Türkiye’nin Geçmişten Günümüze Efsanevi Dergileri

5 dk okuma süresi


23
12 Paylaşım, 23 puan

20. yüzyılın ortalarında ülkemize ulaşmış dergi okuma alışkanlığı, her yerde olduğu gibi Türkiye’de de uzun bir süre boyunca popülerliğini koruyarak 2000’li yıllara kadar devam etti. Yayımlandığı yıllarda yüksek rakamlardaki tirajlara ulaşmış bu dergiler, günümüzde nadide koleksiyonlarda ve hatıralarda yer almaktadır. İnternet okuryazarlığı ve televizyon dünyası öncesinde oldukça popüler olmuş bu dergilerin yaşadığı düşüşler ve yükselişler, aslında ülkemizin tarihsel olarak yaşadıklarını da yansıtıyor. Türkiye’nin geçmişten günümüze ulaşmış bu efsanevi dergileri ve yaşadıkları değişimleri sizler için bir araya getirdik. Keyifli okumalar!

1. Marko Paşa Dergisi

Türkiye'nin Geçmişten Günümüze Efsanevi Dergileri

Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk efsane dergisi Marko Paşa’ydı. Aziz Nesin ve Sabahattin Ali’nin birlikte çıkardıkları dergi, dönemin gazetelerinden daha çok satıyordu. 25 Kasım 1946’da çıkan ilk sayısından itibaren Türkiye’de siyasi mizahın temelini attı. Ayrıca künyesinde yayım periyodu için “toplatılmadığı zamanlar çıkar” ibaresi bulunan dergi, defalarca toplatıldı ve yöneticileri hapishanelerde süründü. Bununla beraber, sokaklarda dergiyi satan çocuklar dahi fişlenmişti. Sabahattin Ali öldürüldüğü dönem hâlâ Marko Paşa için çalışmaktaydı. Toplatmaları kapatmalar izleyince dergi, ‘Malum Paşa’, ‘Merhum Paşa’ ve ‘Bizim Paşa’ gibi defalarca isim değiştirmek durumunda kaldı.

2. Game Show Dergisi

Türkiyenin Geçmişten Günümüze Efsanevi Dergileri

90’lı yıllarda henüz Türkiye’ye gelmemiş bilgisayar oyunlarının kritik edildiği bir dergiydi. Bilgisayar oyunlarını edebi, mizahi ve kimi zamanda dram tarzında anlattıkları oluyordu. Gameshow’u hazırlayanlar 64 kökenli kalemlerdi. Bu nedenle anlatım dili, oyun dergisinin ötesindeydi. Belli bir süre sonra, Gameshow’da yaşanan anlaşmazlıklardan dolayı yazarlar arasında kırılmalar yaşandı. “Mac” lakaplı Murat Andaç’ın ayrılmasıyla okuyucular dergiden uzaklaştı. Yerine gelen ‘Zebani’, köşeyi farklı bir formata çekti. Ardından konular farklılaştı ve okurlar ile dergi yönetimi arasında tartışmalar başladı. Kan kaybını durdurmak için gelen ‘Muder’ yenilikler getirse de olmadı. Dergi, Game Over sayısıyla hayatına son verdi.

3. Milliyet Çocuk Dergisi

Türkiye'nin Geçmişten Günümüze Efsanevi Dergileri

Çocukluğunu 70’li yıllarda ve 80’lerin başında yaşamış olanları etkisi altına alan Ülkü Tamer ve Yalvaç Ural yönetiminde yayımlanan dergiydi. Bu iki edebî ismin yönetimi, bir kuşağın düşünce dünyasını şekillendirdi. Kirpi çocuk ve Pıtırcık gibi kahramanların maceraları, “cinayeti çöz” türü bulmacalar, “söz çocukların” köşesi bölümlerinin yanı sıra, uluslararası karakterler de ilk kez Milliyet Çocuk’ta yer aldı. Ret Kit, Asteriks, Şirinler, Ormanlar Kralı Robin ve Tenten bunlardan bazılarıydı. İnce Memet, Balonla Beş Hafta ve Define Adası gibi klasikler ise çizgi roman formatındaydı. 90’lara gelindiğinde, özel televizyonlarla birlikte artan çizgi filmlere yenilerek ağır adımlarla yayın hayatından çekildi.

4. Boom Müzik Dergisi

Türkiyenin Geçmişten Günümüze Efsanevi Dergileri

Halka poster dağıtmaktan ibaret olan günümüz müzik dergilerinin aksine, 90’larda yayın yapan Boom Müzik Dergisi hem pop hem de rock müzikle ilgili verimli içerikleriyle geniş kesimlere ulaşmayı rahatlıkla başarmıştı. Kaliteli kâğıt baskısının öncülerinden olan dergi, cesur müzik eleştirileri yayınlayarak kaliteli müzik yazarlarını bir araya toplamıştı. Aynı zamanda Kadir Çöpdemir de o dönem için derginin genç müzik yazarlarından birisiydi. Çöpdemir’in müzik yazıları ise edebiyat kategorisine girecek kadar kaliteliydi. Döneminde, müzik zevki oturmuş ve gençlik dönemi bitmeye yaklaşmış kişilere hitap eden dergi, Türkiye’nin geçmişten günümüze yayımlanmış efsanevi dergileri arasında olmazsa olmazlardan bir tanesiydi.

5. Forza Beşiktaş

Türkiye'nin Geçmişten Günümüze Efsanevi Dergileri

Beşiktaş’ın efsane grubu Çarşı’nın mayalandığı yer tam anlamıyla bu dergi diyebilmekteyiz. Günümüzde Çarşı’nın Twitter hesabına dahi ismini veren Forza Beşiktaş, kulüp dergisinin ötesine geçmeyi başarmıştı. Ayrıca Forza Beşiktaş, bastır Beşiktaş anlamıyla kullanılmaktadır. Beşiktaş taraftarınca hazırlanan fanatik dergi, bağımsızlığıyla örnek teşkil etmekteydi. Semtin çocuklarının hazırlamış olduğu dergi, gerektiğinde kulüp yönetimine sert eleştirilerde bulunmaktan da çekinmiyordu. Binbir emekle çıkan dergi, bugün hâlâ Beşiktaş taraftarının motivasyon kaynağını oluşturarak taraftarların ruhuna eşi benzeri olmayan biz iz bırakmaktadır.

6. Öküz Dergisi

Türkiyenin Geçmişten Günümüze Efsanevi Dergileri

Aylık dergi olarak yayımlanan Öküz, kültürfizik dergisi sloganıyla çıkış yapmıştır. İçerik olarak kendini aşmış, Türkiye’nin geçmişten günümüze ulaşan efsanevi dergileri arasında yer almaya başlamıştı. İçerisinde, günümüzdeki protest edebiyat dergilerinde olduğu gibi keçiboynuzu kıvamında, tatlı su eleştirileri değil, zihin açacak yazılar ve haberler yayınlanıyordu. Kimi zaman sokakta yatan bir ayyaş, kimi zaman da bir hırsız ile röportaj yaparak toplumda bulunan her kesimden karakteri salt gerçekliğiyle dergilerine yansıtıyorlardı. Halk tarafından baş tacı yapılan dergi, gazetelerle rekabete girerek rakiplerine zor anlar yaşatıyordu. Genç neslin fikir hayatının şekillenmesinde önemli bir araç olmaktansa asla çekinmiyorlardı.

7. Büyük Doğu Dergisi

Türkiye'nin Geçmişten Günümüze Efsanevi Dergileri

Necip Fazıl Kısakürek tarafından çıkartılan Büyük Doğu, basit bir dergi olmanın ötesinde siyasi fikri yaşatıyordu. Derginin yazarları, kendilerini “Büyük Doğucu” olarak nitelendiriyorlardı. Sait Faik Abasıyanık ve Özdemir Asaf gibi ünlü yazarlar da dergide kaliteli yazılarıyla yer alıyorlardı. Bu yüzden Kısakürek dergiyi, para bulabildikçe basıyordu. Ayrıca derginin ne zaman satışa çıkarılacağı asla belli olmuyordu. Kısakürek defalarca hapse girerek hâkim karşısına çıktı. Dolayısıyla derginin yaşamı toplatılma ve kapatılma kararları ile devam etti. Siyasi muhalifliğe İslami üslup ekleyen dergi, Tek Parti yönetimine karşı Demokrat Parti tarafından destek gördü.

8. Gırgır Dergisi

Gırgır Dergisi

12 Eylül’ün hüküm sürdüğü, 1981-83 yılları arasında beş yüz binlik satışla dünya sıralamasına girdi. Ayrıca Türkiye’nin gelmiş geçmiş en çok satış yapan mizah dergisiydi. Gün gazetesinin içerisinde çeyrek sayfa olarak yayınlanırken, Oğuz Aral’ın karikatürde çığır açan tarzı ve Haldun Simavi’nin girişimiyle bağımsız bir dergiye dönüştü. Öyle ki, halen yayımlanmaya devam eden mizah dergileri, Gırgır mektebinden yetişmiş isimler tarafından yönetilmekte. “Geçim derdini, can sıkıntısını, aşk yarasını ve karı-koca kavgasını şipşak keser” sloganıyla efsaneleştiği dönemde, özellikle Turgut Özal’a yönelik eleştirileriyle dikkat çekiyordu. Oğuz Aral’ın ayrılığıyla Gırgır bir daha eski günlerine dönemeyip kapandı.

9. Kadınca Dergisi

Türkiyenin Geçmişten Bugüne Efsanevi Dergileri

Gelişim Yayınları tarafından çıkarılan ‘Kadınca’, dönemin kadın dergileri içerisinde bir devrim gerçekleştirdi. O güne kadar kadın dergileri, çoğunlukla güzellik, moda, dikiş, nakış, elbise modelleri sunmaktan ibaretti. Kadınca da başlarda aynı böyle bir dergiydi. Fakat yayın yönetmenliğini Duygu Asena devraldığında ise her şey değişti. “Ayşeler uyanın, Alileri uyandırın” yazısıyla ilgiyi toplayan Asena, derginin tarzını tamamen değiştirdi. Ayrıca kadına yönelik şiddeti aylarca kapak yaptı. Cinsellik ve kadının toplumdaki yeriyle alakalı olan bu sert yazılar, Türk basınında ilk defa ortaya çıktı. Hatta erkeklerin, eşleri ve kızlarına okumayı yasaklayacağı derecede tabu yıkan tavrıyla gün geçtikte efsaneleşti.

10. Hayat Dergisi

Türkiye'nin Geçmişten Günümüze Efsanevi Dergileri

Hayat, haberle magazin arası bir tarz belirleyen ilk dergiydi. Dergi, 1956 yıllarından başlayıp yaklaşık olarak 20 yıl boyunca yayımlandı. Yayıma başladığı yıl kâğıt yokluğu sebebiyle durdurulan dergi, renkli basıma geçerek tekrardan kendini gösterdi. 60-70 dönemi arasında Türkiye’nin en yüksek tirajlı dergisiydi. Ayrıca Şevket Rado yönetiminde, kimi zaman gizemli haber dosyalarını, kimi zaman da bir ünlünün hayatının bilinmeyenlerini kapağına taşıyordu. Okuyucuyu yormayan, hafif ve elit mekânların masalarından eksik olmayan bir dergiydi. Hayat Mecmuası’nın sahibi ise Yapı Kredi Bankası’ydı. Aynı zamanda günümüzde de önemli bir kültür mecrası olan Yapı Kredi Yayınları’nın güçlenmesindeki etkisi yadsınamaz.

 


Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Teşekkürler dergiCE, dergilerin yerini hiçbirşey tutmuyor… Ne kadar medyamız problemli olsa da gazetelere göre biraz daha uzun ömürlüler! Umarım daha fazla okur toplamanız ve ülke olarak güzel bir dergi alemi yaratmamız ümidiyle 😉

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
27
Beğen
Mutlu Mutlu
22
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
18
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
1
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
3
Komik
İlginç İlginç
4
İlginç
Lütfen üye girişi yapın!