Cumhuriyet Döneminden Günümüze Türk Tiyatrosunun Gelişimi

5 dk okuma süresi


5
13 Paylaşım, 5 puan

Ülkemizdeki sanatın gelişmesine rolleriyle, senaryolarıyla, sanat merkezleriyle ve eğitimleriyle destek vermiş sanatçılarımız, bu işi temelinden devralıp günümüze kadar emin ellerde gelmesini sağladılar. Bu yazıda yer alan paragraflarda; Cumhuriyet döneminden günümüze Türk tiyatrosunun gelişimi, geleneklerimizi ve günümüz sanatçılarının izinden gideceği tiyatroya gönül vermiş sanatçılarımızı bulabilirsiniz.

1. Tiyatro Nedir?

Cumhuriyet Döneminden Günümüze Türk Tiyatrosunun Gelişimi

Tiyatro, bir olay ya da durumu olay örgüsü ve diyaloglar üzerinden sahnelemek amacıyla yazılmış metinlerin oyuncular tarafından canlandırılmasıdır. Her medeniyetin kültüründe var olan tiyatro ülkemizde Cumhuriyet’in kurulmasıyla, bir sanat dalı olarak daha da büyük bir öneme sahip oldu. Cumhuriyet döneminden günümüze Türk tiyatrosunun gelişimi sinemanın da altyapısını oluşturan, Yeşilçam’ın temellerini sağlamlaştırdı. Tiyatroda oyunculuk sinemadaki şekliyle perdeye yansıtılmasından çok gerçeği insanlar karşısında canlandırmaktır. Oyuncuların gözlerindeki ışığı da nefreti de görebiliriz. Her şeyi gerçeklikte yaşıyor ve seyirciye de yaşatıyorlar.

2. Meddah, Orta Oyunu ve Tuluat

Tiyatronun tarihinde yer alan meddah, tek bir kişinin hikayeleri karikatürize ederek halka güldürü olarak anlatmasıdır. Yüksek bir yere çıkarak anlattığı halk arasında duyduğu ya da uydurduğu hikayelerdeki tüm karakterleri kendisi canlandırarak dinleyicisini güldürür. Bu özellikleriyle günümüzdeki stand-up gösterilerinin geleneksel Türk tiyatrosundaki karşılığıdır. Orta oyunu; Kavuklu ile Pişekâr karakterlerinin birbirini yanlış anlaması, aralarındaki konuşmalar ve hikayeler ile başlayan geleneksel Türk tiyatrosu oyunlarındandır. Meddahtan farklı olarak bir sahnesi ve sade bir dekoru bulunur. Farklı bölgeler ve farklı mesleklerden insan karakterleri de hikayelerde yer alır. Tuluat ise yazılı bir metni olmayan genel hatları belirlenmiş, sadece gidişatı belli olan doğaçlama bir oyun türüdür. Orta Oyunu ve tuluatın en önemli ve son temsilcilerinden biri ise İsmail Hakkı Dümbüllü’dür.

3. Kavuk Geleneği

Cumhuriyet Döneminden Günümüze Türk Tiyatrosunun Gelişimi

Geleneksel Türk tiyatrosunun temsilcilerinden Kel Hasan Efendi ve öğrencisi İsmail Dümbüllü ile başlayan, günümüze kadar gelen bir gelenektir. Kel Hasan Efendi’nin kavuğuyla sahneye çıkıp komik bir karakter olan İbiş’i canlandırması ve usta olduktan sonra yetiştirdiği diğer ustaya, İsmail Dümbüllü’ye devretmesiyle kavuk geleneğini başlatmış olur. Kavuk hem Türk kültürünü, geleneklerini hem de tiyatroda ustalığı temsil etmektedir. Bir tiyatro ustası diğer ustaya kavuğunu bırakarak gelenek devam eder.

4. Günümüz Tiyatrosu

Hikaye anlatıcılığından, halk arasında oynanan tiplemelerden günümüze ulaşan tiyatro kültürü artık daha duygu yoğunluğuna önem veren düzeyde olsa da klasiklerimiz asla unutulmadı. Tiyatroya hayatını adamış birçok yetenekli sanatçımız sayesinde sahnelerimiz sağlam temellerin üzerine kuruldu. Komedi, dram, epik oyunların yanında daha soyutlanmış tiyatro anlayışı da gelişti. Cumhuriyet döneminden günümüze Türk tiyatrosunun gelişimi ve batılılaşmasında önemli rollere sahip Muhsin Ertuğrul, tiyatronun yanı sıra sinemada da öncü girişimlerde bulundu. Haldun Taner gibi öykü, tiyatro, kabare yazarlığı ve eğitim vermekle kalmadılar, adlarına açılmış sahneleriyle Türk tiyatrosunu yaşatmaya devam ediyorlar. Ülkemizin tiyatro tarihinden, birçok değerli tiyatro sanatçısı, oyun yazarı, sahnelenmiş klasik oyunlar geçti. Oyunların replikleri ise hala zihnimizde fısıldaşmaya devam ediyor.

5. Cahide Sonku

Cumhuriyet Döneminden Günümüze Türk Tiyatrosunun Gelişimi

1916 Yemen doğumlu oyuncu, ilk kadın yönetmen, tiyatro ve sinema oyuncusu olarak tarihimizde yerini aldı. Asker bir ailenin içinde büyüyen Cahide Sonku, ailesiyle birlikte İstanbul’a geldikten bir süre sonra halkevlerinde tiyatroya başladı. Şehir Tiyatrolarının konservatuvar seçmelerindeki başarısı ve Muhsin Ertuğrul ile tanışmasıyla sahnelere çıkmaya başladı. Yine Muhsin Ertuğrul’un desteği ile sinemaya da adım attı. Şehir Tiyatrosu’nda öne çıkan oyunculardan biri oldu. Sanata adanmış bir hayat geçiren Cahide Sonku 18 Mart 1981 yılında İstanbul’da hayata gözlerini kapadı.

6. Münir Özkul

15 Ağustos 1925 İstanbul doğumlu meddah, tiyatro ve en çok da sinemadaki karakterleriyle aklımıza kazınmış bir sanatçıdır. İstanbul Erkek Lisesi’nde okurken, Bakırköy Halkevi’nde tiyatroya başladı ve 1948 yılında Ses Tiyatrosu’nda “Aşk Köprüsü” oyununda ilk profesyonel rolünü oynadı. Muhsin Ertuğrul’un yönetimindeki Küçük Sahne’de John Steinbeck’ten Fareler ve İnsanlar, John Millington Synge’den Babayiğit gibi oyunlarda karakterlere can verdi. Tiyatro toplulukları kurarak, İstanbul Şehir Tiyatroları, Ankara Devlet Tiyatrosu ve Bulvar Tiyatrosu’nun sahnelerine çıktı. Hayatında bazı dönemlerde Nevin Akkaya, Cahit Irgat, Şükran Güngör ve Sadri Alışık gibi oyuncularla çalıştı. Ferhan Şensoy’un Ortaoyuncular topluluğuna katılan Münir Özkul, aralarında “İstanbul’u Satıyorum” oyunu da bulunan dört oyunda yer aldı. Geleneksel kavuğu İsmail Dümbüllü’den devraldı ve 1950’lerden sonra sinemaya da adım attı. Edi ile Büdü, Mavi Boncuk, Bizim Aile, Neşeli Günler gibi birçoğu da Adile Naşit’le beraber oynadığı filmlerde kamera karşısına geçti. Hem bir tiyatro sanatçısı hem de Yeşilçam denilince ilk aklımıza gelen oyunculardan biri olan Münir Özkul’un en çok hafızamıza kazınmasına sebep olan ise Hababam Sınıfı’ndaki Kel Mahmut karakteridir. Sayısız tiyatro ve filmde rol alan, kendisine birçok ödül verilen Münir Özkul 5 Ocak 2018’de Cihangir’deki evinde hayatını kaybetti.

7. Ferhan Şensoy

Cumhuriyet Döneminden Günümüze Türk Tiyatrosunun Gelişimi

26 Şubat 1951’de Samsun’da doğdu. Strazburg’da tiyatro öğrenimi de gören Ferhan Şensoy Türkçe’nin yanında Fransızca oyunlar da yazdı. Montreal’de Ce Fou De Gogol adlı oyunuyla En İyi Yabancı Yazar ödülünü aldı. Nisa Serezli-Tolga Aşkıner Tiyatrosu’nda oyunculuğa devam etti ve TRT’ye ve Devekuşu Kabare Tiyatrosu’na skeçler yazdı. 1980 yılında Ortaoyuncular adıyla, kendi tiyatrosunu kurdu. 1989 yılında da Kavuğu Münir Özkul’dan devraldı. Mete İnselel ile Anyamanya Kumpanya Tiyatrosu’nu kurdu fakat daha sonra buradan ayrılarak Ayfer Feray Tiyatrosu’na geçti. Bu tiyatroda rol aldığı Hayrola Karyola oyununda yönetmen, yazar olarak da yer aldı. Aynı zamanda müziklerini de yaptı. Kukla ve Kuklacı Kabare gösterilerinde yazan Arda Uskan, müziklerini hazırlayan Fuat Güner’in yanında yer aldı. Şahları da Vururlar, Ferhangi Şeyler, Boş gezen ve Kalfası, Varsayalım İsmail ve Pardon gibi klasikleşmiş içinde film ve dizilerinde olduğu birçok işe imza attı.

8. Turgut Özakman

1 Eylül 1930’da Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olup bir süre avukatlık yaptı. Tiyatro, Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsü ile hayatına girmiş oldu. Devlet Tiyatrosuna Edebi Kurul raportörü oldu. Devlet Tiyatrolarında dört yıl Genel Müdürlük yaptı. Otuz yıl boyunca DTC Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde dramatik yazarlık dersleri verdi. Diriliş-Çanakkale 1915, Şu Çılgın Türkler gibi birçok kitabıyla tarihi anlattı. Kitaplarıyla ve senaryolarıyla sanata devamlı katkıda bulunması ile hem özel hem devlet kurumlarından çok fazla ödüle layık görüldü. Her zaman tiyatroda işin arka planını destekleyen Turgut Özakman; Keloğlan Aramızda, Kurtuluş, Cumhuriyet oyunlarının senaryolarını yazdı. Diğer başlıca oyunları ise Pembe Evin Kaderi, Duvarların Ötesi, Paramparça, Sarıpınar-1914, Bir Şehnaz Oyun, Fehim Paşa Konağı’dır. Çoğunlukla tarihi konuları işleyen Turgut Özakman 28 Eylül 2013’te Ankara’da hayata gözlerini yumdu.

9. Sadık Şendil

1913 yılında İstanbul’da doğdu. Hababam Sınıfı serisi ve Kemal Sunal filmlerinin senaryolarını yazdı ve belli bir dönem Müjdat Gezen ile birlikte “Güldürü Üretim Merkezi” (GÜM)’de çalıştı. Hem sinema hem de tiyatro eserleri için senaryolar hazırladı. Senaryoların birçoğu usta yönetmenler Ertem Eğilmez ve Sırrı Gültekin tarafından filme çekildi. Aynı zamanda “Senede Bir Gün” ve “Seven Ne Yapmaz” şarkılarının sözlerini de yazdı. Yedi Kocalı Hürmüz ve Kanlı Nigar en önemli eserlerindendir. Hayatını tiyatro ve sinema yazarlığından hiç koparmamış olan Sadık Şendil 26 Temmuz 1986’da İstanbul’da vefat etti.

10. Müjdat Gezen

Cumhuriyet Döneminden Günümüze Türk Tiyatrosunun Gelişimi

29 Ekim 1943 tarihinde İstanbul’un Fatih semtinde dünyaya geldi. İlkokul öğretmeninin ısrarıyla “Küçük Çiftçiler” adlı bir ilkokul piyesiyle ilk defa sahneye çıktı. Küçük yaşlarda sanata ilgili olan Müjdat Gezen, Doğan Kardeş adlı çocuk dergisinde şiirleri yayınlandı ve İstanbul Radyosu’nun kurmuş olduğu Çocuk Kulübü korosuna katıldı. İstanbul Belediyesi Konservatuarı’nın Tiyatro bölümünü kazandı. Sahnelere çıkmanın dışında oyun yazarlığı da yaptı. Oyuncu arkadaşlarıyla bir araya gelerek “Halk Oyuncuları” topluluğunu kurdu. 1968 senesinde ilk kez kendi adıyla özel tiyatrosunu kurdu. Aynı zamanda İstanbul Tiyatrosu’nda ve sinema filmlerinde rol aldı. İstanbul Belediye Konservatuarı ile İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda Türk Tiyatrosu derslerine girerek eğitmenlik yaptı. İstanbul Kadıköy’de satın aldığı eski bir köşkü restore ettirerek ücretsiz eğitim veren Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ni (MSM) kurarak halen tiyatroya katkıda bulunmaktadır.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
5
Beğen
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
4
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

dergiCE üyeleri ne diyor?