Efsane Nemrut Dağı’nın Mutlaka Keşfetmeniz Gereken Gizemli Özellikleri

6 dk okuma süresi


1
13 Paylaşım, 1 puan

Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı Kayadibi Köyü yakınlarında bulunan Nemrut Dağı, Adıyaman şehir merkezine yaklaşık olarak 87 kilometre uzaklıktadır. 2150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı’nda bulunan anıtsal yapıların, dönemin Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından tanrılara ve atalarına minnettarlığının simgesi olarak yaptırıldığı düşünülmektedir. Helenistik döneme ait dev heykellerin o dönem koşullarında nasıl yapıldığı ve o bölgeye nasıl taşındığı halen büyük bir merak konusudur. Gizemli özellikleri ile UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunan efsane Nemrut Dağı’nın bu alanı 1988 yılında milli park ilan edilerek mutlaka keşfetmeniz gereken yerler arasına girmiştir. Nemrut Dağı hakkında hazırladığımız içeriğin aydınlatıcı olmasını dileriz. Keyifli okumalar!

1. Nemrut Dağı

Efsane Nemrut Dağı'nın Mutlaka Keşfetmeniz Gereken Gizemli Özellikleri

Nemrut Dağı Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Güneydoğu Toros Dağları’nın uzantısı olup 2150 m yüksekliğindedir. Kıvrımlı dağ türü olan Nemrut, fay hattına yakın konumda olduğu için deprem açısından riskli bir bölgedir. Kahta çayı ve kolları tarafından yarılmış jeomorfolojik bir yapıya sahiptir. Fay hattına yakınlığından dolayı herhangi olası bir deprem sırasında zarar görmesinden endişe duyulan anıtsal yapılar UNESCO tarafından gözetim altında tutulmaktadır. Anıtsal yapılar ve sunduğu manzara dolayısı ile açık hava müzesi olarak hizmet vermektedir. Müze kartın da geçerli olduğu Nemrut Dağı ziyarete açıktır. Gizemli özellikleri ile mutlaka keşfetmeniz gereken yerlerden olan efsane Nemrut Dağı’nın kültürel değerleri tüm dünyada ilgi görmektedir.

2. Komagene Krallığı

Kommagene Büyük İskender’in imparatorluğunun yıkılması üzerine meydana çıkan birçok krallıktan biridir. Bu krallık, Suriye’nin kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri’nin çevrelediği verimli arazide kurulmuştur. Kommagene, Mithradates Kallinikos tarafından iç savaşlar bastırılarak İ.Ö. 1. yy. başında bağımsızlığını yeniden elde etmiştir. Mithradetes Doğu ve Batı kültürlerini birleştirmek için çok çabalamış ve hakim bulunduğu bölgede birçok tapınak yaptırmıştır. Büyük İskender’in Perslerle olan savaşı kazanmasıyla bu bölgenin valisi olan Mithridates’in bağımsızlığını ilan etmiş ve Kommagene Krallığı kurulmuştur. Mithridates M.Ö 64 yılında vefat ettiğinde, oğlu I. Antiochus krallığın başına geçmiştir. I. Antiochus’un döneminde krallığın en parlak zamanı yaşanmıştır.

3. Komagene Kralı I. Antiochos

Efsane Nemrut Dağı'nın Mutlaka Keşfetmeniz Gereken Gizemli Özellikleri

Büyük İskender’in soyundan gelen Kraliçe Laodike ve Kral I. Mithridates’in oğlu olan I. Antiokhos Theos, iki kültürün de etkisiyle büyümüştür. Babasının amacı bu iki kültürü de kapsayan geniş topraklara yayılan bir imparatorluk kurmaktı. I. Antiokhos da babasını örnek alarak Nemrut Dağı’nın tepesine bir tapınak inşa etmiştir. I. Antiochus halkını bir arada tutmak için, tanrılar tarafından görevlendirildiğini ve korunduğunu gösteren tanrılar ile tokalaşma heykellerini yaptırarak ülkenin dört bir yanındaki tapınaklara koydurtmuştur. Kral, iki kültürün sentezlenmesini başaramamış olsa da Nemrut Dağı’na yaptırdığı kültürel mirasla adını tüm dünyaya duyurmayı başarmıştır. I. Antiokhos’un, anıtsal mezarı, heykelleri, doğu-batı teraslarını nasıl bir usta teknikle yaptırdığı bilinmese de bölgenin günümüzde turistik bir merkeze dönüştürülmesini sağlamıştır.

4. Anıtsal Heykeller

Heykeller doğu ve batı yönlerinde ufka bakan şekilde konumlandırıldıkları için adeta güneşin doğuşunu ve batışını selamlar niteliktedir. Dağın doğusundaki heykeller Pers tanrılarını, batısındaki heykeller ise Antik Yunan tanrılarını simgeler. İki tarafta da aynı şeklide dizilen heykeller bir aslan, bir kartal ile başlayarak beş tanrı heykeli; bir aslan ve bir kartal heykeli ile de dizilim tamamlanmaktadır. Heykeller kireç taşından yapılan boyu 8-10 m yüksekliğinde, 7-9 ton ağırlığında olup 27 taş bloktan oluşmaktadır. Soldan ilk heykel I. Antiochus, ardından Kommagene tanrıçası Fortuna-Tyce, Zeus, Apollo ve Herakles tanrılarını simgeleyen sırayla yapılmıştır. Dönemin koşulları göz önünde bulundurularak heykellerin yerinde yontulduğu düşünülmektedir.

5. Höyük (Tümülüs)

Efsane Nemrut Dağı'nın Mutlaka Keşfetmeniz Gereken Gizemli Özellikleri

Höyüğün, içinde I. Antiochus’un mezarının bulunduğunu ve sadece görkemli bir görüntü için inşa edildiği düşünülmektedir. 75 metre yükseklikte, 150 metre çapında, küçük kırma kireç taşlarının üst üste istiflenmesiyle yapılmıştır. Küçük taşlardan yapılması höyüğün kazıldıkça içine akan kum taneleri gibi olmasını sağlamış ve kazıldıkça içine çöken bu yapı ile orda olduğu düşünülen mezar, hırsızlardan korunmuştur. Dünyada tümülüs benzeri birçok yapı bulunsa dahi toprak ile ya da kesme taşlar ile yapılmıştır. Nemrut Dağı’ndaki gibi kırma taşların yığılması yöntemi ile inşa edilen tümülüse dünyanın başka hiçbir yerinde rastlanılmamaktadır. Efsane Nemrut Dağı’nın en ilgi çekici yapısı olan höyük, gizemli özellikleri yönüyle mutlaka keşfetmeniz gereken mimari yapılardan biridir.

6. Yazıtlar (Kitabeler)

I. Antiochus’un tanrı heykellerini ve tümülüsü neden yaptırdığını, ölümünden sonra törenlerin, kutlamaların nasıl devam edileceğini; tapınağı kimlerin koruyacağını, kuralları ve birçok detayı kitabelerde açıklamıştır. Kitabeler herhangi bir tahribata karşı iki nüsha şeklinde yapılıp doğu ve batı heykelleri arasına konumlandırılmıştır. I. Antiochus’un bu öngörülü yaklaşımı sayesinde 1882 yılında kitabeleri ilk olarak okuyan Puchstein ancak iki nüshayı karşılaştırarak metni çözebilmiştir. Bu kitabelerde yazılanlara göre I. Antiochus, soyunu Pers ve Makedonya’lı atalarına dayandırmakta, kendisini yaşayan tanrı olarak Pers ve Yunan tanrılarıyla özdeşleştirmektedir. Kralın kayıt defteri niteliğinde hazırlattığı bu kitabeler adeta geleceğin ziyaretçilerine hazırlanmış gibidir. Aynı zamanda I. Antiochus heykellerin arka yüzüne 200 satırlık vasiyetini de yazdırmıştır.

7. Gizemli Mezar

Efsane Nemrut Dağı'nın Mutlaka Keşfetmeniz Gereken Gizemli Özellikleri

Ölmeden önce hazırlattığı kitabeye göre, Antiochus yüksek ve ıssız bir yere gömülmek istiyordu. Bu yüzden içinde mezarın bulunduğu düşünülen tümülüste 1881 yılında Alman mühendis Karl Sester tarafından kazı çalışmaları yapılmıştır. Kommagene Kralı I. Antiochus’un kemiklerinin ya da küllerinin kayaya oyulmuş ve tümülüsün içinde kapatılmış bir odada korunduğu öne sürülmesine rağmen tüm araştırmalara karşın, söz konusu mezar odası hala açığa çıkarılamamıştır. Nemrut Dağı’ndaki Antiokos’un mezarının bulunduğu tümülüs ölüyü kötü ruhlardan korumak amacıyla kartal ve aslan heykelleriyle çevrilmiştir. Dağın tepesindeki bu anıt mezar 1881’de Alman arazi mühendisleri tarafından keşfedilmiştir. Mutlaka keşfetmeniz gereken efsane Nemrut Dağı’nın girilemeyen tünelleri ve bulunamayan mezarı ile gizemli özellikleri bilinmezliğini korumaktadır.

8. Astrolojik Simgeler

Yapının, batı terasında eşsiz bir aslanlı horoskop bulunmaktadır. Horoskopun üzerindeki aslan figürünün boynunda bir hilal, gövdesinde 8 ışınla karakterize edilmiş 19 yıldız mevcuttur. Aslanın sırtında ise 16 ışından oluşan 3 tane yıldız vardır ve bunların Mars, Merkür ve Jüpiter gezegenlerini simgelediği düşünülmektedir. Aslanlı horoskop, tarihte bilinen en eski horoskoptur. Nemrut Dağı’ndaki bu eserler üzerine çalışmalar yapan yerli ve yabancı bilim adamları, Aslanlı Horoskop üzerindeki yıldızların önümüzdeki 25 bin yılda bir oluşan astrolojik olayı simgelediğini belirtmektedir. Gezegenlerin dizilişlerinin anlamı araştırıldığında, bunun I. Antiochos’un babası ve Kommagene’nin I. Kralı Mithradates’in taç giydiği geceye; MÖ 109 yılının temmuz akşamına denk geldiği görülmektedir. Bu horoskop, 2003 yılında Nemrut Dağı’nın kuzeyine yapılan Geçici Restorasyon Evi’ne taşınmıştır.

9. Dini Merkez

I. Antiochos, Kommagene Krallığı’nın en önemli kralıdır. Antiochos yeni bir din kurmayı düşünmüş ve Yunanlıların dini ile Doğulu Perslerin dinini birleştirmeyi hedeflemiştir. Bu şekilde bir dünya dini yaratarak, Nemrut Dağı’nı bu dinin merkezi yapıp tüm dünyaya yayılmasını sağlayacaktı. Kendisi de bu şekilde tüm dünyaya hükmedecek ve ölümsüzlüğe kavuşacaktı. Bunu planlayarak kendisini Tanrı ilan etmiştir. Böylece bu alan, ülkesinin her yanından kralın doğum gününün ve tahta çıkışının aylık ve yıllık kutlamaları için ziyaret edilen kutsal bir mabet haline gelmiştir. İnsanlar burada tanrıların huzurunda ateş yakıp ziyafetler vererek onları mutlu etmeye çalışmışlardır. Antiochus kendi heykelini tanrı heykellerinin yanına yaptırarak onlara tapınan insanların duasını almayı da hedeflemiştir.

10. Gün Doğumu ve Batımı

Efsane Nemrut Dağı'nın Mutlaka Keşfetmeniz Gereken Gizemli Özellikleri

Zirve, bölgenin yüksek alanı olduğu için en uzakta görünen dağlar dahi alçak görünmektedir. Bu yüzden Güneş de ufuk çizgisinin altında doğmaktadır. Böylece Güneş doğarken bilinenden çok daha büyük, çok daha kızıl bir görüntü ortaya çıkmakta ve her yeri turuncu bir renge boyamaktadır. Güneşin doğuşu, kısa bir süre de olsa zamanın durduğu, görenlerin büyülendiği, her şeyin sessizliğe büründüğü bir andır. O an, adeta tanrılar ve Kral I. Antiochus ile beraber, aynı anda, aynı duygularla, benzeri olmayan güzelliğin hazzı yaşanmaktadır. I. Antiochus, yapmış olduğu gözlemlerde, günümüz insanı gibi kendisi de gördüğü manzara karşısında büyülenmiş olacak ki tapınağı oraya yapmaya karar vermiştir. Doğada var olan bu büyü sayesinde halkını, yaşayan tanrı olduğuna inandırma fırsatını yakalayabilmiştir.


Yorum bırak