Dünyaca Ünlü Yazarlardan Bireyselliğin Önemini Vurgulayan Sözler

5 dk okuma süresi


6
12 Paylaşım, 6 puan

Tüm dünyaca tanınan yazarların önemini vurguladığı bireyselliğin gerek kitaplarda gerekse filmlerde sıkça karşımıza çıktığını görmekteyiz. Bir olgu olarak ele aldığımızda bireysellik çeşitli toplumlarca hep değişik anlamlar kazanmış, yine de ‘diğerlerinden farklı olma arzusu’ anlamını hiç yitirmemiştir. Bireyselliğin tanımı kişilere göre hep değişiklik göstermiş, yeni boyutlar kazanmıştır. Herkesçe bilinen yazarların gerek romanlarında gerekse fikir kitaplarında sıklıkla ‘Birey nedir?’ sorusuna cevap aradıkları görülmüştür. İşte dünyaca ünlü yazarlardan bireyselliğin önemini vurgulayan sözler… Keyifli okumalar.

1. Karşılaştığım hiç kimseye benzemez yapılmışım. Hatta tüm dünyada hiç kimseye benzemediğimi söylemeye cüret edeceğim. Diğerlerinden daha iyi olmayabilirim ama en azından ben farklıyım.

Dünyaca Ünlü Yazarlardan Bireyselliğin Önemini Vurgulayan Sözler

Der fikirleri Fransız Devrimi’nde etkili rol oynayan Jean-Jacques Rousseau. Belki de bireyselliğin en güzel tanımı, en iyi ifadesi diyebiliriz buna. Herkes biriciktir ve biriciklik halini de ancak kendimizde gördükçe kavrayabilir, kendimizden yola çıkarak bu hali ifade edebiliriz. Bu yüzdendir ki hep açıklamaya yeltenenler kendilerini ortaya koyarak en açık halini ortaya koymuşlardır. Çünkü en iyi kendimizi bilir, kendimizi tanırız; hal böyle olunca da kendimizden yola çıkar tüm tanımlama çabalarımız. Rousseau da bu benzersizlik halini, ‘iyi insan’ ya da ‘kötü insan’ olmanın ötesine tutmuş, yegâneliği bunlara tercih etmiştir.

2. Ama herkesten ayrı olduğumu, değişik olduğumu, benzersiz olduğumu hissetmek de istiyorum sanki.

Orhan Pamuk, Benim Adım Kırmızı’da böyle diyor bireysellik için. Üslup meselesini kâh insanların, kâh bir ağaç resminin, kâh bir at resminin ağzından olmak üzere olabilecek her açıdan değerlendirerek. Doğu’nun gelenekçi Batı’nın aslına uygunluk üzerine kurulu sanat anlayışlarını karşılaştırarak bireyin yine bu biriciklik mevzusuna değiniyor. Bir geleneğin parçası olmaktan gurur duysa da kendi kimliğini, biricikliğini zaman zaman resminin aslına yakınlığıyla, zaman zaman da sanatının yüceliğiyle göstermek istiyor bahsi edilen anlatıcılar. Çünkü hepsinin kendi sesi, kendi söyleyecekleri var, hepsi biricikler, hepsi aslında bir bireyler.

3. Kimseye bağımlı olmadan kendi iç yasalarına ve amaçlarına uygun davranacak insanlar arasında yaşam daha bir zenginlikle büyüyüp gelişecek, daha yücelere tırmanacaktır.

Dünyaca Ünlü Yazarlardan Bireyselliğin Önemini Vurgulayan Sözler

Herman Hesse ise bireyselliği biraz da özgürlük açısından ele alır. Çünkü toplumsal normlar ne derse desin bireyler kendi içlerindeki yasalara, kendi doğru ve yanlış yargılarına göre yaşarlar. Bunu genel olarak bakıldığında toplum için bir kayıp olarak değil, aksine bir zenginlik olarak görmektedir Hesse. Yaşam, kendilerini bilen ve kendi olarak yaşayan insanlar ile beraber gelişir, zenginleşir ve yücelir ona göre; aksi halde yerinde sayan, sıradanlaşan tekdüze hayatlar süreceğimizi düşünür. Bu yüzden de birey bilincine sahip, kendi kuralları olan insanların zenginleşeceğini, gelişeceğini ve yüceleceğini söyler.

4. İnsanların çoğu kendileri değil başkalarıdır; düşünceleri başkalarının düşünceleridir, yaşamları başkalarını taklittir, tutkuları ise alıntılardır.

Oscar Wilde, bireyselliğin keşfinin kendini tanımak ile olacağını söyler. Kendi düşüncelerine, kendi tutkularına sahip insanların ancak kendi yaşamlarını yaşayabileceğini düşünür. Çünkü insanı insan yapan, her insanı da biricik yapan kendi fikirlerine, kendi arzularına, kendi sözlerine sahip olmaktır. Kendini tanıyan insan kendi fikrini de, tutkusunu da, yaşamını da bir başkasınınkinden ayırmaya vakıf olan insandır. Diğer türlü kişi kendini tanıyamıyorsa ortada zaten kendisinin değil bir başkasının varlığı söz konusudur. Oscar Wilde da insanların çoğunluğunun bundan yoksun olduğunu görmüş, ancak kendine ait olanların birey olabileceğini söylemiştir.

5. Yol değildir yaşamak yolda olmaktır, içinde ben varsam bu yolun bir anlamı vardır. Başkaları cehennemdir, dikkatli ol!

Dünyaca Ünlü Yazarlardan Bireyselliğin Önemini Vurgulayan Sözler

Başkasını cehennem olarak görmektedir Sartre, çünkü kendi varlığına bir tehdittir bir başkasının varlığı. Bir başkası söz konusu olduğunda kendisi yolunda biricik değildir, ötekinin varlığı onun varlığına müdahil olup onu kirletir, lekeler. Çünkü ona göre birey, bu dünyaya atılmış, kendi başına bırakılmıştır. Bu yüzden kendi ile ilgili her şey yine kendi özüne dayanmaktadır, bir başkasının varlığı onun özüne bulaştığında artık yalnız kendisine ait olamamaktadır birey. Her şey kendisine dayanırken başkasının varlığı artık yegâneliğine müdahale ettiğinden bireyin tüm varoluşunu da tehlike altına sokmaktadır.

6. Başkalarına benzemeye çalışarak benliğimizin dörtte üçünü kaybederiz.

Schopenhauer’a göre ise başkaları benliklerimizin yok edicisi konumundadır. Kendi yargılarımızla değil başkalarının yargılarıyla yaşamaya çalıştığımızda, topluma uyum sağlamak için kendimize has olan yönlerimizi bastırdığımızda ya da törpülediğimizde kendi benliklerimizi yitiririz. Kendimize ait olan koskoca bir dünyada yaşamak yerine başkalarının çizdiği şekillerin içinde kısılır, yaratıkları kapların içinde sıkışıp kalırız. Bize biçilen kalıba sığmamız gibi bir durumda söz konusu olmaz çünkü çoktan kendimize ait büyük çoğunluktan vazgeçmiş oluruz. Schopenhauer’ın da bu sözlerinden anlaşılacağı üzere başkalarına benzemeye çalışmamak birey olmanın en önemli koşuludur.

7. Birey her zaman sürü tarafından yutulmamak için mücadele etmelidir.

Dünyaca Ünlü Yazarlardan Bireyselliğin Önemini Vurgulayan Sözler

Nietzsche’ye göre bireyin kendi kimliğini yitirmesi toplum tarafından eritilerek onu tek tipleştirir, bireye ait olan biriciklik özelliğini ortadan kaldırır. Çünkü birey kendi fikirlerini, kendi duyuşlarını, kendi düşüncelerini, kendi zevk ve arzularını yitirdiğinde onu kendine has kılan özelliklerini yitirir ve ‘sürü’ olarak nitelendirdiği cemiyetin içine katılır. Bu cemiyetin insanları biricik değil, aynı duyuş ve düşünüşü, zevk ve arzuları besleyen, aynı alışkanlıkları sürdüren insanlardır, hiçbiri kendi içinde birey olarak görülmez, birer taklitten ibarettirler. Nietzche, bireyin sürü tarafından yutulmamak için daimi bir mücadelede olması gerektiğini söyler.

8. Benim köklü ve özel benliğim… Asıl benliğim… Uzamsal ve zamansal koşullardan bağımsızdır ve bizler tarafından uzamdışı ve zamandışı bir alandan dünyaya taşınır; dünyayla olan müstesna ilişkimde mevcut olan bu şey, benim sahici ve gerçek benliğimdir.

Dünyaca ünlü yazarlardan olan Tolstoy, bireyselliğin önemini vurgulayan sözler arasından belki de en farklı bakış açısıyla dillendirmiştir. Tolstoy’a göre her birey kendine özgü bir dünya görüşü ortaya çıkarmıştır. Başkalarının etkilerinden ziyade bireyin kendisinde şekillenir hayata bakışı, bu “hayvani kişiliğinden’ kaynaklanır. İliklerine kadar bireyci olarak tanımlanan Tolstoy, son derece net bir bireysellik anlayışına sahiptir; her ne kadar kategorik olarak bireyin inkârına çıkarmış olsa da tüm yollarını, sıkça ve ısrarla bu kişisel bilince uymaktadır. Tolstoy aynı zamanda bireyin yüceliğinden de taviz vermez, onu, asıl benliğini, şahsi ve nihai bulmaktadır. Diğer tüm etkilerden arınık olmak, ona göre bireyselliğin temelidir.

9. Ben gürültülü sosyete hayatını değil, yalnızlığı, sessizliği severim.

Dostoyevski, bireyselliği biraz daha kendi başına kalmak olarak da yorumlayan yazarlardır. Bunu bireyin başkalarından ayrı olma, bulunduğu ortamdaki teklik olarak yorumlamak mümkün olduğu gibi sarf edilen sözler, ortaya atılan düşünceler, alınan kararlarda da tek olmak gibi pek çok farklı şeye de uyarlayabiliriz. Bireyin bir cemiyetle değil de kendi başına varlığını vurgular Dostoyevski, kafasının içinde farklı seslerin oluşturduğu gürültüyü değil kendi sesinin sessizliğini tercih eder. Çünkü başkalarının varlığı ona sirayet ettiğinde onun kendi sesinin diğerleri arasında boğulup gitmesine sebep olmaktadır.

10. Her şeye bireysellik getir. Kendine özgü ol!

Dünyaca Ünlü Yazarlardan Bireyselliğin Önemini Vurgulayan Sözler

Osho ise temelde özgünlükle ifade eder bireyselliğin önemini. Her düşünceye, her söze, yapılan her işe, her eşyaya kişinin kendi sesini, kendi izini bırakması taraftadır Osho. Birey kendi izini bıraktığında onu özgünleştirir, Osho’nun da kendine özgülük ile anlatmak istediği budur. Çünkü ona göre hiçbir şey tesadüf değildir, bireyin başına gelen her şeyden yine bizzat bireyin kendisi sorumludur. Birey, bütün her şeyin sebebinin kendisi olduğunu kabul etmelidir ki gerçekliği deneyimleyebilsin. Zira gerçek onda bir sonuç değil deneyimdir, gerçek ise yine en saf hali ile bireyin kendisinden başka bir şey değildir.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
9
Beğen
Mutlu Mutlu
4
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
3
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
1
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
4
İlginç