Dünyanın En Lüks Treni Olarak Bilinen Afrika’nın Gururu

5 dk okuma süresi


7
15 Paylaşım, 7 puan

5742 kilometrelik efsanevi bir yolculuğa var mısınız? Dünyanın en lüks treni olarak bilinen Afrika’nın Gururu (Pride of Africa) size bu imkânı sunmaya hazır. Demiryolları yapılışından beri yeryüzünün en sık kullanılan ulaşım araçlarından biri olmuştur. 200 yıldan beri dünyamızı tıpkı günümüzün interneti gibi büyüttü ve ufkumuzu açtı. Köyleri, şehirleri ve ülkeleri birleştirdi. İlk yıllarına göre şu anki durumu açısından konforlu olmasa da çağımızın teknolojisiyle artık daha güvenli, daha hızlı ve daha konforlu. İşte bunlardan bir tanesi de Afrika’nın Gururu isimli en lüks tren. 5 ülkenin topraklarından geçen bu tren, dizaynı ve sunduklarıyla unutulmaz bir deneyim yaşatan türdendir. Bu içeriğimizde Afrika’nın Gururu’ndan söz edeceğiz sizlere. Keyifli okumalar!

1. Afrika’nın Gururu

Dünyanın En Lüks Treni Olarak Bilinen Afrika’nın Gururu

5742 kilometrelik uzun bir yolculuk olanağı sağlayan Afrika’nın Gururu, dünyanın en lüks treni unvanına sahip bir trendir. Bu unvanını haklı sebeplere dayanarak alan bu trenin vagonları ve verilen hizmet, 5 yıldızlı bir otelde bulabileceğiniz bir hizmettir. Yolcuların 7 ile 11 metrekarelik alanlarda kaldığı bu trende yemek vagonu, oturma alanı, çamaşırhane, mutfak ve seyir vagonu bulunmakta. Odalarda ise çift kişilik yatak, duş, tuvalet, mini bar, masa, sandalye ve klima mevcut. Yolculuk boyunca misafirler istedikleri kadar yiyip içme hakkına sahiptir. Ayrıca bu treni diğer türdeşlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri pencerelerinin açılabiliyor olmasıdır. Böylece dış dünyayla iletişime girme olanağı sunulmakta. 2019 verilerine göre bilet fiyatları 13.000 ile 22.000 dolar arasında değişmektedir.

2. Tarihi

Gelelim tarihine. Trenin parçaları 1989 yılından kalma parçalardan yapılmıştır. Rovos Rail isimli bir şirketin sahibi olan Rohan Vos, hobi olarak 19. ve 20. Yüzyıldan kalma tren parçalarını toplamaktaydı. Topladığı bu parçaları tek bir trende birleştiren şirket, daha sonra dönemin dizaynını ve dokusunu hiç bozmayacak şekilde dünyanın en lüks trenini inşa etti. Tren 1920 ve 1930 yıllarında İngilizler tarafından yapılmıştı. Üretildiği tarihte trene Viktorya’n dekoru işlenmişti. Yani dönemin İngiltere’sini yansıtan bir doku vardı. Bu sebeple trene girdiğiniz zaman o dönemin en ince detaylarını görebiliyorsunuz. Tüm bu dekoru hiç bozmadan birleştirilen Afrika’nın Gururu, pek çok yenilikle dünyanın en lüks treni olarak sayıldı.

3. Dekoru

Dünyanın En Lüks Treni Olarak Bilinen Afrika’nın Gururu

Daha önce de söylediğimiz gibi trenin tasarımı misafirlerine büyük bir görsel şölen yaşatmak için tasarlanmış. Yer yer Edward dönemini ve çoğunlukla Viktorya’n çağının izlerini yaşatan dünyanın en lüks treni olarak bilinen Afrika’nın Gururu, bu atmosferi bozmamak için yolculardan birkaç şartı yerine getirmesini istemekte. Örneğin trenin bazı bölümlerinde cep telefonları ve herhangin bir elektronik cihaz kullanmak yasak. Bu da dönemin dokusunu bozmamak için koyulan bir kural. Bundan başka bir durum ise akşam yemeklerinde yolcular, o döneme göre elbise giymek zorundalar. Erkekler gömlek, kravat ve ceket; kadınlar ise gece elbisesi giymekte. Nostaljik havayı gayet iyi koruyan ve farklı deneyimler yaşatan çok uygun kuralları var.

4. Sundukları

Trenin sundukları daha trene binerken başlamaktadır. Öncelikle Tazara Demir yolu İstasyonu’nda yolcular için bir karşılama ekibi bulunuyor. Bir bando eşliğinde ve kırmızı halı serili bir şekilde size bir bardak şampanya ikram edip trene davet ediyorlar. Kısa bir tanışma konuşmasından sonra yaklaşık 15 gün sürecek olan yolculuk için sizi odalarınıza götürüyorlar. Yerleştikten sonra seçtiğiniz şaraplara ve yiyeceğe göre sabah, öğle ve akşam yemeğinizi hazırlıyorlar. Dahası 1920’den kalma klasik menüleri de sizlere sunuyorlar. Yolculuk sırasında dilediğiniz kadar yiyip içeceğiniz bu trende seyir odalarında muhteşem savanaların ve doğal güzelliklerin olduğu dış dünyayı seyredebilir ve fotoğraflarını çekebilirsiniz. Tren seyir halindeyken yolculara bölgenin tarihçesini ve güzelliklerini anlatan rehberler bulunmakta.

5. Gururun Rotası

Dünyanın En Lüks Treni Olarak Bilinen Afrika’nın Gururu

Yaklaşık 15 gün sürecek olan bu muhteşem yolculuk 5 farklı ülkenin topraklarından geçmektedir. Kuzeyden Güneye ya da Güneyden Kuzeye doğru 5742 kilometre yol almaktadır. Darüsselam’dan başlayan bu serüven sırasıyla Cape Town’a kadar Tanzanya, Zambiya, Zimbabve, Botsvana’dan geçer ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nde biter. Ayrıca UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ndeki yerlerde rotası bulunur. Bunun yanında doğal parkları da görme ve deneyimleme olanağı sunar. Bu rotanın en önemli özelliklerinden biri diğer araçlarla ulaşımın çok zor olmasıdır. Dolayısıyla her yeri aynı rotada birleştirip yolculara sunmak trenin adeta bir gurur abidesi olma özelliğini kanıtlar.

6. Tanzanya

Dünyanın en lüks treni olarak bilinen Afrika’nın Gururu’nun yolculuğu Tanzanya’da başlar. Tazara Demir yolu İstasyonu’nda trene binen yolcular bu eşsiz yolcuğun ilk adımlarını atmış olur. Darüsselam şehrinde kalkışa geçen tren ülkenin en güzel ve el değmemiş bölgelerinden geçerek yolculuğunu sürdürür. Yolculuk sırasında Unesco Doğal Miras kategorisinde bulunan Selous Milli Parkı’ndan geçerek Tanzanya’nın eşsiz doğasını yolculara sunar. Seyir odalarından manzaranın şahidi olan misafirler de daha ilk günlerden yolculuğun keyfini çıkarır. Herhangi bir kara yolu bağlantısı olmayan Selous Milli Parkı, sadece tren yolcuğu sırasında gözlemlenebildiğinden izleyicilere ayrı bir zevk yaşatır.

7. Zambiya

Dünyanın En Lüks Treni Olarak Bilinen Afrika’nın Gururu

Tanzanya’dan sonraki durak Zambiya ülkesidir. Yeşilliklerin bolca olduğu Zambiya’da tren başkent olan Lusaka’ya uğrar. Fakat ondan öncesinde ünlü ve güzel Chisimba şelalelerinin yakınlarından geçer. Yine Unesco tarafından doğal miras kabul edilen Viktoria Şelaleleri de Afrika’nın Gururu’nun rota yollarından bir tanesidir. Oldukça göz alıcı bir güzelliğe sahip olan bu şelaleler Zambiya halkı tarafından “Mosi-oa-Tumba” yani Gürleyen Duman olarak adlandırılır. Bunun sebebi ise şelale sularının oldukça yükseklerden akması ve şahane bir görüntü oluşturmasıdır. Bu şelaleden sonra ise trenin geçtiği köprü iki ülke olan Zambiya ve Zimbabve’yi birbirine bağlar. Adı da Viktoria köprüsüdür.

8. Zimbabve

Zambiya’daki Viktoria köprüsünden sonra tren Zimbabve sınırlarına girer. Yine Zambiya kadar güzel olan Zimbabve’de tren yolcuları, turistik bir kasaba sayılan Viktoria Falls Kasabası’nı yakından görme fırsatı bulur. Aynı zamanda tamamen doğal bir ortamda bulunduğundan etrafta aslan, zürafa ve zebra görmeniz hiç de şaşırılacak bir durum olmaz. Yolculuk sırasında ise trenin sunduğu olanaklardan faydalanmak ve yöresel içecekleri tatmak turu daha bir keyifli hale getirmek için birebirdir. Bunu da belirtmek gerekir ki Afrika’nın Gururu, durmaksızın yola devam etmemekte. Bazı noktalarda ara verip bölgesel keşfin ve safarilerin zevkini de tattırmaktadır. Örneğin yerel halkın dans gecelerinde bulunup eşsiz anlar yaşamak gibi.

9. Botsvana

Zimbabve’yi de keşfettikten sonra yolculuk Bostvana’ya doğru devam eder. Dünyanın en lüks treni olarak bilinen Afrika’nın Gururu, Bostvana’nın geniş savanlarında durmaksızın yola devam eder. Birçok tropik hayvana ev sahipliği yapan ve gelişmekte olan bu ülkede Hörgüçlü sığır oldukça meşhurdur. Özel çiftliklerde yetiştirilen ve maddi anlamda oldukça değerli olan bu sığırları verilen bir iki günlük aralarda görmeye gitmek mümkün. Çok nadir bir tür olduğundan görülmeye de değerdir. Yolculuğa devam eden sıralarda Unesco tarafından doğal bir miras olarak görülen ve başka bir yer olan Okavango Deltası güzelliğiyle sizleri kucaklar. Bu yerden sonra da tren, rotasını son ülke olan Güney Afrika Cumhuriyeti’ne çevirir.

10. Güney Afrika Cumhuriyeti

Dünyanın En Lüks Treni Olarak Bilinen Afrika’nın Gururu

Afrika’nın en güneyinde yer alan Güney Afrika Cumhuriyeti, bu eşsiz yolculuğun son noktasıdır. Tıpkı diğer ülkeler gibi pek çok doğal yaşam parklarına, turistik bölgelere ve hayvan parklarına sahiptir. 2 gün süreyle burada duraklayan trende, yolcular en büyük ve en güzel hayvan parklarından biri olan Madikve Hayvan Parkı’nda konaklar. Bu parkta fil, bufalo, gergedan, tropik kuşlar, leopar ve antilop gibi pek çok hayvanı görme imkânı yakalar. Sonraki rotasını Flamingo sürülerinin bulunduğu Kamfers Dam’a sürer. Oradan da Afrika’nın ilk elmas madeni ocakları olan Kimberly’e uğrar. 1866 yılından beri kullanılan bu maden insan eliyle açılmış en büyük madenlerden biridir. Tüm bu yolculuklardan sonra Afrika’nın Gururu, rotasını Cape Town’da noktalar.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
5
Beğen
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
2
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!

Lütfen reklamlara izin verin

Reklamların can sıkıcı olduğunun farkındayız ancak dergiCE'nin içeriklere devam edebilmesi için reklam yayını yapmak zorundayız. Adblocker uygulamasından dergiCE.com domainini kaldırarak bize destek olabilirsiniz.