Edebiyata İz Bırakan Kitapların Yüreğimize Dokunan Son Cümleleri

5 dk okuma süresi


12
12 Paylaşım, 12 puan

Bilinmeyen dünyaları keşfetmek, hikayenin karakterlerini tanımak, kendini hikayede hissetmek ve okuduğunuz yazılarda kendini bulmak; yaşanabilecek en güzel hislerden biri. Bazı kitaplar vardır ki okuyunca hayatınız değişir ve kendinizi daha farklı hissedersiniz. Etkilenir ve belki de size yakın gelen cümlelerin altını çizmek istersiniz; kendinize saklamak için. Edebiyata iz bırakan kitapların yüreğimize dokunan son cümleleri, altını çizmeyi hak ettirecek cinsten. Sizler için bu kitaplardan bir liste hazırladık. Keyifli okumalar!

1. Yüzyıllık Yalnızlık

Edebiyata İz Bırakan Kitapların Yüreğimize Dokunan Son Cümleleri

Listemizin ilk sırasında, 1982’de Gabriel Garcia Marquez’e Nobel ödülü kazandıran “Yüzyıllık Yalnızlık” var. Yazarın kendi hayatından yola çıkarak yazdığı eser, kesinlikle okumanız gereken kitaplar arasında. Bu kitap adeta büyülü gerçekçilik akımının en ihtişamlı örneğini oluşturuyor. Marquez’in içinde büyüdüğü kalabalık aileyi konu alan kitap özgün bir anlatım biçimi içinde yazılmış. Mekan olarak çocukluğunun geçtiği Aracataca kasabasını seçmiş yazar ve burayı “Macondo” adıyla ve olağan dışı unsurla süsleyerek anlatmış. Buendia ailesinin bir büyü sonucunda akraba evliliği yapması ve bu nedenle 100 sene süren bir lanetle yaşamalarını konu edinen Yüzyıllık Yalnızlık, kendinden “Latin Amerika edebiyatının en güçlü temsilcisi” olarak söz ettiriyor.

2. Suç ve Ceza

Rusya’yı ve Rus halkını gözlemleyerek, içlerinden “Raskolnikov” adında hem kendisinin hem de edebiyat tarihinin en karanlık karakterini yaratmış Fyodor Mihayloviç Dostoyevski. Bir hukuk öğrencisi, yoksulluğunun parlak ve güzel bir hayat kurmasına izin vermeyeceğine inanır. Hikayesi ise yaşlı tefeci kadını öldürüp parasını çalmasıyla başlar. Edebiyatı iç çatışmalarıyla, sorduğu ahlaki sorularla ve modern insana yaklaşımıyla başka bir boyuta taşıyan bu eser güncelliğini hiç kaybetmemiş; edebiyatın çıtasını da yükseltmiştir. Dostoyevski bu suçun psikolojik kaydını yaptığı romanıyla beraber tüm deha yönlerini ortaya seriyor.

3. Masumiyet Müzesi

Edebiyata İz Bırakan Kitapların Yüreğimize Dokunan Son Cümleleri

Nobel Ödüllü yazar Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi’ni kızı Rüya’ya ithaf etmiştir. Bu kitap on yıllık bir çalışma sonucunda ortaya çıkmış bir eser. 2012 senesinde bu romandan esinlenen Pamuk, romanla aynı ismi taşıyan ve İstanbul’da kurulan ilk şehir müzesi Masumiyet Müzesi’ni hayata geçirdi. 2014 yılında “Avrupa Yılın Müze Ödülü”nü aldı ve “Hatıraların Masumiyeti” ismiyle sinemaya uyarlanarak Venedik Film Festivali’nde izleyicilerin karşısına çıktı. Hikaye 1975 senesinde başlar ve varlıklı bir ailenin oğlu olan Kemal’in, uzaktan akrabası olan Füsun ile aşk yaşamasını anlatır.

4. İki Şehrin Hikayesi

Edebiyata iz bırakan kitapların yüreğimize dokunan son cümleleri listemizde yer alan bir diğer söz Charles Dickens’in İki Şehrin Hikayesi adlı kitabı. Charles Dickens bu eseri için “En iyi hikayem” diyor. İki şehrin arasındaki gerilimde bir insanlık durumu sahneleniyor ve her ne oluyorsa devrim ışıkları altında oluyor. Paris ve Londra kendi tarihlerinin en önemli yol ayrımındayken insanlar da bir o kadar hareket ve telaş içinde. Zindandan kurtulan Doktor Manette ve kızı, yıllar sonra bir hayat inşa etmeye çalışır ve bir yanı karanlık, bir yanı aydınlık; adeta iki farklı dünya, iki şehir vardır.

5. Moby Dick

Edebiyata İz Bırakan Kitapların Yüreğimize Dokunan Son Cümleleri

İlk bakışta denizlerde geçen bir serüven romanı olarak sayılabilir Moby Dick. Pequod adlı bir balina gemisinin son yolculuğunu, balinaların nasıl avlandıklarını ve geminin sonunda nasıl battığını konu eden Moby Dick Herman Melville tarafından yazıldı. Düz yazı biçimde bir şiirdir ve ironi, mitoloji, gerçekliğin iç içe geçmişliğini; denizcileri, gemicileri, balinaları ve tutkuların tutsağı olan insan ruhunu konu eder. Moby Dick simgesel okumalara açık olmasıyla beraber Amerikan edebiyatının başyapıtı olarak kabul edilen eserlerin üretildiği “Amerikan Rönesansı” olarak adlandırılan dönemde kaleme alınmıştır.

6. Suskunlar

Hayaller kuran bir “suskun”un sözleridir bu roman. İhsan Oktay Anar’ın ustalık dönemi olarak tasvir edilir ve dönem anlatımıyla okuyucuların karşısına çıkar “Suskunlar”. İhsan Oktay Anar, Osmanlı dönemine eserlerinde oldukça sık yer verir. Osmanlı döneminin musiki anlayışını ele alan yazar, okuyucuları tarihteki anlara yönlendirerek onların tarihteki bu sahnelerde yer almasına olanak tanıyor ve bu sayede ilgiyi kitapta tutuyor. Kitap, musiki makamını temsil eden 3 bölüme ayrılıyor. Kilit noktalar kitabın sonunda açıklığa kavuşuyor ve gerçeğin er ya da geç ortaya çıkacağını; bunun suskunlukla sağlanabileceği fikrini aşılıyor okuyucuya. Farsça ve Arapça kelimelere kitapta rastlamanız mümkün.

7. Küçük Prens

Edebiyata İz Bırakan Kitapların Yüreğimize Dokunan Son Cümleleri

Antoine de Saint-Exupery tarafından bir otel odasında, New York’ta yazılmıştır Küçük Prens. Yayımlandığı günden bugüne kadar milyonlarca insanın kalbini fethetmiştir. Gezegenindeki çiçeğiyle pek anlaşamayan Küçük Prens, biraz uzaklaşmaya karar verir. Yolculuğu sırasında Dünya’ya da uğrar ve Sahra Çölünde bir pilotla denk gelir. Biz kitabı pilotun ağzından dinleriz. Küçük Prens kim, neden sürekli soru sorar, neden çiçeğiyle anlaşamamıştır gibi soruların cevabını verir; yaşadıkları ve öğrendikleri sayesinde hayatımıza tekrar bakarak yaşamı anlamlandırmak adına “ne kadar yol kat ettiğimizi” gösterir bize bu müthiş kitap.

8. Yabancı

Hayatı yaşamaya değer görmeyen, ölümü bile doğallıkla kabullenen, insanların düşünce kalıplarından tamamen uzakta olan bir karakterin, birinci ağızdan hikayesini anlatır bize “Yabancı” adlı kitap. Kitap, kahramanın annesinin ölümü ile başlıyor ve yaşanan bu üzücü olay karşısında soğukkanlılığını tamamen koruyan karakterin ağzından anlatılıyor. Karakteri tanıdıkça bu durum bize çok olağan geliyor çünkü o hayatı arzu ettiği şekilde yaşamakla birlikte başına gelenler yüzünden üzülmeye değer görmüyor. Sade bir dil ve basit bir olay örgüsüyle, tamamen nesnel biçimde anlatılan bu hikaye, duyguları okuyucuya geçirmeyi başarıyor.

9. Aşk-ı Memnu

Hiç şüphesiz, televizyon uyarlamalarının da marifeti sayesinde en ilgi toplamış eserlerden biri de Halit Ziya Uşaklıgil’in Aşk-ı Memnu kitabı. Yasak bir aşk hikayesini konu alan kitapta karamsarlık, umut ve vicdan azabının birleşimiyle “Sanat, sanat içindir.” anlayışı okuyucuya aktarılır. Aşk-ı Memnu’da zıtlıkların birleşimi vardır: Sevgi, nefret, kıskançlık, hırs ve aşkı barındırır. Bihter kıskançlık ve haset arasında gidip gelirken, günden güne yalnızlaşan Nihal ile siyah ve beyaz gibi zıttır. Adnan Ziyagil de yeğeni Behlül’ün tersi bir karaktere sahiptir. Bir insana “kötü” damgasını vurmadan önce yaşadıklarına bakmayı gerektiriyor roman.

10. Uykusuzluk

Edebiyata İz Bırakan Kitapların Yüreğimize Dokunan Son Cümleleri

Edebiyata iz bırakan kitapların yüreğimize dokunan son cümleleri başlıklı yazımızın son maddesi Henry Miller’ın “Uykusuzluk” kitabına ait. Miller, yirminci yüzyılın başkaldırıcı yazarlarından biri ve kapitalizmi reddederek sosyalizmi efendi değiştirme olarak görür. Bu kitapta sözü geçen Japon kadın, 76 yaşındayken tanıştığı ve aşık olduğu kabare sanatçısı Hoki Tokuda. Bazı yazarlar Henry Miller’ı mitolojik yaratığa benzetirler. Yazılarını daima ateşli, şimşek gibi ve tehlikeli olarak tanımlarlar. Kurmacadan, düzenden, biçimden ve hatta kişileri gizlemekten nefret eden Miller, her şeyi olduğu gibi; açıkça anlatıyor kitabında.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
5
Beğen
Mutlu Mutlu
4
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
4
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç