Bilimin Akışını Değiştiren 10 Devrimsel Teori

5 dk okuma süresi


8
13 Paylaşım, 8 puan

Çoğu bilim alanı son birkaç yüzyılda en az bir kez devrim niteliğinde bir teori ile yenilenmiştir. Bu tür düzenlemeler ya da paradigma kaymaları, eski bilgiyi yeni bir çerçeve içinde yeniden derlenmesini sağlar. Teoriler, derlenen bu bilgilerin önceki entelektüel rejimi engelleyen sorunlarını çözmeyi mümkün kıldığı zaman devrimsel niteliği taşırlar. Bu içerikte bilimin akışını değiştiren ve yeni bir pencereden bakılmasını sağlayan 10 devrimsel teori derlenmiştir. Keyifli okumalar!

1. Bilgi Teorisi

Bilimin Akışını Değiştiren 10 Devrimsel Teori

Bilgi teorisinin tam olarak en devrimci teori olduğunu söylenemez zira kendinden öncesinde devrim yaratacağı bir teori bulunmuyordu. Ancak Claude Shannon tarafından güvenli bir şekilde veri sıkıştırma, depolama ve iletme gibi sinyal işleme işlemlerinin kısıtlarını bulmak için 1948 yılında geliştirilen Bilgi Teorisi elektronik iletişim ve bilgisayar bilimini içeren birçok başka devrimci gelişmenin matematiksel temelini sağladı. Günümüzde oldukça sıkça kullanılan .zip ve .mp3 gibi sıkıştırılmış dosya formatlarında direkt olarak Bilgi teorisinin etkisi bulunmaktadır. Eğer Bilgi teorisi olmasaydı en küçük data birimi olan bit günümüzde hala bir saç paraziti olarak bilinecekti.

2. Oyun Teorisi

John von Neumann ve Oskar Morgenstern tarafından 1944 yılında aslında ekonomi için geliştirilen oyun teorisi, pek çok farklı bilim alanında devrimlere yol açtı. Çeşitli durumlarda insanların nasıl davranacağını incelemek için kullanılan Oyun teorisi insanların yaşantılarında nasıl karar verdiğini açıklamaya çalışır. İnsanların rekabetçi bir ortamda karar verirken kullandıkları stratejileri tanımlamayı ve anlamayı mümkün kılarak ekonomide çığır açılmasını sağlamıştır. Teoriye göre oyunun sonucu diğer tarafın kararına bağlıdır. Bu yaklaşım önceki ekonomik teorilerinden iki tarafın etkileşimi ile ilgili olduğu için farklıydı.

3. Yanmanın Oksijen Teorisi

Bilimin Akışını Değiştiren 10 Devrimsel Teori

1770’li yıllarda Antoine Lavoisier tarafından geliştirilen teori aslında oksijenin keşfiyle alakasızdır. Lavoisier oksijeni keşfetmemiştir ancak maddelerin yanarken gazla birleştiğini fark etmiştir. Böylece Lavoisier hâkim olan flojiston teorisini ortadan kaldırmış ve modern kimyanın gelişiminin yolunu açmıştır. Söz konusu teori Lavoisier’in 18. yüzyıl kimya devrim lideri olarak kabul edilmesini sağlamış ve bilimin akışını değiştiren ve günümüzde bile geçerliliğini koruyan 10 devrimsel teori arasında olmasını sağlamıştır. Lavoisier bilim alanında devrim yaratırken diğer alanında Fransız devriminin kurbanlarından biri olmuştur ve idam edilmiştir.

4. Levha Tektoniği Teorisi

Alfred Wegener tarafından keşfedilen Levha Tektoniği kıtaların aslında dünya üzerinde hareket ettiğini öne sürdü. 1912 yılında öne sürülen bu yaklaşım bilim insanlarının parçaları kapsamlı bir levha tektoniği teorisinde bir araya getirmeleri 1960’lı yıllarda Tuzo Wilson tarafından gerçekleştirildi. Dünyada aslında başlangıçta süper kıta olarak kabul edilen Pangea adı verilen tek bir kıta olduğunu ve tektonik hareketler ve 3,4 milyon yıl gibi bir zaman sonucunda günümüzdeki halini aldığını öne sürmüştür. Coğrafya ile ilgili bilim alanları arasında çığır açılmasını sağlayan bu buluş kıta hareketlerini açıklayarak, jeoloji ve kartografi gibi bilim alanlarının gelişmesini hızlandırmıştır.

5. İstatistiksel Mekanik Teorisi

Bilimin Akışını Değiştiren 10 Devrimsel Teori

James Clerk Maxwell, Ludwig Boltzmann ve Willard Gibbs tarafından 19. yüzyıl sonunda geliştirilen İstatistiksel Mekanik teorisi, ısıyı atomların ve moleküllerin istatistiksel davranışları açısından açıklayarak, termodinamiği anlamlandırdı ve ayrıca atomların gerçekliği için güçlü kanıtlar sağladı. Bunun yanı sıra, istatistiksel mekanik, fizik bilimlerinde olasılıklı matematiğin rolünü belirledi. İstatistiksel mekaniğin modern uzantıları (bazen şimdi istatistiksel fizik olarak adlandırılır), malzeme bilimi ve mıknatıslardan trafik sıkışıklığına ve oy verme davranışına ve hatta önceki maddelerde bahsedilen Oyun Teorisi’ne kadar her şeye uygulanmıştır.

6. Özel Görelilik Teorisi

19. yüzyılın sonlarında yapılan Michelson-Morley deneyi, ses ve başka dalga olaylarının aksine, ışık hızının referans sistemine göreceli olmadığını göstermişti. O dönemde sesin hava ortamında yayıldığı gibi ışığın da esir denen gizemli bir ortamda yayıldığı düşünülüyordu. Ünlü fizikçi Albert Einstein ışık hızının sabit olduğunu ve ışığın yayılmasını için esir ortamının gerekli olmadığını, mekân zaman ve hareketin izafi olaylar olduğunu düşündü. Einstein’ın bu kuramı Newton’un o dönem popüler olan kuramını yıkıyordu. Ayrıca E=mc² düşüncesinin de kökeni bu kuramdır. Söz gelimi kuram, uzay ile zamanı, madde ile enerjiyi birleştirmiş ve zamanın farklı yerçekimlerinde farklı işlediğini göstermiştir.

7. Genel Görelilik Teorisi

Bilimin Akışını Değiştiren 10 Devrimsel Teori

Özel Görelilik Teorisi düzgün, doğrusal ve ivmesiz hareket eden sistemlerle sınırlıydı. Yine Einstein tarafından öne sürülen Genel Görelilik Teorisi ise birbirine göre ivmeli hareket eden sistemleri de kapsamaktaydı. Evrendeki yaşam biçimimizi değiştiren Genel Görelilik, yerçekiminin, kütle ve enerji tarafından uzay ve zamanın bükülmesi şeklinde öne sürdü. Genel görelilik teorisi, hareketi ve yerçekimini tanımlayan ve evrenin yepyeni bir resmini açan en başarılı ve doğru teorilerden biridir. Sadece bilimin değil, kara delik ve solucan deliği gibi konseptler ile bilim kurgu türünün de akışını değiştiren en başarılı ve devrimsel 10 teori arasında yer alır.

8. Kuantum Teorisi

Max Planck’ın geliştirdiği, Einstein, Bohr, Heisenberg ve Schrodinger gibi isimlerinde gelişiminde büyük katkıda bulunduğu Quantum Teorisi klasik fiziğin bilinen dokusunu paramparça etti, gerçekliğin doğasına ilişkin sıradan kavramları yıktı, tüm neden sonuç felsefelerini alt üst etti ve doğa hakkında, ne kadar yaratıcı olursa olsun hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği özellikleri ortaya çıkardı. Atom ve atom altı seviyelerde madde ve enerjinin doğasını ve davranışını açıklayan modern fiziğin teorik temeli oldu. Günümüzde fizik biliminin geldiği noktada oldukça büyük payı olan Quantum Teorisi bilimin akışını değiştiren ve pek çok farklı alanda gelişimi hızlandıran 10 devrimsel teori arasındaki yerini aldı.

9. Evrim Teorisi

Günümüzde hala bilimsel olmayan grupların canını sıkmayı başaran Evrim Teorisi, Darwin tarafından yaşamın karmaşıklığının ve yaşam formları arasındaki karmaşık ilişkilerin, bir tasarımcıya veya gemiye ihtiyaç duymadan doğal süreçlerden ortaya çıkıp hayatta kalabileceğini gösterdi. İnsan zihnini doğaüstü önyargılardan etkilenmeyen doğa bilimlerini takip etmeye teşvik ederek dogmatik dinlerin bilim üzerinde oluşturduğu baskının giderek azalmasına yol açtı. Teorisi o kadar devrim niteliği taşıyordu ki günümüzde bile hala, özellikle dindar gruplar tarafından, çürütülmeye çalışılmaktadır. Ancak öne sürülen her türlü iddia bilimin tarafsız doğası tarafından karşılanmakta ve gerçeği öne sürmektedir.

10. Heliosentrik Teori

Bilimin Akışını Değiştiren 10 Devrimsel Teori

Gezegenlerin bir yıldızın etrafında döndüğü astronomik model olan Heliosentrisizm Dünya’yı merkeze yerleştirip her şeyin onun etrafında döndüğü modele karşı olarak ilk defa milattan önce 3. yüzyılda Aristarsos tarafından Antik Yunanistan’da öne sürüldü. Ancak bunun bir teori olarak kabul edilmesi yaklaşık iki bin yıl sürdü ve Rönesans döneminde matematikçi ve astronom Kopernik tarafından yapıldı. Güneş merkezli sistemin matematiksel bir modelini yapan Kopernik’in yol açtığı devrim Kopernik Devrimi olarak anıldı ve daha sonra Kepler tarafından yörüngelerin bulunmasına ve Galilei tarafından teleskopla bu bulguların gözlemlenmesini sağladı.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
9
Beğen
Mutlu Mutlu
5
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
4
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!