İnsanların Terk Etmesinin Ardından Cennete Dönüşen Mekanlar

6 dk okuma süresi


3
12 Paylaşım, 3 puan

Dünya üzerinde insanların ayak basmadığı ya da yerleşmediği pek az yer vardır. Eski çağlardan günümüze kadar insanlık gerek doğal kaynaklar gerek askerî üs olmak üzere birçok bölgeyi yerleşim yerine çevirmiştir. Ancak belli bir zaman sonra o yerleşim yeri kurulan bölgeler, herhangi bir ihtiyaç kalmadığında terk edilmeye başlar. Terk edildikten sonra da sahipsiz kalan o yerleri sadece tek bir şey sahiplenir. Doğa! İnsanların bırakıp gittikleri o çirkin, gri, betonarme yerleri tıpkı bir örtü gibi gizleyip güzelleştiren doğa, oraları tıpkı masallardaki gibi yeşil bir cennete dönüştürür. İşte biz de insanların terk etmesinin ardından doğayla iç içe geçmiş cennete dönüşen o mekanlar arasından 10 tanesini listeledik. Keyifli okumalar!

1. Houtouwan Köyü, Çin

İnsanların Terk Etmesinin Ardından Cennete Dönüşen Mekanlar

Çin’in Zhejiang eyaletine bağlı Shengshan adasında bulunan bu balıkçı köyüne olanlar, doğanın nasıl bir gücü olduğunun güzel bir kanıtıdır. Bir zamanlar yaklaşık 2000 kişiye ev sahipliği yapan Houtouwan köyünde 500 kadar bina bulunmaktaydı. Geçim kaynağı çoğunlukla balıkçılığa dayanan bu köyde, zaman içinde daha iyi bir yaşam arama nedeniyle 1990’lı yılları itibarıyla göçler başladı. Anakaradan oldukça uzakta olan ne okulu ne de hastanesi bulunan ve yetersiz altyapısıyla 1994 yılına kadar herkes köyü tamamen boşalttı. İnsanlardan soyutlanmasıyla yalnız kalan bu köyü doğa sahiplendi. Tıpkı masallardaki gibi doğayla iç içe yemyeşil bir bitki örtüsüyle kaplanan Houtouwan köyü, şimdilerde turistlerin yeni gözdesi olmaya başladı.

2. North Brother Island, ABD

New York şehrinin doğu nehrindeki Bronx ve Rikers adaları arasında bulunan North Brother Island, bir zamanlar tehlikeli salgınlara yakalanan kişilerin tutulduğu izole bir hastane görevi görüyordu. 1880 yılında yapılan bir hastaneyle ufak bir yerleşim yerine dönüşen North Brother Island tifo, cüzzam, çiçek gibi bulaşıcı hastalıkları tedavi etmek için kullanılıyordu. 1960 yıllarına kadar varlığını sürdüren bu hastane, 1963 yılında kapatıldı ve yerine uyuşturucu bağımlısı gençleri tedavi etmek için bir rehabilitasyon merkezine dönüştürüldü. Adanın bitki örtüsünün çok sık ve sarmaşık bir yapıda olması sebebiyle terk edildikten kısa bir süre sonra tüm binalar bitki örtüsüne teslim oldu. 2008 yılında bir fotoğrafçının adayı ziyaret edip fotoğraflarını medyayla paylaşmasıyla adaya ilgi son yıllarda arttı.

3. Balestrino, İtalya

İnsanların Terk Etmesinin Ardından Cennete Dönüşen Mekanlar

Orta çağın İtalyan kasabalarından biri olan Balestrino kasabası, şimdilerde insanların terk etmesinin ardından doğayla bütünleşerek cennete dönüşen mekanlar arasında bulunur. İki Bizans döneminden kalma kilisesiyle, çevresindeki harap yapıları ve onları çevreleyen yeşil bitki örtüsüyle tam bir kartpostal havası yaratmaktadır. Balestrino kasabasının tam olarak kuruluş tarihi belli değildir. 1860 yılı kayıtlarına göre 800-850 kişinin yaşadığı tahmin edilen kasaba, tarih boyunca yaşadığı depremlerle ağır hasar almıştır. Özellikle 1887 yılındaki 6,7 büyüklüğündeki depremle yavaş yavaş göç vermiştir. Bu tarihi kasaba, 1953 yılından sonra tamamen terk edilmiştir. Terk edildikten sonra zeytin ağaçları ve doğal bitki örtüsüyle masalsı bir resim çizmektedir. Balestrino kasabası, gözlerden ırak bir şekilde bulunduğu tepeden dünyayı seyretmeye devam etmektedir.

4. Kayaköy, Türkiye

Muğla’nın Fethiye ilçesinde bir zamanlar var olan, şimdilerde ise incir ağaçlarının kucak açtığı eski bir Rum köyü olan Kayaköy, hüzünlü hikâyesiyle saklı bir cennet konumundadır. Çok uzun yıllardan beri Rumların yaşadığı Kayaköy’de 2 kilise, 14 şapel ve yaklaşık 3500 ev bulunmaktadır. 17. Yüzyıla kadar kayıtlarda gösterilen 10 binden fazla sakiniyle bu köy şu an bir açık hava müzesi durumundadır. 1900’lu yıllarda çıkan balkan savaşları ve sonrasında Yunanistan ile yaşanan nüfus mübadelesiyle neredeyse tüm bölge halkı göç etmek zorunda kaldı. Daha sonra Yunanistan’dan bölgeye yerleştirilen halk, eski düzenlerini oturtamayıp başka yerlere göç etti. Şimdilerde cennete dönüşen mekanlar arasında insanların terk etmesinin ardından bu hüzünlü kasabadan geriye kalan yapılar incir ağaçlarının kontrolünde.

5. Holy Land Park, ABD

İnsanların Terk Etmesinin Ardından Cennete Dönüşen Mekanlar

Dinsel temalı inşa edilen Holy Land Park, isminden de anlaşılacağı gibi kutsal topraklar sayılan Kudüs’ün küçük bir minyatürü sayılır. ABD’de bulunan ve bir dönem 40 bin ziyaretçi toplayan Holy Land Park, kurucusu ve sahibi öldükten sonra yavaş yavaş unutulmaya başlandı. 1958 yılında açılan eğlence parkının en dikkat çekici yapılarından biri 15 metrelik dev haçı ve Herod’un sarayıydı. 1984 yılında tadilat için kapatılan ve iki yıl sonrasında sahibinin ölmesiyle ıssız ve dökük bir şekilde kaderine terk edildi. Terk edildikten sonra onlarca heykel ve yapı vandalizmin kurbanı oldu. Çimlerin ve yabani otların bu büyük parkı istila etmesiyle doğaya teslim olan Holy Land Park, 2011 yılında tekrar açıldı fakat beklenen ilgi tahmin edileceği gibi değildi.

6. Oatman, ABD

Amerika’nın Arizona eyaletinde kurulan Oatman kasabası, altın madeninin bölgede tespit edilmesi sonucunda kurulmuştur. Tipik bir vahşi batı kasabası görünümünde olan bu kasaba altın madenlerinin yavaş yavaş tükenmesiyle yöre halkını da kademeli olarak kaybetti. Aradan yıllar geçtikçe iyice çürüyen binalar kötü bir görüntü sergilemekten çok nostaljik ve romantik bir hava sergilemeye başladı. Bölgenin muhteşem bir dağ manzarasına sahip olması ve ünlü kişilerin gerek konaklama gerekse film çekimleri için uğraması Oatman kasabasının yorgun havasını tekrar enerjik bir duruma sokmaya başlamıştır son zamanlarda. İnsanların terk etmesinin ardından doğaya karışan bir diğer cennete dönüşen mekândır. Kurak bir cennet gibi görünen bu yaşlı kasaba, cennet anlayışının sadece yeşillikten ibaret olmadığını göstermektedir.

7. San Zhi, Tayvan

İnsanların Terk Etmesinin Ardından Cennete Dönüşen Mekanlar

1980 yıllarda yapımına başlanan fakat asla yapımı bitirilemeyen çünkü yapımı sırasında esrarengiz ölümlerin yaşandığı San Zhi tatil köyleri. Tayvan’da zengin aristokrat kesim için yapılması düşünülen San Zhi evleri, ufoyu andıran fütüristik bina tasarımlarıyla büyük bir beklentiyle inşa edilmiştir. Hem turistik gelir elde edilecek hem de alt kesimden kimse alınmayacaktı. Ancak yapım aşamasında işçilerin başına ölümcül iş kazaları gelmiş. Çoğunluğu ölümle sonuçlanan ve aşırı sayıda yaşanan bu kazalar sonucunda proje durdurulmuştur. Projedeki yatırımcılar yavaş yavaş elini eteği çekince bu proje ormanın ortasında öylece kalmış. Yöre halkı tarafından lanetli olarak sayılan ve kimsenin yanına bile yaklaşamadığı San Zhi evleri, ormanın kucaklamasıyla esrarengiz bir cennet olarak günümüzde varlığını sürdürüyor.

8. Pripyat, Ukrayna

Takvimler 1986’yı gösterdiğinde Ukrayna’daki Çernobil nükleer santralin 4. reaktöründe büyük bir patlama yaşanmıştır. Tarihin en büyük radyoaktif felaketlerinden biri sayılan bu olay, binlerce kişinin ölümüyle sonuçlanmıştır. Yaşanan felaket o kadar büyüktü ki Pripyat’la beraber çevre bölgelerde acilen tahliye edilmiştir. Tek bir canlının bile yaşama ihtimalinin çok olmadığı bölge, yaşanan olaydan beri hayalet şehir olarak anılıyor. Filmlere, dizilere, kitaplara ve hatta oyunlara bile konu olan bu nükleer felaket sonrasında şehir tamamen yalnızlığa gömülmüştür. Bir zamanların görkemli şehri olan Pripyat, şimdi yıkık dökük binalarla, paslı arabalar ve eğlence yerleriyle kaplı. Bitki örtüsü de bu alanı kaplamış durumda.

9. Craco, İtalya

İtalya’da bulunan bir orta çağ kasabası olan Craco bir zamanlar yaşam doluydu. 8. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar hayatın devam ettiği bu yerde tarih içinde birçok doğal felaket yaşanmıştır. Özellikle 1600’lü yıllarda oluşan depremlerle nüfusunun büyük bir kısmını kaybetti. Sonraki yıllarda oluşan heyelanlarla geri kalan nüfusu da göç verdi. Dik bir dağın zirvesinde konumlanan mekan son derece gururlu görünmektedir. Aynı zamanda estetik bir görünüş sergileyen Craco kasabası insanların terk etmesinin ardından doğayla birleşip cennete dönüşen mekanlar içinde bulunmaktadır. Tarihte yaşadığı veba salgınıyla da büyük kayıplar yaşayan Craco, daha sonraki zamanlarda da birkaç savaş yaşadı. Bu zamanlarda bir hayalet kasabaya dönüşen ve doğanın ellerine düşüp güzelleşen Craco kasabası, sadece turistlerin uğrak yerlerinden biri haline geldi.

10. Osarizawa, Japonya

İnsanların Terk Etmesinin Ardından Cennete Dönüşen Mekanlar

Japonya’nın en büyük madenlerinden biri olan Osarizawa madeni, aynı zamanda neredeyse 1300 yıllık tarihiyle en eski madeniydi. Milattan sonra 708 yılında o bölgede keşfedilen bakır yataklarının serüveni başladı ve 1978 yılında tesisin kapanmasıyla son buldu. Özellikle Meiji restorasyonu sonrasında Japonya’nın sanayileşme ve modernleşmesindeki rolü çok büyüktü. Ekonomik büyümedeki rolünü 1978’e kadar sürdüren ve çeşitli nedenlerle kapanan Osarizawa madeni, kapatıldıktan sonra kendi haline bırakılmıştır. Çok uzun zamandır çirkin ve gri görünen bu maden, otların, ağaçların ve bitki örtüsünün yıllar sonra kaplayıp orayı geri almasıyla daha hoş bir görüntü sergilemeye başladı. Ara ara turların düzenlenmesiyle de gelen ziyaretçilere kendini hatırlatıyor.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

Yorum bırak