Türkiye’nin Oksijen Deposu Kazdağlarında Görmeniz Gereken Yerler

5 dk okuma süresi


5
12 Paylaşım, 5 puan

Antik dönemlerden bugüne kadar pek çok efsaneye konu olan ve İda Dağı olarak da bilinen Kazdağları, “tanrıların armağanı” olarak söylenen bir doğa harikasıdır. Zeytin bahçeleri, kızılçam ve yükseklerde meşe ve karaçam ormanlarıyla kaplı bu eşsiz coğrafya sakin, huzurlu bir ortam arayanlar için muhteşem bir yer. Bu içeriğimizde Türkiye’nin en değerli oksijen deposu olan Kazdağlarında görmeniz gereken benzersiz köyleri, müzeleri, şelaleleri ve doğal güzelliğiyle sizleri büyüleyecek yerler sıralanmıştır. Keyifli okumalar!

1. Kazdağı Milli Parkı

Türkiye’nin Oksijen Deposu Kazdağlarında Görmeniz Gereken Yerler

Türkiye’nin en önemli oksijen deposu olan Kazdağlarında görmeniz gereken yerler arasında ilk sırada Kazdağları Milli Parkı gelmektedir. Marmara ve Ege bölgeleri arasında sınır durumundaki Kazdağı’ndan ismini alan doğa temalı milli bir parktır. Oksijen seviyesi, denizlerden gelen nem, dağın yüksekliği gibi bazı etkenlerin bir araya gelmesi burada çok özel bir ekosistemin oluşmasına olanak sağlamıştır. Başka coğrafyalarda yaşaması mümkün olmayan Türkiye’ye özgü bitki türleri tespit edilmiştir. Kazdağlarında 800’den fazla bitki türü vardır ve bunların 49’u Anadolu’ya, 31’de bu milli parka özel endemik türlerdir. Yer alan bu türlerin zenginliği ve benzersizliğinden dolayı dünya için kritik önem taşımaktadır.

2. Yeşilyurt Köyü

Kazdağları’nın eteklerinde bulunan yoğun bitki örtüsü ile hem dağ hem deniz turizminin birlikte yer aldığı Yeşilyurt Köyü, deniz kıyısına sadece 3 km uzaklıktadır. Köyde ki dikkat çeken evler, taş mimarinin en güzel örneklerindendir. Badem ağaçları ile bezenmiş yamaçları, şifalı bitkileri, baş döndürücü kokular saçan çiçek ve otları ile astım ve kalp hastaları için gerçek bir şifa kaynağı olmuştur. Bir zamanlar Rumların da yaşadığı Yeşilyurt Köyü’nün meydanında bulunan dışı taş, içi ahşap ile süslü 700 yıllık tarihi bir cami görülmesi gereken yerlerden biridir. Bu caminin yapımında Rum taş ustaları çalıştığı için bu yapı, camiden çok kilise görünümünü andırmaktadır. Köyün ara sokaklarında dolaşırken sevimli kafelerinde kahvenizi içip eski Rum evlerinin mimarisine bakarak güzel zaman geçirebilirsiniz.

3. Adatepe Köyü

Türkiye’nin Oksijen Deposu Kazdağlarında Görmeniz Gereken Yerler

Antik zamanlardan bu yana varlığını sürdüren köy unutulmaya yüz tutmuşken şu anki sakinleri tarafından kurtarılmıştır. 1980’lerde bir grup gönüllü kaderine terk edilen Adatepe’deki evleri satın alıp restore etmişlerdir. 100’ü aşkın ev şu an hem tarihe hem de sosyal hayata kazandırılmışlar. Birbirinden güzel sokakları, pırıl pırıl tarihi evleri ile İtalya’nın meşhur köylerine benzer güzelliktedir. Daha sonra da birçok sanatçı ve akademisyenin ortak çalışması ile köyün ilkokul binası valilikten kiralanarak restore edilmiş ve bir düşünce merkezi olarak kullanıma açılmıştır. Adını Taş Mektep koydukları oluşum, felsefeden sanat tarihine, edebiyattan tarihe birçok konuda fikir üretilen yer haline gelmiştir.

4. Adatepe Zeytinyağı Müzesi

Adatepe Zeytinyağı Müzesi, Adatepe’ye giderken önünden geçeceğiniz Küçükkuyu’da yer almaktadır. Tarihi sabunhane binasının restore edilip dönüştürülmesiyle oluşturulmuş bu müze de bölgedeki köylerden toplamış zeytin, zeytinyağı ve sabun üretimine ilişkin presler, taşıma saklama toplama aletleri gibi çeşitli araç gereçlerin sergileniyor. Aynı zamanda geleneksel şekilde zeytinyağı sabun yapım tekniği de açıklamalı olarak sergilenmektedir. Müze aynı zamanda kuru baskı tarzında zeytinyağı üretiminin de olduğu bir üretim merkezi durumundadır. Müzenin yanında yer alan dükkandan taze zeytin ve zeytinyağı, sabun ve çeşitli mutfak aksesuarları gibi ürünleri de satın alabilirsiniz.

5. Tahtakuşlar Köyü Etnografya Müzesi

Türkiye’nin Oksijen Deposu Kazdağlarında Görmeniz Gereken Yerler

UNESCO ödüllü bir Etnografya müzesi olan Tahtakuşlar da, şaman kültüründen gelen Türkmenlerin atalarına ait inançları ve kültür varlıkları sergilenmektedir. Türkiye’nin ilk özel etnografya müzesi ve Türkiye’de ilk kez bir köyde kurulan sanat galerisi olma unvanına sahiptir. Müze de şamanizmin etkilerinin görüldüğü yöresel Türkmen giysileri, yün torbalar, kazayağı desenli para keseleri, heybeler, çocuk yelekleri ve başa giyilen terlik yer almaktadır. Türkmen sanatına ait örneklerin yanı sıra, resim ve el sanatları da sergilenmektedir. Dünyanın farklı ülkelerinden gönderilen hediyelerin de yer aldığı müzede pek çok otantik eşyanın, Kazdağlarında yetişen bitki ve şifalı otların, satışa sunulduğu bir bölüm de yer almaktadır.

6. Zeus Altarı

Küçükkuyu tepesinde yer alan Zeus Altarı, kaya kütlesinin işlenmesiyle oluşturulmuştur. Eski zamanlarda Zeus’un burada yaşadığı ve savaşı izleyip yönettiği düşünülüyordu. Bu yüzden burası eski Yunan kültüründe savaşları kazanmak, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, ürünlerin bereketi, felaketlerden korunmak gibi sebeplerle Zeus’a kurban sunacakları yerdi. Bu kaya kütlesinde Zeus’un ayak izi olduğu düşünülen izlerin görüldüğü, taş duvarlarla örülü küçük bir odanın bulunduğu Zeus Altarı’nın içerisinde su sarnıcı yer alıyor. Sarnıcın tam üzerinde bulunan açık bölge geçmişte yapılan adak törenlerinde kanın akıtıldığı yer olarak düşünülmektedir. Zeus Altarı’nın hemen yanında Çanakkale Savaşı’na katılan Erdem Dede mezarı bulunmaktadır. Zeus Altarı’nı ziyarete gelenler önce Erdem Dede için dua edip sonra muhteşem manzaranın tadını çıkarıyor.

7. Antandros Antik Kenti

Türkiye’nin Oksijen Deposu Kazdağlarında Görmeniz Gereken Yerler

Antik Roma’nın kökenlerinin dayandığı Antandros Antik Kenti Antik Kazdağları’nın güney yamaçlarında yer almaktadır. Bölgenin şüphesiz en önemli tarihi dokusunu oluşturmaktadır. MÖ 1200 yıllarında Akhalar ile Truvalılar arasında çıkan savaş sonrası, Aeneas’ın Troia kentinden kaçıp babası, eşi ve çocuklarıyla yerleştiği yer olarak bilinmektedir. Kenti ilk keşfeden arkeolog Heinrich Kiepert, Avcılar Köyü’nde ‘Antandros’ isminin olduğu bir yazıt buluyor. Bunun üzerine tepenin imara açılmasıyla bulunan Nekropol kalıntıları ile çalışmalar hız kazanıyor. Bulgular sonucunda antik kentte tarih boyunca birçok krallığın hakimiyetinde yer aldığı ve Roma İmparatorluğu dönemine ait aktif yaşam izleri görülmüştür. Kendi sikkesini basan ve gemi yapımı konusunda oldukça usta olan kent, zamanının önemli kentlerinden biri olmuştur.

8. Sarıkız Türbesi

Türkiye’nin en değerli oksijen deposu olan Kazdağlarında mutlaka görmeniz gereken yerler arasındadır Sarıkız Türbesi. Tepeye Sarıkız isminin verilmesi bir efsaneden gelmektedir. Dini motiflerin de bulunduğu bu hikaye nedeniyle Sarıkız Tepesi yöre Türkmenleri için kutsal sayılıyor ve buraya çıkıp dua edip adaklarda bulunuyorlar. Bu tepe hem Aleviler, hem de Sünniler için kutsal kabul edilmekte ve her yıl burada şenlikler düzenlenmektedir. Sarıkız Türbesi Festivali olarak bilinen bu etkinlik 700 yıldan daha eski bir geçmişe sahiptir. Yılın diğer günleri de Sarıkız’ın yaşadığı düşünülen taş yapının etrafına rengarenk yemeniler, tokalar bağlanarak adaklar adayacak ziyaretçiler gelmektedir.

9. Şahinderesi Kanyonu

Şahindere Kanyonu Balıkesir’e yaklaşık 115 km mesafede bulunmaktadır. Şahindere Kanyonu Türkiye’nin en önemli oksijen deposu olarak bilinen Kazdağlarında mutlaka görmeniz gereken yerler arasındadır. Dünyanın en çok oksijen üreten ikinci bölgesi olan Altınoluktaki kanyon, yıllardır macera tutkunlarının, yürüyüş yapmak, fotoğraf çekmek ya da serinlemek için doğa severlerin gözde mekanlarından biri olmuştur. Millî Park sınırları içerisinde yer almakta ve koruma altındadır. Doğal bitki örtülerinin bulunmasından dolayı pek çok hayvana ev sahipliği yapmaktadır. İzinsiz giriliş yapılamayan bu kanyonun içerisinde yaklaşık 800 çeşit bitki örtüsü olduğu düşünülmektedir. Eğer isterseniz bitkilerin fotoğraflarını çekebilirsiniz.

10. Sütüven Şelalesi

Türkiye’nin Oksijen Deposu Kazdağlarında Görmeniz Gereken Yerler

Kazdağları’nın en meşhur doğal güzelliklerinden biri olan Sütüven Şelalesi, Zeytinli Köyü’ne 4,5 km uzaklıkta yer almaktadır. Sarıkız Yaylası’ndan doğar ve Kızıleçeli Çayı üzerinde devam eder. Sütüven Şelalesi’nin ismi tüvmek fiilinden gelmekte ve sıçramak anlamındadır. Su kelimesi ile birleşen kelime sıçrayan su anlamına geliyor. Sütüven Şelalesi yemyeşil bir doğa içinde şırıl şırıl akan bir yeryüzü cenneti gibi. Huzur dolu bir rota için yolu Balıkesir’e gelenlerin mutlaka görmesi gereken yerlerden biridir. Kazdağı eteklerinde yer alan şelalenin çevresi zeytinlikler ile çevrilidir. Burada dağcılık, dağ yürüyüşü ve termal turizm yapılabilecek aktiviteler arasındadır. Ziyaret ettiğinizde köylülerin kurduğu küçük tezgahlardaki yöresel ürünlerden de alabilirsiniz.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
2
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!