Fransa’nın En Tanınmış Kraliçesi Marie Antoinette’ye Dair Gerçekler

6 dk okuma süresi


46
14 Paylaşım, 46 puan

“Ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin!” Muhtemelen bu sözü çoğu kişi duymuştur. Fransa’nın yoksulluk ve sefaletle boğuştuğu yıllarda, kraliyet mensubu üyelerin sefil halka karşı bakış açısını simgeler. Kraliçe Marie Antoinette hakkında bilgiler vereceğiz bu yazımızda. Fransız devriminden hemen önceki yıllarda hüküm sürmüş, kimine göre şımarık, kimine göre de kurban sayılan Kraliçe Marie’nin ilginçliklerle ve skandallarla dolu hayatını sizler için araştırdık. Tarihe kazınan ya da onunla bağdaştırılmış bu sözüyle Fransa’nın en tanınmış kraliçesi Marie Antoinette’ye dair gerçekler kısmında Fransız İhtilalinin patlak verdiği yıllara gidiyoruz. İyi okumalar!

1. Avusturya Prensesi

Fransa’nın En Tanınmış Kraliçesi Marie Antoinette’ye Dair Gerçekler

Marie Antoinette, 2 Kasım 1755 yılında dünyaya gelmiştir. Babası Avusturya İmparatoru I. Franz Joseph, annesi ise Maria Theresa’ydı. Kraliyet ailesinin 15. çocuğuydu. Kendisini ve kardeşini dadısı üstlenmişti. Annesinin ve babasının devlet işleriyle aşırı meşgul olması sebebiyle Marie’ye fazla zaman ayıramıyorlardı. Bu sebeple çocukluğu boyunca bu eksikliği kapatmak için aşırı lüks bir hayat yaşadı. Eğitimine ayırması gereken zamanının çoğunu oyun oynayarak geçiriyordu. Dolayısıyla çok şımartılıyordu. Müziği çok seviyordu. Hatta söylentiye göre küçükken dahi Mozart’la tanışmıştı. Mozart’ın müthiş performansı sonra kralın ona jest yapmak istemesi üzerine Mozart şakayla karışık prensesle evlenmek istediğini söylemiştir. Bu durum da Fransa’nın en tanınmış kraliçesi Marie Antoinette’ye dair gerçekler listesinde yerini alır.

2. Erken Yaşta Evlilik

Avusturya ve Fransa arasında yaşanan savaşlar nedeniyle iki ülke arası her zaman limoniydi. Fakat 1748 yılında imzalanan Ekslaşapel anlaşmasıyla iki ülke uzun süredir süren savaşa son verdi. Özellikle 7 yıl savaşları sonrasında yapılan ittifaktan sonra iki ülke de bu ittifakı devam ettirmek istiyordu. Bu sebeple durumu düzeltmek için diplomatik bir evlilik yapılması gerekiyordu. Sonuç olarak Marie Antoinette ve XV. Louis’in torunu ve tahtın varisi görülen Louis-Auguste ile evlendirilme kararı alındı. Marie daha 14 yaşındaydı ve saray eğitimini tam olarak almamıştı. Bu karardan sonra annesi tarafından hızlı bir eğitim almaya zorlandı. Bu evliliğin arkasında birçok neden vardı ve sonuç olarak Marie Fransa’ya çok genç yaşta geleceğin Fransa kraliçesi ve aynı zamanda Fransa tarihindeki son kraliçe olmak için gitti.

3. Kraliçe Oluşu

Fransa’nın En Tanınmış Kraliçesi Marie Antoinette’ye Dair Gerçekler

Fransa’da yaşamaya başladığında tam anlamıyla zenginlik ve lüks içinde yaşadı. Fakat Avusturya kökeni yüzünden halkın gönlünü hiçbir zaman kazanamayacaktı. Düğün törenleri çok görkemli ve pahalıydı. Üstelik Fransa açlıktan kırılırken zenginlerin akılalmaz harcamalar yapmaları, halkı iyice geriyordu. Evliliklerinin uzun senelerinde genç çift çocuk sahibi olamadı. Bu da saray içinde çeşitli dedikoduların oluşmasına neden oldu. Kral için iktidarsız gibi söylemler halkın kulağına kadar gitti. Marie’nin çok sıradan ve sıkıcı bir hayatı vardı. Her şeyi hizmetçileri onun yerine yapıyordu. Yataktan kalkarken bile hizmetçileri devreye giriyordu. Yıl 1774’ü gösterdiğinde Fransa kralı XV. Louis, ani bir şekilde vefat etti. Bunun üzerine XVI. Louis ve Marie, çok erken yaşta Kral ve Kraliçe oldu.

4. İmajının Zedelenmesi

Marie genç yaşta kraliçe olunca onu zor günler bekliyordu. Zamanının çoğunu sarayda zenginlik içinde geçiriyordu. Etrafında türlü entrikalar dönüyordu. Annesinin bir zamanlar Fransa siyasetinde söz sahibi olması için gönderdiği Marie, siyasetten pek anlamıyordu ve kralına bu konuda söz geçiremiyordu. Sık sık günlük sohbetler ediyor ve ciddi konuşmalar yapamıyordu. Yıllar geçtikçe şaşalı günleri halkın ve düşmanlarının gözüne iyice batmaya başladı. Gereksiz harcamaları yapmaktan kaçınmadı. Pahalı ayakkabılar, elbiseler ve mücevherler alıyor ve türlü dedikodulara maruz kalıyordu. Saray içinde kraliçenin gizli sevgililerinin olduğu ve sık sık buluşmaya gittiği söylentileri yayılıp duruyordu. En bilineni ise kayınbiraderiyle olan yaşadığı aşktı. Uzun süre çocuk sahibi olamamaları da bu durumu körüklüyordu.

5. Elmas Gerdanlık

Fransa’nın En Tanınmış Kraliçesi Marie Antoinette’ye Dair Gerçekler

Kraliçe Marie, siyasi ve ciddi ortamlara pek aşina değildi. Karakter olarak gamsız, vurdumduymaz ve canlı biriydi. Kral ise tam tersine aklı başında, ciddi, bilimsever bir kişilikti. Aralarında karakter uyuşmazlığı bulunuyordu. Bu sebeple Antoinette vaktini kraldan çok arkadaşlarıyla gecelere kadar süren partiler yaparak, kumar oynayarak ve boş harcamalar yaparak geçiyordu. Üstelik kaynağı da devlet hazinesinden kullanıyordu. Arkadaş çevresi de çok kısıtlı ve belli kişilerdi. Bu da saray içinde gücenmelere sebep oluyordu. Tüm bu durumlar kraliçenin halkın önündeki itibarını iyice düşürmüştü. Fakat en son olay elmas gerdanlık olayıydı. Kendinden habersiz çevresi tarafından onun için yaptırılan ve değeri akılalmaz olarak görülen elmas bir gerdanlık. Kraliçe bile bunun çok pahalı olduğunu anlamıştı fakat saray kesimi ve entrikacıların oyunuyla adı bu olayda geçmişti. Bu da halkın gözündeki son damlaydı.

6. Fransa’nın Durumu

Devrimden önceki yıllarda Fransa ekonomisi zar zor ayakta duruyordu. Dış borçlar, ağır vergiler, savaşlar ve kraliyet mensuplarının akıl dışı harcamaları, bir şeylerin geleceğini bağırıyordu. Tabii ki ülkeyi batıran sadece Kraliçe’nin harcamaları değildi. Fransa’nın Amerika Bağımsızlık Savaşında İngilizlere karşı Amerika’yı desteklemesi, askerî ve maddi yardımlar yapması da büyük bir etki yaratmıştı. Ancak Kraliçe’nin göz göre göre yaptığı hareketler iyice halkı çileden çıkarmıştı. Kendine küçük bir köy kurdurtmuş ve çiftlikler, hayvanlar gibi büyük bir masraf koymuştu. Üstelik orduya harcanması gereken kaynaklar sırasında. Tüm bu sebepler Fransa’nın en tanınmış kraliçesi Marie Antoinette’ye dair gerçekler arasında bulunur. Zaman içinde sonunda kral ve kraliçe 4 çocuk sahibi oldu. Son çocukları doğduğunda yıl 1786’ydı. Çocukların doğumundan sonra kraliçenin harcamaları artık azalmıştı ve yavaş yavaş olgun davranmaya başlamıştı. Fakat artık bunun için çok geçti.

7. Devrim’in Ayak Sesleri

Fransa’nın En Tanınmış Kraliçesi Marie Antoinette’ye Dair Gerçekler

Takvim 14 Temmuz 1789’u gösteriyordu. Sefalet içindeki Fransa halkı, dünyayı değiştirecek bir devrim ateşini yakmıştı. Artık bozulmuş ve kokuşmuş monarşi tarafından yönetilmek ve aşağılanmak istemiyordu. Kendi hak ve özgürlüklerinin olması gerektiğine inanıyorlardı. Kıtlık oluşmuş, ekmek fiyatları bile tavan yapmıştı. İşçilerden ve köylülerden oluşan kalabalık bir grup, silahlanmak ve yandaş toplamak için Bastille Hapishanesi’ni basmıştı. Böyle Fransız İhtilali başladı. Tüm bunlar için yapılacak pek bir şey kalmamıştı. Halk hapishaneyi ele geçirince iyice silahlanmış ve sayıları on binleri bulmuştu. Bu haber saraya geç ulaştı ya da ciddiye alınmadı. Daha sonrasında Kral XVI. Louis’in şöyle söylediği yazılır: “Bu bir isyan mı?” cevap olarak şöyle söylenir: “Hayır efendim, bu bir devrim!”

8. Saray’ın Düşüşü

İhtilalin ilk adımından sonra halkı kimse durduramıyordu. Bunun üzerine Kraliçe Marie sarayı terk etmek istediyse de kral buna izin vermedi. Kralın halka teklif ettiği reform önerileri, halk tarafından kabul edilmedi. Marie sarayda en az sevilen bir kişiydi. Halk tarafından da itibarı yerlerdeydi. Fakat her dönemde sarayın lüks içinde yaşadığı dönemler olmuştu. Marie, sadece genç yaşta tahta çıkan ve olayları tam olarak kavrayamayan bir kraliçeydi. Olgunluğa ancak çocuk sahibi olunca erişmişti. Bu durum biraz da saray entrikalarının ve düşmanlarının aşırı ve abartılı dedikodularına da dayanmaktaydı. Sabahın erken saatlerinde bir grup insan sarayı baştı ve kraliçe odasına kaçtı. İsyancılar kraliçenin muhafızlarını öldürüp başlarını kazığa geçirdi. Daha sonra saray meydanında toplandılar.

9. Tutuklanması ve İdam Edilmesi

1791 yılına kadar kraliçe Marie Fransa’da olan olaylar sebebiyle tüm nüfuzlu kişilerden yardım istedi. Kralın aksine kraliçe hâlâ pes etmemişti ve savaşıyordu. Kral ise çoktan olanları kabullenmişti. Bu çabalar işe yaramayınca kraliçe ve yanındakiler Avusturya’ya kaçmak istedi. 1791 yılında Verennas köyünde önleri cumhuriyetçiler tarafından kesildi ve tutuklanarak Paris’e götürüldüler. 1792 yılına gelindiğinde kral ve kraliçenin tüm yetkileri ellerinden alındı ve monarşiye son verildi. Daha sonra kraliyet mensupları hapse atıldı. Yıl 21 Ocak 1793 olduğunda kral XVI. Louis mahkeme tarafından vatan hainliğiyle yargılandı ve idama mahkûm edilerek başı giyotinle kesildi. Bu sırada Marie hapishanedeydi. Daha sonraki aylarda o da mahkemeye çıkarıldı ve dış güçlere bilgiler sızdırmak, vatan hainliği gibi söylemlerle idama mahkûm edildi. Marie Antoinette, 16 Ekim 1793 yılında Paris’te giyotinle idam edildi.

10. Ekmek Bulamıyorlarsa Pasta Yesinler

Fransa’nın En Tanınmış Kraliçesi Marie Antoinette’ye Dair Gerçekler

Kraliçe Marie Antoinette kişilik olarak deli dolu, genç yaşının getirdiği enerjik ve eğlenceli, kimine göre de ciddiyetsizdi. Politik ortamlarda ara sıra pot kırması ve hatalı konuşması herkesin ona karşı cephe almasına neden olmuştu. Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler sözünü söyleyip söylemediği tarihçiler tarafından kanıtlanamamıştır. Kimine göre bu söz, halkı kışkırtmak için ona karşı kullanılmış bir sözdür. Marie kraliçe olduğu zamanda halk, bu seremoniyi büyük bir coşkuyla kutlamıştı. Hatta o dönemde ekmek kıtlığı bile vardı. Kraliçe de bu durumdan haberdardı ve çok üzülmüştü. Durumu düzeltmeye çalışıp çok çalışacağını söylemiştir. Bu sözün daha önce Jean Jacques Rousseau’nun “İtiraflar” isimli eserinde başka bir kraliçe tarafından söylendiği yazılmıştır. Üstelik Rousseau da bu kitabı yazdığında Marie daha bir çocuktu ve Fransa’da bile değildi. Yani bu sözü söylemesinin imkânı yoktu. Bu da Fransa’nın en tanınmış kraliçesi Marie Antoinette’ye dair gerçekler kısmında yerini alır.


Bu içeriği paylaş

46
14 Paylaşım, 46 puan

Yorum bırak

Telegram Grubumuza Katılın!

Artık telegramda bir tık kadar uzağınızdayız! dergiCE içeriklerini telegramdan canlı olarak takip edebileceksiniz.Grubumuza katılmak için: https://t.me/dergiCE