Çok Stresli Olduğunuz Dönemlerde Vücudunuzun Gösterdiği Tepkiler

6 dk okuma süresi


1
12 Paylaşım, 1 puan

Herkes ara sıra kendini stres altında hisseder. Ancak sağlığınızda bir süredir sizi devamlı rahatsız eden kronik belirtiler varsa, sağlığınızı ciddiye almalısınız. Belki de hepsi stresle ilgilidir. Birçok doktor stresin insan vücudunda farklı hastalıklara neden olabileceğini söylüyor. Duygusal sağlığınızla ilgili sorunlar yaşayıp yaşamadığınızı belirlemeniz önemlidir. Kesin teşhis için doktora görünmenizi tavsiye ediyoruz. Rahatsızlıklarınızın duygusal stresten kaynaklandığını bulabilmeniz için kendinizi iyi dinlemelisiniz. İşte biz de size fikir vermesi açısından, çok stresli ve gergin olduğunuz dönemlerde vücudunuzun gösterdiği tepkiler listemizi sizler için hazırladık. Keyifli okumalar!

1. Kilo Değişimi

Çok Stresli Olduğunuz Dönemlerde Vücudunuzun Gösterdiği Tepkiler

Fiziksel egzersizler ve diyetlerle kilonuzu kontrol edemediğiniz bir durumda olabilirsiniz. Gerçekten stresli bazı durumlar ekstra kilo almanıza ya da vermenize neden olabilir. Bazı araştırmalara göre, stresli durumlar kortizol hormonunun üretimini arttırır. Yağların ve karbonhidratların metabolizmasını sabitleştirir ve kandaki gerekli şeker seviyelerini destekler. Bir kişi bu hormona fazlaca sahip olduğunda daha fazla yemek yemeye başlar. Vücudun testesteron üretimi yavaşlar ve daha az kalori yakar. Bu da kilo alımını hızlandırmaktadır. Bazen de kaygı ve stres kişilerin kilo kaybetmesine neden olur. Kandaki artan adrenalin seviyeleri bunu gerçekleştirir. Adrenalin metabolizmayı hızlandırır. Ancak yağların atılımını yavaşlatır. Bilim adamları ayrıca kilo kaybına CRH hormonunun neden olduğunu düşünüyorlar.

2. Akne Problemi

Akne, stresin kendini göstermesinin en görünür yollarından biridir. Bazı insanlar endişe ve stres altında olduklarında sık sık yüzlerine dokunma ihtiyacı hissederler. Bu, bakterileri yayarak sivilce oluşumuna katkıda bulunabilir. Birkaç araştırma, aknenin yüksek stres seviyeleri ile ilişkili olabileceğini de doğruladı. Özellikle öğrenciler üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda sınav öncesinde stres seviyesinin yükselmesi nedeniyle aknelerin çıkma süresi ve şiddeti ilişkilendirilmektedir. Bu çalışmalar dikkate alındığında stres ve akne problemi arasında bir ilişki olduğunu belirlenebilir. Ancak ilgili olabilecek diğer faktörleri de hesaba katmak gereklidir. Akne ve stres arasındaki bağlantıya bakmak için daha fazla araştırma yapmanızı öneririz. Strese ek olarak, diğer olası sivilce nedenleri arasında hormonal sorunlar, bakteriler, aşırı yağ üretimi ve tıkanmış gözenekler düşünülmelidir.

3. Baş Ağrısı

Çok Stresli Olduğunuz Dönemlerde Vücudunuzun Gösterdiği Tepkiler

Birçok araştırma, stresin baş veya boyun bölgesinde ağrı ile karakterize bir durum olan baş ağrısına katkıda bulunabileceğini kanıtlamıştır. Kronik baş ağrısı olan insanların çoğunun artan stres yoğunluğu ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Hatta her ay yaşanan baş ağrısı günlerinin sayısının stres yoğunluğuyla orantılı olduğu da halen araştırılan bir konudur. Öncelikli olarak borsa ve bankacılarda yoğun olarak görünen stres kaynaklı kronik baş ağrısı askerlik görevini yapanlarda da yüksek seviyelerde çıkmaktadır. Diğer yaygın baş ağrısı tetikleyicileri arasında osteokondroz, uyku sırasında yanlış pozisyon, düşük veya yüksek tansiyon, sinüzit, hamilelik, uyku eksikliği ve alkol tüketimidir. Hap almak baş ağrısına yardımcı olabilir. Ancak stresi hayatınızdan çıkaramazsanız, baş ağrınız tekrar geri gelebilir.

4. Sindirim Sorunları

Çok stresli ve gergin olduğunuz dönemlerde vücudunuzun gösterdiği tepkiler listemizde sırada ishal ve kabızlık gibi sindirim problemleri yer alıyor. İshal ve kabızlık yüksek stres seviyesinden kaynaklanabilir. Bazı araştırmalarda, stresli olaylara maruz kalmanın kabızlık riski ile ilişkili olduğu bulundu. Stres, özellikle inflamatuar bağırsak hastalığı (IBD) veya irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi sindirim bozuklukları olan kişileri daha çok etkileyebilir. Bunlara ek olarak mide ağrısı, şişkinlik, ishal de eklenebilmektedir. Ayrıca diyet, dehidrasyon, fiziksel aktivite seviyeleri, enfeksiyon veya belirli ilaçlar gibi birçok başka faktörün sindirim sorunlarına neden olabileceğini unutmayın. Özellikle kronik ishal ya da kabızlık durumlarında ve ilaçlarınızın işe yaramadığı durumlarda aklınıza ilk olarak gelmesi gereken stres ve endişe olmalıdır.

5. Soğuk Algınlığı

Çok Stresli Olduğunuz Dönemlerde Vücudunuzun Gösterdiği Tepkiler

Endişe ve stres, iltihabı yönetebilen kortizol hormonunun üretimine neden olur. Bununla birlikte, bir kişi kronik olarak stres altındaysa, bağışıklık sistemi kortizol hormonuna daha duyarlı hale gelebilir. Bu da daha kritik bir iltihaplanma ile sonuçlanabilir. Bağışıklık sistemi zayıflamış bir vücut için sadece tetikleyici olduğu düşünülen soğuk havayı suçlamamalısınız. Çünkü kronik stres vücudun soğuk algınlığı riskini de arttırmaktadır. Çok sık hastalanıyorsanız, hayatınızda sizi strese sokan ve sürekli endişelendiğiniz konuları gözden geçirmenizde fayda var. Yani sürekli olarak bir nezle veya grip vakasıyla mücadele ediyorsanız, bunun suçlusu stres olabilir Bununla birlikte, bağışıklık sağlığı söz konusu olduğunda stres, yapbozun sadece bir parçasıdır. Zayıflamış bir bağışıklık sistemi, kötü beslenme, fiziksel hareketsizlik ve lösemi gibi belirli bağışıklık yetersizliği bozukluklarının sonucu da olabilir.

6. Uyku Problemleri

Kronik yorgunluk ve azalan enerji seviyeler, uzun süreli stresten de kaynaklanabilir. Stres ayrıca uyku düzeniniz bozarak uykusuzluk yaşamanıza neden olabilir. Bu da düşük enerji yaymanızı sağlamaktadır. Bazı uzmanlar, daha yüksek seviyelerde işle ilgili stresin yatmadan önce artan uykusuzluk ve huzursuzluk ile ilişkili olduğunu buldu. Hatta yüksek seviyelerde stresli olay yaşayanlarda uykusuzluk riskinin arttığı gözlemlenmiştir. Uzun süre ağır stres altındaysanız uykusuzluk yaşayabilirsiniz. Araştırmalar bir ilişki olduğunu gösteriyor, ancak yine de olabilecek diğer faktörlerin hesaba katılması gereklidir. Stresin doğrudan enerji seviyelerinin düşmesine neden olup olmayacağını belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu bilinmektedir. Uyku haplarınız artık işe yaramadığında, tetikte olmalı ve mutlaka bir doktora görünmelisiniz.

7. Libido Düşüklüğü

Çok Stresli Olduğunuz Dönemlerde Vücudunuzun Gösterdiği Tepkiler

Birçok insan stresli dönemlerde cinsel dürtülerinde değişiklikler yaşar. Bazı araştırmalarda, kadınların stres seviyeleri değerlendirildi. Erotik bir film izlerken uyarılmaları ölçüldü. Kronik olarak stresi yüksek olan kişiler, düşük olanlara oranla daha düşük seviyede uyarılma yaşadılar. Daha sonra yüksek stres seviyeleri olan kadınların, daha düşük cinsel aktivite ve memnuniyet seviyelerine sahip olduğu gözlendi. Araştırma sonucunda yüksek düzeyde stresin cinsel istek, uyarılma ve tatmini olumsuz etkilediğini belirlenmiştir. Hormonal değişiklikler, psikolojik nedenler ve yorgunluk dâhil olmak üzere libidonuzdaki değişikliklerin başka birçok sebebi vardır. Partnerinizle uzun süredir seks yapmadıysanız, daha fazla stres olmayın. Sebep gerçekten stres ise, sadece işleri daha da kötüleştirir. Birlikte tatile gitmek gibi ufak değişiklikler düşünebilirsiniz.

8. Depresyon

Çok stresli ve gergin olduğunuz dönemlerde vücudunuzun gösterdiği tepkiler listemizde sırada depresyon yer almaktadır. Bazı araştırmalar, kronik stresin depresyon oluşumuna katkıda bulunabileceğini öne sürüyor. Majör depresyonu olanlar üzerinde yapılan bir çalışmada, depresyon başlangıcının hem akut hem de kronik stres ile önemli ölçüde ilişkili olduğu bulundu. Başka bir çalışma, ergende yüksek stres düzeylerinin daha yüksek depresif belirtilerle ilişkili olduğunu bulmuştur. Bu çalışmaların bir ilişki gösterdiğini, ancak stresin depresyona neden olduğu anlamına gelmediğini unutmamalısınız. Stresin yanı sıra, depresyona katkıda bulunan diğer potansiyel faktörler arasında aile geçmişi, hormon seviyeleri, çevresel faktörler ve hatta bazı ilaçların yan etkileri yer almaktadır.

9. Kardiyovasküler Hastalıklar

Hızlı bir kalp atışı ve artan kalp atış hızı yüksek stres seviyelerinin belirtileri olabilir. Bir çalışma stresli ve stresli olmayan olaylara göre kalp atış hızı aktivitesini ölçtü ve stresli koşullar sırasında kalp atış hızının önemli ölçüde yükseldiği gözlemlendi. Stresin kalp üzerinde kötü bir etkisi vardır. Bazı araştırmalarda kardiyovasküler hastalıkların en popüler nedenlerinden biri kronik olarak stres altında bulunmak yer almaktadır. Çok çalışmak ya da tam tersi, hiç çalışmamak, yoksulluk içinde yaşamak ve ailedeki sorunlar gibi koşullar durumu daha da kötüleştirir. Yapılan bir başka araştırma, stresli bir görevde çalışmanın kalp atış hızında ve kan basıncında artışa neden olduğunu bulmuştur. Yine aynı araştırma, ilginç bir şekilde, görev sırasında rahatlatıcı müzik çalmanın bu etkileri azaltmaya da yardımcı olduğunu gözlemlenmiştir. Ayrıca hızlı kalp atışına yüksek tansiyon, tiroid hastalığı, belirli kalp rahatsızlıkları ve çok miktarda kafeinli veya alkollü içecek içmek de neden olabilir.

10. Terleme

Çok Stresli Olduğunuz Dönemlerde Vücudunuzun Gösterdiği Tepkiler

Strese maruz kalmak da aşırı terlemeye neden olabilir. Eğer nemli bir el terlemesi veya nemli koltuk altı ile toplantıda bir sunum yapmak zorunda kaldıysanız, tam olarak neden bahsettiğimizi biliyorsunuzdur. Hiperhidroz olarak bilinen strese bağlı aşırı terleme, normalden biraz daha fazla endişe yaşayan herkesi etkileyebilir. Bir araştırma da, ellerde aşırı terleme ile karakterize bir durum olan avuç içi hiperhidrozu olan kişilerin gün boyu terleme oranları değerlendirildi. Stres ve endişe gruptaki terleme oranını büyük seviyede arttırmıştır. Aşırı terleme ayrıca anksiyete, ısı azalması, tiroid rahatsızlıkları ve bazı ilaçların kullanımından da kaynaklanabilir. Bu seviyeleri düşürmeye yardımcı olmak için, derin nefes almak veya yatıştırıcı müzik dinlemek gibi stres kontrol edici bazı uygulamalar deneyebilirsiniz.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
4
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

Yorum bırak