Edebiyatta Bilinç Akışı Tekniğine Dair Tüm Detaylar

5 dk okuma süresi


3
11 Paylaşım, 3 puan

Değişen ve dönüşen dünya ile birlikte birbirinden farklı sanat akımları sosyal hayatta kendine yer bulmuştur. İnsanlığın yaşadığı devrimler ve teknolojik gelişmeler sayesinde kültürel alanda pek çok yenilik gündelik yaşama kazandırılmıştır. Çeşitli tekniklerin kullanıldığı bilinç akışı yöntemi ise, kısaca kişinin aklına gelenleri bir çırpıda ve bağımsız olarak ifade etmesi demektir. Sanatın değişik alanlarında, özellikle de edebiyatta yoğun olarak kullanılan bu teknik, modernizmin görülmesi ile birlikte etkilerini daha da arttırmıştır. On dokuzuncu yüzyılda tüm çağa hâkim olan modernist yöntem, birçok yenilikçi kavramı da hayata geçirmiştir. Edebiyatta bilinç akışı tekniğine dair tüm detaylar içeriğini sizler için derledik. Herkese iyi okumalar dileriz.

1. Anlatım Yöntemi Olarak Bilinç Akışı

Edebiyatta Bilinç Akışı Tekniğine Dair Tüm Detaylar

Bilinç akışı en temel anlamda, eserini üreten sanatçının aklındaki düşünceleri olduğu gibi sanatına aktarmasıdır. Bilinç akışı tekniği, özellikle edebiyat alanında yoğun olarak kullanılmaktadır. İç monologlar ve diyaloglar şeklinde ön plana çıkarılan metinler, bu akış kullanılarak kaleme alınmaktadır. Edebiyatta ve sanatta modernizmin gelişmesi ile kendini daha çok belli eden bilinç akışı tekniği, modernist yapılarda ve hatta modernist tablolarda sıkça görülmektedir. Hem dünya edebiyatında hem de yerli edebiyatta modernist tekniği kullanan çok sayıda şair ve yazar bulunmaktadır. Esas olarak psikolojik temelli olan bilinç akışı yaklaşımı son tahlilde evrilerek; edebiyat, sanat ve kültür alanına dâhil edilmiştir.

2. Kültürel Bağlam Çerçevesinde Modernizm

On dokuzuncu yüzyıl her yönüyle çeşitli kültürel ve sosyal değişimlerin yaşandığı bir çağı teşkil etmektedir. Endüstri Devrimi olarak tanımladığımız sanayi alanındaki gelişmeler bu yüzyılda ortaya çıkmış ve günümüze kadar etkili bir şekilde sonuçlarını sürdürmüştür. Sanat ve edebiyat, her yönüyle dünyadaki gelişmelerden nasibini almıştır. Özellikle tarihsel dönüşüm ve değişim, edebiyat kulvarındaki yenilikleri beraberinde getirmiştir. Geleneksel bakış açısı değerini yitirmiş ve yerini güncelliğe, bir nevi modernliğe bırakmıştır. İlk olarak devrimin ülkesi Fransa’da ortaya çıktığı kabul edilen modernist hareket, 1884-1914 yılları arasında aktif olarak var olmuştur.

3. Gelenekleri Yıkan Bir Bakış Açısı

Edebiyatta Bilinç Akışı Tekniğine Dair Tüm Detaylar

Modernizmin bir sonucu olarak, uzun yüzyılda pek çok farklı fikir ve bakış açısı gelişme göstermiştir. Bilinç akışı tekniği, bu ortaya çıkan yeni fikirlerin özetlenmiş halini yansıtmaktadır. Yeni baştan bir kültürün oluşturulması gerektiği savunulurken, aynı zamanda geleneksel sanatlar, edebiyat, toplumsal kuruluşlar ve günlük yaşamda eskicilik bırakılıp yenilik benimsenmiştir. Önceki devirlere ait olan sanatsal etkinliklerin zamanını doldurduğu ve epey geri planda kaldığı düşünülmüştür. Her şeyi sorgulamayı amaç edinen bu teknik ve akım, ticaretten felsefeye, sosyal hayattan sanata etkilerini derin bir biçimde hissettirmiştir. Kültürel öğeler değiştirilmiş ve daha iyi olana doğru planlar yapılmaya başlanmıştır. Kısacası “eskiyi temsil eden tüm şeyler” rafa kaldırılmıştır.

4. Yeni Akıma Karşı Çıkan Postmodernizm

On dokuzuncu yüzyılın sonuna doğru yaklaşırken modernizmde dalgalanmalar görülmüş ve akım kendi içerisinde dallara ayrılmıştır. Yirminci yüzyılda etkilerini gösteren modernist anlayış, bazı kesimlerce “postmodernizm” olarak adlandırılmıştır. Farklı görüşlere göre ise postmodernizm ve salt modernizm bir hareketin iki değişik bakış açısını oluşturmaktadır. Başına “post” kelimesi gelen çoğu şey o kelimeye “ötesi” anlamını katmaktadır. En çok mimari alanda kendini belli eden bu akım, olması gerektiği gibi felsefe, edebiyat, resim gibi alanlara da sıçramıştır. Modernizm sorgulanmış ve ilerisine gidilip aşılmıştır. Modernist eserler sorunsallaştırılmış ve eserleri anlama çabaları içerisinde eski modern teknik büyütülmüştür. Postmodernist akımın en tipik özelliği tek bir doğruya itibar etmemesidir.

5. Modern Çağda Oluşan Sanatsal Tutumlar

Edebiyatta Bilinç Akışı Tekniğine Dair Tüm Detaylar

İnsanlık tarihinin gelişmesi ve değişmesi ile birlikte bireylerin faaliyette bulunduğu sosyal ilişkilerde haklı bir dönüşüm içerisine girmiştir. Modernizm ve ona tepki olarak çıkan postmodernizm, çeşitli fikir akımlarının doğmasına yardım etmiştir. Bilinç akışı tekniği, yeni yüzyılda varlığı gösteren akımların birçoğunda etkin bir şekilde kullanılmıştır. Yenilikçi anlamına gelen “avangart” tutum, modern sanat ile birlikte şekillenmiştir. Modern dönemde ortaya çıkan sanat akımlarının en bilinenleri; dadaist bir çerçevede ilerleyen gerçeküstücü “sürrealizm”, geometrik şekillere bel bağlayan “kübizm”, mimaride çığır açan “brütalizm” ve geometrinin soyut evrenini temele koyan “süprematizmdir”.

6. Anlatı Tekniği Biçimlerinden İç Monolog

Edebiyatta bilinç akışı tekniğine dair tüm detaylar listemizin yedinci sırasında iç monolog yöntemi yer almaktadır. Bilinç akışı tekniğinin en çok kullanıldığı türlerin başını edebiyat çekmektedir. Edebiyatta kullanan teknik genellikle iç monologlar şeklinde ilerlemektedir. Bu tür metinlerde karakterin analizini yapmak ve konuyu temellendirmek epey zorluk yaratmaktadır. Kişisel ve psikolojik duygular bölük bölük aktarılırken aynı zamanda noktalamaların yeri de belli belirsizdir. Kurgusal araç olarak sürdürülen iç monologları genellikle birinci tekil şahıs kendi üzerinden anlatmaktadır. Bir nevi kendisiyle konuşmakta ve hesaplaşmaktadır. Öykü ve romanlarda sıklıkla kullanılan bu teknik, esasında kahramanın düşüncelerine odaklanmaktadır. Kavramlar ve imgelerle aktarılan düşünceler, kâğıda dökülürken serbest çağrışımdan yararlanılmaktadır.

7. Bilinçaltının Oyunu Serbest Çağrışım

Edebiyatta Bilinç Akışı Tekniğine Dair Tüm Detaylar

Psikanaliz biliminin öncüsü ve kurucu olarak kabul edilen Sigmund Freud, serbest çağrışım kavramının da sembol isimleri arasında yer almaktadır. Hipnoz tekniği yardımı ile adı konulan bu çağrışım biçimi, düşüncelere kelepçe vurulmaksızın onları salt haliyle yerlere sermektedir. Yani bir kahraman, kişi yahut hasta veya danışan dile getirdiği fikir ve düşüncelerin uygunluğunu kontrol etme gereği duymamadan karşısındakine yansıtmaktadır. Serbest çağrışım, bilinçaltının çıkardığı zihindeki gizli kavramları ve simgeleri esas halleriyle ortaya koymaktadır. Bu düşünme biçimde akıl ve mantık aranmaz. Onlar yerine sezgiye ve içgörülere dayanılır. Serbest çağrışımın kullanıldığı süreç oldukça düzensizdir, plansızdır, uyumsuzdur. Bu çağrışım tekniği, fikirler karmaşasının çözülmez bir yumağı olarak betimlenmektedir.

8. Yabancı Edebiyatta Bilinç Akışı Örnekleri

Edebiyatta kullanılan bilinç akışı tekniği denildiğinde ilk olarak akla feminist yazar Virginia Woolf gelmektedir. Usta bir beceriyle bu tekniği kullanan Woolf, eserlerinde iç diyaloglara sıklıkla yer vermektedir. Enteresanlığıyla ilgi çeken romanı “Mrs. Dalloway”, diğer ilginç romanı “Deniz Feneri” ve “Dalgalar” isimli kitabı, yazarın bu tekniği kullandığı eserler arasında bulunmaktadır. Edebiyata kattığı yeniliklerle adından sıkça söz ettiren James Joyce, “Ulysses” eserinde iç monologlara ve bilinç akışı yöntemine sıklıkla yer vermiştir. Nobel ödüllü yazar William Faulkner, “Ses ve Öfke” başlıklı romanında tekniği yoğun olarak kullanan bir diğer yazardır. Ayrıca günümüz popüler kitaplarından “Çavdar Tarlasında Çocuklar” ve “Anna Karenina” eserleri de yine bilinç akışının yoğun bir biçimde kendini hissettirdiği kitaplardandır.

9. Yerli Edebiyatta Bilinç Akışı Örnekleri

Türk Edebiyatında bilinç akışı tekniği direkt olarak Yusuf Atılgan ve onunla özdeşleşmiş kitabı “Aylak Adam” ile anılmaktadır. “Anayurt Oteli” Atılgan’ın bilinç akışını kullandığı bir başka romanıdır. Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’ta bu teknikle aynı paydaya konulan nadir yazarlar arasında yerini almaktadır. “Sessiz Ev” kitabı, bu edebi tekniği kullanmada oldukça başarılı bir yön izlemektedir. Edebiyatımıza adını altın harflerle kazıyan bir roman olan “Tutunamayanlar” ise, yazarı Oğuz Atay ile birlikte yine başarılı bir şekilde bilinç akışını icra eden edebiyatçılar listesinde baş sıralarda dolanmaktadır. “Hep O Şarkı” isimli eserde Yakup Kadri’nin kendi yaşadığı edebiyat dönemine göre yenilikçi tavrı çerçevesinde, bilinç akışı yöntemine yakın bir üslup tercih edildiği gözlemlenmektedir.

10. Bilinç Akışı Temelli Filmler

Edebiyatta Bilinç Akışı Tekniğine Dair Tüm Detaylar

Yazımızın ilk maddesinden beri bilinç akışı tekniğinin çoğunlukla edebiyatta, ardından ise sanatın diğer tüm alanlarında sıklıkla kullanıldığını söylemiş bulunmaktayız. Tabloları incelerken aklımızda canlanan renklerin beyaz perdeyle buluştuğu anlar, bizler için vazgeçilmez anılar olarak belleklerimizde yerini almaktadır. Tarkovsky’nin 1975 senesinde çıkan “Ayna” filmi, Tarantino’nun 2002 yılında çektiği “Kural Ötesi” filmi ve 1950’li yıllarda sinema ile buluşturulan “Hiroşima Sevgilim”, “Yaban Çilekleri”, “400 Darbe” ve “Nazarin” filmleri tekniğin epey yoğun olarak işlendiği sanat eserleri arasında bulunmaktadır. Edebiyatta bilinç akışı tekniğine dair tüm detaylar içeriğimizin sonuna geldik, yeni bir içerikte görüşmek dileğiyle!


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
0
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak