Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Pangolin, özel pulları ve savunma teknikleriyle dikkat çeken bir canlı türüdür. Vücut ağırlıklarının %20’sini pulları oluşturur. Asya ve Afrika’da yaşayan 8 farklı türü vardır. Asya’da Hint, Sunda, Filipin ve Çin pangolinleri yaşarken Afrika kıtasında kara karınlı, beyaz karınlı, kara ve dev türleri yaşamaktadır. Pangolin hakkında az bilinen, ilginizi çekecek bilgiler arasında; Covid-19 (koronavirüs) taşıyıcısı olduğu iddiası, ilk önce bir hipotez olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca Çin tıbbında pullarının artrit (eklemlerde iltihaplanma), süt üretimi artırma ve kan dolaşımını hızlandırma gibi etkileri olduğuna inanılmaktadır. Tam da bu gibi yanlış bilgiler sebebiyle pangolin hayvanı tükenme riskiyle karşı karşıyadır. Gelin, gerçekler nelermiş birlikte öğrenelim!

1. Koruyucu Keratin Pullara Sahiptir

Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Pangolinlerin özel keratin pulları, tehlike anında koruma kalkanı oluşturur. Keratin yapılı pullar, insanların saç ve tırnaklarının yanı sıra aslan pençesi ve gergedan boynuzuyla aynı maddeyi içerir. Fiziksel savunma sağlayan bu pullar, anti bakteriyel özellikler de taşır. Zamanla pullar yıpranıp aşınsa da kendini yenileyebilme özelliği vardır. Her pangolinin vücudundaki pul sayısı, türüne göre değişiklik gösterir. Bazı pangolin türlerinin vücutlarında 1000’in üzerinde pul bulunur. Dışarıdan bakıldığında çam kozalağı ve enginarı andıran bir zırh görünümüne sahiptir. Sırt, kuyruk, baş ve bacak gibi vücutlarının birçoğu pullarla kaplıdır. Asya tıbbında, pangolin pullarının kısırlığı tedavi ettiği ve anoreksiyaya iyi geldiği gibi inanışlar olduğu için uzun yıllar ilaç yapımında kullanılmıştır.

2. Genellikle Böceklerle Beslenir

Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Pangolinler, böceklerle beslenerek toprakların havalanmasını sağlar. Genellikle toprak ekosistemi için faydalı böceklerle beslenirler. Bu canlıların beslenme şekli doğada hızla çoğalan böceklerin sayısını da dengeler. Bunun yanı sıra organik maddelerin toprağa karışmasına katkıda bulunurlar. Pangolinler, nadiren solucan, arı larvaları, cırcır böcekleri ve sineklerle de beslenebilir. Büyük ve kavisli pençelerini kullanarak farklı türdeki böcek yuvalarını kazarlar. Dişleri olmadığı için böcekleri yakalarken uzun ve yapışkan dillerini kullanırlar. Bu anatomik yapıları, böcekleri yuvalarından kolayca çıkarabilmelerini sağlar. Tek bir pangolinin yıllık olarak tükettiği böcek sayısı 70 milyonun üzerindedir. Özel olarak gelişmiş dikenli mide yapıları ise böceklerin sindirilmesini kolaylaştırır.

3. Geceleri Ortaya Çıkar

Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Pangolinlerin geceleri aktif olmaları, doğada nadir olarak görülme sebeplerinden biridir. Kara karınlı pangolinler ise genellikle gündüzleri aktif olan bir türdür. Birçok pangolin türü gündüzleri barınma, dinlenme ve güvende kalma gibi ihtiyaçlar için kendilerine yuva kazarlar. Güneydoğu Asya’da yaşayan “Sunda Pangolini” ise ağaç oyuklarında uyuyabilen bir türdür. Geceleri ise beslenmek amacıyla yer altındaki yuvalarından çıkarak ağaç oyuklarında dolaşırlar. Görme yetisi zayıf olan bu canlıların, gelişmiş koku ve işitme duyuları, karanlıkta rahatça hareket edebilmelerini sağlar. Bu nedenle hisleri ve gelişmiş algılama yetenekleri onları yanıltmaz. Avlarına kolayca ulaşabilme ve hassas koku alabilme becerileri sayesinde mümkün olur.

4. Sadece Birkaç Yavru Yapar

Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Üreme oranı düşük olan pangolinler, tek seferde sadece birkaç yavru doğurur. Nadiren de olsa ikiz yavrular doğurabildikleri görülmüştür. Gebelik süreleri, 70 ile 140 gün arasında değişiklik gösterir. Yavrularını emzirme süresi, birkaç ay boyunca devam eder. Düşük üreme oranına sahip olmaları, popülasyonlarının azalma sebeplerinden biridir. Sevimli bir görünümü olan yavru pangolinler “Pangopup” olarak isimlendirilirler. Annelerinin pullarına yapışık bir şekilde tutunurlar. Ortalama bir aylık olduklarında annesi ile birlikte yiyecek aramaya çıkabilirler. Yeni doğan yavru pangolinlerin pulları henüz gelişmemiştir. Beyaz ve yumuşak olan pullar, anne sütü aldıkça birkaç gün içinde sertleşmeye başlar.

5. Yalnız Kalmayı Sever

Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Pangolinler, doğada asosyal zırhlılar olarak bilinir. Yalnız kalma eğilimindeki bu canlılar, karşı cinsiyle çiftleşme haricinde seyrek olarak bir araya gelirler. Az bulunan pangolin canlıları hakkında ilginizi çekecek bilgiler arasında, yiyecek buldukları alanları işaretlemeleri de bilinen özelliklerindendir. Tek başına hareket eden pangolinlerin yalnızlık eğilimi, streslerini azaltır. Bu tutumları, doğada uzun süre hayatta kalabilmelerini sağlar. Habitatların tahribi ve ormanların azalmaya başlaması, pangolinlerin kendine güvenli yaşam alanları bulmasını zorlaştırır. Yaşamları boyunca tek olmayı tercih etmeleri, diğer canlılarla daha az rekabet etmelerini sağlar. Kısıtlı beslenme kaynaklarını korumak ve diğer pangolinlerle paylaşmamak için yalnız kalırlar. Bu utangaç böcekçiller, insanlara saldırmaz.

6. Tehlike Anında Top Şeklini Alır

Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Pangolin ismi Malaycada “Pengguling” kelimesinden gelir. Herhangi bir tehdit anında top şeklini almaları nedeniyle “Yuvarlanan” olarak bilinirler. Üst üste binmiş tabak şeklini andıran pulları, en karakteristik savunma yöntemlerinden bir tanesidir. Pangolinlerin, savunmasız olan tek bölgeleri pulsuz olan karınlarıdır. Tehlike anında karınlarını korumak için tostoparlak olurlar. Bu esnada yüzlerini kuyruklarının altına alırlar. Pulları keskin olduğu için doğadaki diğer yırtıcılar, bu zırhı kolayca aşamazlar. Ancak insanların kullandığı avcılık yöntemlerine karşı bu savunma şekilleri yetersiz kalır. Top şeklini aldıklarında, saldırıya geçmeleri gerekiyorsa kuyruklarındaki keskin pulları kullanırlar. Pangolinlerin, ürkütücü bir görüntüsü olsa da oldukça hassas canlılardır.

7. Yavaş Hareket Eder

Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Pangolinler, anatomik yapıları gereği yavaş hareket eden canlılardır. Savunma mekanizmaları, ağırlıklı olarak çevreyi algılamaya yöneliktir. Genellikle dört ayaklarının üzerinde yürürler. Ancak iki ayaklarının üzerindeyken havayı koklayarak, çevrelerindeki tehlikeleri algılamaya çalışırlar. Koşamadıkları için tehlikelerden kaçmak yerine bulundukları yerde top şeklini alırlar. Bu özellikleri, pangolinlerin diğer yetenekleriyle birleştiğinde, uzun süre hayatta kalabilme şanslarını artırır. Yavaş olmaları, her ne kadar dezavantaj gibi görünse de son derece etkili bir savunma tekniğidir. Çünkü yavaş hareket ettikleri için doğadaki diğer yırtıcıların dikkatini çekmezler. Hareketlerinin kısıtlı olması, vücut sıcaklıklarını dengeler ve ani ısı değişimlerinden korunmalarını sağlar.

8. Sürekli Yuva Değiştirir

Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Avcılardan korunmalarına yardımcı olan sürekli yuva değiştirme eğilimi, pangolinlerin yaşam şekli haline gelmiştir. Uzun süre aynı yerde kalamazlar ve doğada farklı konumlarda hayatlarına devam edebilirler. Yuva olarak genellikle ağaç kovukları ve yer altı oyukları gibi çeşitli alanları tercih ederler. Her bir pangolin, yaşamını sürdürdüğü coğrafyaya uygun şekilde hareket eder. Örneğin, Çin pangolinleri kış aylarında derin oyuklarda saklanmayı tercih ederler. Bu oyuklar, böcek ve larvalara yakın olduğu için sıradan yuvalar değildir. Aynı zamanda terk edilmiş diğer hayvanların yuvalarını kullanarak yeni bir yuva inşa edebilirler. Farklı yerlerde barınma istekleri ise, parazitlerden korunarak hasta olma risklerini de minimuma indirmektedir.

9. Duyusal Tüylere Sahiptir

Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Gözleri küçük ve görme yetisi gelişmemiş olan pangolinler, çevrelerindeki avları ve tehlikeleri algılayabilmek için duyusal tüylerini kullanırlar. Görme yetileri, gündüzleri yok denecek kadar az bir seviyededir. Ancak geceleri aktif olduklarında bu özellikleri büyük avantaj sağlar. Duyusal tüyler, pangolinlerin titreşim, koku, sıcaklık değişiklikleri ve hava hareketlerini algılamalarına yardımcı olur. Bu özellikleri, çevrelerini kolayca hissedebilmelerini sağlar. Pulsuz olan vücut kısımları ise kıllarla kaplıdır. Pangolinlerin pulları arasında da ince tüyler yer alır. Gececil olan bu canlılar, duyusal tüyleri yardımıyla karanlıkta kolayca yönlerini bulabilirler. Çünkü çevre algıları oldukça hassas hayvanlardır. Bu tüyler, çevresel koşullara daha rahat adapte olmalarına yardımcı olur.

10. Su Tüketimleri Azdır

Pangolin Hakkında İlginizi Çekecek Az Bilinen Bilgiler

Pangolinler, vücutlarındaki nem değerini koruyabilen hayvanlardır. Bu özellikleri sayesinde çok fazla su tüketme ihtiyacı duymazlar. Su ihtiyaçlarını vücutlarından karşılayabilmeleri, nemli ortamlarda yaşam sürmeleriyle de ilişkilidir. İlginizi çekecek pangolin canlısı hakkında az bilinen bilgiler arasında, yiyeceklerden su ihtiyaçlarını karşılamaları da yer alır. Kurak bölgelerde böceklerle beslenerek, suya çok fazla ihtiyaç duymazlar. Anatomik özellikleri ve yedikleri böcek türleri, vücutlarındaki su kaybını minimum düzeyde tutmalarını sağlar. Karınca ve termitler, pangolinlerin susuzluğunu giderebilmeleri için yeterli miktarda su ihtiyaçlarını karşılar. Pangolinlerin vücutlarında, su dengelerini sağlayan özel bir mekanizma bulunur.

Mobil sürümden çık