Damak zevkleri, zararlı alışkanlıklar ve yoğun iş temposu derken yemeğe vakit bulamamak, mutfağa yeterli bütçe ayırmamak gibi bazı sebepler sağlıksız beslenmenin nedenleri arasındadır. Kötü beslenme ve stres ise pek çok hastalığa kapı açar. Vücudumuzda meydana gelen hemen hemen her problem; ihtiyacımız olan besin maddelerini tüketmemekten ve işlenmiş GDO barındıran zararlı yiyecekleri tüketmekten kaynaklanır. Sağlıksız beslenmenin vücudumuzda yaratacağı olumsuz etkiler ise bilindiğinden çok daha fazladır. Biz de bu etkileri sizler için araştırıp, listeledik. İyi okumalar!
1. Depresyon Riski

Depresyon yaşadığımız kötü durumların bir sonucu olmaktan daha çok, bakış açımızla alakalıdır. Bakış açımızı, düşüncelerimizi ve yönelimlerimizi enzimler ve hormonlar yönetir. İhtiyacımız olan besin maddelerini almazsak enzim ve hormonlar doğru çalışmaz, bu durumda psikolojik sorunlara yol açar. B6 (piridoksin), B9 (folik asit), C, D vitaminleri ve çinko, magnezyum mineralleri duygusal sağlığımız için olmazsa olmaz besin maddeleridir. Bu vitamin ve minerallerin pek çok insanın tahlillerinde eksik çıkması sağlıksız beslenme sonucudur. Depresyonun önüne geçip duygusal sağlığımızı korumanın tek yolu kimyasal katkılı beslenme yerine vitaminlerin doğal olarak bulunduğu meyve, sebze, tahıl ve et ürünlerini tüketmektir.
2. Nörolojik Hastalıklar

Hafıza problemleri, bilişsel bozukluklar, damar tıkanıklıkları, nöronların yenilenmemesi, uzayan tepki süreleri hatta inme gibi beynimizde gerçekleşen problemler sağlıksız beslenme sonucu meydana gelmektedir. Beynimizi besleyecek doğal şeker ve yağ asitleri yerine, rafine şeker ve işlenmiş yağ tüketmek, geri dönüşü olmayan hastalıklara yol açabilir. Ayrıca zeki olarak bilinen kişilerin beslenmelerine dikkat ettikleri bilinmektedir. Bizi biz yapan şey beynimizdir. Sağlıksız beslenmenin beyne etkilerini hafife almamalı, zararlı gıdalardan uzak durulmalı. Beynin insanlığın sahip olduğu en büyük hazine olduğu unutulmamalıdır.
3. Kalp Hastalıkları

2018 yılı verilerine göre kalp hastalıkları, ülkemizde ölüm nedenlerinin %39.7’sini oluşturmaktadır. Kalbin işlevini doğru şekilde yerine getirememesi ritim bozukluğu, kalp krizi gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Genel olarak genetik faktörlerle ortaya çıkan kalp hastalıklarının ilerlemesinde, yaşam kalitesinin korunmasında beslenmenin önemi oldukça yüksektir. Unlu gıdalar, az su tüketimi, alkol ve sigara tüketimi, yağlı yemek tercihi, vücudun ihtiyacından fazla şeker ve tuz tüketimi kalp hastalıklarına yol açabilir. Tam da bu yüzden vücudumuzda yaratacağı etkiler göz önünde bulundurularak sağlıksız beslenmenin önüne geçilmeli. Kalp sağlığını korumak için sağlıklı beslenmeye özen gösterilmeli.
4. Aşırı Kilo Alımı

Günümüzde yeterli ve dengeli beslenmenin yerini giderek sağlıksız beslenmenin aldığı bir gerçek. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılı raporuna göre Türkiye, dünyada 17. sırada yer almaktadır. Bu sıralama bile yeme alışkanlıklarımızı gözden geçirmek için yeterlidir. Yemek yerken vücudumuzun ilk tepkisi, harcayamadığı enerjiyi ve yakamadığı besin maddelerini yağ olarak depolamaktır. Depolanan yağlar fazla kiloya ardından obeziteye dönüşür. Ayrıca kimyasal yolla elde edilen tatlandırıcılar ihtiyaç anında bile vücut tarafından yakılmaz, sağlığımıza zarar verirken kilolu görünmemize de sebep olur. Obezite de yaşam kalitemizi etkilediği gibi pek çok hastalığı beraberinde getirir.
5. Hipertansiyon

Dengeli bir tansiyona sahip olmak için yapılması gerekenlere bakıldığında ilk maddenin sağlıklı beslenme olduğunu görürüz. Tüm şekerli, yağlı yiyecekler, kafein ve çay tüketimi, şarküteri ürünleri, aşırı tuz tüketimi gibi nedenler kan basıncımızı yükseltir. Hareketsizlik ve sağlıksız beslenme adeta hipertansiyona davetiye çıkartır. Hipertansiyon riskli hastalıklar grubundadır, dengelenemezse beyin kanaması ya da inmeye yol açabilir. Sağlıksız beslenme hastalıklarının başında gelen hipertansiyon, ancak doğru beslenme ile kontrol altına alınabilir. Dengeli bir kan basıncına sahip olmanın yolu ise meyve-sebze ve tam tahıllı ürünler tüketmekten geçer.
6. Cilt Problemleri

Cildimiz yediğimiz her şeyi dışarıya yansıtan bir ayna gibidir. Cilt tonu ve dokusu, bize nasıl beslendiğimizin haberini verir. Başta yeterli su tüketmemek, sigara ve alkol tüketimi, yağlı gıdalar cildimizin görünümünü bozar ve erken yaşlılık belirtileri göstermesine sebep olur. Sağlıksız beslenen kişilerin cildi soluk görünür. Bazen siyah nokta ve sivilce gibi problemleri ortaya çıkar. Cildin ihtiyacı olan vitamin ve mineraller yeterli bir şekilde alınmazsa çok erken dönemlerde maske, tonik gibi kozmetik ürünlerle hatta klinik müdahalelerle tanışmak durumunda kalabilirsiniz. Aman dikkat! Cilt görünümünün kötü olması yaşamımızı riske sokmaz fakat öz güven kaybına yol açıp, sosyal ortamlarda rahatsız hissetmenize sebep olabilir.
7. İştahsızlık

Çocuklarda görüldüğü gibi yetişkinlerde de oluşabilen iştahsızlık, beslenme ile doğrudan ilintilidir. Özellikle abur cubur tüketimi fazla olduğunda, ana öğünlere karşı istek azalır ve daha lezzetli gelen paketli gıdalar cazip görünür. Hazır gıdaları fazla tüketenler yeterli besin maddelerini almadan tokluk yaşadıklarından yemek yeme istekleri azalır. Bu durum vitamin ve mineral eksikliğinden kaynaklı irili-ufaklı pek çok sağlık sorununa yol açar. Özellikle gelişim dönemlerinde dikkat edilmesi gereken iştahsızlık ciddi bir beslenme problemidir. Ancak sağlıksız beslenme alışkanlığı yerini doğru ve dengeli beslenme anlayışına bırakırsa bu problemin önüne geçilebilir.
8. Panik Atak İhtimali

Sağlıksız beslenmeye son vererek kontrol altına alacağımız hastalıklardan bir diğeri de panik ataktır. Ataklar başladığında bireyler çok zorlanır ve genelde psikolojik destek alırlar. Fakat aşırı yemek yeme, kahve çay tüketimi ve şeker, zararlı alışkanlıkların hormonların da dengesini bozabilir. Dengesiz salgılanan adrenalin, insülin gibi hormonlar, çarpıntı, gerginlik, terleme, ateş basması gibi durumlara yol açarak panik atağa sebep olabilir. Hormonal dengesizlikler ancak mevsimine uygun sebze-meyve tüketimiyle, az ve sık beslenmeyle kontrol altına alınabilir. Ayrıca serotonin, oksitosin gibi gerilim azaltan hormonları desteklemek için B grubu vitaminlerini ve omega yağlarını tüketebilirsiniz.
9. Raşitizm

Çocuklarda görülen ve D vitamini alımıyla doğrudan ilişkili olan raşitizm; kemik, kas, diş ve motor becerilerinin gelişimini engelleyen bir hastalıktır. Koyu ten rengi, çarpık bacaklar, büyük kafatası raşitizmin görülebilen belirtilerindendir. Çocuklarda sağlıksız beslenme hastalıklarına verilebilecek en önemli örnek raşitizmdir. D vitamini, bağırsaklarda kalsiyum, fosfor gibi minerallerin emilimini sağlayarak vücuda kazandırır. Güneş ışığında sentezlendiği gibi deniz ürünlerinde de bol miktarda bulunan D vitamini alınmadığı takdirde yetersiz büyüme ve vücutta gelişmeyen kemiklerden kaynaklı yapısal bozukluklar oluşur. Sağlıklı beslenmenin sağlıklı bir gelişim demek olduğu asla unutulmamalıdır.
10. Kansızlık

Vücutta kan yapımında çok sayıda vitamin ve mineral rol oynar. B grubu vitaminleri, A, C, E vitaminleri, demir, selenyum gibi mineraller bunların başında gelir. Kansızlık her bakımdan bu saydığımız maddelerin eksikliğidir. Sağlıksız beslenme hastalıkları arasında yer alan kansızlık, yaşam kalitemizi önemli ölçüde etkileyen, verimliliğimizi azaltan, görünüşümüzü ve duygusal sağlığımızı etkileyen bir hastalıktır. Sağlıksız beslenmek yerine yaşamsal fonksiyonlarımız için vitamin ve minerallerin bulunduğu sağlıklı yiyecekler tüketmeli, dengeli ve yeterli beslenmeliyiz. Unutmayın, beslenme konusunda dikkatli davranmak, kendinize verdiğiniz değerin bir göstergesidir. Sağlık demek, mutluluk demektir!