Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar’ın Müzik Hayatı

6 dk okuma süresi


1
11 Paylaşım, 1 puan

Müzeyyen Senar, Türk Sanat Müziğinin mihenk taşı, unutulmaz eserlerin sahibesi, kendisiyle birlikte bizleri de Türk Sanat Müziğine meftun eden bir üstattır. 16 Temmuz 1918 tarihinde doğmuş ve 2015 yılında aramızdan ayrılmıştır. Şarkı söylemeye başladığı gibi müzik arşivimize sayısız eserler katmış, yeri doldurulması güç bir sestir. Cumhuriyetin divası diyebileceğimiz Müzeyyen Senar’ın başarılarla dolu müzik hayatı bir hayli ilgi çekicidir. Cumhuriyet döneminde fark edilme şansını yakalayabilen bu eşsiz kadın, Atatürk’ün de etrafında görmek istediği biri haline gelmiştir. Böylesine bir talihin bir daha tekrarlanmayacak olması bizler için üzücü olsa da bunun tadını alan Müzeyyen Senar için büyük şans ve ayrıcalık olmuştur. Biz de sizler için divamızın devleşen müzik hayatını derledik. Keyifli okumalar dileriz!

1. Müziğe İlk Adım

Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar’ın Müzik Hayatı

Müzeyyen Senar’ın belki de çoğumuzun bilmediği bir çocukluğu olmuştur. Konuşmayı söktüğü yaşlarda kekemelik ile mücadele etmeye başlamış ve müziğe tutunarak hakkından gelmiştir. Çocuk yaşta bülbül sesinin farkına varılan Müzeyyen Senar, ailesi tarafından bu yönde yetiştirilmeye başlanmıştır. Henüz 10 yaşına bile gelmeden en ağır musikileri hatasız okuması, star ışığının fark edilmesini sağlamıştır. Bu saf ve işlenmeyi bekleyen yeteneğini, ailesinin keşfi ve desteğiyle ileriki yıllara muhteşem eserler bırakacağı yılların temellerinin atılmasını sağlamıştır. Müzeyyen Senar’ın bu kabiliyetini, usta üstatlarla taçlandırılması, kekemeliğini kusursuzca alt etmesini sağlamıştır. 13 yaşında Üsküdar Musiki Cemiyetine adım atan Senar, eşsiz becerisiyle notalara hakimiyetiyle, cemiyette adeta bir yıldız gibi parlayarak dikkatleri üzerine çekmiştir.

2. Cemiyetle Açılan Kapı

1 yıl boyunca cemiyetin usta sanatçılarından ders alan Müzeyyen Senar, 14 yaşına geldiğinde iyi ilişkiler kurduğu üstatları vesilesiyle İstanbul Radyo’suna adım atmıştır. Senar’ın bu adımı, resmi olarak müzik sektörüne giriş bileti olmuştur. Müzeyyen Senar, bu fırsatı olabilecek en doğru şekilde kullanmış ve daha ilk günlerden bir yıldızın doğuşunun sinyallerini vermiştir. Ustalarından aldığı eğitimi boşa çıkarmayan Müzeyyen Senar, ruhunun her zerresini Türk Sanat Müziğine adamaya ant içmiştir. Radyo programında, billur sesiyle hem dinleyicileri mest etmiş hem de gazinocuların dikkatini cezbetmiştir. Müzeyyen Senar’ın başarılı kariyeri, bu radyo programından sonra hızla yükselişe geçmiştir. Cemiyetten öğrendiği her bilgiyi, ilmek ilmek müzik hayatına sahnelere yeni bir soluk kazandırmaya başlamıştır.

3. Sahnelerin Yıldızı

Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar’ın Müzik Hayatı

Müzeyyen Senar’a, gazinocular tarafından o dönemin şartlarına nazaran oldukça cazip teklifler gelmeye başlamıştır. Bu durum Senar’ın kendini fark etmesi ve emin adımlarla yürümesini sağlamıştır. Dönemin ünlü gazinocu kralı İbrahim Dervişzade tarafından sahnesine çıkması için yoğun baskılar alan Senar, gazinonun Yıldızlar Programı’na katılmayı kabul etmiştir. Yalnız Senar’ın bir şartı vardır; sahneye kesinlikle fasıl ekibiyle çıkmayacak, tek başına solo söyleyecek şekilde çıkacaktır. Bu da Senar’ın “Ben annemin bir kızıyım, efendimin sağ gözüyüm” diyerek anımsayacağımız kendinin seslendirdiği şarkı sözleri, aslında hayatına daha o yıllarda uyguladığını görmekteyiz. Gazinocular kralı İbrahim Dervişzade, Senar’ın bu teklifini kabul ederek, meşaleyi ilk tutuşturanlardan olmuştur. Ayrıca, solo performansı sahnelere ilk taşıyan da yine Müzeyyen Senar’dır.

4. Büyük Teklif

Müzeyyen Senar, okuduğu eserlerin her birini sadece yorumlamakla kalmamış, adeta yaşamışçasına nağmelere dökmüştür. Radyo yıllarında yaptığı programlarda, Türk halkının gönlünü fethederek kalplere ve zihinlere kazınan Senar, hayran kitlesini etkisi altına almaya başlamıştır. Müzeyyen Senar’ın kendine has yorumlayarak söylediği şarkılar, dinleyen herkesi büyülemiştir. Böylesine bir ses, radyolarda benzerine az rastlanır güzelliktedir. En ağır musiki şarkıları söylerken dahi, dinleyenleri kâh hüzünlendirmiş kâh neşelerine neşe katmıştır. Türk Sanat Müziğine hayranlığı ile bilinen Mustafa Kemale Atatürk, bu eşsiz sesten oldukça etkilenmiş ve makamında canlı dinlemek istediği haberini salmıştır. Haber Müzeyyen Senar’a hemen ulaşmış ve Senar hazırlıklarını tamamlayıp derhal yola çıkmıştır.

5. Tarihi Karşılaşma

Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar’ın Müzik Hayatı

Takvim yaprakları 19 Aralık 1936’yı gösterdiğinde, Müzeyyen Senar için; “sanki uçuyor gibiydim” dediği gün gelmiştir. Senar, bu daveti aldığında tüm plan ve programlarını iptal ederek, vakit kaybetmeden yola çıkmıştır. Müzeyyen Senar, Atatürk’ün huzuruna çıkmadan evvel yaptığı uzun yolculuğu “hayatımın en uzun yoluydu” diyerek tasvir etmiştir. Öyle ya, huzurunda şarkı söyleyeceği kişi Cumhuriyetin kurucusu Mustafa kemal Atatürk’tür. Dolmabahçe Sarayında verilecek bu konser, Senar’ın sanat hayatı boyunca bir daha unutamayacağı dakikaları, anıları arasına eklemiştir. Artık tüm hazırlıklar eksiksiz yapılmış, Atatürk’ün en sevdiği şarkılara çalışılmış, huzura çıkmak için hazırlanılmıştır. Cumhuriyetin divası olan Müzeyyen Senar’ın müthiş müzik hayatı, bu karşılamadan sonra fevkalade bir dönüm noktasına girmiştir.

6. Yükselen Taş Plak

Müzeyyen Senar’ın Cumhuriyetin divası olmasını sağlayan bu özel konser, müzik hayatı boyunca 4 kez daha tekrarlanmıştır. Atatürk’ün huzurunda, devlet balolarında ve özel meclislerdeki aranan sanatçı haline gelmiştir. Bu davetler Müzeyyen Senar’ın ilk plağının çıkmasına da zemin hazırlamıştır. Zaten Türk halkı tarafından tanınan sanatçı, bir de Atatürk’ün özel repertuarını huzurunda seslendirmesiyle ününü artırmıştır. Radyolarda söylediği her şarkı dilden dile dolaşmış ve hafızalara yer etmiştir. 2. Dünya Savaşının şiddetinin artmasıyla medya kuruluşları, radyolarda daha fazla müzik yayını yaparak halkın moralini yüksek tutmaya çalışmıştır. Bu şekilde hem halka moral vermiş hem de tanınırlığını yukarıya çıkmıştır. Senar bir yandan radyo programında üzerine düşeni yapmış diğer yandan da plak çalışmalarını devam ettirmiştir.

7. İlk Yurt Dışı Konseri

Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar’ın Müzik Hayatı

Müzeyyen Senar, vatan toprakları içinde kendisini sevdirmiş, ününe ün katmış ama bu kadarıyla yeterli kalmaması kanaatine varılmıştır. Bu eşsiz muazzam sesi dünyanın da duymaya hakkı vardır. Türk halkının zorlu mücadele dönemi hafiflediği zamanlarda, Senar şöhretini Türkiye sınırları dışına taşımaya karar vermiştir. Tarih 1947 yılını gösterdiğinde, bu güçlü ses Paris’te ilk yurt dışı konserini vermeye gitmiştir. Konser, Türk basınında beklenenin üzerinde yankı bulmuş ve Senar Türkiye’ye dönüş yaptığında unutamayacağı bir coşku ile karşılaşmıştır. Bir kahraman gibi ağırlanan Senar, halkına tarifsiz bir gurur yaşatmıştır. Sanatına sahip çıkması ve zirvelere taşımasıyla gönüllerdeki yerini iyiden iyiye perçinlemiştir. Tabii bu gelişmeler Senar’ın sektördeki yerini de tamamen sağlamlaştırmıştır.

8. İdol Müzisyen

Müzeyyen Senar, sahne hayatı dışında ayrıca yeni yetişen ses sanatçılarına özel dersler vermiştir. Ders verdiği kişilerin sesinin güzelliği kadar sahne adabına da müthiş dikkat etmektedir. Kendisinden ders alan, Türk Sanat Müziğinde bir daha yeri dolmayan biri daha vardır o dönemlerde ve o kişi Zeki Müren’dir. Müren’in sesinin etkileyiciliği, en ağır nağmeleri bir bülbül gibi şakıyarak okuması, Müzeyyen Senar’ı derinden etkilemiştir. Başlarda Zeki Müren sahneye çıkmak istememiştir ama Senar bu durumu bertaraf ederek kendi gibi sanat güneşi Müren’i sahnelere ve halkımıza kazandırmıştır. Müzeyyen Senar’ın desteğiyle radyo programı da yapan genç sanatçı, halkın kendisini daha fazla duymak istediğini fark edince sahnelere çıkmaya karar vermiştir. Müzeyyen Senar ve Zeki Müren’in Bursalı oluşundan mıdır yoksa ikisinin de inanılmaz naifliğinden midir bilinmez, iki büyük sanatçı iki sıkı dost olmuşlardır.

9. Bir Ömre Bedel

Sahnelerin tozunu bir kere yutan Müzeyyen Senar, üzerinden yıllar geçse de müziğinden asla vazgeçmemiştir. Her zaman müziğin içerisinde olmuştur. 1998 yılında, ilk günden beridir söylediği şarkıları o dönemin güçlü sesleriyle yeni bir albümde düet halinde tekrar söylemiştir. Müzeyyen Senar ile Bir Ömre Bedel isimli albüm müzik sektörüne taze bir kan gibi gelmiş ve hâlâ popülerliğini korumaktadır. Benzemez Kimse Sana, Dalgalandım da Duruldum, Vardar Ovası ve daha birçok şarkıyı yeniden yorumlayarak çıkarılan albüm, her kesimden zevkle dinlenmiştir. Albüm beklenilen ilgiyi görmüş ve iyi bir satış grafiği yakalamıştır. Müzeyyen Senar’a bu albümünde yine kendisi gibi usta sanatçılar eşlik etmiştir. Tarkan, Nilüfer, Sezen Aksu, Levent Yüksel ve daha nice sanatçı, birbirinden kıymetli şarkıları bizlere tekrar hatırlatmıştır.

10. Sahnelere Veda

Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar’ın Müzik Hayatı

Müzeyyen Senar, yıllarını verdiği sahnelerden, yaşının ilerlemesi ve ortaya çıkan sağlık sorunları sebebiyle vedalaşmak zorunda kalmıştır. Yaşamı boyunca 500 plak ve birçok albüm çıkaran usta sanatçı, kazanılması güç bir başarıya imza atmıştır. Müzik hayatı boyunca, kendisine değer katan sanat müziği emektarlarını her fırsatta yâd etmiştir. Safiye Ayla, Lale Belkıs, Fikret Rıza gibi, dönemin müziğine yön vermiş isimlerden eğitimler alarak ve üzerine yeteneğini ekleyerek Türk Sanat Müziğini zirveye taşımıştır. Sene 1998’i gösterdiğinde ise, Senar’a Devlet Sanatçısı unvanı verilmiş ancak Senar bunu reddetmiştir. Kendisinden ders alma şerefine nail olan Bülent Ersoy, Senar’ın öğrencisi olarak 2009 yılında Cumhuriyetin Divası: Müzeyyen Senar sanat sergisini açtırmıştır. 2015 yılında 96 yaşında hayata gözlerini yuman Senar, ömrünü bizlere birbirinden kıymetli eserler bırakmak için harcamıştır. Bu dünyadan bir yıldız, bir Müzeyyen Senar geçmiştir. Rahmetle ve sevgiyle!


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
4
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!