Hikayeciliğin Hafiyesi: Sherlock Holmes Karakterinin Ortaya Çıkışı

5 dk okuma süresi


2
13 Paylaşım, 2 puan

Bugüne kadar pek çok defa polisiye film, dizi ve kitaplarla tekrar tekrar uyarlamaları yapıldı. Ona tahammül edebilen tek arkadaşıyla karanlık vakaları aydınlattı. Peki nasıl ortaya çıktı? Nasıl yeniden dirildi? II. Abdülhamid ile hayatları nasıl çakıştı? Conan Doyle hangi ünlü yazarın kayboluşunu araştırdı? Polisiye romanların en ünlü dedektiflerinden birini, hikayeciliğin hafiyesi Sherlock Holmes karakterinin ortaya çıkışı ve ilk popüler olduğu zamanları irdeleyelim.

1. Bir Doktorun Polisiyesi

Hikayeciliğin Hafiyesi: Sherlock Holmes Karakterinin Ortaya Çıkışı

Dedektifimizi tanımadan önce onun yazarını genel olarak bir ele alalım. Sir Arthur Conan Doyle, 22 Mayıs 1859’da İngiliz bir baba Charles Altamont ve İrlandalı bir anne Mary Foley’in çocuğu olarak, İskoçya’nın başkenti Edinburgh şehrinde dünyaya geldi. Babası bir çizer olan Conan Doyle, Edinburgh Üniversitesi’nde tıp bölümü okurken hikayeler yazmaya ve bunlar ufak ufak yayınlanmaya başladı. Chambers’s Edinburgh Journal isimli dergide ilk hikayesi yayınlandı. Biraz gemilerde doktorluğun ardından Portsmouth’da bir muayene açtı ama ilerlemedi. Hayatının ileri dönemlerinde Londra’da optalmolog olarak tekrar muayene denedi ama kalem kağıttan uzak duramadı. Boş zamanlarında hikayeler üretmeye devam etti. Savaşlarla ilgili yazılar yayınladı. 1902’de bu yazılar vesilesiyle şövalye (Sir) unvanı aldı. İlk eşini veremden kaybeden Doyle, 7 Temmuz 1930’da evinin bahçesinde kalp krizi geçirdi. Son sözleri karısına “Sen harikasın” demek oldu. Sherlock Holmes ise hala yaşıyor.

2. Sherlock Holmes Gazetede

1887’de Beeton’s Christmas Annual’da dedektifin ilk hikayesi “A Study in Scarlet” (Kızıl Dosya) yayınlandı. Hikayeciliğin hafiyesi olarak Sherlock Holmes karakterinin ortaya çıkışı ilk kez bu şekilde oldu. Okurlar ilk kez bu hikayede Sherlock Holmes ile tanıştılar. 1888 yılında aynı ismiyle kitap olarak basıldı. 1891’de Strand Dergisi ile Dedektif Sherlock yeni davalara bakmaya devam etti.

3. Karakterin Ortaya Çıkışı

Hikayeciliğin Hafiyesi: Sherlock Holmes Karakterinin Ortaya Çıkışı

Yazarın üniversitedeki hocası Joseph Bell aynı zamanda Sherlock Holmes’un da ortaya çıkmasının kaynağıydı. Dr. Bell hastaların belirtilerinden gözlem yaparak çok hızlı bir şekilde tanı belirleyebilen biriydi. Sherlock’un yöntemleri Dr. Bell’in kullandığı gözlem tarzına çok benziyordu. Yazarın bir diğer esin kaynağı ve bu hikayeleri yazmaya başlamasına iten ise Edgar Allan Poe’nun Dupin karakteriydi. Birçok farklı kitap yazmasına rağmen hem yazarlığında hem de polisiye roman tarzında Sherlock Holmes karakteri ile zirvede yerini aldı. Hikayeciliğin hafiyesi Sherlock Holmes karakterinin ortaya çıkışı ve popüler olmasında, dönemin bilim anlayışında yeni gelişmelerin etkileri vardı. Ayrıca çözülememiş seri katil davaları da vardı. Bu nedenle insanlar bilimsel metodlar kullanan dedektifin hikayelerini merakla okuyorlardı.

4. Holmes’un Düşünce Yapısı

Holmes’un kullandığı yöntemler aslında bilimin temel araştırma yöntemleridir. Gözlem sonucu elde edilen verilerden hipotezler üreterek ve bunların doğruluklarını test ederek sonuca ulaşma yöntemidir. Mantıklı bir sonuca ulaşılamazsa tekrar veriler incelenip hipotezler üretilir. Sherlock Holmes’un düşünce yapısı aslında birçok potansiyele sahip beynimizi kullanmayı öğrenmektir. Buradaki en mühim ayrıntı ise bizim için önemli olan bilgileri çatı katı teorisindeki gibi depolayabilmektir. Kişisel sorunlarımız, ruh halimiz, duygularımız, olayda yer alan kişilerin bildiğimiz özellikleri, karakterleri ve hayatımızdaki sıfatları gibi birçok yan etki bizi ön yargıya yönlendirir. Sherlock bu tarz dış etkenlerden tamamen bağımsız, basit gözlem, sade düşünme ile mantıklı sonuçlara ulaşır. Bilgi bizi yanlışa ya da gerçeğe götürebilir. Tecrübelerimizi peşin hüküm için değil sadece doğru çıkarımlar için kullanabilmeliyiz.

5. İsmi, Şapkası, Piposu, Kemanı…

Hikayeciliğin Hafiyesi: Sherlock Holmes Karakterinin Ortaya Çıkışı

Sherlock Holmes’un ilk ismi Sheridan Hope ya da Sherringford Hope idi. Eşi Louisa’nın beğenmemesi üzerine adını değiştirdi ve ilk hikaye Kızıl Dosya’da başka bir karakterin ismini Jefferson Hope yaptı. En sevdiği kemancı Alfred Sherlock ve hukukçuluğu yanında kriminal psikoloji kitapları da bulunan Oliver Wendell Holmes’un soyadlarını birleştirerek ilk koyduğu ismine de benzer bir isim oluşturdu. Kriminal davalara bakan Sherlock’u keman sevdası da demek ki adının kaynağından geliyor. Asıl görüneni gün yüzüne çıkarmada becerikli dedektif, her zaman şık bir beyefendi olarak gezerdi. Bunun kaynağı ise dönemin illüstratörlerinden olan Sidney Paget’ın çizimleriydi. Bir hikayede avcı şapkası eklenmesi Sherlock’u şapkayla özdeşleştirdi. Bu çizimler şapkası, piposu, giyimi ve duruşuyla karakterin şekillenmesinde çok büyük katkı sağladı. Öyle ki şapka, pipo, büyüteç imgelerini görür görmez aklımıza Sherlock Holmes geliyor.

6. Doyle Holmes’u Öldürdü

1893 yılında “The Final Problem” (Son Vaka) adlı hikayede Sherlock Holmes, Profesör James Moriarty ile birlikte şelaleden düşerek öldü. Doyle bununla hikayeyi sonlandırmayı amaçladı. Tarih gibi daha ciddi ve farklı romanlar yazmak istiyordu ama halk tarafından resmen katil damgası yedi. Sherlock Holmes fanatikleri, ayaklanarak yazarın evinin önünde protestolar yaptılar. Baskılar amacına ulaştı ve sevilen dehamız “Boş Ev” isimli yeni bir polisiye hikaye ile Moriarty’nin öldüğü Holmes’ün ise düşmanlarından saklanmak için ölmüş gibi yapması kurgusuyla geri döndü. Maceralar devam etti ve tıp mezunu yazarımız Arthur Conan Doyle’un toplamda 56 hikayesi ve 4 romanı oldu.

7. Dr. Watson İmzası

Hikayeciliğin Hafiyesi: Sherlock Holmes Karakterinin Ortaya Çıkışı

Dr. John H. Watson aslında hikayenin kilit noktalarından biridir. Çünkü sıradan insan figürü olarak Sherlock’a sorduğu sorular ve yapılan açıklamalar hikayelerin en önemli noktalarındandır. Biri daha duygulu ve bizden bir bakış açısına sahip, diğeri bir deha fakat duyguların etkilerinden yoksun biri olarak zıt özelliklerine rağmen daima dostlukları devam etti. Ayrıca Watson hem doktor hem anlatıcı ve yazardı. Aralarındaki konuşma şekilleri gerçekte de yaşanmış mıydı bilinmez fakat hocası Joseph Bell’e benzettiği baş karakterinin yanındaki dostu da kendisine benziyordu. Watson’ın kendisine benzerliği dışında bu karakterini daha çok sevmiş olacak ki bazı kaynaklarda kitaplarını Dr. Watson olarak imzaladığı bilgisi vardır.

8. Hikayelerin Yazarla Benzerlikleri

Doyle, kendi hayatında da siyasi ve kriminal olaylardan uzak duramadı. Aralarında ünlü ve önemli davalar da dahil bir çok polisiye soruşturmalara katıldı. Hatta bunlardan biri de Agatha Christie’nin kaybolmasıyla ilgili davaydı. Ayrıca Doyle, tıpkı Sherlock Holmes’un eskrim ve dövüş sporlarında becerikli olması gibi sporla da ilgiliydi. Kayak, boks, golf, kriket gibi sporların yanında amatör bir grubun hem kurucularından hem oyuncularındandı. Dr. Watson ve Sherlock’un zıt özelliklerine rağmen dost olmaları Doyle’un sihirbaz Houdini ile olan arkadaşlığında da vardı.

9. Doyle ve Sihirbazın Arkadaşlığı

Hikayeciliğin Hafiyesi: Sherlock Holmes Karakterinin Ortaya Çıkışı

Bilimsel bir karakter yaratmasına rağmen Conan Doyle’un doğaüstü güçlere inancı vardı. Zaten her zaman Sherlock’un katı ve sert biri olduğunu düşünüyordu ve hatta onunla anılmak istemiyordu. Aslında, ruhçulukla ilgili düşünceleri de, tahmin etmeyi bile sevmeyen tamamen mantık ilkelerine dayanan dedektife ters düşüyordu. Birinci Dünya Savaşı sıralarında oğlunu ve kardeşini kaybetmesinin etkileriyle spiritüel düşüncelere daha çok inandı. O dönemin Macar asıllı Amerikalı illüzyonisti Harry Houdini ile arkadaşlıkları oldu. Houdini kelepçelerden, kilitlerden kurtulma numaralarıyla ünlü bir sihirbazdı. Fakat Doyle ne kadar spiritüalizme inanıyorsa Houdini’de bir illüzyonist olmasına rağmen bu konudaki sahtekarlıkları ortaya çıkarmaya çalışan biriydi. Doyle’u da bu inancından vazgeçirmeye çalıştı ama yazar, sihirbaz Houdini ile arakadaşlığı boyunca onun hep gerçek bir sihir gücü olduğuna inandı.

10. II. Abdülhamid ve Sherlock Holmes

II. Abdülhamid’in en sevdiği roman türü polisiye romanlardı. Sherlock Holmes’un da hayranlarından biriydi. Hikayeleri çıkar çıkmaz çevirisini yaptırırdı. Padişah beğenir ümidi ile bir çevirmen Sir Arthur Conan Doyle’un “Boş Hane” hikayesini çevirdi. Sultan II. Abdülhamid hikayeyi çok beğendi ve yazarın araştırılıp bütün eserlerinin çevrilmesini istedi. Böylece Sherlock Holmes hikayeleri Sultan’ın kütüphanesinde yerini aldı. 1907 yılında Conan Doyle ve eşi İstanbul’a geldiği zamanlarda II. Abdülhamid yazara Mecidiye Nişanı, eşine de Şefkat Nişanı verdi. 1911 yılında Yervant Odyan tarafından “Abdülhamid ve Sherlock Holmes” isimli bir polisiye roman yazıldı.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
6
Beğen
Mutlu Mutlu
6
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
3
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

dergiCE üyeleri ne diyor?