Felsefe Tarihinde En Bilindik Felsefi Akımlar

5 dk okuma süresi


100
14 Paylaşım, 100 puan

Felsefe, bilgi ya da bilgelik sevgisi anlamında gelir. Var kabul edilenin varlığını, kaynağını, anlamını ve nedenini bilimsel olarak araştırır ve sorgular. Felsefi akımlar uzun yıllar boyunca insanların düşüncelerine, sorgulamalarına, belirsizliklerine cevap olmuşlardır. Fikir ayrılıkları yaşayan filozoflar hayatta oldukları dönemde ve sonrasında dahi dünyayı sarsan görüşler ortaya atmışlardır. Biz de sizler için felsefe tarihinde gelmiş geçmiş en bilindik felsefi akımlar listesini felsefe severlere özel oluşturduk. Hazırsanız başlayalım.

1. Empirizm (Deneycilik)

Felsefe Tarihinde En Bilindik Felsefi Akımlar

Doğru ve genel geçer bilginin duyumlar yoluyla oluşan deneylerle kazanabileceğini öne süren felsefi görüştür. Empirist atışa göre insan zihninde doğuştan getirilen hiçbir bilgi yoktur. Empirist görüş 17. ve 18. yüzyıllarda sistemli bir düşünce olarak felsefe tarihinde önemli bir akım olmuştur. Empirizmi olgunlaştırarak sistemli bir felsefe görüşü haline getiren önemli düşünürler John Locke, Davit Hume, Condillac ve Herbert Spencer’dir. Günümüzde de pek çok insan tarafından savunulan empirizm felsefe tarihinde en bilindik felsefi akımlar arasında ilk sırada yer alır.

2. Pragmatizm (Faydacılık)

Pragmatizm adını Latince “pragma” fiilinden almıştır. Pragma, eylem ve yararlı anlamlarına gelir. Practice ve practical, pragma fiilinden türemiş kelimelerdir. Pragmatizm kısaca eylemin, bilgi ve düşünceye ilkece üstünlüğü diye ifade edilebilir. Pragmatizm bakış açısına göre eylem öğretiden, deney sabit ilkelerden önce gelir. Doğruluğun ve gerçekliğin ölçütü, tek yanlı olarak yalnızca eylemlerin sonuçları ve başarıları ile değerlendirilir. Buna bağlı olarak geliştirilen teoriler hem iyinin hem de doğrunun teorisi olarak nitelendirilir. İyinin teorisi diye anlamlandırılan pragmatizm refah odaklıdır. Bu düşünce yapısı 1842 yılından 1910 yılına kadar yaşamış olan William James tarafından bilinmiştir ve popüler hale getirilmiştir.

3. İdealizm (Düşüncecilik)

Felsefe Tarihinde En Bilindik Felsefi Akımlar

Felsefe’de idealizm, dünyayı ve varoluşu, bilince, düşünceye önem vererek açıklayan felsefi akımdır. İdealizm, varlığın birinci ögesinin idea (düşünce) olduğunu savunur. Var olan her şeyi düşünceye bağlayan, insan düşüncesinden bağımsız bir nesneler dünyasının var olmadığını savunur. İdealizme göre madde gerçek değildir. Evrendeki her şey salt ve zihinseldir. Tüm varlıklar düşünceye bağlıdır ve düşünceler dışında bir gerçeklikten söz etme mümkün değildir.

4. Ateizm (Tanrı Tanımazlık)

Tanrı tanımazlık olarak da bilinen ateizm, tüm tanrılara, dinlere ruhsal varlıklarla ilgili olan metafizik inançlara inanmayan felsefi görüştür. Doğruluğuna inanılan düşünceleri ve gerçeklikleri inanç yoluyla açıklamayı reddeder. Bu akım yalnızca mutlak tanrılara inanan Yahudilik, Hristiyanlık, İslamiyet gibi dinleri reddetmez. Bilinenin aksine Hinduizm, Budizm, Şamanizm gibi inançları da kabul etmez. Ateizm, her türlü metafiziği reddettiğinden, sadece dinlere karşı hedef alınan bir duruşu yoktur. Kendilerine tanrı tanımaz, dini inkar eden kişi diye tanımlamalar yapılmasından hoşlanmazlar. Çünkü onlara göre olmayan tanrının inkar edilmesi yanlış bir ifadedir.

5. Spiritüalizm (Tinselcilik)

Felsefe Tarihinde En Bilindik Felsefi Akımlar

Spiritüel, tinsel, ruhsal anlamına gelen Fransızca kökenli bir kelimedir. Spiritüalizm ise ruhçuluk demektir. Öte alemcilik olarak da ifade edilebilir. Spiritüalizmin deneysel felsefi ve dini boyutları vardır. Günümüzde kendilerini spiritüalist diye tanımlayan pek çok insanın düşüncelerinde ve inanışlarında farklılıklar olsa da hepsinde kabul gören tek manevi öge ruhtur. Geçmişten bugüne insanlar, bu konuyla ilgili farklı tanımlar yapıp yorumlar sunmuştur. Büyücü-cadı veya aşırı dindar diye tanımladıkları insanları spritüel olarak adlandırmışlardır. Bu tutum yanlıştır. İşin özü kelimenin anlamında yatmaktadır. Spiritüel, tinsel demek. Yani aslında ruhun varlığına inanan tüm insanlar, spiritüel varlıklardır.

6. Taoizm (Taoculuk)

Taoizm dış dünyadaki nesnelerin aslında var olmadığını savunan bir felsefi görüştür. MÖ 6. yüzyılda Lao-Tse tarafından kurulmuştur. Çin’e ait en eski ve orijinal öğretilerdendir. Taoizm inanışına göre Tao evrendeki düzendir ve kendiliğinden var olmuştur. Her şey Tao’dan akar, Tao’ya döner. Betimlenemez, nesnesiz, cisimsiz ve sonsuz olan akıldır. Bu özellikler varlığı yokluğa götüreceğinden Tao, yokluk demektir. Varlığı yokluğa indirgediğinden, Taoizm de bir tür nihilizm olarak görülür.

7. Pozitivizm (Olguculuk)

Felsefe Tarihinde En Bilindik Felsefi Akımlar

Pozitivizm, insan için olumlu, yapıcı olanın sadece olguları gözlemleyerek betimlemek olduğunu ileri süren felsefi görüştür. Doğa bilimlerini bilginin tek gerçek kaynağı olarak gören, felsefi düşüncenin önemini reddeden bir burjuva felsefe akımıdır. Pozitivizmin ortaya çıkmasının sebeplerinden birisi, eski felsefi akımların, yeni bilimsel gelişmeleri açıklamakta yetersiz kalmasıdır. Yeni, metafizik olmayan pozitif bir düşünce olma iddiasıyla ortaya çıkan bu akım, yalnızca pozitivist metodolojiyle hareket eden deneysel bilimi dikkate alır. Pozitivizmin kurucusu, Auguste Comte’tur. John Stuart Mill ile Herbert Spencer da akımın temellerini atanlar arasında yer alır. Comte, akıma pozitivizm derken, önceki felsefi akımları negatif, yıkıcı, kendi felsefesini ise yapıcı olarak gördüğünü belli etmiştir. Comte’a göre tüm felsefeler yıkıcıdır, olumsuzdur. Çünkü deneyi aşan anlamında metafizikle uğraşmışlardır. Ona kalırsa, ister materyalist, ister idealist olsun, her türlü spekülasyon deneyi aştığı anda metafiziktir.

8. Realizm (Gerçekçilik)

Realizm, insan zihninden bağımsız bir gerçekliğin var olduğunu savunan felsefi akımdır. Varlığın, insan bilincinden bağımsız ve nesnel olarak var olmakta bulunduğu düşüncesini savunan anlayışıdır. Realist görüş varlığın var olduğu ileri sürer. Ontolojik ve epistemolojik realizm olmak üzere iki çeşidi vardır. Ontolojik realizm anlayışında gerçekte var olan tümeller ve genel kavramlardır. Örneğin, güzel insan, güzel resim diye nitelenen şeyler, sürekli değişime uğradıkları ve zamanla yok olacakları için gerçekte yoklardır. Platon’un ortaya koyduğu bir düşünceye göre ise bir güzellik ideası vardır, bu güzellik ideası her zaman güzeldir. Epistemolojik realizm ise dış dünyadaki varlıkların insan zihninden bağımsız olarak var oldukları düşüncesini savunur. Bu olgu, nesnelerin veya varlıkların yalnızca insan zihninde var olduğunu, nesnelerin insan zihninden bağımsız olarak var olamayacaklarını savunur. İdealizme karşı gelen bir öğretidir.

9. Mistisizm (Gizemcilik)

Mistisizm, Yunanca gözlerini kapamak anlamındaki myein teriminden gelmektedir. Akıl veya mantık yolu ile erişilemeyen doğaüstü durumları sezgilerle arama ve bulmadır. Mistisizmin kaynağı din değildir. Fakat dinin metafizik tarafına eğilir. Mistisizm bir inanç, ilke, iman ya da dogma da değildir. Mistisizmde söz konusu, akıl ve mantık ile ulaşılamayan kavramlara ve bilinmezliğe sezgilerle ulaşmak ya da sezgilerle cevaplar aramaktır.

10. Materyalizm (Maddecilik)

Felsefe Tarihinde En Bilindik Felsefi Akımlar

Materyalizm görüşü yalnızca maddenin gerçekliğini savunur. Madde ve maddenin değişimleri dışında hiçbir şeyin var olmadığını ve varlığın madde cinsinden olduğunu öne sürer. Felsefede idealizm ve materyalizm olmak üzere iki çizgi vardır. Materyalizm idealizm arasında fark, materyalizm dış dünyanın gerçek olduğuna ve araştırma sonucu anlaşılabildiğine inanır. İdealizm ise, akımdan akıma değişmesine rağmen pek çok durumda bu iki noktanın en az birine karşı çıkar. Günümüzde de pek çok insan tarafından savunulan materyalizm felsefe tarihinde en bilindik felsefi akımlar arasında yer alır.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
13
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
2
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
3
İlginç