Zihinlerimize Kazınması Gereken 10 Temel İnsan Hakkı

4 dk okuma süresi


1
12 Paylaşım, 1 puan

İnsanın en temel hakkı ve sonrasında var olan hakları savunabilmesi için hukuk sistemi olması gerekir. Aynı şekilde hukuk, bir topluluğun düzenini sağlamak için kullanılan en önemli yapıdır. Eski çağlardan beri toplumlar belli bir düzeni kurmak için kendilerince hukuk sistemi oluşturmuşlardır. 1948 yılında yayınlanan İnsan Hakları Bildirgesi ayrı ayrı toplumları değil, dünyadaki tüm insanları kapsayan bir bildirgedir. Bildirgenin imzalandığı tarih olan 10 Aralık her yıl Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Zihinlerimize kazınması gereken bu 30 maddelik bildirgeden sizin için 10 temel insan hakkı derledik, gelin birlikte bakalım. Keyifli okumalar!

1. Yaşam

Zihinlere Kazınması Gereken 10 Temel İnsan Hakkı

En temel hakkımız olan yaşama hakkı dışında kalan tüm haklar ikincil haklar konumundadır. İkincil hakların uygulanabilmesi için öncelikle yaşama hakkımızın sorunsuz uygulanabilmesi lazım. Elimizden birincil hakkımız, yaşama hakkımız, alındığı zaman geri kalan hiçbir hakkın bir önemi kalmaz. Yaşama hakkının oluşmasındaki sebep insanların işkence yaparak başka bir kişiyi öldürme hakkını kendilerinde görmesidir. Bu sebepten Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi tarafından yaşama hakkı kesinlikle dokunulamaz olarak kabul edilmiştir. Yaşama hakkımızı doğal hukuk tanıyıp, pozitif hukuk ise güvence altına almaktadır.

2. Eşitlik

Modern hukuk anlayışının en temel yapı taşlarından birisi de eşitlik kavramıdır. Herkes din, dil, ırk, ülke ayrımı yapılmadan kanun önünde eşittir. İnsan Hakları Bildirgesi’nde vurgulanan, eşitlik kavramı ve hakkı 1982 Türkiye anayasasında tekrar düzenlenmiştir. Sonrasında 2004 ve 2010 yılında tekrardan kadın ve erkek eşitliğini vurgulamak için değişikliğe uğramıştır. Bu değişikliklerde devlete açıkça sorumluluk verilmiştir. Eşitlik anlayışı 10 temel insan hakkı içerisinde olup zihinlerimize kazınması gereken en önemli hakların başında gelmektedir. İnsan Hakları Bildirgesi’nde bu özel olarak vurgulanmıştır. Bu madde bildirgenin içerisinde 7. maddede yer almaktadır.

3. Özgürlük

Zihinlere Kazınması Gereken 10 Temel İnsan Hakkı

Özellikle ticaret ve ziraat ile uğraşan topluluklarda köleliğin çeşitli yapılarına rastlamak mümkündü. Çok önceden beri var olan köle anlayışı hümanizm algısı ile yıkılmaya başlanıp, daha sonra özgürlük anlayışının yaygınlaşması ile ortadan kalktı. Kölelik ilk olarak 1777 yılında Vermont’da çıkarılan bir yasayla kaldırıldı. 1792 yılında Danimarka’nın da köle ticaretini yasaklaması sonrasında kölelik, hızlı bir şekilde tüm dünyada yasaklanmaya başlanmıştır. En büyük noktayı da 1948 yılında yayınlanan İnsan Hakları Bildirgesi ciddi bir şekilde koyarak köle olma durumu ve bunun ticaretini yasaklamıştır. Bu madde bildirgenin içerisinde 4. maddede yer almaktadır.

4. Korunma

10 temel insan hakkı arasında işkence ve benzeri hareketlerin olmaması, zihinlere kazanması gereken bir durum olduğu için listeledik. Özellikle köleliğin ve köle ticaretinin yaygın olduğu dönemler boyunca kölelere uygulanan zalimce hareketlerden doğan bir maddedir. Bu maddede herhangi bir kimse başka bir kişiye işkence yapamayacağını, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı bir şekilde davranamayacağını yine 10 Aralık 1948’de 30 maddelik bildirge ile açık bir şekilde İnsan Hakları Bildirgesi dile getirmiştir. Bu madde bildirgenin içerisinde 5. maddede yer almaktadır.

5. Hak Arama

Zihinlere Kazınması Gereken 10 Temel İnsan Hakkı

Karşılaştığımız adaletsiz tutumlara karşı hakkımızı aramamız şuan bize en doğal ve en temel hakkımız gibi gelse bile bu hak bize tam anlamıyla 1948 yılında verilmiştir. Dolayısıyla zihinlerimize kazınması gereken bir temel madde de herhangi bir adaletsiz durumda hakkımızı arayabileceğimizdir. Madde, bir yerde bir kişinin, anayasa ya da kişinin yasayla tanınmış herhangi bir temel hakkını çiğneyen bir eylemle karşılaşması durumunda gerçekleşir. Bu kişi ulusal bir mahkemeye başvurup etkin bir yargı süreci başlatabilme hakkınıza sahiptir. Bu madde İnsan Hakları bildirgesinin 8. maddesinde geçmektedir.

6. Doğru Yargı

İnsan Hakları Bildirgesi’nin 7. maddesinde geçen eşitlik ilkesinin de vurguladığı üzere, kanun önünde herkes eşittir ve bu bildirgedeki haklardan her insan faydalanabilir. Kilisenin din gücünü siyasete döktüğü zamanlarda görülen haksız ve keyfi suçlamaların yaygınlığı birçok insanın sebepsiz yere hüküm giymesine, öldürülmesine neden oldu. Bu bildirgede zihnimize kazınması gereken şey, hiç kimsenin elle tutulur bir sebebi olmadan, keyfi olarak yakalanamayacağı ve tutuklanamayacağı dile getirilmiştir. Bu madde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 9. maddesinde geçmektedir.

7. İş Yaşamı

Zihinlere Kazınması Gereken 10 Temel İnsan Hakkı

İnsan metabolizması belli bir sınıra kadar çalışır. Fazla yüklenildiği zaman çökebilir. Bundan yakın zaman önce insanlar, sosyal hayatının gereksinimlerine çok önem verilmeden, bünyesinin kaldırabileceğinden daha yüklü bir şekilde çalıştırılıyorlardı. Bildirgede, her insanın dinlenmeye, eğlenmeye hakkı olduğu dile getirilmiştir. Aynı şekilde her inanın çalışma süresinin de makul bir ölçüde sınırlandırılması ve belirli dönemlerde ücretli izne çıkma hakkı bildirgede güvence altına alınmıştır. İnsan psikoloji açısından önemli olup zihinlerimize kazımamız gereken bu madde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 24. maddesinde geçmektedir.

8. Kanun Nizamı

10 temel insan hakkı içerisinde yer alıp zihinlerimize kazınması gereken bir diğer madde kanun nizamıdır. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi’ne göre bir insana bir konuda herhangi bir suç yüklenip, o kişi mahkemeye çıkarıldıktan sonra, mahkeme tarafından suçlu olduğu ilan edilmedikçe kişi suçlu değildir. Kimsenin bir kişiye mahkeme suçlu kararını vermediği sürece suçlu niyetine davranamayacağını belirtir. Eğer kişi, herhangi bir konuda mahkeme tarafından suçlu görülürse, suçu işlediği sırada kendisine uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza uygulanamaz. Bu madde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 11. maddesinde geçmektedir.

9. Düşünce Özgürlüğü

Fransız Devrimi’nden sonra özgürlük ve eşitlik kavramları tüm dünyaya yayıldı. İnsanlar çoğu yerde düşüncelerini özgürce ifade edemezlerdi. Eğer burjuva sınıfının veya kilisenin düşüncesine karşı bir düşünce öne sürdükleri zaman ölüme kadar gidebilirlerdi. 1948 İnsan Hakları Beyannamesi’nde özgür düşünce açık bir şekilde vurgulandı. Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahip olduğunu vurgulayıp sonrasında bu düşüncelerini anlatım özgürlüğüne de sahip olduğunu belirtildi. Bu özgür düşünce, din seçimi gibi haklardan hiçbir şekilde rahatsız edilemeyeceği bildiride açık bir şekilde vurgulandı. Bu madde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 18. ve 19. maddesinde geçmektedir.

10. Evrensellik

Zihinlere Kazınması Gereken 10 Temel İnsan Hakkı

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu’nun hazırladığı ve 1948 yılında yayınlanan bu bildirgede yer alan tüm haklardan herkesin hiçbir ayrım gözetmeden yararlanabileceği açıkça belirtilmiştir. Hangi ülkenin vatandaşı olduğunuz, ülkenizin hangi yönetim şekline sahip olduğunun bu beyannamede hiçbir önemi yoktur. Yazılan tüm insan hakkı evrenseldir ve bu haklarda kimseye hiçbir ayrım gözetilemez. Bu madde bildirgenin ilk olarak bahsettiği kardeşlik anlayışından sonra gelerek İnsan Hakları Bildirgesi’nin 2. maddesi olarak yer almaktadır.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
6
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!

Lütfen reklamlara izin verin

Reklamların can sıkıcı olduğunun farkındayız ama dergiCE'nin içeriklere devam edebilmesi için reklam yayını yapmak zorundayız. Adblocker uygulamasından dergiCE.com domainini kaldırarak bize destek olabilirsiniz.