İran Şahı’nın Gönlünü Çalan Prenses Süreyya’nın Yaşadıkları

5 dk okuma süresi


3
13 Paylaşım, 3 puan

Prenses Süreyya, hayatında iki defa aşık olduğunu ve ikisinin de sonunun kötü bittiğini söyleyen “Mahzun Prenses” olarak bilinir. İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi ile evlenerek dünyaca tanınan bir isim olmuştur. Bebek doğurma baskısına karşı çok sevdiği eşinden boşanmak zorunda kalmıştır. Hayatının geri kalanı da travmatik mutsuzluklarla sarsılmış, yaşadığı iki aşkı da asla unutamamıştır. İran Şahı’nın gönlünü çalan Prenses Süreyya’nın yaşadıkları listemizde, zümrüt gözlerin ardındaki hüzünlü yaşama yer verdik. İyi okumalar dileriz…

1. Asilzade Bakhriari Ailesi

İran Şahı’nın Gönlünü Çalan Prenses Süreyya'nın Yaşadıkları

Prenses Süreyya bir asilzade ailesinin yeni üyesi olarak İran’ın İsfahan şehrinde, 22 Haziran 1932 yılında dünyaya gelmiştir. Tam adı Soraya Esfandiary-Bakhtiari’dir. “Soraya” ismi Türk diline “Süreyya” olarak çevrilmiştir. Babası Almanya’da görevli bir İran diplomatıdır. Annesi Eva Karl, Moskova doğumlu bir Alman’dır. Ailenin iki tarafı da köklü ve zengin bir geçmişe sahiptir. Bjan adında bir kardeşi vardır. Süreyya çocukluğunu Berlin ve İsfahan’da geçirmiştir. Önce İsfahan’da sonra İngiltere ve İsviçre’de eğitim görmüştür. Asilzade bir ailenin kızı olarak Avrupa sosyetesinin dikkatini çekmiştir. İran Şahı’nın gönlünü çalan Prenses Süreyya’nın yaşadıkları zamanla değişmeye başlayacaktır.

2. Süreyya’nın Hayalleri

II. Dünya Savaşı’nın bitimiyle normal akışa dönmeye yavaş yavaş başlamıştır. Zengin aileler savaşın bitiminden iki yıl sonra ilk defa tatil planları yapmıştır. Süreyya’nın ailesi de Ascona’da altı haftalığına bir yat kiralamıştır. Süreyya bu sırada on beş yaşındadır. Film yıldızı olmayı çok istemektedir ve ailesine ilk defa bu tatilde dile getirmiştir. Babası bu isteğe “Bahtiyari sülalesinden biri nasıl artist olur?”diyerek karşı çıkmıştır. Süreyya üsteleyerek “Kibar ailelerden bir sürü insan bugün filmlerde oynuyor.” cevabını vermiştir. Babası, kendini bilenlerden bir tane bile aktris çıkmayacağını söyleyerek konuyu kapatmıştır. Süreyya’nın aktris olma hayali şimdilik rafa kalkmıştır.

3. İran Şahı’yla Aşk

İran Şahı’nın Gönlünü Çalan Prenses Süreyya'nın Yaşadıkları

İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi 1939 yılında Prenses Fevziye Fuat ile evlenmiştir. Bu evlilikten bir kız çocukları olmuştur ama çift 1948 yılında boşanmıştır. Aracılar vasıtasıyla Rıza Pehlevi ve Süreyya’ya karşılıklı fotoğraflar gösterilir. İran Şahı’nın ablası Prenses Shams, bir baloda tanışıp çok beğendiği Süreyya’ya Pehlevi’nin de isteğiyle ulaşarak İran’a davet eder. Süreyya daveti alınca gelişmeleri annesine anlatır. Annesi “Yavrum böyle bir evliliği istiyor musun?” diye sorar. Süreyya kaderini değiştirecek cevabı vererek “Şah’ı tanımıyorum ama resimlerine bakılırsa hiç de fena bir erkek değil. Tanıştığımda beğenirsem neden evlenmeyeyim?” der. Süreyya daveti kabul ederek Şah’la tanışır. Çift birbirinden çok etkilenerek kısa sürede 1951 yılında evlenirler.

4. Süreyya ve Şah’ın Görkemli Düğünü

Şah’ın Süreyya’ya verdiği nişan yüzüğü 22.37 karat elmastan yapılmıştır. Rivayete göre evlenene kadar her gece Süreyya’nın yastığının altına bir mücevher bırakmıştır. Çiftin düğünü ise tüm ihtişamıyla dünyada geniş bir yankı bulmuştur. Süreyya’nın gelinliği Christian Dior tasarımlı 15 kiloluk bir gelinliktir. Lame kumaştan üzerine 900 bin altın pul ve 6 bin elmasla süslenmiştir. Gelinlik Süreyya’ya çok ağır gelince, sarayın terzisi gelinliğin altındaki katları keserek Süreyya’nın yükünü hafifletir. Şah düğün hediyelerinin İranlı vakıflara gönderilmesini istese de, düğüne birçok değerli hediye gelmiştir.

5. Zorlu İran Hayatı

İran Şahı’nın Gönlünü Çalan Prenses Süreyya'nın Yaşadıkları

İran Şahı’nın gönlünü çalan Prenses Süreyya’nın yaşadıkları kraliçe ünvanıyla değişmeye başlamıştır. Kraliçe Süreyya evliliğinin ardından aile kurumuna başkanlık etmiştir. Hayır kurumlarında aktif rol almıştır. Avrupa kültürüyle büyümüş biri olarak İran’a alışmakta zorlanmıştır. Yurt dışı seyahatlerinde her zaman çok daha mutlu olduğu tasvir edilmiştir. Şah’ın Doğulu davranışlarından hoşnut olmadığı, Avrupalı davranışlarını övgüyle karşıladığı söylenir. Saray hayatında Şah’ın annesi ve kız kardeşleri tarafından hor görülmüş. İran’daki kurallı ve sıkı yaşam Süreyya’yı çok bunaltmıştır. “Bilemezsin bu yalnızlık nasıl canımı sıkıyor. Sarayda hiçbir kadınla konuşamıyorum, dertleşemiyorum.” sözleriyle annesine İran’daki mutsuzluğunu anlatmıştır.

6. Beklenen Veliaht Baskısı

İran Şahı’nın gönlünü çalan Prenses Süreyya’nın yaşadıkları bununla bitmez! Görünürde mutlu ve gösterişli bir hayatları olsa da işin aslı böyle değildir. Bir bebeklerinin olmaması sorgulara neden olmaya başlamıştır. Süreci hızlandırmak isteyen Şah ve Süreyya Amerika’da çözüm aramıştır. Doktorlara göre Süreyya’nın hamile kalması yılları bulabilirdi. İran’da artan bebek baskısı Süreyya’yı derinden üzmüş ve mutsuzluğa sürüklemiştir. Şah’ın ailesi tarafından da bu evliliğin bitmesi gerektiği söylenmiştir. Çift, çocuk sahibi olabilmek için birçok ülkeye giderek uzun süre tedavi görmüştür. Şah’ın küçük kardeşi bir uçak kazasında hayatını kaybedince çocuk meselesi devlet meselesine dönüşmüştür.

7. Kraliçe ve Şah’ın Boşanması

İran Şahı’nın Gönlünü Çalan Prenses Süreyya'nın Yaşadıkları

Süreyya ve Şah evliliğinde ipler kopma noktasına gelmiştir. Süreyya annesiyle tatildeyken, saray otoritesinin evlilikleri için vereceği kararı beklemektedir. Şah Süreyya’dan boşanmak istemediği için, ikinci bir eşe razı olup olmadığı teklifi sunulmuştur. Süreyya bu durum karşısında çok sinirlenerek “Bütün bu karşılaştığım onur kırıcı durumdan sonra bir de elalemin maskarası mı olayım istiyorsunuz?” sözleriyle teklifi reddetmiştir. Yapılan müzakereler ve saray otoritelerinin kararıyla çift yedi yılın sonunda ayrılmak durumunda kalmıştır. Boşanma protokolünde Süreyya’nın “Prenses” ünvanını kullanabileceği, Şah’ın kız kardeşleriyle aynı haklara sahip olacağı, diplomatik pasaport kullanabileceği, hayatını rahatça sürdürebileceği ciddi bir servet fonu sağlanacağı bildirilmiştir.

8. Prenses Süreyya Film Yıldızı

Boşanmanın ardından gazeteciler, Süreyya’nın mutsuz fotoğraflarını çekmek için sürekli baskı oluşturmuştur. Süreyya yaşadığı üzüntüyle üç hafta odasından çıkmamıştır. Annesi, İran’dan sonraki Süreyya’yı anlatmak için “Biz 7 yıl önce Tahran’a yaşamayı, eğlenmeyi seven, hayat dolu bir genç kız yollamıştık. Geriye yaşından beklenmeyecek kadar ciddi bir kadın geldi.” ifadelerini kullanmıştır. Bir süre sonra Prenses Süreyya, yaşadığı mutsuzlukları üzerinden atmak için çocukluk hayaline sarılarak filmlerde rol almaya başlamıştır. “Bir Kadının Üç Yüzü” ve “Ateş İlahesi” filmlerinde yer rol almıştır. Çocukluk hayalini gerçekleştirmiştir ama sinema kariyerine devam etmemiştir.

9. İkinci Büyük Aşk

Bir dönem ünlü aktör Maximilian Schell ile aşk yaşamıştır. 1963 yılında Maximillian Schel bir film çekimi için İstanbul’dayken Prenses Süreyya sevgilisini ziyarete gelmiştir. Gizli buluşma gazeteciler tarafından çekilince Schell, gazetecilerle tartışmıştır ve olayın büyümesiyle ve karakolluk olmuşlardır. Bilinen son aşkı ise İtalyan yönetmen Franco Indovina olur. Prenses Süreyya hayatında iki kez aşık olduğunu söyler: Biri Şah İran Şahı Rıza Pehlevi, diğeri Franco Indovina. İran Şahı Pehlevi 1980 yılında ölmüştür. Franco Indovina ise sevgili oldukları 1972 döneminde bir uçak kazasında ölmüştür. Söylenenlere göre Prenses Süreyya yaşadığı aşkların hüsranla sonuçlanması ve ikisinin de kendisinden önce ölmesiyle lanetlendiğine inanmıştır.

10. Prenses Süreyya’dan Arda Kalanlar

İran Şahı’nın Gönlünü Çalan Prenses Süreyya'nın Yaşadıkları

Son aşkının ardından hayatını yalnız geçiren Prenses Süreyya, 25 Ekim 2001 tarihinde Paris’teki evinde ölü bulunmuştur. Ardında kalan değerli eşyaları müzayedelerde satılmıştır. Vefatının ardından mirası abisi Bjan’a kalmıştır. Bijan Süreyya’dan sekiz gün sonra ölü bulununca suikast iddiaları ortaya atılmıştır. 15 yıl sonra sonuçlanan dava sonucu Süreyya’dan kalan miras, Bjan’ın not defterine yazdığı şoförüne kalmıştır. Prenses Süreyya “Mahzun Prenses”, “Zümrüt Gözlü Prenses” ve “Sürgündeki Prenses” isimleriyle anılmıştır. Yazdığı iki anı kitabı vardır. Dünya birçok kadına yüklenen baskıları yaşayan Prenses Süreyya, hüzünlü hayatıyla hafızalara kazınmıştır.


Yorum bırak