Geçmişten Bugüne İnsanlığın Uzayla Olan Etkileşimleri

5 dk okuma süresi


7
12 Paylaşım, 7 puan

Evren büyük bir sonsuzluktur. İnsanlık tarihi boyunca bu sonsuzluk büyük merak konusu olmuştur. Sonsuzluğun ötesinde bir yerler keşfedebilmek için büyük bütçeler harcanmıştır. Devletler, her geçen yılda uzayın gizemini biraz daha çözmeye başlamıştır. Galaksimizin ötesinde yeni galaksiler bulmak bunların en başarılı örneklerindendir. Yeni araştırmaların getirdiği, yeni atılımlar beraberinde yeni bilgileri getirmiştir. Bu denli ilgi uyandıran uzay hakkında geçmişten bulunduğumuz ana kadar nelerin yapıldığı da ayrı bir merak konusudur. Geçmişten bugüne insanlığın uzayla olan etkileşimleri üzerine evrende kısa bir yolculuk yapacağız. Kalkışa hazırsanız, başlayalım!

1. Wright Kardeşler

Geçmişten Bugüne İnsanlığın Uzayla Olan Etkileşimleri

Gökyüzü insanlık tarihi boyunca büyük merak konusu olmuştur. İşte bu meraka sahip iki kardeş olan Wright kardeşler, tarihte ilk motorlu uçağı uçuran kişilerdir. Gecelerini gündüzlerine katarak çalışan kardeşler, defalarca hatalar yapmışlar ama asla pes etmemişlerdir. Sonunda 1903 yılında bir ladin ağacından gövdesi olan 12 beygirlik bir motor gücünün olduğu ilk uçağı uçurmuşlardır. Onların gerçekleştirdiği bu başarı, geçmişten bugüne insanlığın uzayla olan etkileşimlerine bir ışık tutacak, havacılık sektöründe yeni fikirler filizlenecek ve insanoğlu günü geldiğinde uzayla tanışacaktır.

2. Konstantin Tsiolkovski

Aslında bir matematik öğretmeni olan Tsiolkovski, roket biliminin kurucusu kabul edilir. En önemli eseri olarak kabul edilen Kozmik Uzayın Tepkili Motorlarla Keşfi eserinde, yeterli yakıta sahip güçlü bir roketin, dünyanın yerçekiminden kurtulup diğer gezegenlere ulaşabileceği teorisini savunur. Bu fikir o dönem ülkesinde büyük bir yankı bulmuştur. Ülkesi uzaya birkaç roket fırlatma girişimlerinde bulunmuş ve bunlar da başarı ile sonuçlanmıştır. Tsiolkovski ayrıca roketlerin yerçekiminden kurtulabilmeleri için gerekli hızı da doğru olarak hesaplamıştır. Roket yakıtı olarak da sıvı hidrojen ve sıvı oksijeni önermiş ve bu yöntem sonraları gerçekten de kullanılmıştır.

3. NASA’nın Kuruluşu

Geçmişten Bugüne İnsanlığın Uzayla Olan Etkileşimleri

Nasa, yani Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi 1958 yılında o dönemin devlet başkanı olan Dwight Eisenhower tarafından kurulmuştur. 1 Ekim 1958 yılına gelindiğinde NASA, 4 laboratuvar, 8000 çalışan ve yıllık 100 milyon dolara sahip bütçesi ile liderliğini Wernher von Braun’un yaptığı Alman roket programının da büyük katkılarıyla, köklü bir kurum hâline gelmiştir. Wernher von Braun hâlen Amerikan Uzay Programının babası olarak nitelendirilmektedir.Bu süreçten sonra, Nasa’da çalışan mühendisler ve bilim insanları uzaya insanlı uçuş için kolları sıvadılar ve Merkür adını verdikleri ilk uçuşa hazırlandılar.

4. Merkür Projesi

Amerika Birleşik Devletleri ile SSCB arasında bir uzay yarışı vardı. Nasa’nın ilk hedeflerinden biri Dünya yörüngesine bir insanı göndermekti. Merkür projesi ile ABD, havacılık, donanma pilotlarından belli başlı pilotları seçti. 5 Mayıs 1961 gününe gelindiğinde Alan Shepard uzaya çıkan ilk Amerikalı astronot olmuştu. 20 Şubat 1961 yılında da John Glenn Atlas roketi Friendship 7 ile yörüngeye yollanan ilk Amerikalı astronot ünvanını kazandı. John Glenn Dünya üzerinde 3 tam tur döndükten sonra yeryüzüne geri inmeyi başardı. SSCB devleti bu yarışa sessiz kalmamıştır ve o da, Kozmonot Yuri Gagarin’i Nisan 1961’de Vostok 1 ile uzaya göndermiştir.

5. Gemini Projesi

Geçmişten Bugüne İnsanlığın Uzayla Olan Etkileşimleri

Bu proje bir bakıma Merkür projesinin devamı niteliğindedir. Merkür uzay aracının kapasitesinin arttırılıp, daha uzun süreli uçuşlar yapılması hedeflenmiştir. Bu proje 1962 yılında SSCB ile olan uzay yarışında Sovyetler’in önüne geçmek ve bir bakıma da bir sonraki proje olan Apollo projesine bir başlangıç desteği olarak da oluşturulmuştur. İnsanlığın uzayla olan etkileşimleri, devletlerin karşılıklı çekişmelere, yarışmalara da girişmesiyle geçmişten günümüze hep daha büyük bir proje ile yükselerek ulaşmıştır. Gemini uçuşu da 23 Mart 1965’te Gus Grissom ve John W. Young tarafından gerçekleştirilmiştir.

6. Apollo Projesi

En çok bilinen projelerden olan Apollo Projesi Amerika Birleşik Devletlerinin, SSCB ile olan uzay yarışında öne geçtiği bir projedir. Dönemin başkanı John F. Kennedy bunu SSCB’ye karşı bir gurur meselesi haline getirmiştir. Parlamentoya sunduğu teklifte, 1960’ların sonuna kadar Ay’a astronot gönderilmesinden bahsetmiştir. Bu proje bütçesi en yüksek programlardan biridir. 1969 yılına gelindiğinde hepimizin bildiği ve o dönem bütün dünyanın canlı yayınlardan takip ettiği Apollo 11 projesi gerçekleştirildi. Ünlü astronotlar Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay’a ayak bastı. Neil Armstrong’un aklımıza kazınan “benim için küçük, Dünya için büyük bir adım” cümlesi ikonlaşarak günümüze kadar uzanmıştır.

7. Hubble Uzay Teleskobu

Geçmişten Bugüne İnsanlığın Uzayla Olan Etkileşimleri

Hubble Uzay Teleskobu, Nasa ile Avrupa Uzay ajansının ortak çalışmasıdır. 24 Nisan 1990 tarihinde fırlatılmasının ardından, uzay tarihi açısından önemli bir detay haline gelmiştir. Diğer uzay teleskoplarına göre daha donanımlı bir yapısı olması büyük avantajlardan birisi olmuştur. Uzayda bakımı astronotlar tarafından yapılacak şekilde tasarlanan tek teleskoptur. Fırlatıldığı günden bugüne, Dünya’ya birbirinden ilginç fotoğraflar göndermiştir. Uzayın gizeminin çözülmesinde büyük bir rol oynamıştır. En bilinen veri ise, Hubble Ultra Derin Alan’dır. Formax Takımyıldızının bir bölgesinden 1 yıl kadar süre içinde toplanan verilerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş efsanevi bir fotoğraftır.

8. Uluslararası Uzay İstasyonu

1993’ten günümüze kadar gelmiş bir programdır. Alçak Dünya yörüngesine yerleştirilmiş bir uzay üssüdür. Bir araya getirilen modüllerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Uygun saatlerde bakıldığında çıplak göz ile görülebilmektedir. Ortakları olan ülkelerin astronotları 6 aylık periyodlar ile Uluslararası Uzay İstasyonunda çalışmalar gerçekleştirmektedirler. Uzayda çeşitli çalışmalar, araştırmalar yapmaktadırlar ve uzaydan Dünyamıza veri göndermektedirler. Astronotlar, ortamın koşullarına ayak uydurmuş bir şekilde yaşamlarını geçici sürelerle Uluslararası uzay istasyonunda geçirmektedirler.

9. Bilimsel Çalışmalar

Geçmişten bugüne insanlığın uzayla olan etkileşimleri sadece uzaya astronot göndermekle kalmamış, bilimsel çalışmalarla da desteklenmiştir. Astronotlar uzaydayken vurgun, barotramva, kas ve kemik kaybı, uyku bozukluğu ve radyasyondan dolayı yaralanma gibi çeşitli sağlık risklerine müsaitlerdir. Bu sebeple uzayda tıp ile ilgili çeşitli araştırmalar yürütülmektedir. Buna örnek olarak Mikro Çekimde Ultrasonla İleri Tanı araştırması gösterilebilir. Uzay İstasyonunda doktor bulunmadığı için tanı koymak zor hale geldiğinden bu teknik sayesinde çeşitli tanıların kolayca konulabilmesi hedeflenmektedir.

10. 2000’lerden Günümüze

Geçmişten Bugüne İnsanlığın Uzayla Olan Etkileşimleri

2000’li yılların başlarından günümüze önemli gelişmelerle uzay çalışmaları hız kesmeden devam etmiştir. 2001 yılında 433 Eros adlı bir asteroidin yörüngesine iniş gerçekleştirilmiştir. 2012 yılında Voyager 1 uzay aracı ile yıldızlararası uzayda ilk insan yapımı araştırma gerçekleştirilmiştir. 2017 yılında uzayda bilinen ilk nesne güneş sisteminden geçerken tespit edilmiştir. Tüm bunlardan belki de en imkânsız olanı, bir kara deliğin çevresinin 2019 yılında fotoğraflanmasıdır. Bilindiği gibi kara delikler kütle çekim gücü sayesinde çevresinde bulunan ışığı ve sesi hapsettiklerinden, bu fotoğraf bilim dünyasında büyük bir heyecanla karşılanmıştır.


Bu içeriği paylaş

7
12 Paylaşım, 7 puan

Yorum bırak