Atatürk’ün Türk Milletine Bıraktığı 10 Miras

5 dk okuma süresi


6
13 Paylaşım, 6 puan

Mustafa Kemal Atatürk geçmişten bugüne yaşayan fikirleriyle yürüyeceğimiz yolda bizlere her zaman rehber olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaş, demokratik, özgür bir düzen üzerine kuran ve şekillendiren Atatürk’ün maddi ve manevi mirasları kuşkusuz yerini hiçbir şeyin dolduramayacağı temellere dayalıdır. Atatürk’ün Türk Milletine bıraktığı 10 miras listesini sizler için hazırladık. Keyifli okumalar!

1. Egemenlik Verilmez, Alınır

Atatürk'ün Türk Milletine Bıraktığı 10 Miras

Herkesin sonunuzu gördüğü noktada, sizin hayallerinizi görmeniz. Zamanın imkansızlıkları içinde parça parça bölünen vatanımız için verilen üstün mücadeleler ve kazanılan zaferler tüm dünyada mucize olarak görülmüştü. Aslında bu bir mucize değil, bir bütünlüğün ve inanmışlığın sonucudur. Gerçek bir askeri akıl ile bu akla inanan halkın birleşmesiyle ‘Kayıtsız şartsız egemenlik’ sürecin sonucu oldu. Mustafa Kemal’in asla pes etmeyen ve bağımsızlığa sonuna kadar inanan ve inandıran liderliğiyle egemenliğimiz verilmemiştir ama alınmıştır.

2. Hürriyet Gelecektir, Adaletle Mümkündür

Atatürkün Türk Milletine Bıraktığı 10 Miras

İnsan hayatında en büyük hürriyet, sömürü altında yaşamamak ve kimselere bağımlı olmamaktır. Kişi, hürriyeti olduğu sürece kendini ifade edebilir ve sınırlandırılmadan fikirlerini dile getirebilir. Atatürk “Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir.” sözleriyle, verdiği kişisel ve toplumsal mücadelelerin şahsındaki tanımını da yapıyor. Hürriyetin devamlılığının formülünü de “İstiklal, istikbal, hürriyet her şey adaletle kaimdir!” diyerek veriyor. Kuşkusuz adaletin yokluğu vatani ve kişisel geleceğimizi tehdit eder. Hak ve hürriyetin devamlılığı kusursuz işleyen adaletle mümkündür. Bizim vazifemiz ise bırakılan mirası geliştirip yaşatabilmektir.

3. Yönetim Şekli Cumhuriyet

Atatürk'ün Türk Milletine Bıraktığı 10 Miras

Cumhuriyet, her zaman Atatürk için demokrasinin en çağdaş uygulanmasına olanak veren rejim fikriydi. Saltanatın kaldırılması ile beraber devletin niteliğinin ne olacağı en çok tartışılan sorundu. Çankaya’da meclisin sorunlarını konuşmak için toplandığı arkadaşlarına “Efendiler! Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.” diyerek ülkenin kaderini çizdi. Cumhuriyet, hazırlanan anayasa değişikliği teklifinin kabulüyle 29 Ekim 1923’de kabul edildi. 30 Ekim sabahı tüm ülkeye top atışlarıyla yeni yönetim şekli duyuruldu. Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek şekilde korunan Cumhuriyet, ülkemiz için demokratik bir gelecek belirledi.

4. Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir

Atatürkün Türk Milletine Bıraktığı 10 Miras

Hafızamızda yer eden bazı öğütler vardır ki beraberinde çalışmayı, öğrenmeyi, akla ve bilime değer vermeyi getirir. Atatürk “Benden sonra beni benimsemek isteyenler, akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçım olurlar.” diyerek hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmadığını söyler. Akıl ve bilimle çağdaş uygarlık seviyesine yükselen bir millet onun en büyük mirasıdır. Sadece eğitimin bu meziyetler için yeterli olmadığını da “Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören alimler çıkabilir.” sözleriyle hayatımızın her alanında bu fikriyata hakim olmamız, hiçbir koşulla kendimizi sınırlandırmamız gerektiğini vurgular.

5. Fikirler ve Devrimler Sanat ile Yayılır

Atatürk'ün Türk Milletine Bıraktığı 10 Miras

Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” sözü toplumun hayat akışında var edilmesi gereken bir teşviği temsil etmektedir. Hayata geçirilen bu teşvik, birçok kurumun açılmasına ve sanatçının desteklenmesine sebep oldu. Bazı önemli örneklerden bahsetmek gerekirse: 1924’te ‘Musiki Muallim Mektebi’ açıldı. 1925’de Avrupa’nın kültür kentlerine yetenekli gençler gönderildi. 1926’da Darülelhan konservatuara dönüştürüldü. 1930’da belediyelere tiyatro topluluğu kurulması için hak verildi, ‘İstanbul Opera Cemiyeti’ kuruldu. 1934’te Atatürk’ün isteğiyle ‘Özsoy Operası’ yazıldı, ‘Milli Musiki ve Temsil Akademisi Kanunu’ ve ‘Devlet Konservatuar Kanunu’ çıkarıldı. Gençliğinde de şiir ve edebiyatla ilgilenen Atatürk’ün sanata duyduğu büyük ilgi sayesinde, yeni kanunlar ve açılan kurumlarla sanat ve sanatçı toplumda yer bulmuştur.

6. Medeni Kanun ve Eşitlik

Atatürk’ün Türk Milletine bıraktığı 10 miras listemizde en önemli devrimlerden olan Medeni Kanun, özellikle kadınlara yeni bir yaşam standartı getirdi. “Dünyada her şey kadının eseridir.” diyen Atatürk önderliğinde kadın erkek eşitliği kanun önünde de uygulanarak toplum yaşamını önemli ölçüde değiştirdi. Bu kanunla beraber çok eşlilik yasaklandı, resmi nikah zorunlu hale geldi, boşanmalar mahkeme kararına bırakılarak, kadınlar evlilik birliğinde söz sahibi oldu. Miras, aile, eşya hukuku ilişkilerinde dini hukukun yerini laik hukuk aldı ve mirasta kadın erkek eşitliği geldi. İsviçre Medeni Hukuku’ndan örnekle hazırlanan Medeni Hukuk, 17 Şubat 1926’da TBMM’de kabul edildi ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konuldu. Kadınlarda seçme ve seçilme hakkının da önü açıldı.

7. Zengin Dilimiz İçin Yeni Türk Harfleri

Atatürkün Türk Milletine Bıraktığı 10 Miras

Cumhuriyet’in kabulünden sonra en önemli ve en tartışmalı devrimlerden olan Harf Devrimi, Arap alfabesinin zorluğu ve Türkçe’yi tam olarak ifade edememesi sebebiyle bir ihtiyaç olarak getirilmiştir. Yeni Türk Harfleri, Latin harfleri esas alınarak Türk dilinin seslerini karşılaması için türetilen harflerle oluşturuldu. Atatürk’ün yaveri Sami Yanardağ’ın belirttiğine göre, Atatürk harf devrimi için kimi zaman aralıksız otuz üç saat çalışmıştır. Atatürk’ün “Yeni Türk harflerini çabuk öğreniniz, öğretiniz. Bu vazifeyi yaparken düşününüz ki bir milletin, bir içtimai heyetin yüzde sekseni okuma-yazma bilmezse bu ayıptır.” sözleriyle bahsettiği yeni harfler 1 Kasım 1928’de kabul edildi. Harf inkılabı, şehirlere ve köylere başöğretmen eşliğinde öğretildi ve yaygınlaştırıldı.

8. Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı

“Türk kadınını yüzeysel görmek Türk kadınını görememektir.” demiştir Atatürk ve kadınların her zaman hayatın her alanında yer alması gerektiğini söylemiştir. Cumhuriyet kadınlarına temel insani hak olan seçme ve seçilme hakkı 1930’larda tanınmıştır. 3 Nisan 1930’da kabul edilen Belediye Kanunu ile 1930 seçimlerinde kadınlar ilk kez seçme ve seçilme hakkını kullandı. 1930 seçimlerinde İzmir’den iki kadın, İstanbul’dan altı kadın şehir meclislerine girdi. Artvin Kılıçkaya beldesinden Sadiye Hanım ‘Türkiye’nin İlk Kadın Belde Başkanı’ oldu. 1950 yılı seçimlerinde ‘Türkiye’nin İlk Kadın İl Belediye Başkanı’ Müfüde İlhan seçildi. 26 Ekim 1993 tarihli Köy Kanunu ile kadınlar, köy muhtarlığı ve muhtar heyetlerine seçilme hakkını elde etti. ‘Türkiye‘nin İlk Kadın Muhtarı’ Aydın Çine Demirdere köyünden Gül Esin oldu. 11 Aralık 1934’de ise milletvekili olarak seçme ve seçilme hakkına sahip olundu. 1935 seçimlerinde on yedi kadın milletvekili seçildi. Atatürk’ün demokratik hakların yolunu açmasıyla, kadınlar siyasette söz sahibi oldu.

9. Siyasi Vicdan Laiklik

Atatürkün Türk Milletine Bıraktığı 10 Miras

Varlığı ve yokluğu kişilerin yaşamına doğrudan etki edeceği için, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek madde: Laiklik. Atatürk’ün yine en önemli inkılaplarından biri olan laiklik, devletin her dine eşit mesafesini sağlayan bir anlayışı içerir. İnançların toplum içinde bir ayrıma yol açmaması, devlet nezdinde siyasete yük oluşturmaması adına 5 Şubat 1937’de kabul edildi. Atatürk bu hassasiyetini “Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan ve din özgürlüğü de demektir.” diyerek dile getirir. Bu fikir mirası ile de çeşitli inançlara sahip çok milletli ülkemizde çağdaş siyasetin temelleri atıldı.

10. Atatürk’ün Kurumlara Bıraktığı Miras

Atatürk'ün Türk Milletine Bıraktığı 10 Miras

Atatürk’ün Türk milletine bıraktığı maddi manevi miras için hazırladığımız 10 listemizde son başlığımıza vasiyetinde belirttiği kuruluşlara yer verdik. Atatürk Dolmabahçe’de son düzenlemelerini yaptığı vasiyetini 6 Ekim 1938’de İstanbul 6. Noteri İsmail Kunter’e teslim etmiştir. Vasiyet, 28 Kasım 1938’de Ankara Sulh Hakimliği’nde açıldı. Atatürk, belli şartlar dahilinde bütün nakit ve hisse senetleriyle Çankaya’daki menkul ve gayrimenkullerini CHP’ye bıraktı. CHP, Halk Fırkası adıyla 9 Eylül 1923’te ilk parti olarak Atatürk tarafından kurulmuştur. Nakit ve hisse senetlerinin kârının ise İş Bankası’nda işlenmesini istemiştir. İş Bankası 1924’te Atatürk’ün milli bir banka istemiyle kurulan ilk bankadır. Her yıl bu kârdan elde edilecek gelirin ise Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na paylaştırılmasını vasiyet etmiştir. Bizzat Atatürk’ün direktifleriyle Türk Dil Kurumu 12 Temmuz 1932’de Türk dilinin araştırılması ve geliştirilmesi için kuruldu. Türk Tarih Kurumu ise tarihimizin ve medeniyetimizin araştırılması, öğretilmesi ve atılabilecek iftiralara karşı savunma yapılabilmesi amacıyla kurulmuştur.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
12
Beğen
Mutlu Mutlu
6
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç