Bilinçaltının Açığa Çıktığı Dil Sürçmesinin Arka Planı

5 dk okuma süresi


2
12 Paylaşım, 2 puan

Söylenmek istenen kelime ya da cümlelerin istemsiz olarak yanlış söylenmesi dil sürçmesi olarak adlandırılır. Hemen hepimiz dil sürçmeleri yaşamışızdır. Çoğumuz gülünç sonuçlar doğuran bu basit aksiliklerin üzerinde çok fazla durmaz, güler geçeriz. Oldukça masum görünen bu hatalar Sigmund Freud tarafından bilinçaltının bir yansıması olarak görülür. Freud’un “parapraksi” olarak adlandırdığı bu durum istemsiz bir davranıştan ziyade baskılanan duyguların ortaya çıkmasıdır. Bilinçaltının açığa çıktığı ve zihinsel dünyamızla ilgili ilginç detayları ortaya çıkaran dil sürçmesinin arka planı ile ilgili detayları araştırdık. Keyifli okumalar!

1. Parapraksi Nedir?

Bilinçaltının Açığa Çıktığı Dil Sürçmesinin Arka Planı

Freud’un “parapraxes” yani küçük hatalar olarak adlandırdığı bu terim genel olarak bilinçaltına itilen toplumda yasaklı ya da ayıp olarak nitelendirilebilecek sözlerin istemsiz olarak ağızdan kaçması durumuna verilen isimdir. Ona göre bu sözlerin ağızdan kaçması basit bir hatadan çok iç dünyamızda baskılanan eylem ya da davranışların kontrolümüz dışında ortaya çıkmasına işaret eder. Dil sürçmelerinin bilinçaltındaki istek ya da arzuların sonucu olarak ortaya çıktığını savunur. Toplumsal gerekçelerle kaçındığımız durumlar, kişinin düşünce dünyasına dair önemli ipuçları olarak görülür ve bu eylem basit bir hatadan öte üzeri örtülmeye çalışılan yasaklı düşüncelerin ortaya çıkmasıdır.

2. Freud’un Bilinçaltı Teorisi

Freud’un bilinçaltı teorisi, her ne kadar şiddetli tartışmalara konu olsa da izlediği yöntemler birçok alan tarafından referans alınmıştır. Özellikle bilinçaltının psikanaliz yardımıyla incelenmesi konusunda dilin önemine dikkat çeker. Bilinçaltı incelenen kişinin söylediği sözler üzerinden yapılan çıkarımlar sayesinde problemin kaynağına ulaşmayı amaçlar. Oldukça geniş bir serbestlik alanı yaratılarak içsel çatışmaların ayırt edilmesine olanak sağlar. Bu sayede kişi herhangi bir kısıtlama içinde kalmadığından içsel dünyasını sözel olarak ifade eder. İfade edilen düşünceler kişi tarafından baskılanmadığından sorunun kaynağını bulunması amaçlanır.

3. Serbest Çağrışım

Bilinçaltının Açığa Çıktığı Dil Sürçmesinin Arka Planı

Serbest çağrışım, Freud tarafından Josef Breuer’in hafıza tekniğinden esinlenilerek oluşturulan psikanalitik yönteme verilen addır. Serbest çağrışım yöntemiyle kişiler aklına gelen düşünceleri hiçbir baskı ve kısıtlama altında kalmadan dilediğince ifade etmesine imkân sağlanması ile uygulanan bir yöntemdir. Burada amaç dayatılan fikir ya da toplumsal kalıpların taklit edilmesi, herhangi bir hassasiyete göre şekillenmesinin önüne geçerek kişinin taklitten sakınıp öz fikirlerinin dile getirilmesi amaçlanır. Freud’un bu yöntemi kullanmasındaki amaç hipnoz tekniğinin getirdiği yanılma payının ortadan kaldırmaktır.

4. Dil Sürçmesi ile İlgili Bilimsel Çalışmalar

Rudolp Meringer ve Carl Mayer’in dil sürçmesi ile ilgili 1895 yılında yayınladıkları kitapta dil sürçmesinin rastlantısal olarak gerçekleşmediği aksine ruhsal bir arka planının olduğunu dile getirirler. Bizim engellemeye çalıştığımız şeyler aslında tam da söylemek istediklerimizi oluşturduğunu iddia ederler. Lapsus (dil sürçmesi) terimi de bu çalışmadan sonra ortaya çıkmıştır. Deneysel bir çalışma sonucu vardıkları sonuçlar Freud’un parapraksi olarak değerlendirdiği çalışmalarında temelini oluşturur. Her iki çalışmada benzer şekilde dil sürçmesinin derin bir arka planı olduğunu ve sözel olarak istemli ya da istemsiz bilinçaltının açığa çıktığı ileri sürülmüştür.

5. Lacan’ın Eleştirisi

Bilinçaltının Açığa Çıktığı Dil Sürçmesinin Arka Planı

Freud bilinçaltında saklı kalan düşüncelerin bilinç düzeyine getirilebileceğini savunur. Ancak Jacques Lacan bu konuyla ilgili Freud kadar iyimser değil. Lacan’a göre bilinçdışının erişilmez ve kontrol edilmez olduğunu söyler. Bireyin bölünmüş olduğunu kendisiyle ilgili ulaşabileceği ve ulaşamayacağı bilgilerle doludur. Bu sebeple bireyin sözel olarak ifade ettikleri doğru sonuca gitmek konusunda güvenilir değildir. Lacan ile Freud temelde temelde dil üzerinde birbirinden ayrılır. Freud’a göre dil ile bilinçaltına erişilmek mümkünken, Lacan dilin esnek yapısından kaynaklı sağlıklı sonuç alınamayacağı görüşünü belirtir.

6. Freud’a Yönelik Tepkiler

Avusturyalı nörolog Sigmund Freud psikolojik ve nörolojik birçok durumun tespiti ve tedavisine yönelik önemli çalışmalar yürütmüş olmasına rağmen günümüzde çalışmaların eskimiş olmasından dolayı güvenilirliği üzerine tereddütler yaşanmaktadır. Bundan dolayı salt dil sürçmesinin bilinçaltının arka planı olarak açığa çıktığı ya da tamamen rastlantısal ve dil bilimsel bir olgu olarak oluştuğu yönündeki tartışmalar sürmektedir. Her iki durumun arasındaki net bir görüşe hâkim olunamamış olsa da ikisi üzerinde de çalışmalar devam etmektedir. Eldeki bulgular konuya nokta koymak için henüz erken olduğu izlenimini vermektedir.

7. Dil Bilimcilere Göre Dil Sürçmeleri

Bilinçaltının Açığa Çıktığı Dil Sürçmesinin Arka Planı

Dil bilimcilere göre ise durum sanıldığı kadar karışık değil. Dil öğreniminde fonetik olarak birbirine benzer kelimeler öğrenilir. Konuşma esnasında cümle kurarken söylenecek kelimeler düşünmeden otomatik olarak ağzımdan çıkar. Haliyle birbirine benzer fonetik yapılara sahip kelimelerin ağızdan çıkarken istemsiz olarak karıştırılması gayet doğal bir görülür.  Bu duruma konuşma hızı, yorgunluk, yaş, dil yapısı vd. gibi birçok farklı durum sebep olarak gösterilir. Psikoloji ve nörolojik bir olgu olarak değerlendirilmesine karşın fonetik olarak yapılan hataların bilinçaltı ile ilişkilendirilmesi oldukça güç görülen çalışmalar olmuştur.

8. Dil Sürçmesi Sırasında Beynin Durumu

Spoonerisms of Laboratory-Induced Predisposition (SLIP) adı verilen bir teknikle yapılan incelemelerde dil sürçmesi esnasında deneklerin beynin sol tamamlayıcı motor alanda birtakım değişiklikler önerilmiştir. Akabinde beyinde aynı esnada hareket eden birbirleriyle yarış halinde konuşmaya dayalı durumdan yanlış olanın galip geldiği varsayımı üzerine deney yapılmıştır. Tüm bu süreçlerin psikolojik, nörolojik ya da fonetik gerekçelerin hangisinden kaynaklandığını tespit edebilmek ya da hangisinin ne oranda etki ettiğinin anlaşılabilmesi açısından kapsamlı bir araştırmanın gerekliliği öngörülmektedir.

9. Bilim ve Popüler Kültür

Bilim artık Freud’un çalışmalarını yetersiz ve çağdışı bulmasına rağmen popüler kültür bu konuyu gündemde tutmaktadır. Birçok kez özellikle siyasilerin ağzında çıkan dil sürçmeleri gazetelere ve ana haber bültenlerine konu olmaktadır. Haliyle de Freud’un savları bu durum karşısında ilk gelenlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Gaf olarak nitelendirilen bu gibi durumların bilimsel temelinin dışında medya ve kamuoyu olarak dikkat çekilmesinden ötürü popüler kültürdeki yeri ve etkisi oldukça büyük olmaktadır. Bu gibi durumlar basit düzeltmelerle geçiştirilse de insanlar buz dağının görünmeyen yüzüne dikkat çekmektedir.

10. Sonuç Olarak

Bilinçaltının Açığa Çıktığı Dil Sürçmesinin Arka Planı

Temelde psikolojik ya da fonetik gerekçelerin hangisinin ağır bastığı tam olarak kesinleştirilmiş olmasa da günlük hayatta sıkça karşılaştığımız dil sürçmeleri kimi zaman komik kimi zamanda şiddetli tepkilere sebep olmaktadır. Hatta öyle ki yakın zamanda bir robot dahi böyle bir dil sürçmesinden nasibini almıştır. Bilinçdışı etkileşimler olarak görenlerin sayısı bir hayli fazla olmakla beraber olaya salt olarak fonetik bir kaza olarak görenlerin sayısı da azımsanmayacak seviyelerde görülmektedir. Birçok uyaranın etki ettiği anlık fiziksel ve psikolojik durumların eşlik ettiği dil sürçmesi kavramının kesin nedenine ilişkin çalışmalar beklenmektedir.


Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
4
Beğen
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
2
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
2
İlginç
Lütfen üye girişi yapın!