Dünyada En Çok Okunan Şairlerin Çetrefilli Hayat Hikâyeleri

5 dk okuma süresi


87
14 Paylaşım, 87 puan

Sevenler, nefret edenler, inananlar ya da umudunu yitirenler. Bütün bu zıtlıkların ortasında, herkesi ortak bir paydada toplayan nadide güzelliklerden biridir şiir. Dizelerin arasında nice acı, sevinç, gözyaşı saklıdır. Biz o duygulara şahit oluruz okurken, şairler de satırların arasından bizlere göz kırpar. Duygularını ustalıkla yazıya döken şairlerin, yıllar öncesinden bugüne uzanan şiirlerini okurken akıllardan şu soru geçer bazen: “Acaba neler yaşadı da, yaşadıklarının hissettirdiği duygular bunları yazdırdı?” Bu yazımızda sizlere, dünyada en çok okunan şairlerin çetrefilli hayat hikâyeleri hakkında bilgiler derledik. Keyifli okumalar!

1. Edgar Allan Poe

Dünyada En Çok Okunan Şairlerin Çetrefilli Hayat Hikâyeleri

1809 yılında Boston’da doğan şairin hayatı, maddi ve manevi sıkıntılarla geçmiştir. 1810 yılında babası evini terk ettikten bir yıl sonra annesini kaybetmiştir. Virginia’lı bir aile onu evlat edinmiştir. Bu resmi bir evlat edinme olmamasına rağmen Poe, gençlik yıllarına kadar bu aile ile yaşamıştır. Fakat eğitim masrafları ve kumar borcu yüzünden ailesiyle arası açılmış, üniversiteyi de yarım bırakmak zorunda kalmıştır. 1836 yılında 13 yaşındaki kuzeni Virginia ile evlenmiştir. 1845 yılında adının duyulmasını sağlayan şiiri Kuzgun’u yayımlamıştır. Şiirinin yayımlanmasından iki yıl sonra eşini veremden kaybetmiştir. Yaşadığı bu kayıp ile hayatının geri kalanını alkol, uyuşturucu bağımlılığı ile geçiren şair, 40 yaşında yaşama veda etmiştir.

2. Charles Pierre Baudelaire

19. yüzyılın en önemli Fransız şairlerindendir. Çocukluğu problemler içerisinde geçmiştir. 6 yaşında iken babasını kaybetmiştir. Yaşadığı bu kayıp okul hayatına da yansımıştır. Hukuk öğrenimi görmeyi reddedip bohem bir hayat yaşamak için Hindistan’a doğru yola çıkmıştır. Burada iken frengiye yakalanmıştır. Babasının mirasını almaya hak kazanan şairin, hesapsızca harcama yaptığı gerekçesiyle miras hakkı da elinden alınmıştır. Bu dönem “Elem Çiçekleri” adlı kitabını çıkarmıştır fakat şiirleri ahlaksızca bulunup hakkında dava açılmıştır. 1860 yılına geldiğinde geçirdiği frenginin yan etkileri başlamıştır. Sonrasında felç geçiren şair, 1867 yılında Paris’te hayatını kaybetmiştir.

3. Sylvia Plath

Dünyada En Çok Okunan Şairlerin Çetrefilli Hayat Hikâyeleri

1932 yılında Massachusetts’de dünyaya gelen Sylvia Plath, henüz 8 yaşındayken babasını kaybetmiştir. Hayatı boyunca manik depresif bozuklukla mücadele etmiştir. 1950 yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirmiş, bu girişiminden sonra bir akıl hastanesine yatırılmıştır. 1956 yılında kendi gibi bir şair olan Ted Hughes ile tanışmıştır. Evlenip İngiltere’ye yerleşmişlerdir fakat evlilikleri Sylvia’nın kıskançlık krizleri nedeniyle, çatırdamaya başlamıştır. Eşinin onu aldatmasıyla da büyük bir bunalıma giren Sylvia Plath’ın kafasına tekrar ölüm düşüncesi yerleşmiştir. 11 Şubat 1963’te uyumakta olan çocuklarının odalarına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, mutfağa gidip fırını açıp; fırın harlandıktan sonra kafasını içerisine sokarak intihar etmiştir.

4. Lord Byron

Romantizm akımının isimlerinden olan şair, 1788 yılında İngiltere’de bir ayağı sakat olarak dünyaya gelmiştir. 1809 yılında bir deniz yolculuğuna çıkmıştır. Yakın Doğu ve Güney Avrupa’ya giden Byron, Cebelitarık boğazını geçerek Malta’ya ulaşmıştır. Leandros’tan ilham alarak Çanakkale boğazını yüzerek geçmiştir. Bu geziden döndüğünde annesinin vefat haberini almış, ardından üvey kız kardeşi ile çıkan aşk dedikoduları yüzünden İngiltere’yi terk edip İsviçre’ye yerleşmiştir. Burada tanıştığı bir kadından evlilik dışı kızı olmuştur. Yunanlıların, Osmanlı devletine karşı savaşmalarına destek olmak için onlara katılmıştır. Ancak ateşli bir hastalığa yakalandığı için savaşa katılamadan ölmüştür.

5. Rainer Maria Rilke

Dünyada En Çok Okunan Şairlerin Çetrefilli Hayat Hikâyeleri

Dünyada en çok okunan şairlerin çetrefilli hayat hikâyeleri arasında listelenebilecek bir diğer şair Rainer Maria Rilke. 1875 yılında Prag’da dünyaya gelen şairin çocukluğu travmalarla geçmiştir. Zengin ve soylu bir aileden gelen annesinin, babasını statüsü yönünden aşağılamalarına şahit olmuştur. Annesi onu 6 yaşından beri kız çocuğu gibi giydirerek kendi bencil ve sapkın arzuları doğrultusunda yetiştirmiştir. Bu yüzden şiirlerinde çocukluk yılları korku çağrışımları barındırmıştır. Annesinin istediği öğrenimi almak istemeyen Rilke, Münih’e yerleşerek serbest yazarlık yapmaya başlamıştır. Burada Lou Andreas-Salome ile tanışmış ve büyük bir aşk yaşamıştır. Lösemi hastalığına yakalanan Rilke 29 Aralık 1926 yılında hayata veda etmiştir.

6. Louis Aragon

1897 yılında Paris’te evlilik dışı bir ilişkiden dünyaya gelen Louis Aragon annesini kardeşi, anneannesini de üvey annesi sanarak büyümüştür. I. Dünya Savaşı başlayınca orduya katılmış, kahramanlık madalyası almıştır. 1927 yılına gelindiğinde Fransız Komünist Partisine üye olmuştur. 1928 yılında, Mayakovsky’nin baldızı Elsa Triolet ile tanışmıştır. Birbirlerine âşık olup, evlenmişlerdir. Birlikte Fransız anti-faşist hareketinde görev almışlardır. II. Dünya Savaşı sırasında 42 yaşında iken, işçilerden oluşan grupla yeniden cepheye gitmiştir. Almanlara esir düşmüş, fakat kaçmayı başarmıştır. Hayatı savaşlarla geçen şair, 4 Aralık 1982 tarihinde Paris’te yaşama veda etmiştir.

7. Sergey Yesenin

Dünyada En Çok Okunan Şairlerin Çetrefilli Hayat Hikâyeleri

1895 yılında Rusya’nın Ryazan bölgesinde doğmuştur. Dokuz yaşındayken şiir yazmaya başlamıştır. I. Dünya Savaşı başladığı sırada Ekim Devrimini desteklemiştir. 1922 yılında dansçı Isadora Duncan ile evlenmiştir. Birlikte Avrupa ve Amerika seyahatleri yapmışlardır. Yesenin, içki sorunu yüzünden otel ve lokanta gibi yerlerde taşkınlıklar yapmış, bu sorun evliliğinin bitmesine sebep olmuştur. Bu ayrılığın da etkisiyle psikolojik bir rahatsızlık yaşamış ve bir ay akıl hastanesinde kalmıştır. Hastaneden çıkarıldıktan birkaç gün sonra, 1925’te İngiltere Oteli’ndeki odasında kendini asarak intihar etmiştir. Cesedinin yanında, intiharından bir gün önce bileklerini kesip kendi kanıyla Mayakovski’ye yazdığı veda şiiri bulunmuştur.

8. Bertolt Brecht

1898 yılında Almanya’da dünyaya gelmiştir. 1918 yılında askeri olarak görev almasından dolayı öğrenimini yarım bırakmak zorunda kalmıştır. 1916 yılında büyük aşkı, Paula Banholzer ile tanışmıştır. Bu ilişkiden 1919 yılında oğlu Frank Banholzer dünyaya gelmiştir. Tarihler 13 Kasım 1943’ü gösterdiğinde bir bombardıman sonucu oğlunu kaybetmiştir. 1933 yılında “Tedbir” adlı oyunu polis tarafından yasaklanmış, vatana ihanet suçlamasıyla mahkemeye verilmiştir. Brecht, ailesiyle Danimarka’ya kaçmıştır. Eserleri naziler tarafından yakılmıştır. 1935 yılında vatandaşlıktan çıkarılmıştır. 12 Ağustos 1956 günü kalp krizi geçirmiş, iki gün sonra Berlin’de, hayatını kaybetmiştir.

9. Arthur Rimbaud

Aykırı bir şair olarak olan Rimbaud, 1854 yılında Fransa’da dünyaya gelmiştir. Ne kadar çılgın sözler söylediyse, bir o kadar da çılgın bir hayat yaşamıştır. Ona göre insan bütün tatları bilmelidir; belki de bu yüzden uyuşturucu kullanmaya başlamıştır. Örnek şiirlerini gönderdiği Verlaine’in büyük beğenisi ile Paris’e çağrılmıştır. Evli olan Verlain ile aralarında eşcinsel bir birliktelik başlamıştır. Skandallara rağmen coşkulu bir ilişki yaşamışlardır. 1882-1883 yıllarında para kazanmak için ticaret şirketlerinde çalışmıştır. İlerleyen yıllarda sağ bacağındaki bir ur yüzünden Marsilya’da ameliyat edilmiş ve bacağı kesilmiş, hemen sonrasındaysa hastane yatağında kangrenden ölmüştür.

10. Friedrich Schiller

Dünyada En Çok Okunan Şairlerin Çetrefilli Hayat Hikâyeleri

Dramatik şiirlerin isimlerinden Friedrich Schiller, 1759 yılında Roma İmparatorluğu’na bağlı Marbach am Neckar şehrinde dünyaya gelmiştir. Baskı üzerine askeri akademiye gitmek zorunda kalmış, burada çok defa ağır cezalar almıştır. Yazdığı “haydutlar” adlı eseri birçok kesim tarafından eleştirilmişken, gençleri büyük ölçüde etkilemiştir. Bazı edebiyat eleştirmenlerine göre çete lideri Nikol List’in ortaya çıkış sebebi de bu eser olarak gösterilmiştir. Dönemin Dük’ü kendisine davetlere katılma yasağı koymasına rağmen giden Schiller bu itaatsizliği yüzünden 14 gün cezaevinde yatmıştır. Schiller 9 Mayıs’ta tüberküloz teşhisi konularak akciğer iltihaplanması yüzünden Weimar’da hayatını kaybetmiştir.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
2
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!