Bıraktığı Eserlerle Yüreklere Dokunan Mimar Sinan

5 dk okuma süresi


14
14 Paylaşım, 14 puan

Osmanlı Tarihi’nin gelmiş geçmiş en büyük isimlerden birisi şüphesiz Mimar Sinan’dır. 16 farklı türde yaklaşık 477 esere imza atan, bıraktığı eserlerle yüreklere dokunan Mimar Sinan, yapı teknolojisinin ve mühendislik çözümlerinin hızlı bir gelişim gösterdiği günümüzde bile başka hiçbir mimarın bırakamayacağı çeşitlilikte ve sayıda esere imza atmayı başarmıştır. Yaklaşık dört yüzyıl önce yaptığı eserleri ile modern dünyadaki ziyaretçilerini hayretler içerisinde bırakan, dünyanın en büyük mimarlarından birisi olan Mimar Sinan’ın en değerli eserlerini sizler için bir araya getirdik. Keyifli okumalar!

1. Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü

Bıraktığı Eserlerle Yüreklere Dokunan Mimar Sinan

Bosna Hersek’in Visegrad şehrinde bulunan Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü, Türk mimarisindeki estetik ve güzelliğinin en önemli örneklerinden bir tanesidir. Aynı zamanda Drina Köprüsü olarak da bilinen bu tarihi eser, Osmanlı Tarihinin ileri gelen sadrazamlarından Sokullu Mehmet Paşa adına yaptırılmıştır. Mimar Sinan tarafından 1571-1577 tarihleri arasında Sokol köyünün yakınındaki Drina Irmağı üzerine inşa edilen bu yapı temelde 11 gözlü bir köprüdür. Üzerinden beş asır geçmesine rağmen halen işlevini sürdürmekte olan bu köprü, yalnızca Türk kültürü değil dünya mirasının bir parçası durumundadır.

2. Rüstem Paşa Kervansarayı

Rüstem Paşa Kervansarayı, Kanunî Sultan Süleyman’ın damadı olan Sadrazam Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Edirne’nin merkezinde bulunmaktadır. On altıncı yüzyılda inşa edilen kervansaray, dikdörtgen bir avlunun çevresine yerleştirilen iki farklı kattan ve iki handan oluşmaktadır. Osmanlı mimarisi içerisinde oldukça önemli bir yere sahip olan kervansaray, asırlarca yolcuların gece ve gündüz çeşitli ihtiyaçlarını karşıladıkları yer olarak hizmet vermiştir. Materyal olarak kesme tas ve tuğla kullanılan yapı, 1972 yılında restore edilerek otel haline getirilmiştir.

3. Çemberlitaş Hamamı

Bıraktığı Eserlerle Yüreklere Dokunan Mimar Sinan

3. Murad’ın validesi olan Nurbanu Sultan, ikinci kocası olan 2. Selim’in vefatından sonra “Sultanın Annesi” olarak tanınır ve imparatorluk içinde büyük bir güce sahiptir. Sahip olduğu bu gücü açtığı yardım kuruluşları ve yaptırdığı tarihi mekânlar için kullanan Nurbanu Sultan, Çemberlitaş Hamamı’nı da 1584 yılında Mimar Sinan’a yaptırır. İstanbul’da yer alan Çemberlitaş Hamamı, tarihî ve mistik yapısıyla zaman içerisinde film yapımcılarının da gözdesi haline gelir. Yine bir Mimar Sinan şaheseri olarak tanımlanan hamam, yerli ve yabancı turistler tarafından da büyük ilgi görmektedir.

4. Mihrimah Sultan Cami

Mimar Sinan’ın erken dönem eserleri arasında sayılan Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Cami 1562-1565 yılları arasında inşa edilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı, Mihrimah Sultan aracılığıyla bıraktığı eserlerle yüreklere dokunan Mimar Sinan tarafından tasarlanmıştır. Bunlara ek olarak külliye, cami, medrese, türbe ve hamam gibi çeşitli yapılardan oluşmaktadır. Yaklaşık 1100 metrekare alana inşa edilmiştir. Mihrimah Sultan Cami’nin ortasında 20 metre çapında ve 35 metre yüksekliğinde bir kubbesi bulunmaktadır. Bunların yanı sıra Mihrimah Sultan Cami, sonradan birçok depremlerde hasar görmüş ve restore edilmiştir.

5. Topkapı Sarayı

Bıraktığı Eserlerle Yüreklere Dokunan Mimar Sinan

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten sonra 1460 yılında yapımına başlanmıştır. Ancak 1478 yılında tamamlanabilen Topkapı Sarayı, 700.000 metrekarelik bir alanda bulunmaktadır. Bugüne kadar dünyanın en büyük ve en eski sarayı olarak kabul görmektedir. Yaklaşık 400 yıl süreyle Osmanlı imparatorluğunun idare, eğitim ve sanat merkezi olarak kullanılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren, 3 Nisan 1924 yılında müze haline getirilmiştir. Topkapı Sarayı aynı zaman 1985 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne de girmiştir.

6. Süleymaniye Cami

Süleymaniye Cami, Kanunî Sultan Süleyman tarafından 1550-1557 yılları arasında Mimar Sinan’a inşa ettirilmiştir. Mimar Sinan’ın kalfalık dönemi eseri cami, külliye, medreseler, türbeler, imarhane, darulziyafe, hamam ve benzerinden oluşmaktadır. Cami’nin yapımı için farklı yerlerden taş örnekleri ve sütunlar İstanbul’a taşınmıştır. Ayrıca Süleymaniye Cami, Osmanlı Dönemi mimarisinde en önemli eserlerden birisi dir. Dolayısıyla da günümüzde birçok yerli ve yabancı turistin ilgisini çekmektedir. Ayrıca Süleymaniye Cami’nin dört adet minaresi vardır. Bunun sebebi ise Kanuni Sultan Süleyman’ın İstanbul’un fethinden sonraki dördüncü padişah oluşudur.

7. Kurşunlu Han

Bıraktığı Eserlerle Yüreklere Dokunan Mimar Sinan

On altıncı yüzyılda inşa edilen Kurşunlu Han, ismini kurşunla kaplanmış çatısından almaktadır. Zemin katında atların ve sürülerin bırakıldığı, birinci katında misafirlerin kaldığı iki kattan oluşmaktadır. Otuz iki odası ve bir şadırvanı bulunmaktadır. Buna ek olarak, yapı ortalama 48 metre uzunluğundadır. Kanunî Sultan Süleyman’ın Zigetvar seferine çıkarken talimat vermesi üzerine, tam olarak 1566 yılında bıraktığı eserlerle yüreklere dokunan Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Yaklaşık beş asırlık bir yapı olan Kurşunlu Han’ı günümüzde de restore edilerek ziyaretçilerine ve konuklarına hizmet vermektedir.

8. Haseki Külliyesi

Haseki Sultan Külliyesi, Kanunî Sultan Süleyman’ın eşi, Hürrem Sultan tarafından Mimar Sinan’a inşa ettirilmiştir. Cami olan kısmı 1538-39 yılları arasında bitirilmiştir. Medrese kısmı tam bir yıl sonra 1540’ta tamamlanmıştır. 1540-41 yıllarında Aşevi kısmının inşasının da bitmesine rağmen hastane olarak kullanılan kısmı ancak 1551 yılında bitirilebilmiştir. Bu bağlamda, İstanbul’da bulunan Haseki Sultan Külliyesi’nin cami, medrese ve imaret gibi amaçlarda kullanıldığı çıkarılabilmektedir. Hürrem Sultan’ın Türkiye’ye müzik, resim ve bale sanatlarını da getirmekte kullandığı külliye, 2010-12 yılları arasında restore edilmiştir.

9. Beyaz Kule

Beyaz Kule, Selanik’te bulunan ve şehrin sembollerinden sayılmaktadır. 30 metre yüksekliğinde ve 70 metre çapında 6 katlı bir kuledir. 15. yüzyılda Osmanlı’nın Selanik’i fethinin ardından Mimar Sinan tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Beyaz Kule şehrin deniz kıyısında yer almaktadır. İlk zamanlarda denizden gelen saldırılara karşı savunma amacıyla kullanılmıştır. Fakat zaman içerisinde zindan ve garnizon olarak çeşitli amaçlara da hizmet etmiştir. “Beyaz” sıfatını ise Balkan Savaşları neticesinde şehir Yunanların eline geçerek kuleyi beyaza boyamalarından gelmektedir. Daha sonraları kale eski rengine kavuşmuştur. O zamandan itibaren ismini koruyarak Selanik’te ziyaret edilen popüler yerlerden biri olarka sayılmaktadır.

10. Mostar Köprüsü

Bıraktığı Eserlerle Yüreklere Dokunan Mimar Sinan

Mimar Sinan’ın öğrencilerinden Mimar Hayreddin tarafından 1557 yılında inşa edilmiştir. Neretva Nehrinin üzerinde birinci gerdanlık gibi yüzyıllardan beri varlığını korumaktadır. Ancak Bosna Hersek’te yaşanan savaş sırasında Hırvat topçuları tarafından ateşe maruz kalmış ve köprü tam ortadan ikiye ayrılmıştır. Dolayısıyla harap bir hale gelmiştir. Daha sonraları Avrupa Birliği’nden sağlanan fon ile tarihi eser kabul edilerek restore edilmiştir. 2005 yılına gelindiğinde ise Mostar Köprüsü UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilmiştir. Bugün bile çok uluslu bir yönetim altında olan Mostar’da başlayan ayrılmalar hâlâ devam etmektedir. Nehrin batı kısmında Hırvat’lar, doğu kısmında ise Müslümanlar yaşamaktadır.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
20
Beğen
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
2
İlginç

Yorum bırak