksal çerçeveden durumu analiz etmesi de söylenebilir. Ekonomik durumları, idealleri, gelecek planları doğrultusunda verecekleri kararlar, bir bebek sahibi olup olmayacaklarını da belirler. Kısacası bebek sahibi olabilecek uygun zamanı ve kaç bebeğe sahip olabileceklerini çiftlerin kendileri belirler. Aslında bakıldığında kontrolsüz doğumların en önemli sebebi geleceğe dair herhangi bir plan yapılmamasıdır. Bu sebeple aşırı nüfusa sahip ülkelerin uygulamak zorunda olduğu bilinçlendirme yöntemlerinden biri olmalıdır.

10. Önlemlerin Önemi

Kontrolsüz Doğumların Önüne Geçmek İçin Alınması Gereken Önlemler

Çoğu kişinin bildiği gibi son verilere göre dünyada 7.8 milyar insan bulunmaktadır. Kaynakların pervasızca kullanımı da gelecek yıllar için büyük bir sorun teşkil etmektedir. Çünkü aşırı nüfus artışı demek daha fazla çevre kirliliği, daha az kaynak ve daha fazla sorun demektir. Burada önce hükumetlere, daha sonra topluma ve bireylere görevler düşmektedir. Dünyanın daha yaşanabilir bir durumda olması ve gelecek nesillere daha güzel bir ortam yaratmak için tüm insanlığa görevler düşmektedir. Toplumun daha çok bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi bu anlamda büyük bir önem arz eder. Daha sonra da kontrolsüz doğumların önüne geçebilmek için yöntemler uygulanmalıdır.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
0
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak