Orta Doğu’da Yaygın Olan Kadın Hareketlerine Dair Detaylar

7 dk okuma süresi


11
12 Paylaşım, 11 puan

Dünyanın her yerinde kadın hareketleri ilerleyen günlerle beraber giderek artmakta ve büyümektedir. Kadınların verdiği hak mücadeleleri günümüz imkânlarından yararlanarak evrensel bir nitelik kazanmaktadır. Orta Doğu, fiziki ve coğrafi zorluklarının yanı sıra geleneksel anlamda çok kültürlü ve dinamikli bir yapıya sahiptir. Bu da zorlukların belki de en büyüğüne neden olmaktadır. Orta Doğu kadının en büyük problemi, çoğu zaman bir Orta Doğu erkeğidir. Yaman ve çetrefilli bu topraklarda her daim bir kadın hareketliliği olmuş ve hareketlilik sarsılmadan, hatta güçlenerek yaşadığımız çağa kadar ulaşmıştır. Dünyadaki tüm kadın hakları savunucuları için, Orta Doğu’da yaygın olan feminist kadın hareketlerine dair çarpıcı detaylar içeriğimizi hazırladık. Mücadeleye soluksuz devam eden herkese iyi okumalar ve kolaylıklar dileriz.

1. Mısır

Orta Doğu’da Yaygın Olan Kadın Hareketlerine Dair Detaylar

Mısır’daki ilk kadın hareketlerinin tarihi, Fransız Devrimi sonrası Napolyon’un ülkeyi işgal etmesine kadar dayanmaktadır. Aristokrat aileler Mısır’lı kadınlarla evlendikten sonra yerel kıyafetleri benimseyen kadınların giyim tarzı değişmiştir. Değişen giyim tarzını protesto eden pek çok kadın sokağa dökülmüştür. Devrim’in yaydığı eşitlik ve özgürlük nidaları Mısır’lı kadınları etkilemiştir. Mısırdaki feminizmin öncü kadını, Hude Şaarawi’de bu hususta ortaya çıkan en önemli liderlerden biri olmuştur. Toplumsal eşitliği talep eden kadınlar; eğitim, siyaset, sosyal ve anayasal hakları da denklik için mücadele etmiştir. Günümüzde ise Mısır’lı kadınların aktivizm faaliyetlerinin en gözde temsilcisi Nevval El Saadawi’dir. Saadawi, insanlık dışı dayatmalardan biri olan kadın sünnetine, namus cinayetlerine, miras eşitliğine ve dini zorlamalara karşı büyük bir kampanya başlatmıştır. Orta Doğu’da yaygın olan çarpıcı kadın hareketlerine dair önemli detaylar içeriğimizin ilk maddesinde Mısır’daki hareketlere değindikten sonra ikinci maddede yer alan Tunus’a geçmekteyiz.

2. Tunus

Tunus, özellikle son yıllarda toplumsal hareketler ve yoğun kadın mücadelesi ile öne çıkmayı başaran bir Orta Doğu ülkesi olmuştur. Bir sokak satıcısının kendini aleve vermesi ile fitili yakılan hareketler, kadınların hakları için çabaladıkları savaşla daha da şiddetlenmiştir. 1960’lı yıllara kadar çok eşlilik, evlilik, boşanma gibi konularda anayasa ile cinsler arasında bir eşitlik sağlanmanın ilk adımları atılmıştır. Kadınlara yönelik yapılan ağır cinsel saldırı ve istismarların sesli bir şekilde dile getirilmesi, haklarını arayan kadınların yılmadan ve kolektif bir şekilde çabalaması sonucu yankı bulmuştur. Özellikle 2010 yılı sonrası kadınlar, uygulanmaya çalışan baskı ve sansüre rağmen, temel hak ve özgürlükleri için sokak sokak dolaşarak hemcinslerini bilgilendiremeye ve cesaretlendiremeye çalışmıştır. Gençler ve feminist kadınların oldukça yoğun olarak katıldığı protestolar, sürmeksizin devam etmektedir.

3. İran

Orta Doğu’da Yaygın Olan Kadın Hareketlerine Dair Detaylar

Ekonomik sıkıntılar nedeniyle baş gösteren ayaklanmalar 2017 senesinden itibaren kadınların verdikleri haklı mücadele ile birleşmiştir. Küçük kız çocuklarının başörtü takma zorunluluğu ve kadınların giyiniş, davranış ve hareketlerine getirilen zorunlu kurallar dünyadaki herkes tarafından bilinmektedir. İranlı kadınlar herkes tarafından bilinen bu baskı rejimine başkaldırı sergilemiştir. Bu baskılara uymayan kadınlara ise çeşitli şiddet içeren cezalar uygulanmakta, para ödeme zorunluluğu getirilmektedir. Tüm bu işkence ve cezaların yanı sıra kuralları gözden kaçıran kadınlar, ahlaksızlıkla suçlanmaktadır. İran’daki kadın örgütlenmesinin liderlerinden biri olan Shiva M. haklarını arayan kadınların yalnızca cinsiyetleri için değil, ülkede artmakta olan işsizlik, yoksulluk ve sefalete karşı olduğunu da belirtmektedir. İran’da kadınlar tek başlarına yurt dışına çıkamamakta ve boşanma, velayet, evlilik gibi hakları erkeklerin onayı olmadan gerçekleştirememektedirler. İran’da artmaya devam eden feminist hareketler Orta Doğu kadınlarının öfkesinin, kolektif bir güce dönüşmesi olarak kendini göstermektedir.

4. Türkiye

Osmanlı’dan günümüze kadar kadın hareketi dalgalar halinde ve çeşitli değişim ile dönüşümler geçirerek bugünkü haline ulaşmıştır. Türkiye’de hâkim olan ataerkil sistem ve eril anlayış, çoğu Orta Doğu kadının yaşadığı problemlerin nedeninin en basit örneğidir. Erkek egemen zihniyet ve erkeklerin kadınlar üzerinden tahakküm kurma çabası, kadınların onurlu mücadelesi tarafından giderek yıkılmaktadır. Türkiye’de yaşayan kadınlar her geçen gün ekonomik özgürlüklerine kavuşmalarının yanı sıra, çeşitli örgütlü mücadeleler ve bilinçlendirme çalışmaları sayesinde kamuoyunda daha fazla söz hakkına sahip olmaktadır. Birlikte mücadele etmek ve birbirimizden destek alarak haklarımızı talep etmek ve bu uğurda yılmadan çaba sarf etmek, artık bir yaşam biçimi haline gelmiştir. Son yıllarda gündemden düşmeyen “İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunun uygulanmasına” dair sürdürülen aralıksız çalışmalar, kadınların savaşmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğinin en somut kanıtı olarak gündemde yerini almaktadır.

5. Suudi Arabistan

Orta Doğu’da Yaygın Olan Kadın Hareketlerine Dair Detaylar

İran’dan sonra kadınlar için normal yaşamın en zor aktığı ülkelerden biri olarak Suudi Arabistan örnek gösterilmektedir. Günümüz koşullarına hiçbir şekilde uymayan ayrımcı ve baskıcı yasalar, kadınlar ve kız çocuklarına yönelik bir ötekileştirme politikası izlemektedir. 1990 yılından beri Arabistanlı kadınlar araç kullanımına erişebilmek için kampanyalar düzenlemektedir. Kadınlardan bir grup bu yasağı protesto etmek amacıyla araba kullanmış ancak ardından kırbaç cezaları, ağır fiziksel şiddet ve çeşitli psikolojik şiddete maruz kalmıştır. Wajeha El-Huwaider, araba kullanırken bir video çekip bunu Youtube’a yüklemiştir. Bu bir akımın başlangıcı olmuş ve pek çok kadın bu hareketten cesaret bularak araba kullanırken videolarını çekip paylaşmıştır. Hala birçok durumun kadınlar için yasak olduğu ülkede, en sonunda araba yasağı kalkmış ve kadınların verdikleri amansız mücadele başarıya ulaşmıştır. Ancak bu başarı, yalnızca başlangıcın küçük bir kıvılcımı olarak betimlenmektedir.

6. Ürdün

Ürdün’de 2010 senesi sonrası birtakım yasal haklara düzenlemeler getirilmiştir ve getirilen bu düzenlemeler birer lütufmuş gibi kadınlara sunulmuştur. Gelen ve güncellenen haklardan bazılarını: boşanma hakkı, kadının şiddet beyanına itimat edilmesi, tecavüzcünün cezasının kadınla evliliği sonucu kalkması oluşturmaktadır. Dini basamaklar çerçevesinde şekillenen hukuk kuralları özellikle kadınlar için çözülemez bir sorunlar bütünü boyutuna ulaşmaktadır. Son yıllarda en yakınları tarafından öldürülen kadınların sayısı bir hayli artmaktadır. Ürdünlü kadınlar “bu kadar yeter” sloganı altında çeşitli gösteriler ve protestolar düzenlemektedir. Bu eylemlerin amacı aile içi şiddetin arttığı, kadınlara uygulanan cinsel istismarların önüne geçilemediği ve kadınların üzerine inşa edilmeye çalışılan eril bir düzene izin vermemektir. Orta Doğu’da yaygın olan önemli kadın hareketlerine dair bilgi verici detaylar listemizin altıncı sırasında Ürdün’deki can sıkıcı olaylara ışık tutulmuştur.

7. Fas

Orta Doğu’da Yaygın Olan Kadın Hareketlerine Dair Detaylar

Fas’ta yaşayan kadınlar, kanunlar önünde arka planda kalmaktan dolayı epey sıkıntı çeken bir başka Orta Doğu bireyleri olarak boy göstermektedir. Soylarının ispatlanması, mirastan doğan çeşitli sorunlar ve mülkiyet haklarının idame edilmesi gibi konularda şahitlik görevlerini kullanamamaktadırlar. Kendi kılıflarına uydurdukları bir İslam biçimiyle ahkâm kesen erkek hegemonya, kadınların haklarını kısıtlamaktadır. Ülkenin kanunları; evlilik ve boşanma gibi hususlarda kadının isteği ve beyanının dikkate alınmaması ile birlikte, kadınların şahitlik yapacakları zaman yanlarında on iki kişiyle gelmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Kadınlar, toplumdaki erkekler tarafından yarım insan ve akılları tamamlanmamış kişiler olarak tanımlanmaktadır. Faslı kadınlar ötekileştirilmekte ve sınırlandırılmaktadır. Erkek egemen zihniyetin hâkim olduğu Fas topraklarında savaşmaktan yılmayan kadınlar, gün geçtikçe birleşmekte ve haklarını aramak için mücadele etmeye devam etmektedir.

8. Irak

Irak’ta 1950 ve 60’lı yıllarda büyük bir kadın hareketi aktif bir şekilde etkisini göstermiştir. “Iraqi Women’s League yani Irak’lı Kadın Birliği”, o dönemdeki güçlü çalışmalara imza atan bir organizasyon olarak, hala saygıyla anılmaktadır. Çeşitli etnik kökenden oluşan bu grup, kırk bin kişi kadardır ve Baas rejimine kadar aktif bir şekilde gruptaki üyeler birlikte mücadelelerini vermişlerdir. Rejim, kadın hareketlerini baskı altına alsa da 1991’den sonra, feminist hareket çoğalarak büyümüştür ve yeni bir kadın ağı kurulmuştur. Bu gruptaki kadınlar çoğu zaman din kullanılarak suçlanmış ve Batı yanlısı bir politika izledikleri öne sürülerek dışlanmışlardır. Kadınlara eğitim, seçme-seçilme hakkı gibi hakların tanınmasıyla beraber feminist hareketler daha güçlü bir yapıya evrilmiştir. Kadın hareketleri konusunda öncü olan Suzan Mübarek, İranlı kadınlara ve İranlı kadınların haklarına yönelik pek çok çalışmada bulunmuş, kadınları ötekileştiren yasaların kalkmasına öncülük etmiştir.

9. Lübnan

Lübnan’da yaşayan kadınların çoğunun, Orta Doğu bölgesinde yaşayan diğer kadınlara oranla daha özgür olduğu düşünülmektedir. Ancak bu belli açılardan belli bir anlamda doğruluk içermektedir. Genel ifadeyle kadınlar; giyim, oy kullanımı, özgürce sokağa çıkma vb. gibi bazı haklar açısından kısmen özgürdür. Yine de ülkenin ağır gelenekleri, kadınların yeterince özgür olmadığını ortaya koymaktadır. Geleneksel baskı diğer doğu toplumlarında olduğu gibi, Lübnanlı kadınları da itaat etmeye zorlamaktadır. Ataerkil toplum anlayışı çerçevesinde, kadınlara verilen “haklar” onlara bir sihirli değnek neticesiyle harikulade şanslar olarak görünmektedir. Lübnanlı kadınlar doğuştan sahip oldukları bu hakları birer lütufmuş gibi benimsemektedir. Lakin toplumda aktif olarak rol almaları, iş hayatına karışmaları ve belirli bir evlenme yaşına gelince evlenmek zorunda hissettirilmeleri her şeyi açıkça gözler önüne sermektedir. Lübnanlı anneler, doğum izinlerinin yeteri kadar uzaması için çeşitli mücadeleler başlatmışlardır. Doğum izni eylemleri günümüzde de hala sürmektedir.

10. Afganistan

Orta Doğu’da Yaygın Olan Kadın Hareketlerine Dair Detaylar

1977 senesinde Kabil’de kurulan kadın örgütü RAWA, kadın hakları ve toplumsal eşitlik için mücadele etme ilkesini ana amacı olarak belirlemiştir. Sekülerizmi merkeze almakta ve demokratik bir anlayış geliştirmektedir. Kadınlar için hastaneler, yatılı okullar açmış ve kadınların özgür bir şekilde eğitim almaları için mücadele vermiştir. Sovyet’ler dağıldıktan sonra, RAWA Taliban’a karşı büyük bir savaş açarak onunla mücadele etmeye başlamıştır. Afganistan’daki kadın hareketleri, yalnızca sosyal anlamda değil siyaset alanlarında da oldukça etkili olmuştur. RAWA, günümüzde hala aktif bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Eğitim, sağlık ve ekonomi alanında genişleyen politikalar üretmiştir. Günümüzde Afganistan’da feminist yaklaşımlar ve kız çocuklarının haklarını savunmak amacıyla yürütülen faaliyetler, hız kesmeden devam etmektedir. Geçtiğimiz yıllarda Afganistanlı önemli feminist aktivistlerden biri olan Mena Mangal, acımasız bir cinayete kurban gitmiştir. Bu cinayet, Afganistanlı kadınları daha çok öfkelendirmiş ve patriarkaya karşı verdikleri savaşı körüklemiştir.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
0
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak