İtalya’nın Saklı Güzellikleriyle Büyüleyen Kızıl Şehri Bologna’nın Sırları

5 dk okuma süresi


15
14 Paylaşım, 15 puan

Öyle bir şehir düşünün ki; adım attığınız her noktası asırlar öncesi zamandan kalma olsun ve şehrin her köşesi sırlarla dolu olsun. Bologna’nın tarihini ortaya çıkarmak için M.Ö. 6. yüzyıla geri dönülmesi gerekir. Bologna, Kuzey İtalya’da bulunan bir Orta Çağ şehridir. Sıcak renkli binalarıyla çok dikkat çekicidir. Yaklaşık 500.000 kişilik nüfusa sahiptir. Dünyanın en eski üniversitelerinden biri olarak kabul edilen Bologna Üniversitesi bu şehirdedir. Bologna, liberal öğrenciler ve zengin ailelerle dolu olan hareketli bir bölgedir. Burada doğan insanlar şehirlerine çok sadıktır ve çoğu zaman tüm hayatları boyunca kendi şehirlerinde kalırlar. Şimdi İtalya’nın saklı güzellikleriyle büyüleyen kızıl şehri Bologna’nın sırları için küçük bir keşfe hazır mısınız?

1. İki Kule

İtalya’nın Saklı Güzellikleriyle Büyüleyen Kızıl Şehri Bologna’nın Sırları

Şehrin kalbinde Due Torri olarak bilinen iki kule yer almaktadır. Kısa olanı Garisenda Kulesidir. 48 metre yüksekliğindedir. Aynı zamanda belirgin bir eğime sahiptir. Uzun olanı ise Asinelli Kulesidir. 97,2 metre yüksekliğindedir ve aynı zamanda 1,3 derecelik bir eğimdedir. Bu iki kulenin, hangi ailenin daha fazla paraya ve güce sahip olduğunu gösterme savaşında inşa edildiği söylenir. Kule ne kadar uzunsa, o kadar fazla para ve güç anlamına gelir. Yüksek kuleye çıkmak için 498 basamak çıkmanız gerekir. Bu tırmanışın ardından Bologna’nın muhteşem manzarası görülür. Burada Bologna’nın iki sırrını bulabilirsiniz. Biri Asinelli Kulesi’nin tepesindeki kırık vazo, diğeri ise kuleler düşüyormuş gibi görünen optik bir illüzyondur.

2. Neptün’ün Parmağı

Bologna’nın ana meydanı olan Piazza Maggiore’de 1500’lerin ortalarında Giambologna tarafından yontulmuş olan Neptün çeşmesi bulunur. Neptün Heykeli tamamlanmadan önce kardinal, Giambologna’dan o zamanki katı dini kurallar nedeniyle heykelin penisinin boyutunu küçültmesini ister. Giambologna ise bu durumdan hoşnut olmamasına rağmen, kurala uymak zorunda kalır. Fakat parlak zihni ve yaratıcılığı sayesinde heykel üzerinde mükemmel bir orantı oyunu yapar. Neptün heykelini öyle bir tasarlar ki; Heykele önden baktığınızda, Neptün’ün dışarıya doğru uzanan sol elini görebilirsiniz. Heykele arkadan ya da sağ tarafından bakarsanız, Neptün’ün eli kaybolur ve geriye yalnızca parmak gibi görünmeyen, heykelin penisi gibi görünen bir parmak kalır.

3. Fısıldayan Duvarlar

İtalya’nın Saklı Güzellikleriyle Büyüleyen Kızıl Şehri Bologna’nın Sırları

Fısıldayan duvarlar İtalya’nın saklı güzellikleriyle büyüleyen kızıl şehri Bologna’nın sırları arasında en ilgici çekici olanlardan birisidir. Şehrin büyük merkezi Piazza Maggiore’nin hemen dışında dört köşesi olan küçük, üstü kapalı bir meydan vardır. Bu meydanın bir köşesine gidin ve karşı köşede durması için bir arkadaşınızı gönderin, şimdi öne doğru eğilin ve sessizce bir şeyler söyleyin. Karşı köşede duran kişi sizi yüksek sesle ve net bir şekilde duyabilir. Eğer yakından bakarsanız, yüzyıllar boyunca fısıldamanın sırrını keşfeden binlerce, belki de milyonlarca ziyaretçinin nefesinden duvarların renginin hafifçe solduğunu görürsünüz. Hatta efsaneye göre, bu kavşak, cüzzamlıların hastalıklarını itiraf edebilmesi için Orta Çağ’da inşa edilmiştir.

4. Santo Stefano Bazilikası

Güzel meydanlardan biri olan Piazza di Santo Stefano civarında, kafeler, restoranlar, mağazalar ve kısacası normalde bir meydanda bulabileceğiniz pek çok şey vardır. Bir zamanlar yedi farklı orijinal kiliseden oluşmuş olan Santo Stefono Bazilikası da bu meydandır. Şu an sadece dört kilise kalmıştır, ancak dini mimaride hala etkili bir yeri vardır. Şapelleri ve manastırları birbirine bağlayan dolambaçlı geçitler ile, şehrin en büyüleyici kiliselerinden biridir. İtalya’nın saklı güzellikleriyle büyüleyen kızıl şehri Bologna’nın sırları arasında en çok beğenilen alanlardan biridir. Bazilikanın içindeki esrarengiz havadan çıktıktan sonra adeta Orta Çağ’dan kalma bir sokakta dolaşırsınız. Bazilika manzaralı bir restoranda oturup çevreyi izlemek de oldukça keyiflidir.

5. Kenevirin Korunması

İtalya’nın Saklı Güzellikleriyle Büyüleyen Kızıl Şehri Bologna’nın Sırları

Bologna’nın bir başka sırrı da günümüzde birçok ülkede izinsiz yetiştirilmesi yasak olan kenevir ile ilgilidir. Kenevir, Bolonga’da uzun süre yetiştirildiği için önemli bir yere sahiptir. Hatta şehir merkezine yakın yerde olan bir pasajın tavanında “panis vita, canabis protectio, vinum laetitia” yazar. Bu yazının anlamı Latince’de “ekmek hayattır, kenevir korumadır, şarap eğlencelidir” şeklinde çevrilir. Bazı insanlara göre bu slogan, kenevirin iyileştirici özelliklerinden dolayı yazılmıştır. Aslında gerçek anlamı farklıdır. Kenevir ekimi, zamanında Bologna ekonomisinin hayati bir parçası olmuştur ve şehre çok fazla zenginlik getirmiştir. Bu yazının ne zaman ve kim tarafından boyandığı belli değildir. Bunun dışında ise kenevirin izinsiz yetiştirilmesi günümüzde Bologna’da da yasal değildir.

6. Bologna Üniversitesi

Bologna Üniversitesi 1088 yılında kurulan 9 asırlık bir üniversitedir. Aynı zamanda dünyanın en eski ve sürekli çalışan üniversitesi olarak kabul edilmektedir. Genellikle ulusal sıralamaların ilk sıralarında yer alan en prestijli İtalyan üniversitelerinden biridir. Dante ve Petrarca bu üniversitede okumuştur. 2016 yılında hayatını kaybeden ünlü yazar Umberto Eco da Bologna Üniversitesinde profesörlük yapmıştır. Kampüsü adeta bir şehir merkezi gibidir ve tarihi dokularla doludur. Yüzyıllar önce kilise olan binaların içerisinde dersler verilmektedir. Tıp ve Siyasal Bilimler alanlarında da en başarılı eğitime sahip olan üniversitelerden birisidir. Zamanında Dante’nin öğrenci olduğu bir sınıfta derse girdiğinizi düşünsenize…

7. Üç Ok

İtalya’nın Saklı Güzellikleriyle Büyüleyen Kızıl Şehri Bologna’nın Sırları

İtalya’nın kızıl şehri Bologna’nın sırları saklı güzellikleriyle büyüleyen unsurlara sahiptir. Bunlardan birisi de Üç Ok hikayesidir. Efsaneye göre, bir Bologna asilzadesini öldürmek için 3 suikastçı tutulur. Suikastçılar asilzadenin evine yaklaşırken, orada olan bir kız neler olduğunu görür. Suikastçıların dikkatini dağıtmak için elbiselerini çıkarır ve çıplak bir şekilde bekler. Suikastçıların dikkati dağılır ve oklarını çeşitli yönlere fırlatırlar. İşte o okların saplandığı ahşap bir tavan vardır. Bu hikayenin başka ufak varyasyonları da vardır ama temel olarak zamanında atılan ve tavana saplanan oklar turistlerin ilgili çekici noktalarından birisi olmuştur. Okları doğrudan yukarı bakarak ayırt etmek çok zordur, ancak doğru bir açıda durursanız görebilirsiniz.

8. Maggiore Meydanı

Piazza Maggiaore olarak bilinen Maggiore Meydanı şehrin kalbidir. Burası, etrafını çevreleyen binaların inşa edilmeye başladığı 13. yüzyıldan beri Bologna’nın siyasi ve sosyal yaşamının merkezi olmuştur. İtalya’nın en büyük ve en eski meydanlarından biridir. Zamanında bu meydanda, yurttaşların yeni kanunların duyurulmasını dinlemek için bir araya geldiği söylenir. Meydan aynı zamanda dünyanın her yerinden gelen malların satıldığı alandır. 1800’lerin ortalarına kadar Avrupa’nın en büyük açık hava pazarlarından birine de ev sahipliği yapmıştır. Bologna’da bulunan birçok turistik mekan da bu meydanın içinde veya çevresindedir. Yıl içinde havaların ısınmaya başladığı zamanlarda burada açık hava sineması kurulur.

9. Venedik Penceresi

Orta Çağ boyunca Bologna’nın Venedik’e benzediği söylenir. Şehrin içinden, Po nehrine bağlayan birçok kanal geçmektedir. Bu su yolları sayesinde Bologna, Avrupa’nın en zengin şehirlerinden biri haline gelmiştir. Çünkü, su akışı birçok un değirmeni için doğru koşulları yaratmıştır. Bu kanallar daha sonra yüzyıllar boyunca gömülmüştür ve şimdi Bologna’nın Venedik ile ilgisi yoktur. Yine de kanalları görebileceğiniz birkaç yer vardır. Venedik penceresi olarak bilinen alan bunlar arasında en büyüleyici manzaraya sahip olanıdır. Denizden bu kadar uzak bir şehri, muhteşem Venedik gibi harika kanal manzarasıyla süsler. Bologna’nın en romantik yerlerinden biridir. Manzara sanki bir pencereden bakıyormuşsunuz gibi görünür.

10. San Petronio Bazilikası

İtalya’nın Saklı Güzellikleriyle Büyüleyen Kızıl Şehri Bologna’nın Sırları

San Petronio Bazilikası, Bologna’nın ana meydanı Piazza Maggiore üzerinde yer alır. 5. yüzyılda Bologna’nın piskoposu olan şehrin koruyucu azizi Petronius’a adanmıştır. San Petronio, İtalya’nın en büyük kiliseleri arasında ikinci sırada yer alır, ancak orijinal tasarımında daha da büyük olması planlanmıştır. Efsaneye göre proje, 1505 yılında bu iddialı ve pahalı inşaatı durduran Papa IV. Pio tarafından küçültülür. Çalışmalar 1659’da bittiğinde, kilisenin cephesi kırmızı mermerle, alt kısmı Istria taşıyla, üst kısım ise tuğlalarla kaplı olur ve bugüne kadar böyle kalır. Eksikliği, muhtemelen nasıl sonuçlandırılacağına dair kararsızlıktan ve finansman eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Eksik olmasına rağmen cephenin alt kısmı oldukça ilginç ve özgündür.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
17
Beğen
Mutlu Mutlu
12
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
14
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
1
Komik
İlginç İlginç
2
İlginç