Doğunun Aydınlığı İşrakilik Felsefesinin Öncü İsimleri

5 dk okuma süresi


4
12 Paylaşım, 4 puan

İşrakilik felsefenin temellerini Farabi atmış, İbn Sina’yla beraber değer kazanmış ve Sühreverdi ile bu felsefe doruklara ulaşmıştır. İşrak, kelime anlamı olarak “aydınlanma” manası taşır ve “şark” yani doğu kelimesinden türemiştir. İslam tarihinde felsefi ve sorgulayıcı arayışların peşinde olan birçok insan vardır, günümüzde hala üzerine düşünülen, birçok sorusuna cevap bulunamayan İslam dini, kendi içinde yarattığı olgular ve dogmalarla birlikte çoğu insanı, hep bir arayışın ve sorgulayışın peşine sürüklemiştir. dergiCE olarak bu yazımızda arayan, sorgulayan, felsefenin İslam yönüne ağırlık veren insanlardan bahsedeceğiz. İşte İşrakilik felsefesinin öncü isimleri listesi, keyifli okumalar!

1. İşrakiliğin Öncüsü Sühreverdi

İşrakilik felsefesinin öncü isimleri

1154 yılında İran’ın kuzeybatısında yer alan, şimdiki adıyla Zencân şehri yakınlarındaki Sühreverd kasabasında doğan düşünür, genç yaşından beri önemli alimlerden ders almış ve birçok şehir gezerek, İşrakilik felsefesinin temelini oluşturacak çalışmalar yapmıştır. Sühreverdi’nin oluşturduğu özgün felsefi yapı, birçok felsefi kaynakla beraber İslam dinini birleştirmiş ve ayetlerden bazılarını kendine delil olarak göstererek sisteminin doğruluğunu da kanıtlamıştır. Özellikle Nur Suresi’nin 35. ayetinin tefsirini yaparak Nur Heykelleri kitabını yazmıştır. Aslında bir simyager olan Sühreverdi, yaşadığı dönemin karanlık zihniyetinden ötürü büyücü ilan edilmiş ve öldürülmüştür.

2. Işığa Doğru Yol Alan Düşünür: Sadruddin Şirazi

İşrakilik felsefesinin öncü isimleri

1573 yılında Şiraz’da doğan düşünür, Molla Sadra olarak bilinen filozof İşrakiliğini devam ettirmiş ve hatta Vahdet-i Vücud öğretisine yakın bir yol çizerek hayatını sürdürmüştür. Molla Sadra, İşrakilikle beraber ışığın, ruhta açılışı kavramını izah etmeye çalışmıştır. Molla Sadra uzun bir uzlet hali ve ruhi temizlenme ile beraber ulaştığı sezgisel bilgi neticesinde kanıtlamalarla ruhun açılmasının ancak nurda olabileceği görüşüne varmıştır. Şirazi’nin en önemli eseri Efsar-ı Erbaa’dır. Bu eseriyle birlikte sistemine açıklık getirmiştir. Molla Sadra’nın, Sühreverdi’den en önemli farkı aklı bir kenara atmamış olmasıdır. O tüm çalışmalarını akıl ve sezgiyi beraber yürütmüş ve böyle İşrakilik felsefesinin öncü isimleri arasında yerini almıştır.

3. Hakikatin Peşinde İbn Bacce

İşrakilik felsefesinin öncü isimleri

İbn Bacce veya İbn es-Saiğ olarak bilinen filozof 1077’de Saragosa kentinde doğmuştur. Muvahhidiler döneminde, felsefenin kısıtlanmasıyla birlikte zor günler geçirmiş olan İbn Bacce birçok eziyete maruz kalmış, yıllarını tutsak olarak geçirmiş fakat yine de pes etmeyip hakikat arayışını sürdürmeyi ölene dek bırakmamıştır. İbn Bacce birçok alanda çalışmalar yapmış, özellikle müziğe olan ilgisiyle adından söz ettirmiştir. Ona göre akıl, en önemli parçadır ve insan ancak aklıyla mutluluğa ve iyi ahlaka ulaşabilmektedir. İbn Bacce bir İslam filozofu olarak pek tanınmasa da sistemi akıl ve Kur’an birliğinde kurulmuştur. Bu bağlamda eserlerinde aklı, akıl gücünü ve Allah’ın birliğini öncelemektedir.

4. Batıyı Etkisi Altında Bırakan İbn Rüşd

İbn Rüşd, Kurtuba’da 1126 yılında doğmuştur. İbn Tufeyl’in varisi olmuş, yerine Aristoteles’in eserlerini şerh etmiş ve aynı zamanda hekimlik görevine getirilmiştir. İbn Rüşd, İbn Sina’yı takip etmi İşrakilikten de esinlenmiş ve hatta Batı’ya etkisi birçok filozoftan daha fazla olmuştur. İbn Rüşd, felsefeye öncelikle din açısından caiz olup olmadığıyla başlamış ve caiz olduğu sonucuna ulaşmıştır. Çünkü felsefenin görevi varlıklar üstüne düşünüp, sorgulayıcı bir hayatın temelinde, ışığa doğru ulaşmaktır. İbn Rüşd de tıpkı Farabi gibi Aristoteles etkisiyle, Allah’ın ilk hareket ettirici olduğunu savunmuştur.

5. İslam Felsefesinin Aydınlık Yüzü İbn Sina

980 yılında Horasan’ın Afşana kasabasında dünyaya gelen İbn Sina, on yaşında Kur’an’ı ezberlemiş ve sonrasında ise edebiyat ve felsefeye dair birçok eseri inceleme fırsatı bulmuştur. Özellikle Aristoteles felsefesini ve Aristoteles’in sanılan Esagoge adlı eser vesilesiyle yeni Platonculuğu tanımıştır. On sekiz yaşına kadar tıp, felsefe, hukuk, mantık ve astronomi alanlarında ciddi bilgi birikimine sahip olmuş, bilgisiyle insanları şaşırtacak bir seviyeye yükselmiştir. Klasik dönemde yetişmiş en önemli filozof ve bilim adamı olan İbn Sina, mantık, doğa felsefesi, astronomi, matematik, kimya, simya, ilahiyat ve müzik gibi birçok alanda kendini göstermiştir.

6. İşrakilik Felsefinin Temelinde Bir İsim: İbn Arabi

Muhyiddin İbn Arabi, Endülüs’te 1162 yılında doğmuştur. İşrak filozofu olarak geçen İbn Tufeyl’in etkisiyle, bu felsefe üzerine yoğunlaşmış; felsefe, kelam, fıkıh, tasavvuf, şiir gibi birçok düşünce ve fikir alanını bir araya getirmiş ve hepsini bir arada kullanmaya çalışmıştır. İbn Arabi, tüm bu farklılıkları Vahdet-i Vücud öğretisinin altında toplamıştır. İbn Arabi, südur teorisi ve işrak felsefesi görüşlerini kabul etmiş; alem, Tanrı’dan nuruyla südur etmiştir. Fakat ayrı bir alem vasfı yapmak yerine bir bunu bütün olarak ele almıştır.

7. İslam’ın Büyük Düşünürü İmam Gazali

1058 yılında İran’ın Tus şehrinde dünyaya gelen İmam Gazali, Nizamiye medreselerinde eğitim almış ve Bağdat Nizamiye medresesinde öğretici olmuştur. Bu dönemde birçok dini ve felsefi eser kaleme almış olan Gazali, kendinden önce gelen büyük İslam filozofları ve alimlerini yani Farabi ve İbn Sina’yı okumuş, bu etkiyle kimi zaman felsefenin karşısında yer almış kimi zaman da felsefenin yanında durarak kendi sistemini oluşturmuştur. Birçok eseri olan İmam Gazali, Mişkatu’l Envar adlı eseriyle akıl ve vahyin birleştiği bir felsefi düşünce inşa etmiştir. Gazali, Mişkatu’l Envar eserini inziva hayatı sırasında yazmıştır. Bu süreçte felsefeyle ilgilenmiş, okumalar yapmış İhya-u Ulumiddin eserinde sonra da bu eseri yazmıştır.

8. İslam’ın Altın Çağında Bir Düşünür: Farabi

Batı kaynaklarında “Alpharabius” adıyla anılan Farabi, Türkistan’ın Farab kentinde doğduğu için Farabi diye anılmıştır. 800’lü yılların sonunda doğduğu tahmin edilen filozof, İslam’ın altın çağı diye tanımlanan zamanda felsefi eserler üretmiştir. İlk öğrenimini Farab’da, medrese öğrenimini de Rey ve Bağdat’ta gördükten sonra Harran’da tanıştığı Yuhanna bin Haylan’la birlikte Aristoteles’in yapıtlarını okuyarak ilk eserlerini üretecek temelleri oluşturmuştur. Aristotales’in ortaya atmış olduğu, madde ve suret kavramını hiçbir değişiklik yapmadan benimsemiş ve eşyanın oluşumunda, madde ve sureti iki temel ilke olarak görmüş olan Farabi, tüm ilimleri sınıflandırmıştır.

9. İslam Felsefinin Gizli İsmi Fahreddin er-Razi

Kur’an’ın genişletilmiş tefsirinin ve birçok teolojik araştırmanın, İbn-i Sina ile ilgili yorumların yazarı Fahreddin Er-Râzî döneminin tüm felsefi konularını tüm yönleri ve tüm argümanlarıyla ifade etmeye çalışmış, ismini pek öne atmasa da çalışmalarıyla birçok filozofa ışık olmuştur. Eserleri rasyonel İslami teolojisi ve İbni-i Sina felsefesi materyalleri ile bütünleştiği için bir tartışma hazinesi niteliğindedir. Üstün zekası, güçlü hafızası ve etkili hitabetiyle tanınan Fahreddin er-Râzî kelam, fıkıh usulü, tefsir, felsefe, mantık, astronomi, tıp, matematik gibi yaşadığı çağın bütün ilimlerini öğrenmiş ve bu alanlarda eserler vermiş çok yönlü bir alimdir. Bundan dolayı allâme unvanıyla da anılmıştır.

10. Endülüs’ün İlk Düşünürü: İbn Tufeyl

İşrakilik felsefesinin öncü isimleri

İşrakilik felsefesinin öncü isimleri listemizin son maddesinde, İbn Tufeyl var. Tam adıyla Ebû Bekir Muhammed İbn Tufeyl 12. yüzyılın başlarında Gırnata vilayetinde doğmuştur. Ünü Latin dünyasına kadar yayılmış İbn Tufeyl “Abubacer” ismiyle bilinmektedir. İbn Tufeyl, mesleğine önce hekim olarak başlamış sonra yayılan ünü ile birlikte vali kâtipliğine geçiş yapmış, zamanla yükselmiş sarayda kadılık ve hekimlik yapmıştır. Aynı zamanda İşrakilik felsefesinin de kurucularından sayılan İbn Tufeyl, rasyonalist bir bakış açısı kazanmış, İbn Sina etkisi ile de düşüncelerini Gazali temelinde yorumlamış ve hakikati bulmak için tek gerekli şeyin tabiat yani yaratılmış her şey olduğunu belirtmiştir. İbn Tufeyl’den, Aristoteles’in eserleri üzerine şerh çalışması yapılması istenmiş fakat yaşlılığından dolayı tamamlayamayıp hem çalışmasını hem de saray hekimliğini İbn Rüşd’e devretmek istemiş ve onu halefi olarak tavsiye etmiştir. Hayatının son dönemlerinde Fas’ta geçirmiş ve orada vefat etmiştir.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

dergiCE üyeleri ne diyor?

Sadece dergiCE yazarları sağ tıklayabilir, emeğe saygı lütfen :)